Nedim Şener

Nedim Şener

Yazar
7.8/10
32 Kişi
·
73
Okunma
·
13
Beğeni
·
1.468
Gösterim
Adı:
Nedim Şener
Unvan:
Türk Gazeteci ve Yazar
Doğum:
Almanya, 1966
Nedim Şener (d. 1966, Almanya), Türk gazeteci ve yazar.

1990 yılında İstanbul Üniversitesi'nde, "Uluslararası Ticaret ve Türkiye'nin Dünya Ekonomisine Eklemlenmesi" başlıklı teziyle, iktisat dalında yüksek lisansını tamamladı. Gazeteciliğe 1992 yılındaDünya gazetesinde başladı. 1994 yılında çalışmaya başladığı Milliyet gazetesindeki işine Mayıs 2011'de son verildi. Ocak 2010'dan Mart 2011'e kadar Posta gazetesinde köşe yazarlığı yaptı. Yolsuzluk, terör finansmanlığı, Susurluk olayı, Hrant Dink suikastı, cemaat ve istihbarat konularında kitapları yayımlanmıştır.

3 Mart 2011'de Oda TV'ye yönelik Ergenekon soruşturması kapsamında gazeteci Ahmet Şık ile birlikte gözaltına alınan Şener, tutuklandıktan sonra Silivri Cezaevi'ne konuldu. Ergenekon terör örgütüne yardım ettiği gerekçesiyle yedi yıldan 15 yıla kadar hapis istemiyle yargılanmaktadır. 12 Mart 2012'de tahliye edilmistir. Tahliyesinin ardindan yaptığı araştırmaların bedelini ödetmeye çalıştıklarını ifade ederken, “Hrant için adalet için diyerek cezaevine girdim aynı sözler ile çıkıyorum. Hrant Dink için adalet sağlanmadıkça ne özgürlükten ne güvenlikten bahsedebiliriz. Bundan sonra bütün amacımız Hrant Dink’in kanını yerde bırakmamak olacak. İlk haberim Hrantla ilgili olacak. Gerçek hapsedilemez” dedi.
"Beni ilk arayıp geçmiş olsun diyen Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel oldu," der. Gerçekten de, 1960’lı yıllardan beri yakın ilişkide olduğu söylenen ve 1991 yılında Ahmet Özal, Star 1 Televizyonu'na haciz koydururken, polislerin geri çekilmesinde zamanın İstanbul Valisi aracılığı ile Emniyet Müdürü Mehmet Ağar’a talimatı iletilen, 1995 yılında ÇEAŞ’a el konması ile ilgili karamameyi zamanın Çiller Hükümeti’ne iade eden Demirel, Uzan Grubu’na vefasını bir kez daha göstermiş, zor gününde geçmiş olsun dileğini iletmiştir.
Nedim Şener
Güncel Yayıncılık
Uzan kardeşlerin Ürdün ile ilişkileri 1990’lı yılların ortasına dayanıyordu. Bugün Ürdün kralı olan Abdullah ile Hakan Uzan George Washington Üniversitesi’nden arkadaştılar. Her ikisi de uluslararası iş eğitimi görürken, aynı evi paylaşmışlardı. Hakan Uzan 1996 sonu 1997 başında Türkiye’ye dönmüştü. Kral Abdullah iki kez Türkiye’ye geldiğinde Hakan Uzan’la buluşmuştu. Hakan Uzan’ın yatında kalmıştı. Bir keresinde Etiler’de Hakan Uzan bir sinema kapattırmıştı. Eşleri de yanlarında olduğu halde Kral Abdullah ve Cem Uzan ile birlikte film izlemişlerdi. Kral Abdullah ile Hakan Uzan arasındaki bu ilişki, 1999 yılında Uzan kardeşlere hemÜrdün vatandaşlığı hem de pasaportu sağlamıştı.
Nedim Şener
Güncel Yayıncılık
Türkiye’de finans tarihi göstermiştir ki; diğerlerine göre yüksek faiz veren her banka, mutlaka birtakım eksikliklerini gizliyordur ve her zaman risk altındadır.
El konulan bankalara baktığımızda yüksek faiz, bankaların zayıf mali bünyesi olduğu gibi, sahibi tarafından hortulamlanan paraların da peçelemesinde önemli bir işleve sahipti.
İmar Bankası da, arkasında sağlam nakit kaynaklan olan çok büyük bir gruba bağlı olarak çalışıyordu.
Piyasada çek’ine rastlanmayan bankanın en büyük riski de yine sahibi olan Uzan Grubu’na verilen kredilerdi. Bir de öz sermaye sorunu vardı.
