Nezih Uzel

Nezih Uzel

YazarÇevirmen
8.7/10
80 Kişi
·
341
Okunma
·
7
Beğeni
·
621
Gösterim
Adı:
Nezih Uzel
Unvan:
Türk gazeteci, Yazar, Tasavvuf Müzisyeni
Doğum:
Mudanya Bursa, 1938
Ölüm:
İstanbul, 1 Mayıs 2012
1957'de Galatasaray Lisesi'ni bitirdi. Mevlevi kültürü ile ilgilendi, gazetecilik ve çevirmenlik yaptı. İstanbul Radyosu’nda kudümzen olarak çalıştı. Çeşitli konularda 25 kitabı ve tasavvuf müziğini içeren 28 plak, CD ve kaseti yayınlandı. 1981 yılında İstanbul Sema Grubu'nu kurdu.

1972 yılında İstanbul'u ziyaret eden John Godolphin Bennett ile yaptığı röportajın kitaplaşmış hali olan "Atatürk'e Nasıl Vize Verdim" (son baskısı :2008) Nezih Uzel'in vefatı üzerine çıkan haberler dolayısıyla tekrar çok satan kitaplar arasına girmiştir. Karacaahmet Mezarlığı'na defnedildi.
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
472 syf.
·Beğendi·10/10 puan
Edward Said in bu kült kitabı ilk yayınlandığı günden beri doğu ve batı coğrafyalarında farklı açılardan çokça tartışılagelmiştir.Kitapta çekinmeden kullanılan sert dilin dayanağının hiçbir satırda gerçeklikle bağını koparmaması, Edward Said in geniş bir argümanla ele aldığı konuyu çok boyutlu işleyişi kitabı salt bir doğulu öfke patlaması olmaktan çıkarıp, alanında en saygı duyulacak eserlerden biri haline getiriyor. Edward Said kitabında oryantalizme sadece yöntemsel eleştiriler getirmeyip, incelenen oryantalistler ve görüşleri üzerinden neyin bilimsel olduğu, objektiflik, kümülatif bilginin gerçeklik algısı üzerine etkisi gibi felsefi sorular da sormuş.Elbette kitabın üst metni batının, içinde siyasi çıkarların da bulunduğu çeşitli çıkarlar yörüngesinde doğuyu yeniden tanımlaması olgusu var. Ama kitabın derinliklerine indiğinizde bundan çok daha fazlasını da buluyorsunuz. Kitaptan bir kaç bölüm paylaşacak olursak ;


Demek istediğim şudur:zararsız gibi görünen dinsel bir alt disiplinin siyasi hareketleri yönlendirecek, sömürgeleri yönetecek, Beyaz adamın "insanlığa medeniyet getirici misyonu" hakkında neredeyse din benzeri laflar edecek hale gelişi "liberallik" iddiasındaki bir kültür çerçevesinde olmuştur. Bu kültür katolikliği, çoğulculuğu ve açık fikirliliği şiar edinmiştir. Esasında vaki olan liberalizmin tam tersi idi:doktrin ve manalar güçlendi, "bilim" yolu ile "hakikat" düzeyine çıktı. Zira eğer bu hakikate göre Doğu kaçınılmaz şekilde Doğu ise, o zaman sözü edilen liberallik bir tahakküm ve önyargı biçiminden başka bir şey değildir.


Flaubert bilimin hakikate olan aldırışsızlığı ile insani unsurları sanki kimyasal bileşik yapar gibi eritip kaynaştıran bir bilim ile alay ediyor, Alay ettiği herhangi bir bilim değildir:heyecanla dolu "dünyayı kurtaracak Avrupa bilimidir. Onun başarıları arasında başarısız devrimler, savaşlar, istibdat vardır. Don kişot misali büyük ve kitaptan çıkmış fikirleri hemen tatbik sahasına koymak gibi ıslah kabul etmeyen bir eğilim vardır. Bu bilimin bilmediği şey ise ayrılmaz bir parçasını teşkil eden ve farkında da olunmayan "kötü masumiyet" ile gerçeğin buna ne denli karşı koyduğudur.Buvar bilim adamı rolüne başladığı zaman zsnnetmektedir ki bilim ancak kendisidir ve gerçek bilim adamının bildiği şeydir ve bilim adamının ahmak mı yoksa deha mı olduğu mühim değildir.
288 syf.
·58 günde·Beğendi·10/10 puan
Turancılık fikri denildiğinde akla bu işin sağcılar tarafından savunulan bir fikir olduğunu düşünürüz. Halbuki ilk savunucularından biri Sultan Galiyev sosyalist bir Turan düşünmüş ve inandığı hayali uğruna bizdeki Enver Paşa gibi hayata veda etmiştir.

