N. H. Kleinbaum

N. H. Kleinbaum

8.7/10
797 Kişi
·
2.914
Okunma
·
55
Beğeni
·
4.652
Gösterim
Adı:
N. H. Kleinbaum
Unvan:
Alman Yazar
Doğum:
A.B.D, 1948
N.H. Kleinbaum çok fazla eseri olmadığından dolayı fazla popüler değildir ve hakkında bilgi mevcut değildir. N.H. Kleinbaum’un en önemli eseri Ölü Ozanlar Derneği'dir.
Tıp, hukuk, işletme, mühendislik… bunlar asil meşgalelerdir ve hayatı sürdürmek için gereklidir. Ama şiir, güzellik, romantizm, aşk. Bunlar, hayatı, uğruna sürdürdüğümüz şeylerdir.”
İnsan, insan ırkının bir üyesi olduğu için şiir okur ve insan ırkı tutkuyla doludur! Tıp, hukuk, bankacılık, bunlar hayatı devam ettirmek için gerekli. Ama şiir, aşk, sevgi, güzellik? Bunlar da bizim yaşama nedenlerimiz!
'Carpe diem' anını yaşa. O anın değerini bil ve ne olursa olsun yapmak isteyeceğin şeyden asla vazgeçme.
"'Eğer bir insan düşlerinin yönetiminde gizlice ilerlerse, bir gün hiç beklenmedik bir anda başarıyla buluşur."
Yarını düşlüyoruz ve yarın gelmiyor
Gerçekten istemediğimiz zaferler düşlüyoruz.
Yeni gün çoktan geldiği halde
Yeni bir gün düşlüyoruz.
Yapılması gereken savaşlardan kaçıyoruz.

Çağrıyı duyuyoruz, ama hiç önemsemiyoruz
Gelecek henüz bir planken, o gelecek için ümitleniyoruz.
Her gün kaçtığımız bilgeliği düşlüyoruz
Kurtuluş elimizdeyken, kurtarıcı için dua ediyoruz.

Ve hala uyuyoruz.
Ve hala uyuyoruz.
Ve hala dua ediyoruz
Ve hala korkuyoruz...
Kitabı uzun zaman önce okumama rağmen Karakterlerin isimleri bile hala aklımda. Bir çırpıda okunabilecek kısa ama etkileri uzun insanı derinden etkileyen cinsten. Kitabı okuduktan sonra da Robin Williams'ın başrolde olduğu filmini izlemiştim. Filmi de kitabı da harika şiddetle tavsiye ediyorum.

Bir grup lise öğrencisinin okullarına yeni gelen edebiyat öğretmeni ile beraber hayatlarının değişimini konu alır.

Kitap başlarda klasik bir hikaye gibi gelsede aslında öyle değil. Bir grup lise öğrencisinin hayatı ve okula yeni gelen öğretme yöntemleri tuhaf ama etkili olan bir öğretmenin öğrencilere farklı bakış açıları kazandırmasını ele alıyor. İyi ama bu klasik bir hikaye bunun vurucu, farklı, özgün yanı nerde diyecek olursanız. Sadece bakış açıları değişen öğrencileri anlatmakla kalmıyor bu değişikliğin bedellerini de çarpıcı bir şekilde anlatıyor.

Başta da belirttiğim gibi şiddetle tavsiye ediyorum. Her öğrencinin ve eğitimcinin okuması gerekir diye de düşünüyorum.

Keyifli okumalar..
Öhöm öhöm!
Yavrum geçin artık yerinize bakın zil çaldı!
Evladım! Kime diyorum ben acaba?
Bugünkü dersimizde öğretmen öğrenci ilişkilerinden bahsedeceğiz.

Sert tarih hocası gitti İnci Küpeli geldi, her şey yolunda, tamam sakin:))
Bilenler bilir iki yıllık (sakın küçümsemeyin ha:)) öğretmenlik tecrübem var. Bu iki yılda neler neler öğrendim ne güzel duygular tattım bir ben bilirim:)) Bana bu duyguları tattıran miniklerime teşekkürü borç bilirim...

