Ve ben kalbimi bıraktım.
Eski zamanda çok güzel bir kadın olan Aycayia adanın kadınları tarafından lanetlenir ve kendini deniz kızı olarak bulur.
Lanetlenmiş bir kadın Aycayia, sevgiden mahrum edilmiş masmavi sularda yalnızlık ile sarmalanmış bir hayatın içinde yüzerken balıkçı David ile karşılaşır.
David ile tanıştığında yeniden güven, sevgi, tutku gibi duyguların aslında içinde olduğunu keşfeder. Ve bir gün David olduğunu zannettiği tekneye yaklaştığında iki balıkçı ve ekibi tarafından yakalanır. Bir deniz kızı yakalandığı haberi adaya bomba gibi düşer.
David onu kurtarır. Fakat deniz kızı ilk kez bir insanla bu kadar yakından görüşmektedir. Yavaş yavaş eskiden kadın olduğunu lanetlendiğini hatırlar.
Yeniden sevmeye, kadın olmaya layık olduğunu aslında bu lanetin sadece kötü insanlar tarafından kendisine yapıştırıldığını ve bunları hak etmediğini anlar.
Büyülü gerçekçilik içinde gerçek hayatta yaşadığımız küskünlüğün de varolduğu ve yeniden kendini buluş ve tutkularını en şeffaf bir şekilde yeniden yaşamanın, hissedebilmenin mümkün olduğunu düşündürüyor.
Yeniden sevebilir, yeniden başlayabilir belki de üzerimize yapıştırılan etiketleri geride bırakabiliriz.
Çok çok sevdim.