Ahmet Kot

Ahmet Kot

YazarÇevirmen
0.0/10
0 Kişi
·
37
Okunma
·
0
Beğeni
·
188
Gösterim
Adı:
Ahmet Kot
Unvan:
Şair,çevirmen
Doğum:
Eskişehir, Türkiye, 1 Ekim 1953
Şair, çevirmen. 1 Ekim 1953, Eskişehir doğumlu. İlk ve ortaöğrenimini memleketinde tamamladı. Bir süre ODTÜ'de okudu.
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
Kitaplar dünyayı değiştirebilir mi? Ya da Kitaplar dünyayı nasıl değiştirebilir?

Hep sorulan bir sorudur bu. Ben de kendime birkaç defa sordum ve yanıt aradım. Kendime ait, çok da kelimelere dökemediğim bazı cevaplar da buldum bulmasına... Ancak Malcolm X'in kısa ama dünyayı değiştiren, hadi değiştiren demeyelim de o kelebek etkisi dediğimiz döngü içerisinde en etkili kanat çırpışlarından birini yapan yaşam öyküsüne daha yakından baktığımda çok daha net ve gerçekçi bir cevapla karşılaştım: Evet, kitaplar dünyayı değiştirebilir...

Hikaye, Malcolm Little, yani bilinen adıyla Malcolm X ya da sonradan değiştirdiği üzere Malik el Şahbaz adlı siyahi bir gencin 20'li yaşlarda hırsızlık suçundan hapse düşmesiyle başlıyor. Norfolk Hapishanesi, onun ve koca bir ırkın kaderini değiştirecek yer olarak karşımıza çıkmakta. Bu hapishanenin bir özelliği var. Parkhurst adlı bir milyoner, tüm kitaplarının buraya verilmesini vasiyet ediyor. Kitapların içinde konu çeşitliliği bakımından yok yok ve sayıca o kadar fazla ki, raflarda yer kalmadığı için kutulara, sandıklara istiflenip boş bulunan yerlere yığılıyor.

İşte Malcolm hapishane yıllarını bu kütüphaneyi hatmederek geçiriyor. Özellikle tarih ve din kitaplarını okuyor. Çin ve Mısır başta olmak üzere medeniyetler tarihini araştırıyor. Sora siyah ırkın kökeni ile ilgili çok derinlemesine araştırmalar yapıyor. Etkilendiği kitaplar içinde 1000k'da bulabildiğim kitap Medeniyetin Temelleri yazar ise H. G. Wells . Tabii bunların dışında başkaları da var... O saate kadar Harlem sokaklarında illegal yollarla yaşamını sürdüren ve bu nedenle hapse düşen bu siyahi adam, işte böyle kitapla iç içe geçen 7 yılın ardından zihni tamamen bambaşka ve yeni bilgilerle dolmuş, bu bilgiler vasıtasıyla dünya hakkında yepyeni fikirler edinmiş bir insan olarak özgür dünyaya geri dönüyor.

Hapishane sonrası süreci kulaktan dolma da olsa herkes bir şekilde duyup bildiği için bu bölümü çok fazla uzatmıyorum. Hapishanede dinini değiştiren ve Müslüman olan Malcolm, önce Siyah Müslüman Hareketi'ne katılıyor. Burada 12 yıl mücadele verdikten sonra görüş ayrılıkları yüzünden buradan çıkıp Afro-Amerikan Birliği Örgütü'nü kuruyor. Orta Doğu ve Arap ülkelerine ziyaretler yapıyor ve kısa zaman içerisinde Siyahi Hareketin lideri konumuna yükseliyor.

AABÖ lideri kimliğiyle çok sayıda salon konferansları gerçekleştiriyor ve özellikle Amerika'da yaşayan siyah halkı örgütleyerek önemli hakların kazanılması yolunda ilk adımları atıyor. Bu konuşmalarında beyaz ırka, özellikle Amerikan ve İngiliz beyazlarına karşı ırkçılığa varan çok sert açıklamalar yapmasına rağmen ne ilginçtir ki(!) ölümü yine Müslümanların elinden oluyor. 1965 yılının şubatında bir salon konuşması esnasında Siyah Müslüman Hareketi üyeleri tarafından tam 21 kurşunla henüz 38 yaşındayken katlediliyor. Görünen sebep, Malcolm X'in bu hareketi reddetmesi...! En yaygın teori ise ters düşerek ayrıldığı bu teşkilatın lideri Elijah Muhammed ile CIA'in işbirliği yaparak bu suikastı gerçekleştirdiği yönünde...