Okul ve iş hayatım boyunca öğrendiğim en önemli şey dersi sevdiren kişinin öğretmenden başkasının olmadığıdır. Ancak bu durum malesef öğretmenlerimiz tarafından göz ardı edilmiş durumda. Fazlasıyla... Öğrencilik hayatımızdan biliyoruz ki annemizden babamızdan daha çok görürüz öğretmenlerimizi ve sınıf arkadaşlarımızı. Ancak okulu, sınıfı sevgi dolu bir yuva haline getirecekleri yere sert yüz ifadesi ile bir sınıfı dize getirebileceğini düşünüyor çoğu öğretmenimiz. İstisnalar var tabii... Peki sadece ders anlatıp hiçbir çocuğun kalbine dokunmadan yapılan öğretmenlik, gerçekten öğretmenlik mi? Çocukları gülümsetmeden, kahkahalarını bilmeden yapılan öğretmenlik, öğretmenlik mi? Nerede kaldı o kutsal meslek?
Hayatta hiçbir şey bir çocuğun gülücüğü kadar güzel olamaz... Ve bir çocuğun gülümsemesi bütün sızıları dindiren bir krem gibidir... ( özlem senin kremlerin gibi:))

Kitabımızda da hayatı yarış atına çevrilmiş yatılı lise öğrencilerinin hayatına misafir oluyoruz. Enfes bir kitaptı ve sonu çok etkileyici bitti... Tüm çocukların hayatını değiştiren bir öğretmen var kitapta. Okurken işte, dedim, bende böyle bir öğretmen olmalıyım, Bay Keating gibi... Kitapta hayatlarını şiirle, sanatla değiştiren, bundan büyük bir keyif alan, hayatın iliğini emen harika öğrenciler var. Özellikle Shakespeare'den yapılan alıntılara kitap daha da bir mükemmelleşiyor...

Atatürk "ÖĞRETMENLER, YENİ NESİL SİZLERİN ESERİ OLACAKTIR!" derken sadece dersleri iyi anlatın demiş olamaz. Altındaki anlamı çok daha fazla düşünüp irdelemek gerekli bence...
Bütün öğretmenlerimize ve öğrencilerimize sevgi ve saygıyla...
Bunu da eklemezsem olmaz:))
https://youtu.be/jTjv1R50GrM
Eğitim çağındaki çocuklar, öğretmenler, aileler, idareciler.. Herkesin okuması gereken kısa ama içinde büyük dersler barındıran bir eser. Eminim herkes çok beğenecektir. Dili de oldukça yalın ve hiç sıkmıyor. Başlanıp çabucak bitirilebilecek bir kitap.
Toplumda kabul görmüş normların ve kemikleşmiş zihniyetlerin sınırını zorlayan, derinine inilirse kafamızdaki at gözlüğünü çıkartıp atan, özgür ruhlu bir eser.
Eğitim sistemi.. Konu başlığı bu olunca herkesin söyleyecek onlarca şeyi var. Yok efendim sistem mi varmış, böyle mi eğitim olurmuş, çocuğa böyle mi bir şey öğretilirmiş,eğitimciler eskisi gibi değilmiş, mışta mişte.. Herkesin şikayetçi olduğu ama bir türlü elini taşın altına koyup şikayetçi olduğu şeyi değiştirme amacı gütmediği, değiştirmeye çalışana da bir etiket yapıştırıp arkasından konuştuğu kısaca herkesin konuşup kimsenin yapacak bir şey bulamadığı eğitim sistemi..

Şimdilerde eğitim alan bir birey sonrasında ise eğitimci olacak benim bu konuda söyleyecek onlarca şeyim var ama söylemem gereksiz,boşuna,zaman kaybı. Şimdi çoğumuz çevçevenin içinde bulunan resimleriz . Hepimiz sadece kendimizden haberdarız. Ama asıl güzellik çevrenin içinden değil dışından bakıldığında.. Kitapta aynı bunun gibi. Baktın bir şey göremiyorsun yer değiştir yeterli gelmedi mi yeniden yer değiştir. Görebilene kadar aradığın şeyi görüş açını sürekli değiştir. Hem ne kadar çok yerden bakarsan o kadar fazla güzellik görürsün.

Kitabı öneririm dostlar. Herkese hepinize. Öğretmen olana, olmak isteyene.. ebeveyn olana, olmak isteyene.. Herkese..

