Abdullah Döner

Memleket İsterim yazarı
Yazar
7.5/10
0 Kişi
1
Okunma
0
Beğeni
97
Görüntülenme

Hakkında

Tam adı:
Abdullah Döner

Okurlar

1 okur okudu.

Okur demografisi

Kadın% 0.0
Erkek% 0.0
0-12 Yaş
13-17 Yaş
18-24 Yaş
25-34 Yaş
35-44 Yaş
45-54 Yaş
55-64 Yaş
65+ Yaş
Reklam

Alıntılar

Tümünü Gör
Ankara'daki askerliğim sırasında, arkadaşlar zaman zaman boş vakitlerinde, Anıtkabir’e giderlerdi. Anıtkabir yakındı bize ama ben hiç gitmedim. Çünkü aileden, çevreden o dönem aldığımız kültürün etkisiyle Atatürk hakkında oluşmuş ön yargı sahibiydim. Kimileri Atatürk’e “tek gözlü Deccal” bile derdi. Bu olumsuz propaganda Anadolu’da maalesef yaygındı. Anladığım kadarıyla bu hal dindar-muhafazakâr bir kısım ailelerden de kaynaklanıyordu. Bunun temel sebebi ise işgal döneminde İngilizlerle iş birliği yapan Şeyhülislam, medrese talebeleri, ümmetçi, yeniden hilafet yönetimi özleminde olanlar ve Atatürk ve Cumhuriyet karşıtlarının yaptıkları aleyhte propagandaydı. Bunlar mütedeyyin Anadolu insanlarında silinmeyecek etkiler yaratmış olmalı ki bu denli karşıtlık ortaya çıkmıştı. Bugün seksen yaşımın üstündeyim. Cumhuriyeti ve Atatürk’ü daha iyi anladığımı fark ediyorum. Laikliğin dinsizlik olduğunu, Atatürk’ün İngiliz ajanı olduğunu söylediler. Şapka takmanın gâvurluk olduğu propagandası yapıldı. Hâlbuki fes de Türk işi değildi. Ben de o yıllarda, genç, dindar bir Türk çocuğu olarak bu propagandalara kandım ve Anıtkabir’e adımımı bile atmadım. Daha sonraları uyandım. Üstelik çok erken bir zamanda. Almanya’ya gittikten sonra Atatürk ile ilgili okuduğum kitaplar ve yaptığım araştırmalar sonrasında Atatürk’ün Kurtuluş Savaşı’nı nasıl verdiğini, nasıl bir mücadele sergilediğini ve Atatürk’ün sayesinde bugün Müslüman olarak kalabildiğimizi idrak ettim. Atatürk ve silah arkadaşlarına o günlerden itibaren her namazımda dua etmişimdir.
Canola Yayınları
Ramazanda genelde kahvelerin ya da çay ocaklarının önünde gece yarılarına kadar sohbet ederdik. Çerkez Hüseyin’in çay ocağı vardı, meşhurdu. Hüseyin’in çay ocağı, derlerdi. Güzel bir mekândı. Solcu, sağcı, liberal herkesin uğraş yeriydi. Burada akşam sabah hükümetler kurulur, hükümetler devrilirdi. Hiçbir zaman bir kavga gürültü olmazdı. O dönemde Beşir Ayvazoğlu Sivas’taydı. Çok gençti ama sözü dinleniyordu. Ahmet Turan Alkan’la birlikte ocak kökenlilerdi. Kendini iyi yetiştirmiş, okuyan biriydi; aile terbiyesi almış bir arkadaşımızdı. Ahmet Turan Alkan ve arkadaşları da sohbetlere katılırlardı.
Canola Yayınları
Reklam
Reklam