Nedim Şener
Güncel Yayıncılık
İşte bu kitap, o istihbarat yalanların neler olduğunu gözler önüne sermeye çalışıyor.Türkiye’nin faili belli,azmettiricileri meçhul bir cinayetin utancından kurtulmasına küçük bir katkı sağlamak ki umutlanmak için fazla neden yok için yazıldı..
1960’larda çıkardığı Yeni İstanbul gazetesine birçok ünlü ismi çağıran Kemal Uzan, basındaki promosyon olayının da mimarı olur.
Gazetesinde yayınladığı kuponla çekilişe katılacaklara bir ev vereceğini açıklayan Kemal Uzan, 100 bine çıkan tiraja sevinir, ancak sıra ev vermeye geldiğinde bundan bir yolunu bulup sıyrılmayı da kafasına koyar.
Gazete çalışanlarından birisinin boy boy resimlerini Yeni İstanbul gazetesinde yayınlayan Kemal Uzan, böylece vermediği evi sanki vermiş gibi göstererek promosyon konusunda da ilk şüphenin yaratıcısı olur.
Nedim Şener
Güncel Yayıncılık
1960, 1970 ve 1980 yılındaki askeri darbeye kadar Uzanlar’ın uğurlu kişisi Süleyman Demirel’di. Darbenin arkasından siyasi yasaklar Demirel'i yönetimden uzak tutar. Uzan Grubu’nun 1980’lerdeki talih kuşu Turgut Özal’ın oğlu Ahmet Özal olur.
Uzan ile Özal aileleri Türkiye’de özel televizyonculuk dönemini başlatacaklardır. Cumhurbaşkanı Turgut Özal bile bu işin tanıtım ayağını yapıyor, anayasal engellere rağmen kaçak yayın yapılması için elinden geleni esirgemiyordu.
Nedim Şener
Güncel Yayıncılık
Gökdelenin en pahalı dairesi olan 510 metrekarelik penthouse katını almak istenen zenginler arasında Bili Gates de bulunuyordu. Daha sonra daireyi 38 milyon dolara satın alan kişinin Cem Uzan olduğu ortaya çıkacaktı.
Nedim Şener
Güncel Yayıncılık
208 syf.
Kitap gerçekten tam bir araştırma-inceleme eseri. Yazar Dink cinayetinin maşaları azmettiricilerini birer birer ortaya koymuş. Y.İ.E Erhan TUNCEL: Alperen Ocakları’nda “reis” olarak, Karadeniz
Teknik Ünivesitesi’nde ülkücü grup­larla ilişkisi bulunan ve Yasin Hayal
gibi kişilerle de yakın olan bir kişidir. 24 Kasım 2004 tarihinde Emniyet  (YİE) yapılmıştır, görevi temel olarak Trabzon’daki McDonald’s isimli işyerine 24 Ekim 2004 günü bomba atan Yasin Hayal ve grubu
hakkında bilgi vermektir. Sonrasında nerdeen nereye işte. Diğer kısımlarıda okuyuculara bırakıyorum.
208 syf.
·Beğendi·10/10
Son derece güzel bir araştırma eseri. Hrant Dink cinayetini enine boyuna araştıran bu kitapta belgelerle Yasin Hayal ve Erhan Tuncel üzerinden olayın örgüsü iplik iplik açılıyor. Erhan Tuncel'in polisin kullandığı bir istihbarat elemanı olması ve bunun ortaya çıkmasından sonra Trabzon, İstanbul Emniyeti ile İstihbarat Daire Başkanlığı arasında yaşanan çekişme, müfettişlerin yanlı raporları sonrasında faturanın sadece İstanbul istihbaratına kesilmek istenmesi, Trabzon Jandarma'nın olayı bilmesine rağmen görev ihmali, Ramazan Akyürek ve Celalettin Cerrah'ın nedense soruşturulmaması, ifadeler ve yapılan işlerdeki çelişkiler, olayın Ergenekon terör örgütü ile olan ilişkisi gibi pek çok nokta detaylı bir şekilde anlatılıyor. Ayrıca kitabın sonunda Hrant Dink'in kardeşleri olan Orhan ve Levent ile de yapılan bir röportaj mevcut. Bu karmaşık olayı merak edenlerin mutlaka okuması gereken kitaplardan biri.
292 syf.
·Beğendi·8/10
Fena değil diyebileceğim bir araştırma eseri. Bu konu hakkında yazılmış diğer pek çok kitapta olduğu gibi cemaatin emniyet teşkilatı içerisinde yayılmasını büyük oranda anlatıyor. Ancak bunun dışında özellikle Genelkurmay'a ait ve Ergenekon sürecinde ortaya çıkan belgeleri de kullanıyor. Ve bu belgeler üzerinden cemaati değerlendiriyor. Ayrıca diğer islami cemaat ve tarikatları da incelemişler zamanında. Bunlardan da bahsediyor. Diğer kitaplara göre biraz daha derli toplu bir kitap olmuş.
520 syf.
·Beğendi·10/10
Çok üzülerek okuduğum bir kitap.. Çaresizlik, iftira ve askıya alınan bir hayatın roman değil de gerçek olması çok acı verici. Ben okurken kahroldum, içinde yaşayanlar kim bilir neler hissetti.
432 syf.
·1 günde·Beğendi·9/10
Dikkat spoiler içerir.
Baba Kemal Uzan'ın Ali Sami Yen ve Olimpiyat Stadındaki olaylarından itibaren başlayan ve Cem Uzan'ın bütün şirketlerine el konuşmasına kadar devam eden süreci belgeleriyle anlatan güzel bir araştırma eseri. Yeni İstanbul gazetesi ile ilk kez medyaya girişleri, burada yaptıkları basın etiğine uymayan davranışlar, Türkan Şoray adına yazdıkları Buruk Acı kitabı, transfer ettikleri yazarlar ve para konusundaki hileleri ile başlıyor kitap. Sonrasında ÇEAŞ ve diğer çimento fabrikalarını alması ve çeşitli yollarla yönetimi ele geçirmesi, Demirel ve Özal ile gayet iyi geçinmesi, Özal sayesinde oğlu Ahmet Özal ile ilk özel televizyon Star TV'yi kurması ve burada ANAP propagandası yapması, ama sonradan araları açılınca Ahmet ve Turgut Özal aleyhine yapılan yayınlar da anlatılıyor. İmar Bankası üzerinden yapılan yolsuzluklar, olmayan hazine bonolarının satılması, Motorola ve Nokia firmalarının Telsim'in geleceği parlak diye kandırılarak birinin 2.1 milyar, diğerinin 800 milyon dolar dolandırılması, ÇEAŞ ve diğerleri ellerinden alınırken topluca istifa etmeleri, pek çok şirketi korumalarına ve basit memurlara devretmeleri detaylıca anlatılıyor. Korumaları ve yaptığı istihbarat çalışmaları, Gülben Ergen kasedi, telefon görüşmelerini vb kaydetmesi, yaptıkları yasa dışı işler, Genç Parti'nin kurulması ve burada yapılan masraflar ile kanunsuz işler de anlatılıyor. En sonunda bu imparatorluğun çöküşü, Uzanların her şeylerinin elinden alınması, ama Hakan ve Cem Uzan'ın Ürdün vatandaşlığından dolayı bulunamaması, Hakan Uzan'ın eski eşi Yeşim Salkım ile Cem Uzan'ın gizli telefon görüşmeleri, Cem Uzan'ın Aydın Doğan ile olan ve kendisinin kaydettiği görüşmeleri gibi pek çok bilgi veriliyor. Uzanları merak eden herkesin mutlaka okuması gereken kitaplardan biri.
376 syf.
·Beğendi·8/10
Kitap çok iyi bir araştırmaya dayanıyor. Özellikle mahkeme ifadeleri çok ilgi çekici. Nedim Şener yine harika bir araştırmacı gazetecilik örneği çıkartmış. Elinize aldığınızda bir günde okunacak sürükleyicilikte.
168 syf.
·2 günde·7/10
İçerik olarak çok kısıtlı bir konuyu, hatta anı, ele aldığından hafif bir amatör havası yada aceleye getirilmiş hissi var. Kitabın niyeti o tekmeyi unutturmamak ve bir şekilde arşivlerde, duygularda tutmak. Onuda başarıyor zaten.
376 syf.
·Puan vermedi
Kitap ilk başlarda biraz sıkıcı gelsede sonradan sizi kendisine bağlıyor. Halen daha nasıl tehlikeli bi süreçten geçtiğimizi çok iyi anlatan akıcı bikitap
Adalet eliyle yazdıklarından dolayı cezalandırılan,suçu ispatlanmadığı halde beyhude yere 1 yıl hapishanede yatan,kendisi içerde,ailesi dışarda mahkumolan bir yazar'ın hikayesi.

