"Sıradanlık, tanımlanması kolay gündelik de değil; gündeliğimi oluşturan her davranışı, her nesneyi, her insanı adlandırabilirim -zaten "benim" gündeliğim derim. Ancak "benim" sıradanım tsrif edilemez görünüyor."
"Sıradanlık herkesçe değersiz görülen, banal olan değildir. Banal yavandır, pürüzsüzdür ve saydamdır. Üzerimden kayar gider ve dikkatimi çekmez. Beni rahat bırakır. Sıradanlık ise tam tersine bedenimin içinde bir ağırlık gibiydi. Aynı maddedenmişiz gibi ona bağlı hissediyordum. Sanki bağırsaklarıma kenetlenmişti ve bildik bir ağırlıkla dengemi sağlamaktaydı. Onu görmüyordum ama orada olduğunu biliyordum."
Bu kayanın benden sonra da yaşayacağını biliyor ve sanki dünyanın en iyi işleyişi için gerekliymiş gibi onda bir teselli buluyordum. Dünyada beni dışlayan ama en çok imrendiğim şeydir mineral.
Gündeliğin düzeni özneldir, onu yaratanın aynasıdır.
Dünya sizi korkuttuğunda bir sığınaktır gündelik, yararlının ve hoş olanın beraberliğini kutlayan minyatür bir hayattır.