Ahmet Özel

Ahmet Özel

YazarÇevirmen
7.6/10
18 Kişi
·
72
Okunma
·
5
Beğeni
·
126
Gösterim
Adı:
Ahmet Özel
Tam adı:
Profesör Doktor Ahmet Özel
Unvan:
İlahiyatçı Yazar
Doğum:
Taşlıçay, Ağrı, Türkiye, 14 Şubat 1952
1952 yılında Ağrı’nın Taşlıçay ilçesinde doğdu. İlk tahsilini Taşlıçay ve Ağrı’da yaptı. Erzurum İmam-Hatip okulu (1966-1972) ve İslâmi İlimler Fakültesi’nden (1972-1977) mezun oldu. Aynı fakültede İslâm Hukuku dalında hazırladığı tezle 1982 yılında doktor unvanı aldı. Antalya müftü yardımcılığı (1978-1983) ve Diyanet İşleri Başkanlığı Antalya Eğitim Merkezi Fıkıh öğretmenliği (1983-1985) görevlerinde bulundu. Ocak 1985 yılından beri çalışmakta olduğu Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Ansiklopedisi Genel Müdürlüğü’nde (şimdi İslâm Araştırmaları Merkezi) İslâm Hukuku ilim heyeti başkanlığı ve genel müdür yardımcılığı yaptı. 1995’te doçent oldu. Halen İslâm Araştırmaları Merekezi’nde İnceleme Kurulu ve Danışma Kurulu üyesi olarak görevini sürdürmektedir.
Abdullah b. Ömer'den: Allah Resulü, iki omuzumu tutarak şöyle buyurdu:
"Dünyada, bir garip veya bir yolcu gibi ol!"
Buhârî, " Rikâk", 3
'Hem onlara çok da söz verme, çünkü sözün bir kısmı diğerini unutturur.'
(Hz. Ebubekir'in Şam'a yönetici olarak göreve giden Yezîd b. Ebû Süfyan'a tavsiyelerinden birisidir.)
Allah Resulü buyurdu:
"Nasıl iseniz öyle yönetilirsiniz!"
(Aclûnî, II, 184, 431; Müttakî el-Hindî, VI, 89; krş.el-En'âm 6/129; er-Ra'd 13/11)
İki haslet sahibinden başkasına gıpta edilmez: Bir kişi ki Allah ona bir mal verir ve malını hak yolda harcamaya yönlendirir; diğeri de Allah ona ilim ihsan eder, o kimse de hikmetle hüküm verir ve onu başkalarına öğretir.
Ebu Hanife, doğru bildiğini söylemekten ve inandığı fikri cesaretle savunmaktan çekinmeyen güçlü bir şahsiyete sahipti.
Ahmet Özel
Sayfa 21 - Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları
Abdülmelik b. Mervan halka şöyle dedi:"Ey tebaa topluluğu, bize karşı insaflı (adil) olun! Bizden Ebû Bekir ve Ömer'in hareket tarzını istiyorsunuz, fakat ne kendinize ne bize karşı davranışlarınızda onların yolunu izlemiyorsunuz!"
128 syf.
·7/10
Kitabı birkaç yıl önce okumuştum, hatırlayabildiğim kadarıyla aktarmaya çalışayım. Bildiğiniz gibi Peygamberimizin (s.a.v.) sadece peygamberlik yani dini tebliğ görevi yoktu, bunun yanında bir yöneticilik misyonu da bulunmaktaydı. Aynı zamanda ticaretle uğraşıyordu, ordu komutanlığı yapmışlığı da vardır. Kitabın çoğunluğunda, efendimizin(sav) yöneticilik misyonunda dikkat ettiği hususlar üzerinde durulmuş ve ayrı ayrı başlıklar halinde incelenmiş. İstişare, halka iyi muamele, liyakat... gibi. Bu inceleme esnasında da ayet ve hadislere yer verilmiş ki bunlar da kitabı oldukça güçlendirmiş. Peygamberimize hükümdar-peygamber ile kul-peygamber arasında seçim yapması konusu gündeme getirildiğinde peygamberimiz (sav) kul peygamber olmayı tercih etmiş, kitap da bu doğrultuda ilerleyip yöneticilikte olması gereken ahlaki özellikler çerçevesinde gelişmiş. Kitap hakkında biraz daha derin bilmek istersiniz diye şu alıntıyı da paylaşayım.
Allah Resulü buyurdu: "Hakimler üç gruptur, biri cennette, ikisi cehennemdedir. Hakkı bilip ona göre hükmeden cennettedir. Hakkı bildiği halde hükmünde haksızlık yapan cehennemdedir. İnsanlar arasında bilgisizce hükmeden hakim de cehennemdedir."
Peygamberimizi (sav) bu yönüyle daha iyi anlamak için okunması gerekir. Tavsiye ederim.
80 syf.
·1 günde
Fakültede İslam Hukuku derslerimize giren, pek kıymetli Hocam Ahmet Özel...
Birgün haberini aldık ki eşi Bengigül Hanımefendi ebediyete irtihal etmiş. Ardından aşkına, sevgisine sadakatinden şair ruhuyla kaleme sarılmış. Eşi için çok duygulu şiirler kaleme almış.
Önceden yazmış olduğu farklı temalardaki şiirleriyle Bengigül Hanımefendi'ye yazdığı şiirleri bu kitapta toplamış. Bizler de şahit olduk aşkınıza, sevginize, sadakatinize...

Şu kısmı da eklemeden geçmeyeyim. Ahmet Bey diyor ki:

"sen gittin
havvanın bütün kızlarını da
alıp götürdün
sen gittin meleğim"
125 syf.
·13 günde·Puan vermedi
Her kelamıyla, her adımıyla, her hareketiyle hayatımızda yönetici, lider, öğretmen kabul ettiğimiz ilk sıradaki zat efendimiz (s.a.v)' dir kuşkusuz. Bu kitap da bu nadide zatın yönetim ve iş hayatında ondan örnek almamız gereken hadislerle donatılmış. Yöneticilik vasfını iyi bir örneklikle bize aktarmış. Güzel Nebi bizzat hayatının içindeki yöneticilik ve iş hayatı ve hatta insan hakları, aile sorumluluğu, sosyal yardımlaşma, ticaret gibi önemli unsurları yaşayarak Ashab'a yaşattirarak günümüze de ışık tutmuş.
128 syf.
·1 günde·9/10
İmam Ebû Hanîfe, görüş ve düşünceleriyle İslam kültür ve medeniyetinin teşekkülünde en etkili şahsiyetlerden biri olmuş, İslam tarihi boyunca dini ve günlük hayatlarının düzenlenmesinde Müslümanların önemli bir kesimine kılavuzluk yapmıştır. Bugün de dünya Müslüman nüfusunun büyük bir kısmı onun mezhebine mensuptur. Dolayısıyla gerek Ebu Hanife ile onun yetişmesinde rol oynayan hocaları, görüşlerinin sonraki kuşaklara aktarılması ve yayılmasına vasıta olan talebeleri ve eserleri, gerekse kurduğu mezhep ve mezhebin fıkıh birikimini yansıtan literatürü hakkında bilgi sahibi olmak,sadece onun bağlıları için değil bütün Müslümanlar için bir ihtiyaçtır.
288 syf.
·8/10
Darulislam, darulharb ve bu ülkelerde bulunan müslüman, zımmi ve müste’min gibi statü sahibi insanların islama göre tabi olacağı hukuki kurallar ve bunlar hakkında mezhep imamları gibi içtihat sahiplerinin yorumlarını kapsayan güzel bir kitap. Ama biraz spesifik olan bu konularda etraflıca bilgi içermesi, sanki konunun ilgililerine daha fazla hitap eder bir yönü haiz.
128 syf.
·1 günde·6/10
Kitap 3 bölümden oluşmaktadır. Birinci bölüm Ebu Hanife'nin hayatı, şahsiyeti ve eserleri; ikinci bölüm hocaları ve talebeleri hakkında ; üçüncü bölüm ise hanefi mezhebinin ortaya çıkışı ve yayılması hakkındadır. Kitabın dili bazı yerlerde ağırlaşmıştır. İlk bölüm daha kolay okunabiliyorken son bölümde mezhep literatüründen bahsedilen kısımdaki dil belli bir bilgi birikimini gerektiriyor.
Hanefi mezhebi ve Ebu Hanife'nin hayatı ile ilgili temel bilgiler edinmek açısından tercih edilebilinir. Zaman zaman açıp bilgilerimi tazelediğim güzel bir temel kitap.
144 syf.
·3 günde
İslamofobi, yani İslam dini korkusu, yani Müslüman korkusu. Korku ve İslam. Neden aynı kelime içinde anlamlandırılır ki? Böyle bir ifadeye kim gerek duyar ?

