tavsiye edeceğim romanlardan bir tanesi de uçurumun kenarındaki kız, yalın bir dille yazılan bu kitabın konusu aslında kaybedilen aşkların, yeniden başlayabilmenin ve yeni fırsatların hikayesidir
Yedi kız kardeş serisinin ikinci kitabı Ally (Alycyone D'Apliése)'in hikayesini anlatıyor. Kitap Salt baba'nın ölümü sevgilisi Theo'yu kaybetmesiyle başlıyor. Theo'ya çok üzüldüm. Ally diğer kardeşleri gibi evlatlık ve Salt baba ölürken bütün kardeşlere yaptığı gibi geçmişiyle ilgili ipucular veriyor. Ally geçmişini araştırmaya başlıyor. Kitap ailenin üç farkli neslinin hikayesi. Üç ayrı kitap okuyormuşsunuz gibi oluyor. Eski zamanları anlatan kitapları severim. Yazarın betimlemeleri güzel, anlatımı akıcı. Ve araştırmaları harika basite indirgenmemiş, müzikle alakalı bir çok şey öğreniyorsunuz. İlk kitapta harikaydı. Tavsiye ederim. Biraz spoiler verdim ama sonu size kalsın. Tavsiye ederim.
Trajik ama umut veren. Okurken bir şeyler katan. Günümüz ve İkinci Dünya Savaşı zamanında yer alan. Cinsel kimliğini bile kazanamamış bir asilzadenin öyküsü ve yaşanabilmiş en ağır acıları sevdiğini kaybeden torununun hikayesi..
Aile, ,savaş, sır, gizem, sadakat temaları ile kurgulanmış Tayland'a kadar uzanan müthiş bir hikaye.
Kitaptaki tüm karakterlere bence adeta hayat verilmişti.
Julia, Kit, Hary, Lidia, Olivia, Billy, ve Elsie hepsini hayalinizde tek tek canlandırabiliyorsunuz.
Hikaye günümüzden başlayıp İkinci Dünya Savaşının karanlık günlerine Tayland'ın egzotik güzellikteki orkidelerine kadar dayanıyor. Gerçek aşkı ve ailesi arasında seçim yapmak zorunda kalan bundan hep pişmanlık duyan bir erkek.
En sevdiği oğlu ve kocasını bir trafik kazasında kaybeden bir anne ve eş. Laneti gibi gördüğü yeteneği sayesinde küllerinden yeni aşkı ile tekrar doğan bir kadın.
Sevdiği kadını uyuşturucu yüzünden kurban veren bir erkek. Ona zor zamanında el uzatan çok sevdiği arkadaşına çocuğuna kol kanat germek zorunda kalan bir genç adam...
Bu uğurda sevdiği kadını kaybetme riskine girmesi. Onu kazanması tekrar kaybetmesi...
Hayata dair her şey vardı bu romanda. Okurken adeta bir film akıcılığı ile seyrediyorsunuz...
Tavsiye ederim keyifli okumalar.
Gizemli bir baba, eşsiz bir ev, ilginç kardeşlik bağları derken hevesle başladım. Salt Baba karakterinin 6 kızı evlat edinmesiyle oluşan aile dağılsa da, Salt Baba'nın gizemli ölümüyle tekrar birleşip, kendi kimliklerini bulma peşine düşüyorlar. Salt Baba'nın ardında bıraktığı koordinatlar ile en büyük kızın macerasına tanık oluyoruz.
Maia'nın yolculuğu ve araştırmaları heyecanlandırsa da geçmişe dair bölümleri okumaya başladığımda çoğunluğun aksine sıkıldım. O anlardan itibaren kitabı bitsin diye okumaya başladığımı farkettim. Kötü bir hikaye olduğundan değil ama sanırım hissiz bir dönemde okuduğumdan mıdır nedir, zerre bir şey hissetmedim. Şahsen 7.kardeşe biraz daha değinilmesini tercih ederdim lakin yazarımız ilerde çıkaracağı kitaplara saklamış belli ki.
Sonlara doğru sıkılsam da kesinlikle okunmayacak bir kitap değil. Gizemli-romantik bir şeyler arıyorsanız başlayın.
Kitap harikaydı! Konusuna kurgusuna bayıldım. Elimden bırakmadan okudum. Her sayfada bir sonraki sayfayı merak ederek okudum. Boş olan hiçbir kısmı yoktu. Aynı zamanda seri olduğundan sonra ki kitabı merak ediyorum.
"Hayatta herkes mutlu sona ulaşmaz. Yalnızca mutlu anların olmasını umabilir ve yapabildiğimiz sürece o anların tadını çıkarmayı öğrenebiliriz."
Kitabın ilk sayfaları günümüzde geçiyor. Julia Forrester ünlü bir piyanisttir. Dokuz ay önce kocası ve oğlunu trafik kazasında kaybetmenin acısını yaşamaktadır. Kendini toparlayabilmek için büyüdüğü kasabanın yolunu tutan Julia, büyükbabası ve büyükannesinin yillarca çalıştığı ve kendisininde küçükken onları ziyaret ettiği Wharton Park Çiftliğine yolu düşer. Ve burada da Wharton Çiftliğinin yeni varisi Kit Crawford ile karşılaşır. Kit, Wharton'un yeni Lord'u dur ve Çiftliği borçlarından dolayı satışa çıkarmıştır.
Bu kısma kadar herşey gayet anlaşılır şekilde ilerliyor. Ta ki yer döşemesinin altında bulunan günlüğe kadar...
Fazla anlatmayayım, devamı da sizlere kalsın merakla
Anlatım dili çok kaliteli ve sürekli merak ettiren, okumaktan keyif aldığım sürükleyici bir romandı. Yedi Kız Kardeş ve Fırtına Kız dan sonra beklentimi gerçekten karşıladı, Lucinda RILEY ‘in diğer kitaplarını da sıra ile okumaya devam...