Yaşar Atan

Yaşar Atan

YazarÇevirmen
7.5/10
2 Kişi
·
10
Okunma
·
0
Beğeni
·
563
Gösterim
Gökyüzündeki yıldızlar çoktan çekip gitmişlerdi uykularına... Yalnızca Şafak tanrıçası gül parmaklı Eos kalmıştı ortalıkta. O da yeri, göğü ve de denizleri habire kızıla, maviye, safran sarısına boyuyordu acele acele...
Güneşin atları Orta Afrika göklerine geldiklerinde de artık iyice alçaldılar ve oralardaki insanların derilerini yakıp kararttılar!..
Kahramanımız Herakles, bu bahçeleri bulabilmek için hep batıya doğru gitti. Bu arada yolu üstünde önüne çıkan, Avrupa'yı Afrika'ya bağlayan dar ve eğreti boğazı daha da genişletti ve bu boğazın birbirine bakan her iki yüzüne, birbirleri üstüne yıkılıp yeniden birleşmesinler diye, denizin içinden yükselen kalın ve heybetli direkler dikti. İşte Avrupalıların "Herakles Direkleri" adını verdikleri Cebelitarık Boğazı da böyle oluştu...
Zeus, oğlu haberci tanrı Hermes'i çağırdı yanına: "Oğlum; şu dünyaya bir şeyler oluyor gene... Biliyor musun, bu inatçı dünyalılar bizleri unutmuşa benziyor... Bizim için kurban filan da kesmez oldular. Hele bir gidip görelim onları..." dedi.
Bir ara bakışları Suriye üzerinde odaklandı. Orada, denize yakın evinde, güzeller güzeli, Asya kıtasının en ünlü kızı Evropa (Europa) daha yeni uyanmış, bahçedeki çiçeklerini suluyordu. Bu güzel kızı gözüne kestiren Zeus o gece onun düşüne girdi.
Böylece Salmakis, çok sevdiği Hermafrodit'le tek beden, tek gönül olarak yaşamaya başladı artık gölde ve çevresindeki kırlarda...

Batı dillerinde hem erkek, hem kadın yaradılışlı kişileri anlatmak için kullanılan "hermafrodit" sözcüğü, işte bu iki mutsuz sevgilinin serüveninden kaynaklanıyordu...
Bir süre sonra Kliti'ye sırılsıklam tutulan ışık tanrısı Apollon da, hep beni gözleriyle izlesin diye bu güzel sarışın kızı, sapsarı bir çiçeğe dönüştürüverdi! Ve bu güzel sarı çiçeğe, "güneşçiçeği" adını taktı yöre halkı.
173 syf.
·5 günde·10/10
Kitap okumak kadar, sanatta önemlidir. Tabii kitap yazmakta bir sanattır. Ama kitap yazmak için önce okumak gerekir, yani temelinde okumak yatar bu işin. Ne kadar okursan, o kadar yazarsın, belki sözlü olarak belki de kağıda dökerek. Bu sebeptendir ki okumak bir sonuç, yazmak ise bir nedendir kanımca. Tabi ki her kitap bir sanattır hepimiz için. Hele birde sanat içinde sanat varsa, işte o zaman...
Okuyorsun mesela ama bir nevi aslında oyunu izliyorsun, belki balkonda izliyorsundur gibi bir his oluşabilir okurken ama lorgnetten zaten elinde, ee birde salanu kapattırmışsın, oyunlarda koroda sana özel kısacası.

Kitabın 1000k'da olmaması beni şaşırtmıştı aynı şekilde yazarında. Ta ki bu olay 5 gün önce kitabı elime alana kadar sürdü tabi. Şimdi var moderatörlerinde desteğiyle sağolsunlar, açıkçası kitabı bitirdikten sonra bunun biraz gururunu da yaşadım. Ama bunu bilin her şey siz 1000k okurları için :)
Çünkü ilerde sizde bu kitabı okuyabilirsiniz; belki bir tez için belki bir araştırma bir deneme ya da ücretsiz bir tiyatro için hemde 3 oyun :)
Yani uygulamada siptahı ben, bereketide sizler olabilir ya da olacaksınızdır, umarım.

Kitaba gelirsek eğer; Bir kitap,üç oyun. Biri anarşizmin, başkaldırının ve sevginin simgesi olam Antigone, ikincisi saf ve karşılıksız aşkın ve ayrıca bakireliliğin simgesi olan Hippolitos, üçüncüsü ise hepimizin bildiği; akıl gücünün, her güçten ve her şeyden üstün olduğunun ayırdına varamamış insanoğlunun dostu, kendisi bir tanrı olmasına rağmen insanlar için tanrılara karşı yapılan ilk isyanın, ilk başkaldırının simgesi ve en önemlisi ateşi tanrılardan çalıp insanlığın teknoloji ve bilimde ilerleyerek günümüze kadar gelmesindeki ilk kaynak, ilk yol gösteren yani bu durumumuzun atomu olan Prometeus. Ve bu oyunların ozanlarının düşüncelerini, yorumlarını, oyun öncesi ve sonrasında ki psikolojilerini içinde barındıran bir eser. Yazarımız da gayet açık ve akıcı bir dille o duyguları, o trajedeleri ve oyuncuları okumamızı ya da izlememizi değil bizzat yaşamamızı başaran bir üsluba sahip. Tabii ki bütün kitap okurlarına ama en çokta tragedya ile ilgilenen ve tiyatro severlere tavsiyemdir.
Kısacası okuyarak, yaşamak için bir köprü diyebilirim, kitap için.

Yazarın biyografisi

Adı:
Yaşar Atan
Unvan:
Gazeteci , Yazar

Yazar istatistikleri

  • 10 okur okudu.
  • 1 okur okuyor.
  • 16 okur okuyacak.