Geri Bildirim
Maria Konnikova

Maria Konnikova

7.5/10
39 Kişi
·
79
Okunma
·
3
Beğeni
·
767
Gösterim
Adı:
Maria Konnikova
Unvan:
Yazar
“Bakış açın bir kez değiştikten sonra, başta en uzak görünen şey bile gerçeğe giden bir ipucuna dönüşüverir.”
Daha ne olduğunu bile anlamadan, bütün o doğuştan gelen dikkat, kendini verme ve merakı çıkarıp atıp yerine pasif, dikkatsiz alışkanlıklar edinmişsinizdir ve şimdi bir şeyle ilgilenmek istediğimizde bile, çocukluğumuzdaki lükse sahip değiliz. Asıl görevimizin öğrenmek, özümsemek ve etkileşmek olduğu o günler mazide kaldı.
Düzenbaz olayı " Gerçek olamayacak kadar güzel" noktasından "Aslında bu çok mantıklı birşey " noktasına çekene kadar çalışmaya devam eder.
İster niteliğe ister varlığa ilişkin olsun, bütün önermelere inanmayı sağlayan, düşünülmüş oldukları gerçeğidir.
Yenilenmeye karşı direnç ya da tembellik, düşünce havuzu içinde düşüncesiz kalmamıza sebep olabilir.
Dikkat, kısıtlı bir kaynaktır. Bir şeye dikkat ederken genelde başka bir şeyden de fedakârlık etmeniz gerekir.
Eserde, Sherlock Holmes'un düşünce yapısının yanı sıra, modern nörobilimden de pek çok faydalı bilgi yer alıyor. Her ne kadar akıcı ve gayet anlaşılır bir dile sahip olsa da, neredeyse her bir sayfasındaki bilgi yoğunluğu, okuma hızımı yavaşlattı. Fakat bunu olumsuz bir durum olarak görmüyorum tabii ki. Daha önce okuduğum, Holmes'un bakış açısına dair diğer kitaplar gibi, bu kitabın da bitmesini istemedim.

Dipnot: Holmes'un düşünce tarzına dair verilen bazı ipuçlarında, - doğal olarak - kendisinin çözüme kavuşturduğu vakalara da yer verilmiş. Eğer karaktere ve hikayelerine hakim değilseniz, pek çok spoilerle karşılaşma olasılığınız yüksek.
Okuması biraz ağır. Kitapta çok fazla hata var. Çelişkilerle dolu. Bir yanda sahtekarın büyücü gibi sizi soyup soğana çevirecek yöntemleri olduğunu düşündürürken, bir sonraki sayfa da aslında biz inanmazsak pekte başarılı olunamayacağı vurgulanıyor. Olaylar anlatılırken araya yorumlar alınıyor aradan bir kaç sayfa geçtikten sonra tekrar aynı olaya dönülüyor ve kişi isimleri yerine soyadıyla başlıyor ki bu sefer bu hangi olaydı diye geriye dönebiliyorsunuz. Sonlara doğru bazı genel geçer çıkarımlar var ancak daha fazla üstünde durulsaydı yararlı olabilirdi. Sahtekarlık yöntemleri üzerine geniş kapsamlı açıklamalar ve bağlantılı olaylar şeklinde olsaydı güzel olurdu. Kitapta adı geçen sahtekar sayısı ve olaylarda çok fazla değil. Yine de okunabilir.
Sherlock'un da yaptığı gibi bilimsel bir yöntemle olayları incelemeyi basit sayılabilecek bir dille anlatıyor. Hepimiz bilimsel yöntemle olayları incelesek duyguları ve varsayımları işin içine katmasak çözemeyeceğimiz bir sorun yoktur hiçbir zaman. Bu kitapla bunu başarabilirsiniz.
Sherlock Holmes, kurgusal bir kahraman. Abartılı zeka şovları eşliğinde sonuca giden anti-suç makinası; imkansıza yakınsar türden çözümlemeler serimleyen bir zihin katalizörü; sıradan durumlardan kanıtlar ve ipuçları devşiren parça bütünleştirici bir kafa; bunların hepsi bir adet Sherlock meydana getiren unsurlar.

Fakat, insan zekasının son sınırlarına vardırılarak yaratılan bu kahramanın, modern psikoloji ve nörobilim ile açıklanası yönleri de yok değildir. Her ne kadar, izlerken hayran bırakan, ağzımızı beş karış açarak aklımızın ucundan geçmeyen yöntemler eşliğinde, tahmin etmediğimiz çözümlerle, bizi, yine aklımızın değil uzak akrabası, onunla tanışık bile olmayan türden hayranlık uyandıran sonuçlara götüren bir tarza sahip olsa da, dedektifimiz, kullandığı metotlarla, verdiği tavsiyelerle, zihnini nasıl daha iyi işler hale getirdiğine yönelik bize ipuçları sunmakta.