Yazarın biyografisi

Adı:
Nedim Şener
Unvan:
Türk Gazeteci ve Yazar
Doğum:
Almanya, 1966
Nedim Şener (d. 1966, Almanya), Türk gazeteci ve yazar.

1990 yılında İstanbul Üniversitesi'nde, "Uluslararası Ticaret ve Türkiye'nin Dünya Ekonomisine Eklemlenmesi" başlıklı teziyle, iktisat dalında yüksek lisansını tamamladı. Gazeteciliğe 1992 yılındaDünya gazetesinde başladı. 1994 yılında çalışmaya başladığı Milliyet gazetesindeki işine Mayıs 2011'de son verildi. Ocak 2010'dan Mart 2011'e kadar Posta gazetesinde köşe yazarlığı yaptı. Yolsuzluk, terör finansmanlığı, Susurluk olayı, Hrant Dink suikastı, cemaat ve istihbarat konularında kitapları yayımlanmıştır.

3 Mart 2011'de Oda TV'ye yönelik Ergenekon soruşturması kapsamında gazeteci Ahmet Şık ile birlikte gözaltına alınan Şener, tutuklandıktan sonra Silivri Cezaevi'ne konuldu. Ergenekon terör örgütüne yardım ettiği gerekçesiyle yedi yıldan 15 yıla kadar hapis istemiyle yargılanmaktadır. 12 Mart 2012'de tahliye edilmistir. Tahliyesinin ardindan yaptığı araştırmaların bedelini ödetmeye çalıştıklarını ifade ederken, “Hrant için adalet için diyerek cezaevine girdim aynı sözler ile çıkıyorum. Hrant Dink için adalet sağlanmadıkça ne özgürlükten ne güvenlikten bahsedebiliriz. Bundan sonra bütün amacımız Hrant Dink’in kanını yerde bırakmamak olacak. İlk haberim Hrantla ilgili olacak. Gerçek hapsedilemez” dedi.

Yazar istatistikleri

  • 13 okur beğendi.
  • 73 okur okudu.
  • 4 okur okuyor.
  • 85 okur okuyacak.