Marian Keyes

Marian Keyes

Yazar
7.5/10
96 Kişi
·
407
Okunma
·
16
Beğeni
·
2419
Gösterim
Adı:
Marian Keyes
Unvan:
İrlandalı Yazar, Romancı
Doğum:
Limerick, İrlanda, 10 Eylül 1963
Tüm zamanların en başarılı İrlandalı romancılarından biridir.

1963 doğumlu İrlandalı yazar, 'chic lit' türü kadın romanlarının en önemli kalemlerinden sayılıyor. Dublin'de büyüyen, hukuk mezunu Keyes, 1997 yılında Londra'yı terketti.
Şu anda kocası Tony ve iki hayali köpeğiyle birlikte İrlanda'da yaşıyor.

İlk romanı Watermelon yani Karpuz 1995 yılında yayınlandı ve bir Keyes klasiğine dönüşmesi de uzun sürmedi. O günden bu yana Keyes'in romanları 30'dan fazla dile çevrildi, milyonlar tarafından okundu...
Aşk sadakattir. Sabırdır. Omuz omuza savaşmaktır. Sert bir rüzgâra karşı birlikte durmaktır.
Marian Keyes
Sayfa 373 - Artemis Yayınları
Her şey çok güzel olacak' masalı yerine, 'kötü şeyler de olacak ama yanında olacağım' samimiyetini seviyorum.
Bir anda perspektifim kaydı ve kendimi dünyanın dışında, çevreyi izler halde buldum. Milyonlarca insanın yaşamını dışarıdan izleyebiliyordum; ardından evrendeki yerini kaybetmiş kendime baktım. İçime kapanmıştım ve artık bana ait bir yer yoktu insanlar arasında.
problem yokmuş gibi gülümse, her şey yolundaymış gibi konuş, hepsi rüyaymış gibi davran ve canını yakmadığını farz et.
538 syf.
·Beğendi·8/10
evet araya yine bir yaz kitabı sıkıştırdım, okurken güldüm ve keyif aldım iyi bir mola oldu benim için. Senden başka yok eşini bir kazada yitirmiş olan yeni evli, çalışan bir genç kadının bu acıyı sarmasını, sorunlarla başa çıkabilme yeteneğini ve gerçek hayata geri dönüş serüvenini anlatıyor. Çok sürükleyici ve etkileyici bir romandı. Tavsiye ederim. Bu arada okurken Amerikada gibi hissetmeniz kaçınılmaz:)
538 syf.
·5 günde·9/10
Hani böyle herhangi bir büyük markete girersiniz ve cebinizde para azdır ama kitap rafını boş geçemezsiniz,illaki bir uğrayıp neler var görmek istersiniz ve 1 alana 2.si %50 indirimli kitaplara bütçeniz yeter ,isimlerine ve kitap arkası yazılarına (vaktiniz varsa da orada hemen kitapla ilgili küçük bir internet araştırması yapıp)bakarak bir kitap(çoğu zaman daha fazla) alırsınız.Benim için o kitaplardan biriydi.Uzun zamandır da okunmayı bekliyordu.Kitap konusu itibarıyle hüzünlü ve komik ama okumanızı tavsiye ederim.Tabiki sizin cebinizde paranız çoksa karar sizin tabiki :))Keyifli okumalar..(Kitap fiyatlarına da bir indirim istenmeli diye düşünüyorum..!!)
636 syf.
Okurken sürekli güldüğüm bir kitaptı. Neden isminin karpuz olduğunu ilk başta anlamamıştım. Okudukça her şey yerine oturmuştu. Sohbet havası tarzında yazılması benim çok hoşuma gitti. Okumanızı tavsiye ederim.
533 syf.
·7 günde·Beğendi·7/10
Yine gayet güzel kombine yapılmış kişilerin yer aldığı Marian Keyes romanı yormadan , yıpratmadan akıp götürüyor , eğlendiriyor mutlu ediyor.
619 syf.
·6 günde·7/10
Stella Sweeney standart bir yaşam süren, orta yaşlı, evli, iki çocuklu, kısacası oldukça sıradan bir kadın. Kardeşi ile birlikte Dublin'de bir kuaför işletiyorlar. Çekirdek ailesi görünüşte birbirine çok bağlı ama ergen çocukları olan her ebeveyn gibi kızı ve oğluyla arasında uçurumlar var. Oğlunun ve kızının hayata bakış tarzı ile Stella'nınki 180 derece ters. Ama o bunları anlayışla karşılamaya çalışıyor. Kocası hep yorgun hep mutsuz. Ama Stella bunu da dert etmiyor. Kısacası yaşayıp gidiyorlar işte...

Günün birinde ister Karmadan, isterseniz de Karmaşadan dolayı diyelim, Stella bir trafik kazası geçiriyor. Hızla akan trafikte karmaya yaranayım diye yol vermeye kalkınca, arkasındaki araba onun kadar karmaya inanmadığından olsa gerek duramıyor...

Kaza sonucunda Stella epey uzun bir süre hastanede kalıyor. Başına gelen hastalık dünyada pek fazla doktorun üzerinde çalışma yapıp tecrübe kazandığı cinsten değil. Nadir görülen bir sendrom. Öngörülemeyen geçici bir süre boyunca Stella ne konuşabiliyor ne de hareket edebiliyor. Vücudunda hareket ettirebildiği tek yeri göz kapakları ve o da insanlarla iletişim kurmasının tek yolu oluyor.

Hastanede kendisiyle ilgilenen nöroloğu Mannix Taylor ile aralarında ikisinin de beklemediği bir etkileşim oluyor. Çünkü Göz kapağı iletişimini bir tek ikisi becerebiliyorlar. Bay Taylor bu yöntemi ailenin diğer tüm fertlerine anlatmış olmasına rağmen diğerleri ile Stella bunu başaramıyorlar. Ya çok sabırsız oldukları için ya da ona çok kızgın oldukları için. Günden güne Stella ve Mannix birbirlerine hayatlarıyla ilgili pek çok şey anlatıyorlar. Birbirlerini tanıdıkça yakınlaşmaları daha da artıyor. Tehlikeyi sezen yakışıklı doktor bir gün habersizce hastaneden ayrılıyor ve Stella'yı bir başka nörolog arkadaşına emanet ediyor. Duruma çok içerlenen Stella hastaneden çıktığında hayatına devam edeceğine ve Mannix Taylor'ı bir daha hiç görmeyeceğine yemin ediyor.

Hastaneden çıktığında evde işler arzu ettiği gibi gitmiyor. Beklediği ilgiyi görmeyi bırakın ailedeki herkes Stella'ya düşmanmış gibi davranıyor. Hayatlarının alt üst olmasının, mutsuz olmalarının tek sebebini annelerinin hasta olup aylarca hastanede yatmasına bağlıyorlar. En sonunda Stella, Ryan(kocası) ile boşanma kararı alıyor. Bu arada İrlanda'da evli çiftlerin boşanabilmeleri için 5 yıl ayrı yaşama şartının olması çok değişik bir detaymış. Anlaşmalı bir boşanma olsa bile...

Mannix Taylor hastane günlerinde Stella'nın söylediği bir takım sözleri bir deftere kaydediyor. Bunu onu çok sevdiği için ve ondan kendisine bir hatıra kalsın diye yapıyor belki ama o sözler bir kitap oluyor ve ikisinin başına baya bir iş çıkarıyor. Bu kitap sayesinde Stella bir gün herkesin 15 dakika yakalayacağı şöhreti neredeyse 1 yıla yakın bir zaman yaşıyor. New York'un göbeğinde yaşamak çocuklarıyla olan kötü havayı da düzeltiyor. Sonra kitap projesi (sürpriz bir şekilde)tepetaklak oluyor.

Kitapta pek çok karakter var. Bunların içinde öyle biri var ki her cümlesini okuduğumda şaşırmadan edemedim. Mannix Taylor'un boşandığı eşi Georgie. Ona özellikle dikkat etmenizi öneririm.

Ben her yaz bir Marian Keyes romanı okumazsam o yaza yaz demiyorum galiba :) Son birkaç senedir bu böyle. Çiklit okumayı sevenler için iyi bir seçim olabilir bu kitap. Hatta yazarın diğer kitaplarının bir tık ötesinde. Kitaptaki tespitlerin bir çoğu hayranlık uyandırdı bende. Ve bakmayın 600 sayfa olduğuna. Ne kitaplar gördüm 100 sayfa ama 100 günde bitemiyor ne kitaplar gördüm günde 200 sayfa okutturuyor insana...

Diyeceğim odur ki eğlenceli, akıcı, kafa dinlendirici bir roman isterseniz şimdiden keyifli okumalar dilerim...
512 syf.
·4/10
Sophie Kinsella kitaplarını bitirdikten sonra -araya çok zaman girdi- tekrar onun gibi bi şeyler okumak istedim. Ve araştırınca Marian Keyes çıktı karşıma. Kitaplarını zor yollardan buldum ve ilk olarak bu kitabını seçtim. Benim için hayal kırıklığı oldu. Bazı sayfalarda "bu kadar da olmaz" dedim.
Lucy inanılmaz bir karakter. Beni çıldırttı. Gus aptal...
Kitap 512 sayfa. Kitabın son kapağını kapattığımda söylediğim şey "neden 512 sayfa" oldu.
450den sonrası yeterdi bence.
Çok fazla sevmediğim karakter vardı. Çok gülemedim. Bir şeyler eksikti. Umarım diğer kitaplar böyle olmaz...
392 syf.
·4 günde·Beğendi·10/10
Sevdiklerinizin kıymetini bilin hayat onları ne zaman sizden alacağı belli değil.
Bu kitap sayesinde bunu anladım. Okumak isteyenler okuyabilir .
688 syf.
·4/10
Depresif kitaplardan hoşlanmıyorum bu yüzden bu kitaptan da çok hoşlanmadım. Verebileceğim en yüksek puan buydu maalesef...
Helen Walsh -daha önce okuduğum Karpuz romanındaki Clarie'nin kardeşiymiş. Bunu kitabın sonunda anlayabildim.- bir dedektif ama depresyonda bir dedektif.
500 sayfa boyunca bilinmezleri okudum ve bu çok yorucuydu.
Sürekli başka zamanlara atlıyordu ve ben sıkıldım okurken.
Arka kapakta yazılanlarla da çok ilgisi yoktu kitabın bence. Karakterimiz iki adam arasında kalmış değildi aksine başından beri biriyle beraberdi.
Kitabı okurken bir ya da iki kere gülümsemişimdir belki...
Son kısımda Anne Walsh var. O kısım gerçekten hoşuma gitti puanımın çoğunu da oraya verdim zaten.

Bu tarz kitapları en çok Sophie Kinsella ile seviyorum.
Marian'ın tarzı çok daha depresif geliyor bana. Eğlenmiyorum...
776 syf.
·5/10
Bu kitap hakkında okuduğum diğer yorumlara istinaden söylüyorum: "Ben de 776 sayfa su gibi akıp gitmedi. Aksine okumam 1 hafta sürdü."
Eğer kadınlar içinden illa bir karakter seçecek olursam bu benim için yalnızca Grace olur.
Marnie kısımlarını okurken melankoliden ve sinirden çıldıracaktım. Bazen kitabı fırlatıp atmak istedim ama azmettim bitirdim.
Kitabın sonu beni asla tatmin etmedi. Çok çok daha ağır bir ceza gerekiyordu ve diğer kadınlardan da biraz daha ileri sahneler görmemiz gerektiğini düşünüyorum. Kesinlikle Grace sonunda o iki kelimeyi söylemeliydi. Damien'e yazık değil mi?

Okuduğum ikinci Marian Keyes 'ti ve yine olmadı...

Yazarın biyografisi

Adı:
Marian Keyes
Unvan:
İrlandalı Yazar, Romancı
Doğum:
Limerick, İrlanda, 10 Eylül 1963
Tüm zamanların en başarılı İrlandalı romancılarından biridir.

1963 doğumlu İrlandalı yazar, 'chic lit' türü kadın romanlarının en önemli kalemlerinden sayılıyor. Dublin'de büyüyen, hukuk mezunu Keyes, 1997 yılında Londra'yı terketti.
Şu anda kocası Tony ve iki hayali köpeğiyle birlikte İrlanda'da yaşıyor.

İlk romanı Watermelon yani Karpuz 1995 yılında yayınlandı ve bir Keyes klasiğine dönüşmesi de uzun sürmedi. O günden bu yana Keyes'in romanları 30'dan fazla dile çevrildi, milyonlar tarafından okundu...

Yazar istatistikleri

  • 16 okur beğendi.
  • 407 okur okudu.
  • 1 okur okuyor.
  • 115 okur okuyacak.
  • 4 okur yarım bıraktı.