Michelle Hodkin

Michelle Hodkin

Yazar
8.4/10
535 Kişi
·
1.338
Okunma
·
53
Beğeni
·
3002
Gösterim
Adı:
Michelle Hodkin
Unvan:
ABD'li Hukukçu, Yazar
Doğum:
Amerika, 31 Mayıs 1982
Amerikalı yazar Michelle Hodkin, Güney Florida’da büyüdü. Üniversite eğitimini New York Üniversite’sinde aldı. New York Üniversite’sini derece ile bitirdi.
Akademik kariyer peşinde koşan Michelle Hodkin hukuk eğitimi aldı. 23 yaşında iken hukuk eğitimini tamamladı. İlk romanını yayımlamadan önce avukat olarak çalıştı. Michelle Hodkin ilk romanını 2011 yılında yayımladı. Romanları New York Times Bestseller arasında yer aldı.
Michelle Hodkin Türkiye’de çok satanlar listesinde yer alan özgün adı Mara Dyer Trilogy olarak bilinen Mara Dyer Üçlemesinin yazarıdır.
" 'Eğer bir kız seni uzun, çok uzun bir süre severse gerçek olursun. Ama sadece oyuncak olarak görmez ve gerçekten severse,'" diye devam etti.
'Canın yanar mı peki?' diye sormuş bu kez oğlan.
'Bazen. Ama Gerçek olmuşsan, acı çekmekten de korkmazsın.' "
İçim çığlık çığlığa olduğu halde dışım kahkaha atıyor, zihnim cehennemdeyken bedenim restoranda yemek yiyordu.
Michelle Hodkin
Sayfa 365 - Mara, Pegasus
Soğukkanlılığımı kaybetmeye başlıyordum. "Bunu gerçekten soruyor musun? Beş kişiyi öldürdüm ben."
"Kazara."
"Isteyerek."
"Tanrım, Mara. Kötü insanların başına kötü şeyler gelmesini isteyen tek kişi olduğunu mu sanıyorsun?"
"Hayır ama istediğini alabilen tek kişi benim."
"Sen de beni, benim seni istediğim kadar istiyorsun. Ve benim tek istediğim sensin."
Dilim, beynimle savaş halindeydi. "Bugün," diye fısıldadım.
Noah yavaşça, bedenime sürünerek ayağa kalktı. "Bugün. Bu gece. Yarın. Sonsuza kadar." Göz gözeydik, bakışları derindi. "Ben senin için yaratılmışım, Mara."
-Çıktığında sana nasıl baktığını görmeliydin.
-Nasıl?
-Sen bir okyanusmuşsun, o da içinde boğulmak istiyormuş gibi.
488 syf.
·2 günde·8/10
İlk kitabına nazaran çok daha iyiydi ve sürükleyiciydi, roman hemencecik bitiverdi; fakat aşırı gizem vardı ve ben bu kitabı okurken anladım ki gizem- psikolojik kurguya gelemiyormuşum. Okurken kitabın finaline bakmamak için neler yaşadığımı bir Allah bir ben biliyorum :) Başkalarına göre muhteşem bir kitap olabilir ama benim gibi biri için fazlasıyla sinir bozucuydu.
Şu an hiç durmuyorum 3. kitabına hemen başlıyorum.
464 syf.
·2 günde·8/10
Harika bir kitaptı, harika bir kurgusu vardı, ama ben finalinin biraz daha farklı olmasını dilerdim,yanlış anlaşılmasın romanın sonu kötü bitmedi, çok da güzel bitti fakat ben daha farklı olmasını umuyordum ama onun için de bir devam kitabı varmış, tüm umutlarımı onun için saklıyorum şimdilik.
424 syf.
·2 günde·7/10
Kitabı abarttıkları kadar iyi bulmasam da oldukça sürükleyici bir romandı, bir günde koca roman gözlerimde eriyiverdi, ama her halükarda sindirilerek okunması gereken kitaplar arasında olduğunu düşünüyorum, okurken gerilimi daha iyi hissetmek açısından.

