Raul Montanari

Raul Montanari

Yazar
6.5/10
36 Kişi
·
101
Okunma
·
3
Beğeni
·
1490
Gösterim
Adı:
Raul Montanari
Unvan:
İtalyan Yazar
Doğum:
Bergamo, İtalya, 19 Ocak 1959
Ellerin her an kana bulanabilir. Bu seni soğukkanlı bir katil mi yapar? Her an sevdiğin kadına savaş ilan edebilir, düşmanınla sıkı dost olabilirsin. Her an ölebilirsin; yolda yürürken, banyo yaparken ya da bir başkasını öldürmeyi planlarken...
Eğer yarın ve gelecek günlerde olacaklara yönelik benim hayallerimi temsil eden bir tablo çizmek zorunda olsaydım ortaya gri, karışık, aralara siyah ve kırmızı atılmış, kenarlarda ve kıvrımlarda ışık yansımaları olan, toprakta yaralar ve bataklıklar olan sessiz bir tablo çıkardı. Neyde ki ne çizmeyi ve boyamayı biliyordum.
O kaçınılmaz ve diplomatik şey gerçekleşip de aynı park yerine arka arkaya ya da sokağın ayrı taraflarından karşı karşıya girmeye çalışması durumunda ortaya cam etkisi çıkardı:İki kişi camın gölgesi altında olduğu sürece birbirlerine yüz yüze asla yapamayacakları hakaret ve küfürleri savururlardı. İnternet de de aynı durum vardı: Bilgisayar ekranı iki yönlü bir ekran görevi görürdü çünkü üstünde görüntülerin belirmesinden çok insan başkalarından koruyan bir kalkandı. Böylece kişiliğin en ilkel ve karmaşık yönlerini ortaya çıkarmak engellenemez bir hal alırdı.
320 syf.
·6/10
Yazar " Yine de bu kitabın son satırını sen yazacaksın... " demiş. Mutlu sonları sevdiğim için ben de öyle yazdım her ne kadar ana karaktere sinir olsamda. Kitap ilginç başladı hatta Dexter gibi bir karakteri konu alıyor sandım ama değilmiş :) İnsan hayatının ister üzerinde uzun uzadıya düşünülerek ister ani kararlarla olsun sonunda kaçınılmazın yaşanacağını, yaşamların nasıl bir anda altüst olabileceğini veya herşeyin yoluna gireceğini konu alan bir kitap. Sağlam bir kurguyla daha güzel olabilirdi.
320 syf.
·12 günde·Puan vermedi
Kitapta bolca müstehcen sayfalar ve olaylar vardır ki bundan dolayı herkese önereceğim söylenemez. Onun dışında yazarın dilini ve anlatım tarzını beğendim. Gerilim ve polisiye olmadan cinayet işlenmiş ama tabi ki bunun dedektifsiz olması düşünülemezdi.
*
*
*

