1774 yılında imzalanan Küçük Kaynarca anlaşması Kırım'daki istikrarı bozmuştu. Kırım kâğıt üzerinde bağımsız olmuştu, ama Osmanlı sultanı yine Tatarların halifesiydi. Kırım tahtına geçen han, yine önceki gibi Osmanlı sultanından icazet almak zorundaydı. Kırım'da darp edilecek sikkelerin üzerine sultanın profili basılacak ve hutbeler- de onun adı okutulacaktı. Diğer yandan Kırım'ın bazı bölgelerinde Rus ordusu kalmıştı, ama artık Petersburg'dan Tatar mirzalarının dipsiz keselerine akan altın dereleri kurumuştu. Tabii olarak Kırım'da birbirine düşman iki parti oluşmuştu: Petersburgla barıştan yana olan Rus partisi ve halkı Osmanlı tebaalığına dönmeye davet eden Osmanlı partisi.