Abdulhalık Duran

Abdulhalık Duran

DerleyenÇevirmenEditör
9.5/10
41 Kişi
·
128
Okunma
·
1
Beğeni
·
309
Gösterim
Adı:
Abdulhalık Duran
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
311 syf.
Okumak üç türlüdür: dilin okuması kıraat, aklın okuması tefekkür, kalbin okuması hayattır.
(İmam Gazali)

İmam Gazali'nin de dediği gibi inşAllah kalbin okumasını görenlerden oluruz.

Gazzali 1058 yılında Horasan'ın Tus şehrinde doğmuş, buhranlı dönemlerinden sonra tasavvufa yönelmiştir.

Bu nedenle İmam Gazali
'Şüphe duymayan hakikati bulamaz.'
der şüphenin hakikati bulduran bir araç olduğunu düşünür.
Ve yine aynı şekide bu imam 1111 yılında doğum yeri olan İran'ın Tus şehrinde gerçek hayata gözlerini açmıştır.

İmam Gazali'nin ilk okuduğum kitabı olmasına rağmen dili gayet akıcı ve anlaşılır.
Kitabın tam adı'Yola Gidenlerin Klavuzu ve Arayanların Bahçesi'.

Ayrıca yazılmış bir eser de olabilir çünkü yazara ait 500 eser(Ancak günümüze sadece 75 eser ulaşabilmiştir) var veya İhya-u Ulumi'd-din'in bir parçası da olabilir.

Kitap bu konu hakkında pek bilgi verilmemiş.
Sadece üçüncü risale olduğu belirtimiş.

Kitap önsözünden sonra 39 fasıldan oluşuyor.Fasılların her biri ayetlerle, güçlü hadislerle desteklenmiş ve yıllar öncesinde yazılmasına rağmen yaşadığımız sorunların,işlediğimiz günahların,aklımızdaki sorunların birebir cevabını veriyor.

İmanın temellerinden, 'Vusul,Visal,Kalp,Ruh,Nefes' gibi
ramazan programlarında veya "sorularla bilmem ne" gibi entrasan soruların sorulduğu platformlara benzemiyor.

Beni en çok etkileyen bölüm 'Dil Afetleri' oldu.

İmam Gazali'de bir zamanlar şüpheye düşmüş, hakikatı aramak için yollara düşmüş,felseye göz kırpan eserleri de okuyan biri olarak çoğu insanın inanmadığı veya aklında şüphe duyduğu soruları 'samanlıkta iğne arar gibi' incelemiş ama yazıya dökerken gayet de 'halk dilinde' anlaşılır bir eser ortaya koymuş.

Hatta bir sözünde şöyle söylemiş:

'Gençliğimden itibaren 50 yaşımı aştığım bu ana gelinceye kadar, bu engin denizlerin derinliklerine dalmaktan hiç geri durmadım.

Coşkulu denizlere çekingen korkaklar gibi değil, cesur kimselerin dalışı gibi daldım, gördüğüm her meselenin üzerine atladım. Her fırkanın inanış ve fikirlerini inceliyor, her grubun tuttuğu yolun inceliklerini ortaya çıkarmaya çalışıyordum.

Araştırdığım fırkaların hak veya batıl, sünnete uygun veya bidat sahibi olmaları konusunda ayrım yapmıyordum.
Felsefe yolunu tutmuş olanların, sahip oldukları felsefeyi bütün esaslarıyla öğrenmeye özen gösterdim.
Hiçbir kelâm âlimini dışarıda bırakmadan kelamdaki yöntemini ve mücadelesini öğrenmeye çaba gösterdim.
Bütün gücümle ne kadar sufi var ise onun sufiliğindeki sırları öğrenmeye, ne kadar abid var ise bu ibadetleriyle neler kazandığını araştırmaya çalıştım.

Bütün zındıkların, Allah’ın varlığını ve sıfatlarını kabul etmeyenlerin, bu inanış veya inkarlarının arkasında yatan sebepleri titizlikle araştırdım. Her şeyin hakikatini öğrenmeye karşı duyduğum susamışlık; baştan ve gençliğimden beri tuttuğum yol ve benim bir hasletim olmuştur.

Bunun sonucunda çocukluğumun coşkulu çağlarından itibaren taklit bağlarından sıyrıldım ve büyüklerimizden miras kalan sırf taklide dayalı inanç esaslarından koptum.

Çünkü Hristiyan çocuklarının hepsi bu din üzere yetiştiklerini, Yahudi çocuklarının sürekli bu dinin esaslarına göre büyüdüklerini, Müslüman çocuklarında istisnasız İslam dini üzere yetişmekte olduklarını görmekteydim.
Yaratılıştan gelen asli hakikati ve ana baba ile hocalar aracılığıyla kazanılan sonraki inanç esasları ve taklit unsurlarının hakikatini öğrenme konusunda içimde büyük
bir istek oluştu. Taklit, başlangıçta birtakım telkinlere dayanmaktaydı. Bunların da hangilerinin hak ve batıl olduğu konusunda görüş ayrılıkları bulunmaktaydı.

Kendime şöyle dedim: Benim istediğim, her şeyin gerçek yüzünü öğrenmektir. Öyleyse önce bilginin gerçek yüzünün ne olduğunu öğrenmekle işe başlamam gerekir.'

demiş ne kadar da güzel anlatmış hakikati bulmanın özetini...

İslamiyet, bizim önümüze altın tepsiyle geldiği için çoğu kez araştırmıyoruz araştıranlar ise ilk şüphesinde 'ateist' olmak daha kolaylarına geldiği için veya hakikate ulaşmanın veya ulaşamanın iki-üç tane saçma temeller üzerine yazılmış tez veya kitap okuyarak her şeyi çözdüğünü sanarak yoldan çıkıyorlar.

Kısacası:

'Uzun mesafelere ulaşmak, yakın mesafeleri aşmakla mümkündür.' diyor yine Gazali yani inkar etmek ne o kadar 'dil' ile kolaysa da 'kalp' ile bu kadar kolay olmamalı.

Hiçbir şey diyemem 'kalpler Allah'ın elinde' ama İmam Gazali gerçekleri ölünceye kadar araştırmış bu işe ömrünü vermiş

'Allah da yok Kuran da, müslümanlar böyleyse dinleri nasıldır?'gibi bir sürü mazeret cümleleri kurabilecekken bize 500 tane muhteşem eser yazmayı tercih etmiş.Lakin günümüze 75 eser kalmış.

Allah ondan ebeden razı olsun.

Kısacası eğer şüpheleriniz varsa kolaya kaçmak istemiyorsanız,hakikate gerçekten merak duyup gerçekleri ayetlerle,hadislerle, muhteşem örneklerle görmek istiyorsanız,
veya unuttuklarınızı hatırlamak,imanınızı güçlendirmek istiyorsanız,

mutlaka bu kitabı ve diğer 75 eseri okuyun.
311 syf.
·7 günde
Ramazân ayını İmam Gazali ile bereketlendirmeye devam... :) Cidden adı gibi bir kitaptı. Arayanlara meyvesini verebilecek bir kitap... Yeter ki aramasını bilin, samimice, içten, gönülden isteyin. Aradığımız her şey İslamda!!!

Kitabın sayfaları adeta, anlatılanların, okuyucuya vermiş olduğu huzurla dolu.
Tabii ki gene ayet ve hadislerin yer aldığı güçlü örneklendirmeler mevcut.
Anladığım o ki : İmam Gazali'nin okuduğum her kitabı bir diğerini tamamlar nitelikte; çünkü kitabı okurken birçok cümle bana durup daha önce okumuş olduğum kitabındaki farklı bir cümleyi anımsatıp, ikisi arasında kıyaslama yapıp düşünmemi sağladı.

Sayfaların alt kısmında ayet ve hadislerin açıklamasına dip not şeklinde yer verilmiş.

Kitapta, Peygamber efendimizin bir savaş dönüşünde, nefis, şeytan ve kötü şehvetler için, yanındakilere söylemiş olduğu bir söz beni çok etkiledi. "Küçük cihad'tan büyük cihada döndük." Bu sözü ile, çok iyi anlıyoruz ki ; bizlerin en büyük cihadı nefsimize karşı olandır. Ve bu savaşı kazanmanın yolu ise, ne silah ne de kavgadır. Bu savaşta bizi zafere ulaştıracak yegane silahlarımız : sabr, ilm, ve imandır!