Romanlarda, ana karaktere ilk gördüğü anda tutkuyla aşık olup kurguya atlayan zengin, romantik ve inanılmaz derecede yakışıklı erkeklerden pek haz etmesem de Noah idare ederdi.
488 syf.
·3 günde·8/10
Serinin 2. kitabı da hitap ettiği yaş grubuna oldukça uygun. Kurguda adını getiremediğim bir yavanlık var. Çok aksiyon-macera içermiyor, olaylar ağır ilerliyor. Mantık hatası bulamadım pek fazla ama cevapsız kalan sorularım oldu belki final parçasında cevap bulurum.
424 syf.
·9/10
Öncelikle efsane bir kitaptı.Gerilim ve aşk çok güzel bir şekilde ele alınmış.Bazı bölümleri ürkütücü olsada çok akıcıydı 1 günde bitirdim. Kitabın devam serisini çok merak ediyorum. Sonunda ters köşe yapmış yazar. Tavsiye ediyorum.
488 syf.
·9/10
Bu.Kitap.Müthişti!!
Spoiler vermeden anlatmak için çıldırdım lakin başaramadım.O nedenle kısa bir yorum olacak.
Konuyu az çok biliyoruz - ama ben ilk kitabı unuttuğumdan bayağı bir sıkıntı yaşadım ilk sayfalarda, aman diyeyim siz ard arda okuyun, ben üç yüz ellili sayfalarda hatırladım bir olayı, o kadar ki sıkıntılıydı - yetenek veya lanet.Ya Mara'ya inanacaksınız ya da onun bir akıl hastası olduğunu düşüneceksiniz.
Tüm o kurgu, karakterler hepsi harikaydı ve aynı zamanda tuhaftı.
Bu seriyi okuyun! Yalnız üçüncüsü çıksın öyle okuyun, aşırı meraklandırıcı iki kitabın sonu da.
424 syf.
·3 günde·Beğendi·8/10
"Eğer bir kız seni uzun, çok uzun bir süre severse gerçek olursun. Ama sadece oyuncak olarak görmez ve gerçekten severse," diye devam etti.
"Canın yanar mı peki?" diye sormuş bu kez oğlan.
"Bazen. Ama Gerçek olmuşsan, acı çekmekten de korkmazsın."

Çok önerilen bir kitaptı "Eksik Parça"... Sürekli karşıma çıkıyordu ama bir türlü okuma moduna girememiştim. Geçenlerde Dost'da 2.kitabı "Bıçak Sırtı"nı görünce benim de bu seriye başlama zamanım gelmiş diye düşündüm ;)

Mara bir gece arkadaşlarıyla sırf eğlenmek için (Allah akıl fikir versin yahu, böyle eğlence mi olurmuş! Hiç bana göre şeyler değil.) eski bir akıl hastanesine gider. Artık o gece ne yaşandıysa Mara sabah gözlerini hastane yatağında açar ve hiçbir şey hatırlamamaktadır. Ailesi ona eski binanın çöktüğünü, Mara'nın arkadaşlarının enkaz altında kaldığını söyler. Ve o enkazdan sağ çıkan tek kişi de Mara'dır. Ancak Mara'nın trajedisi bu şekilde son bulmaz. Olaylardan uzaklaşabilmesi için ailesi başka bir yere taşınmayı göze almış olsa bile olanların yükü Mara'nın peşini bırakmaz. Mara o gece ve gerçek dünya arasında sıkışır sanki... Bu yüzden de beyni bir yandan o gecenin eksik parçalarını birleştirip kendini iyileştirmeye çalışırken bizler de Mara'nın yaşadığı ürkütücü olaylara şahit olmuş oluyoruz.

Öncelikle neden bilmiyorum Mara ismi bana inanılmaz itici geldi. Ya dedim başka isim mi bulamamışlar, bir ısınamadım kıza... Ama yaşadıkları, o sıradaki hali falan beni oldukça etkiledi. İnsanın kendi aklını, yaşadıklarının gerçekliğini sorgulaması çok zor bir şey... Kimseye güvenme tamam da kendine güvenememek, sürekli gördüklerinin gerçekliğini sorgulamak çok zor olmalı... Kitapta o kısımlar bize gayet güzel yansıtılmıştı. Mara ile birlikte biz de sorguluyorduk, "bana ne oluyor" dediğinde biz de soruyorduk aynı soruyu... O yüzden kabul ediyorum kitap sürükleyiciydi. Mara'nın anılarını kazandığı yerler, halüsinasyonları -ki gerçek de olabilir orası hala belirsiz-, hatırladıkları gerçekten ürkütücüydü.