--------------------------

Malcolm X, her ne kadar Afro Amerikan Müslümanların lideri olarak bilinse de ve mücadelesini bu kesim üzerinden yürütse de konuşmalarında vermiş olduğu evrensel mesajlar, kullandığı hak, adalet, eşitlik gibi evrensel kavramlar nedeniyle dünyadaki tüm ezilen, sömürülen, görmezden gelinen halklar üzerinde etkili olmayı başarmış bir lider. Kitabın adının 'Köklerimiz' olmasının nedeni, Malcolm X'in tüm konuşmalarından ortak mesaj olarak bu konuya vurgu yapması. Çok zor olacak ama, tek paragrafla özetlemeye çalışırsam verilen mesaj, şu merkez üzerine odaklanıyor:

Sizler köle olarak doğmadınız, hatta köklerimizi iyi araştırdığımızda göreceksiniz ki medeniyeti biz kurduk, biz geliştirdik. Beyaz adam hala bir hayvan gibi yaşarken bizler medeniydik. Sonra bizim bu gelişmişliğimizden faydalanmak için bizi alıp buraya getirdiler ve bizi köle yaparak kendi başaramadıkları her işe bizi sürdüler. Onlar için savaştık, onlar için pamuk topladık, onların evlerini koruduk ve nesiller boyu onlara hizmet ettik. Şimdi yeniden o kökleri keşfetmemiz ve ait olduğumuz yere dönmemiz gerekiyor (burada dönmek coğrafi anlamda değil). Ancak siz öğrenilmiş çaresizlik batağındasınız ve sizin gibi dedelerinizin de doğuştan pamuk toplayıcısı olduğunu düşünüyorsunuz. Artık uyanmanız gerekiyor.

Bu cümleler birebir ona ait değil. Ben kitaptan okuduklarımdan bir özet yapmaya çalıştım. O yüzden tırnak içine almadım. Sonuç olarak Malcolm X, 300-400 yıl süren, yaklaşık 12 milyon siyah insanın Afrika'dan gemilerle Avrupa'ya ve Amerika'ya getirildiği, yine milyonlarca insanın (115 milyon civarında olduğu tahmin ediliyor) işkencelerle öldürüldüğü; zamanla şiddetin dozu azalsa da kavramsal olarak varlığını hep koruyan ve çeşitli elbiseler değiştirerek varlığını sürdüren kölelikle muazzam bir hesaplaşmanın içine giriyor. Öfkesi çok büyük olduğu için zaman zaman yanlışlara da düştüğü oluyor tabii. Ancak bu yanlışlar, bu incelemenin konusu değil...

----------------------------------

İncelemeyi sonlandırırken son olarak kitabın kendisinden de kısaca bahsetmek istiyorum. Benim okuduğum kitap Beyan Yayınları tarafından ciltli ve fotoğraflı olarak hazırlanan ve Ekim 2017'de yayımlanan özel bir baskı. Ciltli bir kapak, 'şamua' adı verilen özel bir kağıt kullanılmış. Kitap Malcolm X'in 1960'lı yıllarda yapmış olduğu bir salon konuşmasının deşifresiyle başlıyor. Sonra ikinci bölümde kökene inerken yaptığı araştırmaların izi sürülüyor. Son bölümde farklı zamanlarda yapılmış konuşmalarından sözler ve soru-cevap bölümleri yer alıyor. Beyan Yayınları'na bu özel çalışma için çok teşekkür ediyorum. Ahmet Kot'un çevirdiği, Yusuf Kot'un görsellerle zenginleştirdiği bu kitap için gerçekten de büyük bir emek harcanmış ve mizanpajı titizlikle düzenlenmiş. Dergi okur gibi okuyorsunuz. Her kitaplıkta mutlaka yer alması gerektiğini düşünüyorum. Ufak tefek hata ve eksikler olsa da (kitapta yer alan fotoğrafların telifli sahiplerinin belirtilmemesi gibi) ileriki baskılarda bunların da düzeleceğini ümit ediyorum.