İşte bu kitap, Mastermind adı ve "Sherlock Holmes Gibi Düşünmek" alt başlığıyla, bize, beynimizi daha iyi nasıl kullanabileceğimizi, sıradan durumlardan bütüne nasıl gidebileceğimizi, görmek ile gözlemlemek arasındaki farka değinerek, her gün görüp de farkına varmadığımız, olan biteni bu farkındalıktan yoksun oluşumuz yüzünden nasıl eksik yorumladığımız, ne yaparsak zihne işlerlik kazandırıp, belleği güçlendirebileceğimiz ve hangi tür egzersizlerin bu yönde ne derece etkili olabildiğine yönelik uzman bir yazarın görüşlerinin toplandığı bir kitap.

Daha önce de söylediğim gibi, bestseller kitaplara belli bir mesafe ve tetikte bir şuur ile yaklaşsam da, yazarımız Maria Konnikova'nın iyi bir üniversiteden (Columbia) psikoloji doktoralı olması ve Sherlock benzeri kurgusal kahramanları yaratan yazarları araştırıp iyi bilmesi, burada zikretmeye gerek görmediğim bazı sıkı referanslardan kitabın değerlendirmesinin olumlu olması neticesinde almıştım bu kitabı.

Kitabı henüz bitirdim. Kitap değerlendirmelerime güvenip, yorumlarıma itibar edenlere, kitabı okuduklarında, gayet sıkı olan ama asla sıkıcı olmayan, kuru sıkı sallamayan, bilimsel metotları elden bırakmadan ve tavsiyelerini abartmadan sunan bir kitapla karşılaşacaklarını söyleyebilirim.

Okuyun!..
Düzenbaz umut satar. Daha mutlu, daha sağlıklı, daha zengin olacağımıza duyduğumuz umut ... Kabul edileceğimize, daha iyi ve genç görüneceğimize, daha zeki olacağımıza, daha insan gibi olacağımıza duyduğumuz umut.
Açık ve bariz olanın aslında biraz fazla bariz olabileceğini düşünmediğimiz için yanlış bir karar almayanımız, ya da yanlış bir yola sapmayanımız var mı? (Her zaman en bariz çözümün peşinden gidilirse doğru cevap asla bulunamayabilir.)

Neler kaçırdığımızı dahi fark etmeden dünyanın gözümüzün önünden gelip geçmesine izin vermemek için okunası, farkındalık oluşturabilecek bir kitap.

''Bu durumda olsaydı Sherlock Holmes ne yapardı?'' kitaptan sonra kendinize olası sorunuz - kitapta içeriğinde böyle bir iddia barındırıyordu sanırım.

Beynin çatı katına; bakım keşif yolculuk..'Çünkü çatı katınızda hayal gücüne ayrılmış olan o alanı sonuna kadar kullandığınız anda, en düz mantık görünen olayların bile bir anda nasıl yön değiştirebileceğini asla bilemezsiniz.'

Fiziksel gerçeklere yüklediğimiz duygusal özelliklere güzel farklı bir bakış aşılama, bir nevi Watsonluktan Sherlockluğa geçiş adımları...Statikten dinamiğe.. (Hepimiz için/tamamiyle mümkün- olmasada yaklaşsak ya...)

'Onları farklı kılan şey başarısız olmamaları değil, başarısızlık korkusundan yoksun olmaları. Üretici beynin alametifarikası da bu açıklıktır zaten.'

Kitaptan alınası çok şey var, altı çizilecek çok paragraf ve cümle. Ben birkaç alıntı ile spoiler vermeden bana kurdurduğu cümleleri sizlere aktarmak istedim. İyi okumalar...
Gercekten cok etkileyici bir kitap. Ancak bilimsel yanı ağır bastığı için kafanızı tam vermeniz lazım. Başka bir deyişle bu kitabı okurken herşey dikkatinizi dagitabiliyor ve buyuzden kitaba konsantre olamıyorsunuz ve bunun için çaba harcamalisiniz. Okuyunca ne demek istediğimi daha iyi anlayacağınıza eminim.

Yazarın biyografisi

Adı:
Maria Konnikova
Unvan:
Yazar

Yazar istatistikleri

  • 3 okur beğendi.
  • 79 okur okudu.
  • 14 okur okuyor.
  • 89 okur okuyacak.
  • 7 okur yarım bıraktı.