Ümit Kaftancıoğlu

Ümit Kaftancıoğlu

Yazar
7.8/10
6 Kişi
·
20
Okunma
·
3
Beğeni
·
1418
Gösterim
Adı:
Ümit Kaftancıoğlu
Tam adı:
Garip Tatar
Unvan:
Türk Yazar, Derlemeci ve Radyo Programcısı.
Doğum:
Ardahan, 1935
Ölüm:
İstanbul, 11 Nisan 1980
Asıl adı Garip Tatar olan Ümit Kaftancıoğlu, Ardahan'ın Hanak ilçesine bağlı Koyunpınarı (eski adı Saskara) köyünde doğdu. Halk aşıklarının, söz sohbet bilenlerin dizinin dibinde destan, masal, türkü, efsane dinleyerek büyüdü. Okuma ve yazmayı çok küçük yaşta öğrendi. İlkokulu bitirdikten sonra köy enstitüsüne girmek için yollara düştü. 1957'de Cılavuz Köy Enstitüsü'nü bitirdi. Üç yıl kadar Mardin'in Derik ilçesinde ilkokul, Rize'nin Pazar ilçesinde ortaokul öğretmenliği yaptı. 1961'de Balıkesir Necatibey Eğitim Enstitüsü Edebiyat bölümünü bitirdi. Bir süre Türkçe öğretmenliği yaptı. Türlü soruşturmalardan sonra öğretmenlikten uzaklaştırıldı.

1974'te TRT'de yapımcı olarak çalışmaya başladı. Dönemeç adlı hikâyesiyle 1970 TRT Büyük Ödülü'nü aldı. Köy Odası programlarını hazırlayan ekibin sorumlusu oldu. Hakullah adlı röportajıyla 1972 Ali Naci Karacan Birincilik Armağanı'nı aldı.

11 Nisan 1980 gününün sabahı evinden işe gitmek üzere dışarı çıktığında silahlı saldırıya uğradı. Sırtına ve göğsüne isabet eden 5 kurşun nedeniyle ağır yaralanan Kaftancıoğlu, kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi. Olaydan sonra tutuklanan Ahmet Mustafa Kıvılcım, polise verdiği ifadede Kaftancıoğlu'nu "solcu olduğu için" öldürdüğünü söyledi. Kıvılcım, Askeri Mahkeme tarafından ömür boyu hapse mahkûm edildi; fakat cezası Askeri Yargıtay tarafından bozuldu ve 4 yıl tutuklu kaldıktan sonra serbest bırakıldı.

Eşi Nurcan Kaftancıoğlu Türkçe ve edebiyat öğretmenliğinden emeklidir. Bir oğlu bir kızı vardır.
— Öğretmenlik dediğin dert yükü. Çekilmez, yapılmaz ama ne yapacaksın? Şu size yapılan var ya, inanın bizim çektiğimizin yanında hiç. Size söylemek, mesleğin başında gözünüzü korkutmak istemem. Onun için susuyorum...
Ümit Kaftancıoğlu
Sayfa 14 - Remzi Kitapevi
«...Burası Türkiye. İlle oralara benzemez. Mardin! İnsanı, yapısı, sorunu şu bu» diyecek sandı öteki öğretmenler gibi Fevzi Işık da... Nerde?..
Ümit Kaftancıoğlu
Sayfa 7 - Remzi Kitapevi
Boyacı:
— Ulen sigaran yok mu Mahmut?
Mahmut:
— Yok, dedi.
Boyacı:
— Yeni evlenenin evinde konuklara verilecek sigara olmaz mı? Hem de Yenice, Bahar, Yeni Harman...
Ümit Kaftancıoğlu
Sayfa 133 - Remzi Kitapevi
Derik; Mazıdağların eteğinde. Yıkık, ören bir yerdi. Yalnız yeşillik var. Su var. Gün batandan sonra Mazıdağ’dan esen yel var...
Ümit Kaftancıoğlu
Sayfa 8 - Remzi Kitapevi
Kadınlar bir kelime Türkçe bilmiyordu. İlle yüzlerindeki, davranışlarındaki sıcaklık, yakınlık... Anadolu kadını, Anadolu’nun çileli anası. Ellerinin üstleri, alınlarının ortası, burunları, çenelerinin ortası döğme döğme morartı, hızma... Süslü değildiler.
Ümit Kaftancıoğlu
Sayfa 30 - Remzi Kitapevi
Ermeniler öyle değil. Pazartesi kir pas içinde tanınmayan, görünce acıyacağınız insanlar, cumartesi sabahı Mardin Valisi gibi dolaşıyor, şık, temiz, dik... Emek, alın teri insanı dik tutuyor, alnı ak yapıyor.
Ümit Kaftancıoğlu
Sayfa 22 - Remzi Kitapevi
— Ulan inek ben müfettişim! Bana karşı nasıl konuşursun? Ben nasıl istersem öyle yaparım. Sen yaz. Soru iki: «Yukarda adı geçenlerden partili olanlar, ağa olanlar vardır. Bunlardan para almakla particilik yaptığınız anlaşılmıştır. Bu konuda diyecekleriniz...»
Ümit Kaftancıoğlu
Sayfa 19 - Remzi Kitapevi
— Benim rütbem nedir, dedi.
Fevzi:
— Orgeneralsiniz.
— Nerde öğrendiniz?
— Köy Enstitüsünde.
Generalin koltukları iyice kabardı, sevindi. Fevzi’ye karşı davranışı değişti; ortaya konuşur gibi:
— Canım bu köy enstitüleri de her şey mi öğretirmiş, dedi.
Ümit Kaftancıoğlu
Sayfa 116 - Remzi Kitapevi
208 syf.
·5 günde·Puan vermedi
Kars – Ardahan civarlarında geçen birbirinden depresif 14 hikaye.