Rabbim bizleri nefisleri ile mücadele yolunda bahtiyar olup kurtuluşa erenlerden eylesin inşaAllah...
Keyifli, bereketli okumalarınız olsun. :)
640 syf.
·58 günde·10/10 puan
Her Müslüman'ın mutlaka sindirerek okuması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum. Ele aldığı konular bircogumuzun uygulamakta zorluk çektiği şeyler.. Bana çok seyler kattı okumanızı tavsiye ederim. Kötü olan şey ise yayınevinden mı kaynaklı yoksa müelliften mi bilmiyorum ama hadis kaynakları belirtilmemiş hic böyle olmamasını dilerdim.
492 syf.
·192 günde·Beğendi·8/10 puan
Kur'an. Kerimin manalarını anlamayı önleyen sebeblerden sakınmak kuranı kerimde bu sebebler kalplerin üzerine cekilen perdeler ismiyle ifade edilmiş ve bazı insanların kalplerinin bu perdeyle örtülü olduğu bildirilmiştir kuranı kerimin aslında ruha gıda ömre pusula olduğunu anlatan bir şaheser diyenilirim
640 syf.
·25 günde·Beğendi·10/10 puan
Herkesin evinde bulunması gerektiğini düşündüğüm bir kitap. Ne kadar anlatsam anlamsız olacak. Her insan okumalı ve ruhuna nasıl iyi geldiğini hissetmeli.
2248 syf.
Esselamu aleyküm ve rahmetullah
Bugün, bir zamanlar kalbime yoldaş ettiğim en sevdiğim dostu sizinle paylaşmak istiyorum. Mümkün olsaydı kalbime nakış gibi işlerdim her satırını, her sayfasını...
Sabır, tevvekkül, şükür gibi tüm güzel hasletleri; kibir, riya, gıybet gibi nefsin tüm kusurlu hallerini ve namaz, oruç, ilim, zikirler gibi ibadet konularını geniş bir yelpazede hadislerle ve ayetlerle ele alıyor. Manevi hastalıklara bir reçete, kulluğu iyileştirmek adına ilaç mahiyetinde yazılmış çok kıymetli bir eser.
Âleme, insana, eşyaya, kullara, kendine bir ibretgâh nazarı ile bakabilmek için; ilim öğrenmenin faziletine mazhar olabilmek için; Allah'a varan ve vardırmayan tüm o yolları öğrenebilmek için herkesi İhya'u Ulumi'd-Din ile bir yolculuğa davet ediyorum. Her konu üzerinde derin tefekküre dalabileceğiniz, gafletten âgâh olabileceğiniz cânım kitap eminim ki yollarınızı bambaşka ufuklara açacaktır.
Bu yolculukta rehberiniz kitap olsa da sizi yola revân eden kalbiniz olacaktır. Kalbinize damlayan iman damlaları çok olsun, rıza-i ilahiye vardırsın yolculuğun sonunu... Yanınınıza defterinizi almayı unutmayın yolculuğunuzda. Okurken notlarla ilerlemiştim, çok daha istifadeli olmuştu. Unutmak sancısını bu kitap için çekmek çok pişmanlık getirebilir. Yıllar geçse de kalbime nasip olan bu inci, her daim aynı kıymette aynı sevgiyle ve hasrette...
Allah, İmam Gazali'ye rahmet eylesin... Nasıl bir kitaptır ki her dem imanımızı tazelenmek adına ruhumuza çalmak gerekiyor. Tek üzüntüm kısaltılmış baskısından okumamdır. Ömrüm yeterse uzun baskısından da okuyabilmektir muradım. İhya'ya bolca sarılın, her gün birkaç sayfa kalbinize serpiştirin. Nureddin hoca, İhya en az bir yılda bitmeli diyordu. Kalbe tam yerleşmesi açısından bir yudumda okunabilecek bir kitap değil. Yaklaşık 8 cilt bir kitap. Benim okuduğum 4 cildi bile bir yılda bitmişti. Rabbim amel edenlerden eylesin. Okumayı nasip eden Rabbime binlerce hamd olsun. Herkese muhabbetle tavsiye ederim. Hayırla kalın...
311 syf.
·10 günde·Puan vermedi
Bu kitabı nasıl okumuyorsunuz yahu, okuyun kardeşim okuyun tekrar tekrar, bulana kadar, bıkmadan usanmadan...
isteyen olursa haberleselim PDF olarak elimde bulunmakta
492 syf.
İslam'ın temeli olan mefhumların Gazali'ye yakışır şekilde ele alındığı çok güzel bir kitap.
Bir çırpıda okumaktan ziyade ara ara dönülmesi gereken bir kitap.

Yazarın biyografisi

Adı:
Abdulhalık Duran

Yazar istatistikleri

  • 1 okur beğendi.
  • 128 okur okudu.
  • 16 okur okuyor.
  • 191 okur okuyacak.
  • 2 okur yarım bıraktı.