Sayfalar ilerledikçe insanın inandığı şeyler uğruna neler yapabileceğini iliklerinize kadar hissediyorsunuz. Güzel bir çalışma olmuş Sovyet Rusya dönemine merakınız varsa sizi saracaktır eminim.
472 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Bu kitapta bilgi güçtür felsefesinin nasıl batı tarafından uygulandığını doğuya karşı hükümranlığını görebilirsiniz.gercekte de bilmek egemen olmaktır batı dünyası bu bilimadami kaşifleri gezginleri vb.. yollarla doğuyu doğululardan daha iyi inceleyip öğrenmiş bilgi sahibi olmuştur.ve böylelikle batı biz doğuyu tanımlamıştır kendisine öteki olarak sunmuştur.ideal olan kendisi olarak sadece kendisine degil biz doğuya da kabul ettirmiştir. Bizlerde zihinlerimizdeki batıyı ve doğuyu icsellestirmisizdir böylelikle.bu sürecin nasıl oluştuğu ve işlediğini anlamak için başyapıt hatta anayasası olan kitabı şiddetle tavsiye ederim..
182 syf.
·Beğendi·10/10 puan
Okunmalı
Okunmalı
Okunmalı..
siyonizme dair herşeyin ince ince kaleme alındığı ispatlandığı detaylı bir çalışma.
168 syf.
·Puan vermedi
Tarihten bu yana yahudilerin "vaat edilmiş topraklar" düşüncesini diri tutarak bu günlere nasıl geldiği, siyonizmin amaçlarının ve İsrail'i ortadoğuya jandarma olarak atayan İngilizlerin bunda nasıl bir menfaat güttükleri açıkça kanıtlarla beyan edilmiştir. Okunmasi gereken bir kitap.
182 syf.
Siyonizmi ve onun ilkelerini, idealarını öğrenmek isteyenler için başlangıç olarak okunabilecek bir eser. İlk başlarda anlaşılması ağır olsa da sonradan okuduklarınıza çok şaşıracaksınız. Yazarının hayatını da araştırmanızı tavsiye ederim. Yazarın ölümü ve cenazesi beni çok şaşırttı.
472 syf.
·10/10 puan
Doğu-Batı perspektifinde kimin haklı kimin haksız,kimin ezilen kimin ezen olduğunu siz değerli okurların değerlendirmelerine bırakıyorum.İçim sızlayarak okuduğum Said'in vicdanları titreten tespitleri toplumları anlamamız için bulunmaz bir kaynak. Toplum mühendislerinin kulaklarını bolca çınlatan, her satırda gerçeğin buz kesen havasını soluyacağınız bir kitap.Okuyun efenim.
272 syf.
·13 günde·6/10 puan
"Çin, Hint, Bizans ve orta çağ barbarlığı arasında ve modern devletler şeklinde uyanan antik imparatorlukların ortasında İslam uygarlığı, ilk zafer yıllarında kronolojik ve coğrafi bir beşik, bir pota, çeşitli planlar arasında bir kesit, muazzam bir kaynaşma ve göz kamaştırıcı bir buluşma idi."

Böyle sonlandırıyor Lombard kitabını. Kitap 3 bölümden oluşmakta: "İslam Toprakları Yayılma Alanları ve Ulaşım Ağı", "Para Gücü ve Şehirlerde Hayat" ve "Alışverişlerin dinamiği"

İslamın altın çağı çok büyük önem arzetmektedir. Yükselişin ve çöküşün sebepleri iyi analiz edilmelidir. Açıkçası ben bu kitabı böyle analizlerin ve sosyolojik tespitlerin yapıldığı, daha çok Harrari'nin 'Homo Sapiens'i gibi, o çağın bir kronolojik öyküsü ve beraberinde gelen kaynaklı analizler içermesini bekliyordum. Kitap öyle değil. Kitap tarihsel ve coğrafi bilgileri içeren bir ders kitabı mahiyetinde o yüzden bir hikaye, bir bütün resim veya tespit görmeyi beklemeyin. Ben o beklentiyle okuduğum için biraz hayal kırıklığına uğradım.

Keyifli okumalar.
182 syf.
·6588 günde·9/10 puan
Eğer İsrail ve Yahudi cemaatinin inceliklerini anlamak isterseniz, meraklı iseniz bu kitapta bir çok sırlarını ve inceliklerini öğrenebilirsiniz. Siyasi siyonizm, topraklarını genişletme çabaları ve yaptıkları katliamları nelere dayanarak yaptıklarını anlatan bu kitap, aynı zaman da kuruluş aşaması ve öncesinden alarak, Yahudi Ulus Devletine kadar giden yolda bir çok şeyi açıklamış ve uyarılarda bulunmuştur. Kıymetli ve değerli bir kitap

Yazarın biyografisi

Adı:
Nezih Uzel
Unvan:
Türk gazeteci, Yazar, Tasavvuf Müzisyeni
Doğum:
Mudanya Bursa, 1938
Ölüm:
İstanbul, 1 Mayıs 2012
1957'de Galatasaray Lisesi'ni bitirdi. Mevlevi kültürü ile ilgilendi, gazetecilik ve çevirmenlik yaptı. İstanbul Radyosu’nda kudümzen olarak çalıştı. Çeşitli konularda 25 kitabı ve tasavvuf müziğini içeren 28 plak, CD ve kaseti yayınlandı. 1981 yılında İstanbul Sema Grubu'nu kurdu.

1972 yılında İstanbul'u ziyaret eden John Godolphin Bennett ile yaptığı röportajın kitaplaşmış hali olan "Atatürk'e Nasıl Vize Verdim" (son baskısı :2008) Nezih Uzel'in vefatı üzerine çıkan haberler dolayısıyla tekrar çok satan kitaplar arasına girmiştir. Karacaahmet Mezarlığı'na defnedildi.

Yazar istatistikleri

  • 7 okur beğendi.
  • 341 okur okudu.
  • 18 okur okuyor.
  • 458 okur okuyacak.
  • 13 okur yarım bıraktı.