"Sen de beni, benim seni istediğim kadar istiyorsun. Ve benim tek istediğim sensin."
Dilim, beynimle savaş halindeydi. "Bugün," diye fısıldadım.
Noah yavaşça, bedenime sürünerek ayağa kalktı. "Bugün. Bu gece. Yarın. Sonsuza kadar." Göz gözeydik, bakışları derindi. "Ben senin için yaratılmışım, Mara."

Noah tam sevilecek karakterlerden... Alıntılarımdan anlaşıldığı üzere kendisi söyledikleriyle, hatta sadece Mara'nın ayakkabılarını bağlamasıyla bile beni benden aldı. Resmen kendisinden beklenmeyecek bir şekilde Mara'nın ayaklarını yerden kesiyor. Gerçi kötü çocuk görünümünde olup içinden bal şeker çıkan erkek karakterlerden ne kadar bıkmış olsam da kabul ediyorum yine de Noah sevdiriyor kendini ;)

Pekı o zaman yıldızlarını nerden kırdım. Çoğu yer öylesine klişeydi ki off ya yine mi dedirtti bana... Mara'nın yeni bir yere taşınması, okulun en yakışıklı, popüleri deyim yerindeyse cillop çocuğunun onunla ilgilenmesi falan sıktı beni... Olay örgüsü evet merak uyandırıcı ama arka planın daha özgün olmasını isterdim. Hatta bu yüzden kitabın biraz fazla abartıldığını düşünüyorum. Yine de merak ettiğim için okumaya devam ettim kitabı... Ve sonunda da yazar bombayı patlattı. Olayların nereye bağlanacağını görmek için serinin 2.kitabını da okumayı düşünüyorum. Herkese iyi okumalar :)
464 syf.
·5 günde·Beğendi·10/10
Seriyi çok sevdiğimi her seferinde dile getiriyorum, bu kitapla da bu durum değişmedi. Fantastikte, özgünlük kısmı gerçekleştirilmiş, kesinlikle. Aşırı fantastik sever biri olarak ve bir sürü de fantastik kitap, hikâye okumuş biri olarak; konusunun farklı ve güzel geldiğini tekrar tekrar söyleyebilirim. Heyecanla her sayfayı okuyor ve onların hislerini yaşarak, onlarla birlikte sürüklenmenize sebep oluyorlar. Jamie gibi bir arkadaşım olsun kesinlikle isterdim. Yazar; aşkı, fantastik unsurları, arkadaşlığı, komikliği, korkuyu ve macerayı çok iyi dengelemiş. Mara, tıkılı kaldığı Horizons'ta hiç hoş olmayan şeylere maruz kalırken, birden eline, hiç beklemediği kişinin yardımıyla kaçma fırsatı geçer ve Mara, bu fırsatı değerlendirmekten geri durmaz. Diğer arkadaşları Stella ve Jamie ile yolları tekrar kesişir. Tehlikeli ve zorlu anlar peşlerini bırakmaz, özellikle Mara'nın. Ve Mara, artık eskisi gibi değildir, zorlukları daha kolay aşar ve tehlikeden kaçınmaz; çünkü Noah'ı bulmak, onun tek önceliğidir ve bu uğurda her şeyi yapabilir. Kendileri hakkında gerçeklere yavaş yavaş ulaşırlarken, karşılaşacakları kişiler onları bozguna uğratacaktır. Ölüm ve yaşam arasındaki o ince çizgide gidip gelirken, her şey sonunda güzel ilerlemeye başlayacaktır. Bazen, söz konusu aşksa, kader görmezden gelinerek hayatın tadına varılmalıdır. Varsın, gelecekte kötülükler onları bulsun ama şimdiki zaman, mutlu olma anıdır. Dediğim gibi; güzel bir konu, güzel bir işleyiş ve harika bir seri.
488 syf.
·Beğendi·10/10
Mara Dyer serisini seveceğimi serinin ilk kitabı olan 'Eksik Parça'yı okuyunca anlamıştım zaten. Yazarın birinci kitabı nasıl devam ettireceğini aşırı merak ediyordum ve içten içe güzel olacağını tahmin edebiliyordum, ama bu kadar güzel ve etkileyici olacağını beklemiyordum. Gerçekten o kadar güzeldi ki nasıl anlatacağımı bilmiyorum. Her bölüm sonunda şaşırıp kaldım. Arada bazı olaylar tahmin ettiğim gibi oldu ama yazar bunu o kadar güzel işlemişti ki tahminlerimde yanılmamış olmama rağmen şaşırdım:D

