Asıl adı garip tatar olan ümit kaftancıoğlu 1935 yılında Ardahan`on hanak ilçesinin koyunhisar köyünde, yedi kardeşli bir ailede doğmuştur. Yoklukla ve çalışmakla geçen bir çocukluğu olmuştur. İlkokula gitmeden okuma ve yazmayı öğrenmiş ve bulunduğu köyde okulu bitirmiştir. Daha sonra 1940'tan beri enstitü olan karsı`ın susuz ilçesinde bulunan yoksul çocukların eğitimi için açılmış olan cılavuz köy enstitüsü`ne gitmiş ve buradan 1957 yılında mezun olmuştur. Enstitü bittikten sonra mardin'in derik ilçesinde(romanın konusunun geçtiği yer) 3 yıl öğretmenlik yapmıştır. Bir dönem TRT radyosu ve istanbul radyosun'da yapımcılık görevi yapmıştır. Birçok yerde sesinin gür çıktığı söylemleriyle tehditler alır ümit kaftancıoğlu.Eşi bir röportajda böbrek rahatsızlığı olduğu ve "sen ölürsen biz ne yaparız, hiç olmazsa çocukları düşün" dediğini belirtir. Ancak ümit kaftancıoğlu "Beni eserlerim yaşatacak, çocuklarım benimle iftihar edecekler. Onlara birşey bırakmıyorum ama bir raf dolucu kitap bırakıyorum." der cevaben.
Ve 11 Nisan 1980 günü bir kör kurşunla hayatını kaybeder.
Öncelikle kitabı okumadan yazarın hayatına göz gezdirmekte fayda olacağını düşünerek uzunca yer vermek istedim. Keza ümit kaftancıoğlu tıpkı yaşar Kemal gibi köy halkını, anadoluyu, haksızlığı, ağalık sistemini, siyasetin halka yansıyan kısmını çok iyi gözlemleyen yazarlar. Bu toprakların içinde doğup, herşeyi görerek ve yaşayarak tecrübe edip bizlere aktaran yazarlar. Siyasi kimlikleri bir kenarı koyarak hepimizin en büyük yarası insan kalabilmeyi çok güzel anlatan yazarlar. Muhakkak bu kitabını okuyun. Yaşar Kemal ince memed yazmış, demirciler çarşısı cinayeti yazmış.Ümit kaftancıoğlu tüfekliler yazmış. Yer mekan belki farklı ama yaşananlar aynı.
Kitap kısa özeti:
Mardin'in derik ilçesine atanan köy enstitü