Abdülkadir Erdoğan

Şeyh Ebülvefa ve Hızır Bey yazarı
Yazar
7.5/10
0 Kişi
2
Okunma
0
Beğeni
491
Görüntülenme

Hakkında

Konya’da doğdu. Babası Ali Efendi’dir. Soyadı kanunu çıkıncaya kadar dedesi Hamdi Efendi’nin adını kullandığından Hamdizâde olarak tanınmıştır. Kanun çıkınca önceki bazı yazılarında kullandığı Erdoğan adını soyadı olarak aldı. Abdülkadir Erdoğan iyi bir medrese tahsili gördükten sonra Dârülmuallimîn’de okudu ve buradan 1895’te mezun oldu. Ayrıca yetişmesinde, o yıllarda Konya’da sürgünde bulunan Ebüzziyâ Mehmed Tevfik’in evinde yapılan toplantıların önemli rolü olduğu belirtilmektedir. İlk görevine 1909’da Konya İdâdîsi’nde Türkçe muallimliğiyle başladı. Daha sonra Konya Sultânîsi’nde, Konya Dârülhilâfe Medresesi’nde Farsça, İslâm tarihi, Konya Kız Muallim Mektebi’nde din ve edebiyat dersi öğretmenliği yaptı. 1932 yılında, İstanbul’da Süleymaniye Külliyesi imaretinde kurulmuş olan Türk ve İslâm Eserleri Müzesi’ne İbnülemin Mahmud Kemal’in yardımcısı olarak tayin edildi. 1935’te İbnülemin’in emekliye ayrılması üzerine aynı müzede müdür vekili, 1937’de müdür oldu. 1943’te yaş haddinden emekliye ayrıldı. 1 Aralık 1944’te vefat etti. Gençliğinde İttihat ve Terakkî Cemiyeti’nin Konya merkez idare heyeti üyesi olmuş, öğretmenliği yıllarında da Konya’da il idare meclisinde üye sıfatıyla çalışmıştır. Müze müdürlüğü sırasında, burada mevcut olup aralarında bilinen en eski tercümenin de yer aldığı dokuz Kur’an tercümesini “Kur’an Tercemelerinin Dil Bakımından Değerleri” adlı makalesiyle ilim âlemine tanıtmıştır.
Ünvan:
Eski Türk ve İslam Eserleri Müzesi Müdürü, Kültür Tarihçisi
Doğum:
1877
Ölüm:
1 Aralık 1944

Okurlar

2 okur okudu.
4 okur okuyacak.

Okur demografisi

Kadın% 0.0
Erkek% 0.0
0-12 Yaş
13-17 Yaş
18-24 Yaş
25-34 Yaş
35-44 Yaş
45-54 Yaş
55-64 Yaş
65+ Yaş
Reklam

Alıntılar

Tümünü Gör
Hızır Beyin mezar taşından
Amilü'l-ilmi Hızır Bey Çelebi Efzalü'l-'asri ahyerü'l-ümmeti Kad kaza'n-nuhbete fevte târihihi Kultü: "Lá zāle aleyhir-rahmeti" [İlmiyle amil Hızır Bey Çelebi Zamanın en faziletlisi ve ümmetin en hayırlısı Kază o seçkin kişinin tarihinin bittiğine karar verdi. Ben de "Allah'ın rahmeti onun üzerine daim olsun”dedim]
Sayfa 24·Kitabı okudu
Tarih
Şeyh Vefa ( Paskalya)
İkinci Bayezid devrinde Paskalya gününün tayininde bir ihtilaf vuku bulmuştu. Papaslar Paskalya'yı bilhisab Pazar gününe denk getiremedikleri için zihnî hesapta mahareti maruf olan Şeyh Vefa'ya müracaat eylemişlerdir. Şeyh Vefa: "Mart içinde giren Arabî ayın on beşinden sonraki çar- şambayı takib eden Pazar günü Paskalyanız olur” demiştir. Anadolu Hıristiyanları arasında bu hesabın yakın zaman- lara kadar tatbik edildiği malûmdur. Şeyh Vefa'ya nisbet edilen bunlara benzer daha birçok hikâyeler vardır. Fakat bizim üzerinde durmak istediğimiz tetkiklerden uzak bulunduğu için onları burada zikretmeyi uygun bulmuyoruz.
Sayfa 73·Kitabı okudu
Reklam
Reklam