Serinin ikinci kitabı olduğu için olaylara girmeyeceğim. Yine de karakterler hakkında birtakım şeylerden bahsetmek istiyorum. İlk öncelikle, ismini unuttuğum ama 'P' harfi ile başladığını hatırladığım bir karakter vardı:D Bu kadar kaçık ve hasta bir karakter yaratmak herkesin yapabileceği bir iş değil bence, karakterin her cümlesinden, her betimlenişinden ürküyordum. Bu da yazarın ne kadar başarılı olduğunun bir kanıtı.

Ardından Noah var tabii ki. Noah ve Mara bulunması çok zor bir çift. Bence klişelelerden de uzaklar. Kitabın ortalarında Noah'ın yaptığı şeye bayıldım. Bir karakter ancak bu kadar harika ve etkileyici şeyler yapabilir. Mara için yaptığı şey hiç de basit değildi bir kere. Şu anda kitaplarda Noah ve Mara gibi karakterler bulmak çok zor bence. Bu seri sırf onlar için bile okunabilir.

Kitabın sonu muhteşemdi. O kadar etkilendim ki kendimi tutmasam ağlayabilirdim. Çok etkileyici ve her bölümünün çok şaşırttığı bir kitap oldu. Mutlaka tavsiye ederim, seriyi sakın yarım bırakmayın. Keyifli okumalar :D:)
488 syf.
·3 günde·Beğendi·9/10
Bu kitapta bazı şeyleri çözerken yeni sorularla karşı karşıya kalıyoruz. Bu arada yine sizi gerecek olaylar silsilesiyle dolu. Birinci kitaptan daha fazlaydı diyebilirim.Birkaç klişe var doğru ama onun dışında bence gerçekten özgün ya.Tabi kitap boyunca Mara'ya çok üzülüyorsunuz. Bazen bu kaçık kız neler yapıyor diyorsunuz bazen bence doğru diyor ya diyorsunuz.Bir de kitapta geçmişten bazı kesitler okuyoruz. Bunlar başta aklımı karıştırsa da yavaş yavaş ne ifade ettiğini anlamaya başladım ama gelecekle tam anlamıyla bağ kurmama da yardımcı olmadı.Ben 'nefret ediyorum bu kitaptan, keşke ölse' diyenlerin aksine öneriyorum.

Yazarın biyografisi

Adı:
Michelle Hodkin
Unvan:
ABD'li Hukukçu, Yazar
Doğum:
Amerika, 31 Mayıs 1982
Amerikalı yazar Michelle Hodkin, Güney Florida’da büyüdü. Üniversite eğitimini New York Üniversite’sinde aldı. New York Üniversite’sini derece ile bitirdi.
Akademik kariyer peşinde koşan Michelle Hodkin hukuk eğitimi aldı. 23 yaşında iken hukuk eğitimini tamamladı. İlk romanını yayımlamadan önce avukat olarak çalıştı. Michelle Hodkin ilk romanını 2011 yılında yayımladı. Romanları New York Times Bestseller arasında yer aldı.
Michelle Hodkin Türkiye’de çok satanlar listesinde yer alan özgün adı Mara Dyer Trilogy olarak bilinen Mara Dyer Üçlemesinin yazarıdır.

Yazar istatistikleri

  • 53 okur beğendi.
  • 1.338 okur okudu.
  • 21 okur okuyor.
  • 550 okur okuyacak.
  • 18 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları