Rudolf Steiner

Rudolf Steiner

Yazar
7.4/10
13 Kişi
·
36
Okunma
·
12
Beğeni
·
1.649
Gösterim
Adı:
Rudolf Steiner
Tam adı:
Rudolf Joseph Lorenz Steiner
Unvan:
Avusturyalı Filozof
Doğum:
25 Şubat 1861
Ölüm:
30 Mart 1925
Avusturya asıllı filozof, bilim adamı, eğitimci, sanatçı, ezoterist, yazar, antropozofi’nin kurucusu.


1861’de Kraljevec’de doğdu. Viyana Yüksek Teknik Okulu’nda sosyal bilimler ve matematik okudu. 1891’de “Hakikat ve Bilgi” teziyle Rostock Üniversitesi’nde doktorasını tamamladı. 1889 ile 1896 yılları arasında Goethe’nin tüm yapıtlarını yayıma hazırladı. 1902’de H.P. Blavatsky’nin kurmuş olduğu Teozofi Cemiyeti’ne katıldı. Ancak sonradan “hakikat yolu”nun salt Doğu mistisizmine dayandırılamayacağı gerekçesiyle bu cemiyetten ayrıldı ve 1913’te reenkarnasyonu ilke edinen Antropozofi Cemiyeti’ni kurdu. Steiner, antropozofi’yi bir “spiritüel gelişim yolu” olarak tanımladı. 1920’de Goethe’nin yazılarından esinlenerek kurduğu okula Goetheanum adını verdi. Hayatının son yirmi beş yılını ruhsallık, sosyal bilimler, eğitim, sanat, tarım ve sağlık üzerine ders ve konferanslar vererek geçirdi. Steiner’in çalışmaları birçok ülkede, engelli çocuklar için okulların, bilim araştırma merkezlerinin ve sanat okullarının kurulmasına yönelik girişimlere temel oluşturmuştur.

Aynı zamanda bir postkognisyon medyumu olan Rudolf Steiner spiritüalizm ve teozofi çevrelerinde Atlantis ve dünyanın bilinmeyen geçmişi hakkında “akaşik okumalar”ıyla bilgi veren iki önemli isimden biri olarak kabul edilir. Naziler’in baş düşmanlardan biri olarak kabul ettikleri Steiner’ı Hitler, çeşitli baskınlar düzenlemesine rağmen yakalattıramamıştır.
"Bilim tarihinden öğrendiğimize göre, sayısız hata nedeniyle, koskoca devirler dahi hastalanabilmişlerdir."
"Dünya görüşünün parçaları arasındaki, belirli ilişkiyi tanımladığımızda, bize göre bu ilişki, parçaların toplamından ibaret olur. Bu parçalara eklediğimiz, hiçbir şey yoktur. Var olan tek şey, zaten var olması gerekendir."
Dünya görüşümüzün tamamı, öznel izlenim içeriklerinden meydana gelir. Bu içerikler, insanın kendi ruhsal fiilleriyle düzenlenir. Hartmann, şöyle der: "Öznenin algıladıkları, kendi psişik durumlarındaki değişimlerin ta kendisidir. Başka bir şey değil."
Rudolf Steiner
Sayfa 31 - İlya Yayınevi
"Hayat tarzımızın bütün özellikleri, ahlaki ideallerimiz tarafından belirlenir. Bu idealler, hayattaki vazifelerimizle ilgili fikirlerimizden oluşurlar. Başka bir anlatımla idealler, davranışlarımızla elde etmek istediğimiz hususların içimizdeki fikirleridir."
"Davranışlarımız, genel dünya olaylarının birer parçalarıdırlar. Dolayısıyla bu genel olaylara hükmeden, genel geçer yasalara bunlar da tabidirler."
"Yanımızdan geçen ve yanından geçtiklerimiz, alakasız, fakat bireysellikle soyutlanmamış olan bir dünya görüşünü oluştururlar. Burada birbirinden farklı olan, hiçbir şey yoktur. Hiçbir şey, bir başka şeyle alaka içinde değildir. Hiçbir şey, başka bir şeyi belirlemez. İşte dolaysız olarak karşılaşılan durum diye, buna denir. Tabiri caizse bu varoluş kademesinde, hiçbir nesne veya olay, ön plana çıkamaz."
Gerçek anlamda tatminkar olan bir dünya ve hayat görüşünün yerleşmesi, Kant’ın fikirlerini reddettiğimiz takdirde mümkündür.
Bir insan, sözcüğün yaygın anlamıyla çok “zeki” olabilir, fakat bu “zekâ”, duyuötesi gerçeklerin anlaşılmasında hiçbir şekilde işine yaramayacaktır. Hatta bundan vazgeçmelidir ve kendini sadece gönül gözüyle görme’ye bırakmalıdır.
Kant öğretisinin, idrak teorisinin anlasılması üzerine yazılan kitap aynı zamanda Kant'ın epistemolojisi, postkantçılık ve Fichte'nin felsefesini inceliyor. Amac ise; özgürlük felsefesinin temelini atmak icin, ınsan egolarının orjinal yaratıcı gücü olan insan bilincini incelemektir.
Her türlü insanı düşünselligin en önemli konusu, insanı, kendi ayakları üzerinde duran, özgür kisilik olarak kabul etmektir.

Kant'ın idrak teorisiyle alakalı temel sorusu şudur: tecrübeye degil de, düsünmeye dayanan sentetik yargılara nasıl varilabilir?
Kant'ı eleştirmesinin tek sebebi, Kant'ın dogmatik felsefeyi çürütmesinden sonra onun yerine hiçbir şey koymaması.

Dünyanın açıklanması ve keşfedilmesi için gerekli olan her şey, düsünme gücümüzün menzilindedir.
Rudolf Steiner çok yönlü ilginç bir kişilik. Wikipedia'ya baktığımızda kendisinden eğitimci, filozof, yazar, mimar, sosyal reformcu, bilim adamı ve ezoterist olarak bahsedildigini görüyoruz. Benim ilgimi ceken yönü ise ezoterist olması yani batıni ilimlerle ilgilenmesi. Rudolf Steiner medyumluk diye de adlandırılabilecek durugörü yetenegine sahip bir insan. Bu yetenek sayesinde vakıf oldugu bazı hakikatleri adını antrosofi koyduğu bir ekolle felsefelestirmiştir. Bu kitapta Steiner medyumluk yetenegi ile Akaşa kayılarını-kozmik hafıza da denebilir-okuyarak insanın ve dünyanın uzak geçmişi hakkında bilgi veriyor. Buna Atlantis ve Lemurya donemleri ve cok daha oncesi de dahil. Maddeci bir insanın asla inanmayacağı ve safsata diyip geçecegi bu bilgiler metafiziğe ve ezoterizme ilgi duyanlar icin ise oldukca ilgi cekici olabilir.
Steiner, teozofi cemiyetinden ayrılıp kendi ekolünü kuran bir abimizdir. Ayrılma gerekçesi, kabaca hakikatin salt doğu veya hint kaynaklarında değil batıda da bulunabileceğidir. Kendince kimsenin deneyimleyemediği ilginç durumları keşfeden, tehlikeli sularda yüzen, hakikat yolunda farklı kıyılara ulaşmış birkaç insan arasında sayabiliriz steineri. Kitapta ilginç deneysel yöntemler vardır, sistemli şekilde uygulanırsa, şaşırtıcı sonuçlar alabilirsiniz. Ama sınırı geçmek, geri dönülemez sıkıntılar yaratabilir. Bunun uyarısını da yapayım. Bazı yollar çok tehlikeli deneyimlere sebep olabilir.
İdrak teorisi üzerine yüzeysel bir şekilde değinilmiş. Kitabın devamının da olduğunu okudum. Daha da detaylandırıldığını düşünüyorum. Kısa ama yavaş okunan bir kitap, sevdim.

Yazarın biyografisi

Adı:
Rudolf Steiner
Tam adı:
Rudolf Joseph Lorenz Steiner
Unvan:
Avusturyalı Filozof
Doğum:
25 Şubat 1861
Ölüm:
30 Mart 1925
Avusturya asıllı filozof, bilim adamı, eğitimci, sanatçı, ezoterist, yazar, antropozofi’nin kurucusu.


1861’de Kraljevec’de doğdu. Viyana Yüksek Teknik Okulu’nda sosyal bilimler ve matematik okudu. 1891’de “Hakikat ve Bilgi” teziyle Rostock Üniversitesi’nde doktorasını tamamladı. 1889 ile 1896 yılları arasında Goethe’nin tüm yapıtlarını yayıma hazırladı. 1902’de H.P. Blavatsky’nin kurmuş olduğu Teozofi Cemiyeti’ne katıldı. Ancak sonradan “hakikat yolu”nun salt Doğu mistisizmine dayandırılamayacağı gerekçesiyle bu cemiyetten ayrıldı ve 1913’te reenkarnasyonu ilke edinen Antropozofi Cemiyeti’ni kurdu. Steiner, antropozofi’yi bir “spiritüel gelişim yolu” olarak tanımladı. 1920’de Goethe’nin yazılarından esinlenerek kurduğu okula Goetheanum adını verdi. Hayatının son yirmi beş yılını ruhsallık, sosyal bilimler, eğitim, sanat, tarım ve sağlık üzerine ders ve konferanslar vererek geçirdi. Steiner’in çalışmaları birçok ülkede, engelli çocuklar için okulların, bilim araştırma merkezlerinin ve sanat okullarının kurulmasına yönelik girişimlere temel oluşturmuştur.

Aynı zamanda bir postkognisyon medyumu olan Rudolf Steiner spiritüalizm ve teozofi çevrelerinde Atlantis ve dünyanın bilinmeyen geçmişi hakkında “akaşik okumalar”ıyla bilgi veren iki önemli isimden biri olarak kabul edilir. Naziler’in baş düşmanlardan biri olarak kabul ettikleri Steiner’ı Hitler, çeşitli baskınlar düzenlemesine rağmen yakalattıramamıştır.

Yazar istatistikleri

  • 12 okur beğendi.
  • 36 okur okudu.
  • 1 okur okuyor.
  • 73 okur okuyacak.
  • 1 okur yarım bıraktı.