Son söz Malcolm'dan gelsin; "Kitapları belli bir maksatla ve seçerek okumayı öğrenene kadar birçok kitabı rastgele aldım ve okudum. Okuduklarım bana köleliğin dehşetini daha iyi gösterdikçe nasıl sarsıldığımı hiç unutmayacağım.

Okuduğum her kitap, beyaz adamın yeryüzünde yaşayan siyah, kahverengi, kızıl ve sarı insanlara uyguladıkları sömürüyü ve çeşitli zulümleri daha iyi görmemi sağladı.

Okudukça, beyaz adamın kendi Hıristiyanlığını canice fetihlerine basamak yapabilmek için Faustvari entrikalara girişen korsan ruhlu bir fırsatçıdan başka birşey olmadığını gördüm."

Herkese keyifli okumalar dilerim...
Bize doğru olduğu söylenenlerden şüphe edelim,içinde bulunduğumuz dünyanın olması gereken olmadığını,oluşturulduğunu ve değiştirebileceğimizi düşünelim.Kurumlaşan ve iktidarlaşan bilgiye isyan edelim.Endüstrileşme ile birlikte neşemizi yaşam coşkumuzu nasıl kaybettiğimizi görelim.Üretim ilişkilerini,üretimin biçimini sorgulayalım.Doağanın sahibi değiliz onun bir parçasıyız onu yok etmeye çalışarak kendimzi yok ediyoruz artık anlayalım.
Endüstrileşmenin; siyasi, ekonomik, üretimsel,hukuki, eğitimsel kısaca maddi ve soyut araçlarının, insan tabiatında yer alan saf doğal değerleri nasıl kurumsallaştırdığını, bu evreyi geçtikten sonra sürekli verim artışı ve büyüme temelli ekonomik politikaların toplumları sonu gelmez ve sürekli katlanarak artan doyumsuzluğa, daha fazla tüketime teşvik ederek onları nasıl endüstrinin sıradan bir dişlisi haline getirdiğini resmeden bir kitap. Yazar kendince bu kısır döngüden ve insanı üretim için kullanılan bir girdi algısından kurtarmanın yolu olarak " şenlikli" olarak kavramsallaştırdığı bir düzeni ve kullanılacak araçları tespit edip hayata geçirilmesini tavsiye ediyor. Şenlikli kavramından ; toplumu oluşturan bireyleri aşırı endüstrileşmeyi kanser gibi öldürücü duruma gelmeden önce engelleyici önlemler almaya sevk edecek, bireylerin kişisel özerkliklerini genişletici , birer üretim aracı yetiştirme kisvesine bürünmüş eğitim ve diğer kurumların insan odaklı yapılandırılması için kullanılacak araçları kastetmektedir. Ağır ilerlemesine rağmen sorgulayıcı ve hazır fikirlere konma tembelliğinden uzak bir bakış açısıyla okunduğunda farklı bir düşünce penceresi edinebilirsiniz.
Kitabın çevirisinden yahut konuşmalardan derleme olmasından dolayı mı, nedendir hiç akmıyor, sıkıcı ve zor bitirdiğim bir kitaptı. Okulsuz toplum kitabını destekleyeceğini düşünerek okumama rağmen ciddi bir verim alamadım.
Bende bulunan kitabın yeni baskısı, ciltli ve beyan yayınlarından çıkmış. Görsellik açısından da çok iyi. Birçok tarihsel belge ve fotoğrafla zenginleştirilmiş. Malcolm x'in son konuşmalarını da içeren kitapta, Afrikalıların nasıl köleleştirildiği, kökeni ve ellerinden alınan haklar gibi hususlar güzel bir dille anlatılmış. Akıcı bir kitaptır, tavsiye ederim.

Yazarın biyografisi

Adı:
Ahmet Kot
Unvan:
Şair,çevirmen
Doğum:
Eskişehir, Türkiye, 1 Ekim 1953
Şair, çevirmen. 1 Ekim 1953, Eskişehir doğumlu. İlk ve ortaöğrenimini memleketinde tamamladı. Bir süre ODTÜ'de okudu.

Yazar istatistikleri

  • 37 okur okudu.
  • 1 okur okuyor.
  • 84 okur okuyacak.