Rudolf Steiner

Rudolf Steiner

Yazar
6.9/10
38 Kişi
·
146
Okunma
·
26
Beğeni
·
2.437
Gösterim
Adı:
Rudolf Steiner
Tam adı:
Rudolf Joseph Lorenz Steiner
Unvan:
Avusturyalı Filozof
Doğum:
25 Şubat 1861
Ölüm:
30 Mart 1925
Avusturya asıllı filozof, bilim adamı, eğitimci, sanatçı, ezoterist, yazar, antropozofi’nin kurucusu.


1861’de Kraljevec’de doğdu. Viyana Yüksek Teknik Okulu’nda sosyal bilimler ve matematik okudu. 1891’de “Hakikat ve Bilgi” teziyle Rostock Üniversitesi’nde doktorasını tamamladı. 1889 ile 1896 yılları arasında Goethe’nin tüm yapıtlarını yayıma hazırladı. 1902’de H.P. Blavatsky’nin kurmuş olduğu Teozofi Cemiyeti’ne katıldı. Ancak sonradan “hakikat yolu”nun salt Doğu mistisizmine dayandırılamayacağı gerekçesiyle bu cemiyetten ayrıldı ve 1913’te reenkarnasyonu ilke edinen Antropozofi Cemiyeti’ni kurdu. Steiner, antropozofi’yi bir “spiritüel gelişim yolu” olarak tanımladı. 1920’de Goethe’nin yazılarından esinlenerek kurduğu okula Goetheanum adını verdi. Hayatının son yirmi beş yılını ruhsallık, sosyal bilimler, eğitim, sanat, tarım ve sağlık üzerine ders ve konferanslar vererek geçirdi. Steiner’in çalışmaları birçok ülkede, engelli çocuklar için okulların, bilim araştırma merkezlerinin ve sanat okullarının kurulmasına yönelik girişimlere temel oluşturmuştur.

Aynı zamanda bir postkognisyon medyumu olan Rudolf Steiner spiritüalizm ve teozofi çevrelerinde Atlantis ve dünyanın bilinmeyen geçmişi hakkında “akaşik okumalar”ıyla bilgi veren iki önemli isimden biri olarak kabul edilir. Naziler’in baş düşmanlardan biri olarak kabul ettikleri Steiner’ı Hitler, çeşitli baskınlar düzenlemesine rağmen yakalattıramamıştır.
"İdrak etmek, var olan bir şeyi tanımaktır her zaman. Bu kuşkuculuğun da, Kantçı eleştiri tutumunun da, reddedemeyecekleri bir hakikattir."**
Schopenhauer, kendisine has felsefi heyecanla, Kant felsefesinin kalıcı başarısını dile getirir. Ona göre dünya, "onun tahayyülüdür".
Yargılara, tecrübelerden bağımsız olarak mı ulaşırız? Yoksa yalnızca tecrübeler vasıtasıyla mı ulaşırız? İdrak teorisine başlarken bu konu belirsizlik içinde kalır.
Şöyle der Kant: "Söz konusu problemin çözümüyle birlikte gelen bir başka husus daha vardır. Nesneleri tecrübeyle değil de, düşünmeyle idrak eden bilim dallarının oluşturulup, uygulanması neticesinde, yalın sağduyunun kullanımı da mümkün olur."*
... bu tür başarısız düşünme denemelerini, yalnızca bilimlerde görmüyoruz. Tarih bunun sayısız örneğini verir. Günlük hayatta da, böyle başarısız denemeler yapıyoruz. Ancak, karşılaştığımız olayların çoğunlukla basit olması sebebiyle, hatalı olanın yeri, doğru olanla doldurulur süratle. Öyle ki hatalı olanın farkına dahi varmayız ya da nadiren ayırt ederiz.
"Kendini izle. Bakışlarını etraftaki şeylerden çevir ve kendi içine bak. Felsefenin çırağına yönelik ilk talebi, budur işte. Senin dışındaki şeylerden söz etmez. Yalnızca senden söz eder."*
102 syf.
·1 günde
Kant öğretisinin, idrak teorisinin anlasılması üzerine yazılan kitap aynı zamanda Kant'ın epistemolojisi, postkantçılık ve Fichte'nin felsefesini inceliyor. Amac ise; özgürlük felsefesinin temelini atmak icin, ınsan egolarının orjinal yaratıcı gücü olan insan bilincini incelemektir.
Her türlü insanı düşünselligin en önemli konusu, insanı, kendi ayakları üzerinde duran, özgür kisilik olarak kabul etmektir.

Kant'ın idrak teorisiyle alakalı temel sorusu şudur: tecrübeye degil de, düsünmeye dayanan sentetik yargılara nasıl varilabilir?
Kant'ı eleştirmesinin tek sebebi, Kant'ın dogmatik felsefeyi çürütmesinden sonra onun yerine hiçbir şey koymaması.

