Lütfi Parlak

Lütfi Parlak

Yazar
7.2/10
14 Kişi
·
50
Okunma
·
0
Beğeni
·
712
Gösterim
Adı:
Lütfi Parlak
Unvan:
Emekli öğretmen, Yazar
Doğum:
Elazığ, 1955
1955 yılında Elazığ’a bağlı Helezür köyünde doğdu. İlk ve orta öğrenimini Elazığ ve Diyarbakır İmam Hatip Okulunda tamamladı. 1977’de İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nü bitirdi. Aynı yıl, öğretmen olarak Elazığ Lisesi’ne atandı. 1981’de yedek subay olarak tamamladığı askerliğe müteakip Uşak Eşme Lisesi’nde görevlendirildi. Müdür yardımcısı, müdür başyardımcısı ve müdür vekilliğinden sonra asaleten Akçadağ Anadolu Öğretmen Lisesi’ne müdür olarak tayin edildi.
Bilahare idarecilik görevinden istifa ederek Elazığ-Fatih Lisesi, Merkez Endüstri Meslek Lisesi, Mehmet Akif Ersoy Lisesinde edebiyat öğretmenliği yaptı. 2003’te Elazığ Lisesi’ne müdür oldu. 2007 yılında emekliye ayrılan Lütfi Parlak’ın yayınlanmış eserleri:
1) Yukarı Fırat’ta Tarihî Eserler (Araştırma ve inceleme)
2) Behramoğlu Balak (Tarihî roman)
3) Yemen (Tarihî roman)
4) Gençosman (Tarihî roman)
5) Sudan Gelen (Tarihî roman)
6) Deli Dumrul (Tarihî roman)
Evli ve üç çocuk babası olan yazar, 1985’ten beri mahallî gazetelerde düzenli bir şekilde köşe yazılarını sürdürürken edebî dergilerde de şiir ve makalelerini yayınlamaktadır. Halen Elazığ Nurhak gazetesinde güncel köşe yazıları ile faaliyetlerine devam etmektedir.
Kumandan kumandan ! Kişi vurulacağı zinciri değil, kazanacağı zaferi düşünmelidir. Zincir nasıl olsa bulunur. Ama hiç kimse için mutlak olmayan zafer, biraz zor bulunur. Çünkü savaş oyun veya oynaş değildir. Savaş başları ezip gövdeleri yere seren gürzlerin, zaman perdesini yırtıp omuzlara konan okların, inanç dolu göğüsleri delip et yığınına çeviren kargıların, gövdeyi başsız koyu ruhları azat eden kılıçların oyunudur. Bunu bilmediğin içi hazırladığın zincire sen vuruluyorsun.
-Cehalet, sığınak değil ki içine giren kurtulsun. O, tıpkı ölüm gibidir. Yardım beklemek, akıp kârı değildir. Halbuki kabiliyet ile beceri, her zaman şansın yanındadır, şanstan yanadır. Şakaya gelmez, zorlamak çoğu zaman işe yaramaz...
312 syf.
·6 günde·Beğendi·Puan vermedi
Gayet güzel bir kitap okumanızı tavsiye ederim.Yemen e giden askerlerimizin çektiği zorluklar ve hüzünlü bir Mehmet Sait Çavuş öyküsü ile yüreklere dokunan bir roman.
317 syf.
·9/10
Artukoğlu Belek B. Behram. Harput'tan Elazığ'a kartal misali bakan heykeliyle bir şehre sembol olmuş ATA'nın macera dolu hikayesi... Büyük Türklük savaşçısı, İslam mücahidi... Kahramanlarını tarihin tozlu raflarına hapseden milletler hiçbir zaman ihya olamazlar. Her Haçlı saldırısına direnç noktamız, şehitlerimizin kahramanlarımızın bize bıraktığı ruhtur. Milli ruhunu kaybedenler şuursuzlaşır. Milli şuur milli kahramanların mücadelesini okuyup idrak etmekle olur. Okuyup idrak etmek adına dikkate alınması gereken müstesna bir tarihi roman.
312 syf.
·6 günde·Puan vermedi
Etkileyici bir romandı. Okurken Yemen Cephesinde yaşanan sıkıntıları sanki o şehitlerle ben de yaşadım. Romanın sonu üzücüydü fakat daha farkli bir şekilde bitirilse daha güzel olurdu sanki. Son olarak Allah tüm şehitlerimizden razı olsun
376 syf.
·6 günde·6/10
Kitabı bitirdim, İsrail ve yahudi adetleri hakkında bir bilgisi olmayan biri bu kitabı okursa, Hz. İsanın bir islam peygamberi olduğuna kana bilir. Dinlere, inançlara saygımız sonsuz, amma bu kadar da öznel yaklaşım biraz yordu beni. Kitapda devamlı olarak Romanın Yahudi eyaleti olan eski Yehuda krallığının yerindeki Hirodes hanedanlığı topraklarından Filistin diye bahsediliyor. Hiç de doğru kabullendiğim bir şey değil. Çünki başka birinin hayatıyla ilgi biyografik bir roman yazıldığında tarihi ve doğru kaynaklar baz alınmalıdır. Kitabın benim için akışkanlığını bozan şey sürekli beynimde yanlışları düzeltmek. Namaz, abdest, gusul kelimeleri ve sürekli yahudi mabedlerinden mescit diye bahsedilmesi, Hz. Süleyman mabedinin, Mescidi-Aksa diye isimlendirilmesin birazcık sinirlerimi bozdu, saygısızlık değil de bu kelimeleri yahudi kelimeleri ile değiştirirsek daha tolerant bir yaklaşım olurdu. Ne de olsa emek var, emeğe saygı duyuyorum ve bitireceğim...

Yazarın biyografisi

Adı:
Lütfi Parlak
Unvan:
Emekli öğretmen, Yazar
Doğum:
Elazığ, 1955
1955 yılında Elazığ’a bağlı Helezür köyünde doğdu. İlk ve orta öğrenimini Elazığ ve Diyarbakır İmam Hatip Okulunda tamamladı. 1977’de İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nü bitirdi. Aynı yıl, öğretmen olarak Elazığ Lisesi’ne atandı. 1981’de yedek subay olarak tamamladığı askerliğe müteakip Uşak Eşme Lisesi’nde görevlendirildi. Müdür yardımcısı, müdür başyardımcısı ve müdür vekilliğinden sonra asaleten Akçadağ Anadolu Öğretmen Lisesi’ne müdür olarak tayin edildi.
Bilahare idarecilik görevinden istifa ederek Elazığ-Fatih Lisesi, Merkez Endüstri Meslek Lisesi, Mehmet Akif Ersoy Lisesinde edebiyat öğretmenliği yaptı. 2003’te Elazığ Lisesi’ne müdür oldu. 2007 yılında emekliye ayrılan Lütfi Parlak’ın yayınlanmış eserleri:
1) Yukarı Fırat’ta Tarihî Eserler (Araştırma ve inceleme)
2) Behramoğlu Balak (Tarihî roman)
3) Yemen (Tarihî roman)
4) Gençosman (Tarihî roman)
5) Sudan Gelen (Tarihî roman)
6) Deli Dumrul (Tarihî roman)
Evli ve üç çocuk babası olan yazar, 1985’ten beri mahallî gazetelerde düzenli bir şekilde köşe yazılarını sürdürürken edebî dergilerde de şiir ve makalelerini yayınlamaktadır. Halen Elazığ Nurhak gazetesinde güncel köşe yazıları ile faaliyetlerine devam etmektedir.

Yazar istatistikleri

  • 50 okur okudu.
  • 21 okur okuyacak.
  • 1 okur yarım bıraktı.