Tamam köy hayatı zordur, eksiklerle, perişanlıklarla doludur ama hiç mi iyi bir şey olmaz be güzel kardeşim dedirtesice bir kitap.

O yörenin insanıysanız kitabı ilgi ile okumanız büyük olasılık. Yok değilseniz ağır bir yöresel dil bombardımanına tutuluyorsunuz. Sonuç olarak da çok fazla kopmalar yaşıyorsunuz.

Kitap; romantikler tarafından “kardelen” olarak yorumlanabilecek, dört çocuğun köy enstitüsüne kabul için çıktıkları uzun ve yorucu yolculukta başlarından geçen serüven ile başlıyor.

Öğrenmek için, okuma sevdası için değil; mevki makam sahibi olup “yırtmak” için, artık yırtık don, yamalı çapul, lastik ayakkabı giymemek için mürekkep yalamak…

İnsanı bunaltan diğer hikayelerle devam ediyor.

Genel olarak koyulan kurallar soyut bir “toplumun” yararına olup; tek tek “birey” olarak faydalanmak istendiğinde karşımıza yassaagğk demekten başka bir söz bilmeyen “Bekçi Murtazalar” çıkarıldığından, her işimizde bir “Hızır”a ihtiyaç duymamızın derin çaresizliği…

Sahip olduğun haklardan bile, bihaber olmanın getirdiği umutsuzluktan mütevellit devlet görevlisine yaranmanın, kendini sevdirmeye çalışmanın acizliği…

Çaresizliğini, acizliğini kendine siper ederek doğal gördüğü yüzsüzlükle, edindiği en ufak bir bilgiyi, külüne muhtaç olduğu komşusunun aleyhine kullanmaktan çekinmemenin “çarıklılığı”…

Maruz kaldığı bir mazlumluğa karşı, bin zalimlik bonusu kazanmaya hakkı olduğuna inanmanın zalimliği…

“Çoğunluk” un sahip olduğu “çıkarı dışında her şeye karşı kör olma” yeteneğiyle, “öteki” olarak gördüğüne, kendi sahip olduğu fantezileri ifşa eden, belden aşağı söylemlerin iftiracılığı…

Ve bunun gibi birbirinden içi bunaltıcı bir çok durum daha…

Sözün özü:

Kalender oğlan derki;
Aman sakın sorma, niye bu şekilde yazmış diye gardaş,
Düşman başına “gomünüst” falan olursun.
Sen devam et azıcık ekmek vermeye ramazanlarda,
Ne bilem belkim de , “aziz” olursun...

https://www.youtube.com/watch?v=oAPNL2VUU9E

Yazarın biyografisi

Adı:
Ümit Kaftancıoğlu
Tam adı:
Garip Tatar
Unvan:
Türk Yazar, Derlemeci ve Radyo Programcısı.
Doğum:
Ardahan, 1935
Ölüm:
İstanbul, 11 Nisan 1980
Asıl adı Garip Tatar olan Ümit Kaftancıoğlu, Ardahan'ın Hanak ilçesine bağlı Koyunpınarı (eski adı Saskara) köyünde doğdu. Halk aşıklarının, söz sohbet bilenlerin dizinin dibinde destan, masal, türkü, efsane dinleyerek büyüdü. Okuma ve yazmayı çok küçük yaşta öğrendi. İlkokulu bitirdikten sonra köy enstitüsüne girmek için yollara düştü. 1957'de Cılavuz Köy Enstitüsü'nü bitirdi. Üç yıl kadar Mardin'in Derik ilçesinde ilkokul, Rize'nin Pazar ilçesinde ortaokul öğretmenliği yaptı. 1961'de Balıkesir Necatibey Eğitim Enstitüsü Edebiyat bölümünü bitirdi. Bir süre Türkçe öğretmenliği yaptı. Türlü soruşturmalardan sonra öğretmenlikten uzaklaştırıldı.

1974'te TRT'de yapımcı olarak çalışmaya başladı. Dönemeç adlı hikâyesiyle 1970 TRT Büyük Ödülü'nü aldı. Köy Odası programlarını hazırlayan ekibin sorumlusu oldu. Hakullah adlı röportajıyla 1972 Ali Naci Karacan Birincilik Armağanı'nı aldı.

11 Nisan 1980 gününün sabahı evinden işe gitmek üzere dışarı çıktığında silahlı saldırıya uğradı. Sırtına ve göğsüne isabet eden 5 kurşun nedeniyle ağır yaralanan Kaftancıoğlu, kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi. Olaydan sonra tutuklanan Ahmet Mustafa Kıvılcım, polise verdiği ifadede Kaftancıoğlu'nu "solcu olduğu için" öldürdüğünü söyledi. Kıvılcım, Askeri Mahkeme tarafından ömür boyu hapse mahkûm edildi; fakat cezası Askeri Yargıtay tarafından bozuldu ve 4 yıl tutuklu kaldıktan sonra serbest bırakıldı.

Eşi Nurcan Kaftancıoğlu Türkçe ve edebiyat öğretmenliğinden emeklidir. Bir oğlu bir kızı vardır.

Yazar istatistikleri

  • 3 okur beğendi.
  • 20 okur okudu.
  • 15 okur okuyacak.