Dünyanın açıklanması ve keşfedilmesi için gerekli olan her şey, düsünme gücümüzün menzilindedir.
248 syf.
·24 günde·Puan vermedi
Uyarı : Bilimsel kanıtlara dayanan bir kitap değildir.
İnsanın, dünya var olmadan önce farklı biçimlerde var olduğunu, şu anki bedensel forma girene ve şu anki bilinci oluşana kadar (henüz dünya oluşmamışken; kitaptakine göre dünya güneşten ayrılmamışken ) başka gezegenlerde ( Güneş, Ay ve Satürn gibi) yaşadığını ve bu gezegenlerin zaman zaman iç içe olduğunu zaman zaman da bölündüğünü belirtiyor. Insanın ilk var olduğu tarihi bilimin ifade ettiği yaklaşık tarihten çok daha önceye dayandırıyor. Kitabın bilimsel araştırmalar yoluyla kanıtlar elde etmediğini söylemek isterim. Yazar, sık sık " Akaşa Kayıtları"nı kanıt olarak gösteriyor. Gezegenler ve dünyadaki canlılar arasında bağlantılar olduğunu düşünen biri olarak kitap ilgimi çekti. Fakat kesinlikle bir kozmolojiye başlangıç kitabı degil çünkü kitap ilerledikçe yazar terimsel ifade kullanımını arttırıyor ve kitabı önbilgi olmadan anlamak çok zor.
102 syf.
·Beğendi·8/10 puan
Kant'ın felsefesini inceleyen ve ciddi biçimde eleştiren Rudolf Steiner'ın kaleme aldığı kitap. Kitapta Kant'ın kör noktalarını eleştirirken diğer filozoflardan da örnekler verilmiş. Idrak ve deneyim üzerine düşündüren kitabın sonunda yer alan "Açıklayıcı Bilgiler" bölümünde de kitapta ismi geçen düşünürlere, felsefi terimlere yer verilerek kitabın anlaşılması kolaylaştırılmış. Çevirisini de begendigim kitap asla zaman kaybı değil :)
102 syf.
·Beğendi·7/10 puan
Karanlık Ortaçağın neden karanlık olduğunu gözler önüne seriyor. Saçma sapan hurefe ve inançlardan kaynaklı sorunların temelinde sürekli doğa üstü olaylar varmış gibi insanları etki altına alan din adamları, zengin soylu sınıf veya büyücü tayfasının elinde oyuncak hâline gelen kitlelerin hazin görüntüsü gözlerinizin önüne gelecek. Bilim akıl ile ulaşabileceğiniz ve deneyimlerle elde edeceğiniz birikim neticesinde sonuca ulaşacağınız bir olgudur. Vicdani sızıntılar ve hurefelere yer yoktur.
102 syf.
·Beğendi·6/10 puan
Kant ı incelemek üzerine bir kitap
Aklımda önemli bir yeri kaldı.Kant ın bir durumu deneyimlemeden sonuçlarını öngörebilmesi durumunu, belirli parametre ve matematiksel kısıtlamalar ile salt doğru olmasa da kabul gören sentetik bir yargıya ulaşılabileceğini incelemişti(sosyal ilişkiler ağırlıklı)
102 syf.
·Beğendi·8/10 puan
İdrak teorisi üzerine yüzeysel bir şekilde değinilmiş. Kitabın devamının da olduğunu okudum. Daha da detaylandırıldığını düşünüyorum. Kısa ama yavaş okunan bir kitap, sevdim.
288 syf.
·3 günde·1/10 puan
Birçokları bu kitabın adını. bilimin hiç kimse için 'gizli' olamayacağını savun·
duklan için. yadsıdılar. Eğer gizli sözcüğü bu anlama gelseydi, haklı olurlar-
dı. Oysa. nasıl doğa bilim. herkesin doğasından geldiği için doğal bir bilim
olarak adlandırılmazsa. yazar da 'gizli bilim'le insanlardan gizli tutulan bilimi
değil. dünya görüngülerinin duyusal kavrayış için gizli kalan. ·açık olmayan
gizemlerini' konu alan bilimi adlandırıyor. Bu bilim, bu yolla. araştırmak ve
öğrenmek isteyen hiç kimse için gizli değildir.
20

Yazarın biyografisi

Adı:
Rudolf Steiner
Tam adı:
Rudolf Joseph Lorenz Steiner
Unvan:
Avusturyalı Filozof
Doğum:
25 Şubat 1861
Ölüm:
30 Mart 1925
Avusturya asıllı filozof, bilim adamı, eğitimci, sanatçı, ezoterist, yazar, antropozofi’nin kurucusu.


1861’de Kraljevec’de doğdu. Viyana Yüksek Teknik Okulu’nda sosyal bilimler ve matematik okudu. 1891’de “Hakikat ve Bilgi” teziyle Rostock Üniversitesi’nde doktorasını tamamladı. 1889 ile 1896 yılları arasında Goethe’nin tüm yapıtlarını yayıma hazırladı. 1902’de H.P. Blavatsky’nin kurmuş olduğu Teozofi Cemiyeti’ne katıldı. Ancak sonradan “hakikat yolu”nun salt Doğu mistisizmine dayandırılamayacağı gerekçesiyle bu cemiyetten ayrıldı ve 1913’te reenkarnasyonu ilke edinen Antropozofi Cemiyeti’ni kurdu. Steiner, antropozofi’yi bir “spiritüel gelişim yolu” olarak tanımladı. 1920’de Goethe’nin yazılarından esinlenerek kurduğu okula Goetheanum adını verdi. Hayatının son yirmi beş yılını ruhsallık, sosyal bilimler, eğitim, sanat, tarım ve sağlık üzerine ders ve konferanslar vererek geçirdi. Steiner’in çalışmaları birçok ülkede, engelli çocuklar için okulların, bilim araştırma merkezlerinin ve sanat okullarının kurulmasına yönelik girişimlere temel oluşturmuştur.

Aynı zamanda bir postkognisyon medyumu olan Rudolf Steiner spiritüalizm ve teozofi çevrelerinde Atlantis ve dünyanın bilinmeyen geçmişi hakkında “akaşik okumalar”ıyla bilgi veren iki önemli isimden biri olarak kabul edilir. Naziler’in baş düşmanlardan biri olarak kabul ettikleri Steiner’ı Hitler, çeşitli baskınlar düzenlemesine rağmen yakalattıramamıştır.

Yazar istatistikleri

  • 26 okur beğendi.
  • 146 okur okudu.
  • 4 okur okuyor.
  • 170 okur okuyacak.
  • 6 okur yarım bıraktı.