Kitap İtalyan bir psikoloğun başından geçenleri ve kadınlara olan düşkünlüğünü, geçmişte yaşadığı pişmanlıkları anlatır. Eski karısı, sevgilisi, kadın hastalarının(ki zaten erkek hastası hiç yok) üstüne bir de parkta bulduğu günlükle hayatına giren 18 yaşındaki Federica. Doktorumuz 46 yaşında olmasına rağmen kendine alıkoyamaz ve bu serüvene katılır. Ama hesaba katmadığı eski cinayetinin peşine düşen dedektif, Fede'nin üvey babası ve ikizi, adeta kahin gibi her olayı tahmin eden eski eşi ve 20'li yaşlarındaki oğlu vardır.
320 syf.
·2 günde·Beğendi·9/10
Roman, yazarın kitabın ilk sayfalarında anlattığı üzere enteresan bir tesadüf sonucu başlıyor. Ana karakter Milano'da yaşayan bir psikolog. Onun hayat hikayesini, başından geçen olayların onu nasıl şekillendirdiğini okuyoruz. Hastaları, sevgilisi ve ailesi ile ilişkilerindeki sorunlar arasında kitaba konu olan o "şey" ve sonrasında gelişen olaylar ile birleşince, bu karışık, gittikçe karmaşıklaşan olaylar örgüsü ortaya çıkıyor. Sayfalarda ilerledikçe sonrasını merak ederek kısa sürede bitireceğiniz bir kitap olacağından eminim.
320 syf.
·Beğendi·8/10
"Bu bıçak; demirden, keskin bir uçtan ve saptan oluşuyor. Sadece parçalarını alabilir misiniz. Ama bunlar her zaman aynı bıçağa ait olacaklar. Bıçağı aldığınızda da bu üç parçasını birlikte alırsınız. Aynı şekilde iyiliğe sahip olduğunda elinizde kötülüğü de bulursunuz (Aachan Chah)." Henüz ilk sayfasında böyle güzel bir alıntıyla başlayan kendini bir günde bitirtecek olan polisiye bir kitap.
328 syf.
·3 günde·Beğendi·9/10
Kitabın kapağını gördüğümde 'tamam bu kesinlikle cıvık bir aşk kitabı' dedim, sonra da dediğimi yutmak zorunda kaldım. Öncelikle yazım şekli acayipti ve bunu sevdim çünkü kolay okutuyordu. Şöyle ki sadece konuşma paragrafları vardı kitap boyunca. Tekçe olayı anlatan Irene ile onunla geceleyen adamın konuşması. Kitap iki ergen oğlanın karıştığı cinayetle başladıktan sonra dengesiz koca, kıskanç bir sevgili ve kim olduğu bilinmeyen şantajcı ile daha çok dram şeklinde ilerledi. Kitap çok güzeldi ama bence kusur olarak nitelendirilebilecek bir şey aranacak olursa cinsel sahnelerin ayrıntısına kadar anlatılmasıydı.

Kitabı sevmemin bir sebebi de kadın karakterin zayıf gibi gözüksede güçlü bir kişiliğe sahip olması. Sonuçta tek başına idare etmek kolay değil bu zamanda.
328 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
Kitabın yazım şekli diyaloglardan meydana geldiği için başta biraz-cık garipsedim. Ama içerisindeki olaylara o kadar kaptırmışım ki kendimi farkında olmadan okuyup gitmiş ve bitirmişim. :)

Esas kızımız adama tüm hayat hikayesini anlatıyor ve 'Biz insanın başına bu kadar şey gelir mi arkadaş ya.' diyoruz. Zaten aşırı merak uyandıran bir kitap. Daha okuduğunuz sayfa bitmeden aklınızda öbür sayfası var.

İnişleri, çıkışları yok kitabın. İvme hep yüksek ''İlk Gün İlk Gece''de ;)
320 syf.
·10 günde·4/10
Aile içi dramı, vicdanın suçunu unutmamaya dair intikamını ve bunun yanında çevresi kadınlarla sarılı bir psikologun bunlarla mücadelesini anlatan bir kitap...
328 syf.
·2 günde·7/10
Yayın evinin yaptığı kampanyadan yararlanarak karambole aldığım ve de çerezlik tabir edilen bir kitap olacağını düşündüğüm bir kitaptı. Ancak kitabı okurken hiç de öyle basit bir kitap olmadığını aksine romantizm bir yana daha çok gizem, entrika ve gerilimin ön planda olduğu anı-roman tarzı yazılmış ve kurgulanmış , okunması da hiç sıkmayan aksine akıcı bir okunmaya sahip orta halli bir kitap diyebilirim.
328 syf.
·6/10
Benim için 'idare eder' kitaplar sınıfında. Hep diyalog şeklinde geçiyor ama sonuna doğru sıktı kitap beni. Yani öyle işimi gücümü bırakayım çok merak ettim diyebilecek kadar sarmadı.

Yazarın biyografisi

Adı:
Raul Montanari
Unvan:
İtalyan Yazar
Doğum:
Bergamo, İtalya, 19 Ocak 1959

Yazar istatistikleri

  • 3 okur beğendi.
  • 101 okur okudu.
  • 3 okur okuyor.
  • 30 okur okuyacak.
  • 2 okur yarım bıraktı.