Keyifli okumalar.: )
Ahh, ahh! Ne denilebilir ki?..
Daha yeni bitirmenin verdiği hüzünle; nasıl bir inceleme kaydedilebilir ki bu esere...
Her zaman diyoruz 'eğitim sistemimiz çok kötü, kök yok, bu yok, șu yok!' peki ya hiç soruyor muyuz kendimize: "Eğitim sistemi iyi olan ülkelerdeki çocukların ruh halleri nasıl? Onların ailevi ilișkileri, manevi dünyaları nasıl? Onlar yașamaya bizler gibi yelteniyorlar mı? Onlar bizler gibi yașamın zerreciklerini, birer birer içlerine çekebiliyorlar mı? Ne gibi bir denetim altındalar?" Tüm bu ardı gelmez sorulara, yalnızca eğitim sistemi iyi olan ülkelerden değil, kendi ülkemizden yola çıkarak da cevap verebiliriz.
Tıp Fakültesi, Uçak Mühendisliği, Șu, bu yönetimi, falan filan sektörü... Öğrenci hayatı ne için soluyor? Kim bilir lise yıllarında hayatı anlamlandırmak adına ne gibi faaliyetlerde bulunmaya çalıșıyor; mutluluk sahilinde gezinmek adına, belki de gizlice ne gibi uğrașlarda bulunmaya çalıșıyor?... Peki bunlar seyir alırken, aileler ne alemde? Onların yanında, biricik evlatlarının yanlarında olmak yerine, neler yapıyorlar? Belki bedenen yandalar, ama ruhen... Soruyorum ruhen?
Inanın Tıp okumak ya da türevlerinde iș bulmak o kadar iyi ki! O kadar mühim ișler ki... Mükemmel olduğuna tek kelime, Yarabbi.. Ama herkesin bir isteği var. (Eleștirimi okurken lütfen bașta kitaptan yola çıkarak daha sonra biraz olsun gerçek hayatla ilișkilendirmeye çalıștığımı anlayın. Herkesin isteği olduğu kadar, saçma sapan isteği olanlar da var... ). Herkesin isteklerine ayak direyen caniler de var. Canilerin vurdumduymazlığı ile olușan nefret var! Kırım var! Dert var! Tasa var! Kim bilir, belki de ucunda ÖLÜM VAR!
Öğrencilerin adeta robot muamelesi gördüğü bir lisede, okula yeni bir İngilizce öğretmeni gelmesiyle kalıplaşmış yaşamlarda yeni kapılar aralanır. Ölü Ozanlar Derneği adı altında bir grup genç gizli bir mağarada toplanıp, ölü ozanların şiirlerini okurlar. Zamanla adeta gözleri dünyaya başka gözlerle bakmaya başlar.
Son zamanlarda okuduğum en güzel kitaplardan biriydi. Okumayan çok şey kaybeder. "Carpe Diem" Günü yaşayın, hayatlarınızı olağanüstü kılın...
Ölü Ozanlar Derneği romanı, herkesin mutlaka okuması gereken eserlerden biri. Dili, sade ve anlaşılır. Konusu ve verdiği mesajlar ile etkileyici bir klasik.

Kitabın konusu; İngiltere’de taşrada zengin ailelerin çocuklarının okuduğu disiplinli bir okulda geçmektedir. Okulun ismi Welton Akademisidir. Bu akademiye Keating adında bir ingilizce öğretmeni gelir. Keating sıra dışı birisidir, dersleri ve fikirleri 7 öğrenciyi çok etkiler. Bu 7 öğrenci, onun bu okulun eski bir öğrencisi olduğunu ve Ölü Ozanlar Derneği isimli gruba üye olup okuldan atılmış olduğunu öğrenirler. Kendileri de bu derneği tekrar canlandırmaya karar verirler. Böylece ara ara okulun dışında bir mağarada toplanırlar ve şiirler okurlar.

Kitabı okurken aklıma bizim klasik öğretmen dizileri geldi.. Yazar, romanın sonunu daha güzel bitirebilirdi, çok basit bir son olmuş.
Ölü Ozanlar Derneği filmi de kitabı da benim gözümde bir kült. Kleinbaum bu kadar kısa sayılabilecek bir kitaba, inanılmaz şeyleri koskoca HAYATı sığdırmış...Eğitimde gerçek sıradışı ezbere dayanmayan sorgulayan bir sistemi yaşam biçimini hayatı çok güzel özetliyor...Kitabın sonlarında tıpkı film gibi duygulara hakim olmak çok zor...Öğrencilerin sessiz ama yürekli vedaları beni hep etkilemiştir...Keyifle okuyacağınıza inanıyorum...
Öncelikle herkesin okuması gereken bir kitap.Eğiticiler,çocukları okul çağında olan ebeveynler ve öğrenciler için bulunmaz bir kitap.Yazar ailenin çocuk üzerindeki rolünü çok iyi özetlemiş.Dış dünyayla bağlantısı olan gerçekçi bir roman.Şiiri,güzelliği,arkadaşlığı samimi bir şekilde okuyucuya sunulduğu aşikar.Filmi de bir o kadar güzel.Kitabı aratmıyor.İkisini de tavsiye ederim.

Yazarın biyografisi

Adı:
N. H. Kleinbaum
Unvan:
Alman Yazar
Doğum:
A.B.D, 1948
N.H. Kleinbaum çok fazla eseri olmadığından dolayı fazla popüler değildir ve hakkında bilgi mevcut değildir. N.H. Kleinbaum’un en önemli eseri Ölü Ozanlar Derneği'dir.

Yazar istatistikleri

  • 55 okur beğendi.
  • 2.914 okur okudu.
  • 17 okur okuyor.
  • 1.230 okur okuyacak.
  • 16 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları