Maria Konnikova

Maria Konnikova

7.5/10
42 Kişi
·
93
Okunma
·
5
Beğeni
·
784
Gösterim
Adı:
Maria Konnikova
Unvan:
Yazar
“Bakış açın bir kez değiştikten sonra, başta en uzak görünen şey bile gerçeğe giden bir ipucuna dönüşüverir.”
Daha ne olduğunu bile anlamadan, bütün o doğuştan gelen dikkat, kendini verme ve merakı çıkarıp atıp yerine pasif, dikkatsiz alışkanlıklar edinmişsinizdir ve şimdi bir şeyle ilgilenmek istediğimizde bile, çocukluğumuzdaki lükse sahip değiliz. Asıl görevimizin öğrenmek, özümsemek ve etkileşmek olduğu o günler mazide kaldı.
Düzenbaz olayı " Gerçek olamayacak kadar güzel" noktasından "Aslında bu çok mantıklı birşey " noktasına çekene kadar çalışmaya devam eder.
İster niteliğe ister varlığa ilişkin olsun, bütün önermelere inanmayı sağlayan, düşünülmüş oldukları gerçeğidir.
Dikkat, kısıtlı bir kaynaktır. Bir şeye dikkat ederken genelde başka bir şeyden de fedakârlık etmeniz gerekir.
Davranışlarımızın nedeninin farkına vardığımızda, o nedenin, üzerimizdeki etkisi sona erer.
Düzenbazlar çoğu zaman polise şikayet edilmezler. Çünkü insanların pek çoğu kandırılmadıklarında ısrarcı olur. Belleğimiz seçicidir. Bir şeyi kişisel başarısızlık olarak gördüğümüzde, çoğunlukla bu hatamızdan ders almak yerine,  onu görmezden gelmeye çalışırız.
Düzenbaz umut satar. Daha mutlu, daha sağlıklı, daha zengin olacağımıza duyduğumuz umut ... Kabul edileceğimize, daha iyi ve genç görüneceğimize, daha zeki olacağımıza, daha insan gibi olacağımıza duyduğumuz umut. Nu oyuna gordikten sonra daha üstün bir varlık olarak çıkacağımıza dair umudumuz.
Sherlock'un da yaptığı gibi bilimsel bir yöntemle olayları incelemeyi basit sayılabilecek bir dille anlatıyor. Hepimiz bilimsel yöntemle olayları incelesek duyguları ve varsayımları işin içine katmasak çözemeyeceğimiz bir sorun yoktur hiçbir zaman. Bu kitapla bunu başarabilirsiniz.
Sherlock Holmes, kurgusal bir kahraman. Abartılı zeka şovları eşliğinde sonuca giden anti-suç makinası; imkansıza yakınsar türden çözümlemeler serimleyen bir zihin katalizörü; sıradan durumlardan kanıtlar ve ipuçları devşiren parça bütünleştirici bir kafa; bunların hepsi bir adet Sherlock meydana getiren unsurlar.

Fakat, insan zekasının son sınırlarına vardırılarak yaratılan bu kahramanın, modern psikoloji ve nörobilim ile açıklanası yönleri de yok değildir. Her ne kadar, izlerken hayran bırakan, ağzımızı beş karış açarak aklımızın ucundan geçmeyen yöntemler eşliğinde, tahmin etmediğimiz çözümlerle, bizi, yine aklımızın değil uzak akrabası, onunla tanışık bile olmayan türden hayranlık uyandıran sonuçlara götüren bir tarza sahip olsa da, dedektifimiz, kullandığı metotlarla, verdiği tavsiyelerle, zihnini nasıl daha iyi işler hale getirdiğine yönelik bize ipuçları sunmakta.

İşte bu kitap, Mastermind adı ve "Sherlock Holmes Gibi Düşünmek" alt başlığıyla, bize, beynimizi daha iyi nasıl kullanabileceğimizi, sıradan durumlardan bütüne nasıl gidebileceğimizi, görmek ile gözlemlemek arasındaki farka değinerek, her gün görüp de farkına varmadığımız, olan biteni bu farkındalıktan yoksun oluşumuz yüzünden nasıl eksik yorumladığımız, ne yaparsak zihne işlerlik kazandırıp, belleği güçlendirebileceğimiz ve hangi tür egzersizlerin bu yönde ne derece etkili olabildiğine yönelik uzman bir yazarın görüşlerinin toplandığı bir kitap.

Daha önce de söylediğim gibi, bestseller kitaplara belli bir mesafe ve tetikte bir şuur ile yaklaşsam da, yazarımız Maria Konnikova'nın iyi bir üniversiteden (Columbia) psikoloji doktoralı olması ve Sherlock benzeri kurgusal kahramanları yaratan yazarları araştırıp iyi bilmesi, burada zikretmeye gerek görmediğim bazı sıkı referanslardan kitabın değerlendirmesinin olumlu olması neticesinde almıştım bu kitabı.

Kitabı henüz bitirdim. Kitap değerlendirmelerime güvenip, yorumlarıma itibar edenlere, kitabı okuduklarında, gayet sıkı olan ama asla sıkıcı olmayan, kuru sıkı sallamayan, bilimsel metotları elden bırakmadan ve tavsiyelerini abartmadan sunan bir kitapla karşılaşacaklarını söyleyebilirim.

Okuyun!..
Bu kitap hakkında bir şeyler söylemeye ve yazmaya gerçekten hakkım olduğunu düşünüyorum çünkü ben bu kitabı okurken 72 sayfa özet çıkardım yani kitaba ve yazarın vaad ettiği şeye gerçekten inanmıştım ve bu kitabı da TÜYAP kitap fuarından almıştım bunun şöyle bir önemi var ki internetten yaptığım alışverişlerde bütçeye göre kitap değil kitaba göre bütçe ayarlıyorum fakat fuarda yanımda para sınırlı olduğundan bütçeye göre kitap aldım yani fuarda beğendiğim kitaplar arasından özellikle bunu seçtim. Tamam bazı şeylerin farkına varmanızı sağlıyor fakat kitabın bazı kısımları şişirilmiş. Maria Konnikova'nın yaptığı araştırmalara ve emeklerine asla saygısızlık etmek istemem ama bence kitabın prestijinde Maria Konnikova'dan çok Sir Arthur Conan Doyle'un payı var. Daha spesifik olması gerekirse bu başarının çoğu yine Sherlock'a ve onun yöntemine olan hayranlığa yani yazarın seçtiği konuya atfedilmeli. Buna örnek olabilir Maria Konnikova'nın daha sonra çıkmış bir kitabı olan Bir Sahtekar Gibi Düşünmek kitabının bu kadar rağbet görmemesinden anlaşılabilir. Fakat kitabı tamamamen yabana atmamak lazım ben de puanlandırırken 0 değil 6 verdim. Bunun sebebi ise şudur. Kitap vaadettiği şeyi vermese de Sherlock gibi düşünmeyi öğretmese de bu yolda kişiye önemli bir yol açıyor, Maria Konnikoava da bu konu hakkında oturup iyice bir araştırma yapmış bu alanda benden veya herhangi birinden çok daha fazla bilgisi olan biridir. Bu kitabı da oturup hadi bir kitap yazayım diye yazmamıştır. İyisiyle kötüsüyle benim kitap hakkındaki naçizane görüşüm budur.
Düzenbaz umut satar. Daha mutlu, daha sağlıklı, daha zengin olacağımıza duyduğumuz umut ... Kabul edileceğimize, daha iyi ve genç görüneceğimize, daha zeki olacağımıza, daha insan gibi olacağımıza duyduğumuz umut.
Okuması biraz ağır. Kitapta çok fazla hata var. Çelişkilerle dolu. Bir yanda sahtekarın büyücü gibi sizi soyup soğana çevirecek yöntemleri olduğunu düşündürürken, bir sonraki sayfa da aslında biz inanmazsak pekte başarılı olunamayacağı vurgulanıyor. Olaylar anlatılırken araya yorumlar alınıyor aradan bir kaç sayfa geçtikten sonra tekrar aynı olaya dönülüyor ve kişi isimleri yerine soyadıyla başlıyor ki bu sefer bu hangi olaydı diye geriye dönebiliyorsunuz. Sonlara doğru bazı genel geçer çıkarımlar var ancak daha fazla üstünde durulsaydı yararlı olabilirdi. Sahtekarlık yöntemleri üzerine geniş kapsamlı açıklamalar ve bağlantılı olaylar şeklinde olsaydı güzel olurdu. Kitapta adı geçen sahtekar sayısı ve olaylarda çok fazla değil. Yine de okunabilir.
Açık ve bariz olanın aslında biraz fazla bariz olabileceğini düşünmediğimiz için yanlış bir karar almayanımız, ya da yanlış bir yola sapmayanımız var mı? (Her zaman en bariz çözümün peşinden gidilirse doğru cevap asla bulunamayabilir.)

Neler kaçırdığımızı dahi fark etmeden dünyanın gözümüzün önünden gelip geçmesine izin vermemek için okunası, farkındalık oluşturabilecek bir kitap.

''Bu durumda olsaydı Sherlock Holmes ne yapardı?'' kitaptan sonra kendinize olası sorunuz - kitapta içeriğinde böyle bir iddia barındırıyordu sanırım.

Beynin çatı katına; bakım keşif yolculuk..'Çünkü çatı katınızda hayal gücüne ayrılmış olan o alanı sonuna kadar kullandığınız anda, en düz mantık görünen olayların bile bir anda nasıl yön değiştirebileceğini asla bilemezsiniz.'

Fiziksel gerçeklere yüklediğimiz duygusal özelliklere güzel farklı bir bakış aşılama, bir nevi Watsonluktan Sherlockluğa geçiş adımları...Statikten dinamiğe.. (Hepimiz için/tamamiyle mümkün- olmasada yaklaşsak ya...)

'Onları farklı kılan şey başarısız olmamaları değil, başarısızlık korkusundan yoksun olmaları. Üretici beynin alametifarikası da bu açıklıktır zaten.'

Kitaptan alınası çok şey var, altı çizilecek çok paragraf ve cümle. Ben birkaç alıntı ile spoiler vermeden bana kurdurduğu cümleleri sizlere aktarmak istedim. İyi okumalar...
Gercekten cok etkileyici bir kitap. Ancak bilimsel yanı ağır bastığı için kafanızı tam vermeniz lazım. Başka bir deyişle bu kitabı okurken herşey dikkatinizi dagitabiliyor ve buyuzden kitaba konsantre olamıyorsunuz ve bunun için çaba harcamalisiniz. Okuyunca ne demek istediğimi daha iyi anlayacağınıza eminim.
17 dile çevrilen bir kitabı okumamışsanız kesinlikle okuma listenize eklemelisiniz.
Kapak tasarımı (domingo) muhteşem.
Sherlock gibi düşünmek. Başlığı okuduğunuzda hadi canım deseniz de bunun mümkün olabileceğini yazar size anlatıyor ve inanın biraz olsun kendinizi Sherlock gibi hissediyorsunuz. Sizler Watson olmayın, Sherlock olun. :) İyi okumalar.
Yazılış amacından daha fazla bilgi veren , bilimsel bilgiler içeren, yazarın samimiyetini içeren ve okurken yazarla sohbet ettiğiniz güzel kitaplardan.
Sherlock Holmes seviyor musunuz? Peki ya psikoloji? O zaman aradığınız kitap tam olarak bu. Sherlock Holmes'in kullandığı teknikleri kullanmayı öğretiyor bu kitap size. Birazcıkk ağır bir dili olabilir belki ama sonuna kadar okuyup anlarsanız beyninizi tamamen farklı kullanmaya başlayacaksınız. Başta dediğim iki şeyi ya da ikisinden birini seviyorsanız mutlaka alın. Sevmiyorsanız da alın okuyunca seversiniz :)

Yazarın biyografisi

Adı:
Maria Konnikova
Unvan:
Yazar

Yazar istatistikleri

  • 5 okur beğendi.
  • 93 okur okudu.
  • 12 okur okuyor.
  • 100 okur okuyacak.
  • 9 okur yarım bıraktı.