İslam, mana itibariyle Allah’a ve ondan gelenlere kayıtsız şartsız inanmak ve gereğini yerine getirmektir. Peki Allah’ın Müslümanlardan inanmalarını ve uygulamalarını istedikleri ne var ki insanlar bu dini terminolojinin arkasına korku kelimesini ekleyerek farklı bir mana versinler?

Allah yüce kitabımız Kuran-ı Kerimde İyiliği, adaleti, anne babaya itaati, akrabayı yardım etmeyi emrediyor. Komşu hakkına girmeyi, hırsızlık yapmayı, içki içmeyi vb. yasaklıyor. Bunların hangisi kötü ? Hiç birisi. E peki neden bu güzel emir ve yasaklardan korkulması, ve bu karallaya uyan kişilerden çekinme, irite etme çalışması yapılıyor ? Çalışma mı ? EVET. Tabi ki çalışma. Özellikle 11 Eylül ve sonrasında kendini belli bir şekilde öne çıkaran bir çalışma...

Asıl sebep, ilahi bir din olan ve zamanla ihtiva ettiği hükümleri kaybetmiş ilahi dinlerin bütünü ve kapsayıcısı olan islam’ın kötü, inanan insanlara verilen ismin muhatabı Müslümanları gaddar ve katil olarak ithaf etmek için sistemli bir çalışma yapılmaktadır.

Unutulmamalı ki; ALLAH plan yapanların en üstünüdür.

Kitaba gelince genel olarak muteber kaynaklar esas alınarak kavram tahlilleri yapılıyor ve İslam ile terörün ilişkilendirilmesinin sistemli bir çalışma sonucunda ortaya çıktığı ifade ediliyor. Fıkhi hükümleri de barındıran kitapta bu çalışmanın dış mihraklar tarafından İslam'a karşı açılmış bir savaş olcuğu vurgulanıyor... Kitap hakkındaki tek olumsuz görüşüm cümlelerinin oldukça uzun kurulması. Öyle ki bazı cümleler yarım sayfa çapına kadar ulaşabilmekte. Bu husus anlaşılması noktasında bir dezavantaj maalesef...
128 syf.
·15 günde
Peygamber Efendimizin yönetici yönüyle giriş yapan kitap, hadisler üzerinden siyaset, yönetim ve iş hayatının olması gereken sınırlarını çiziyor ve Peygamber Efendimizin duruşunu, hal dilini anlatarak bitiyor. Tavsiye ediyorum.

Yazarın biyografisi

Adı:
Ahmet Özel
Tam adı:
Profesör Doktor Ahmet Özel
Unvan:
İlahiyatçı Yazar
Doğum:
Taşlıçay, Ağrı, Türkiye, 14 Şubat 1952
1952 yılında Ağrı’nın Taşlıçay ilçesinde doğdu. İlk tahsilini Taşlıçay ve Ağrı’da yaptı. Erzurum İmam-Hatip okulu (1966-1972) ve İslâmi İlimler Fakültesi’nden (1972-1977) mezun oldu. Aynı fakültede İslâm Hukuku dalında hazırladığı tezle 1982 yılında doktor unvanı aldı. Antalya müftü yardımcılığı (1978-1983) ve Diyanet İşleri Başkanlığı Antalya Eğitim Merkezi Fıkıh öğretmenliği (1983-1985) görevlerinde bulundu. Ocak 1985 yılından beri çalışmakta olduğu Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Ansiklopedisi Genel Müdürlüğü’nde (şimdi İslâm Araştırmaları Merkezi) İslâm Hukuku ilim heyeti başkanlığı ve genel müdür yardımcılığı yaptı. 1995’te doçent oldu. Halen İslâm Araştırmaları Merekezi’nde İnceleme Kurulu ve Danışma Kurulu üyesi olarak görevini sürdürmektedir.

Yazar istatistikleri

  • 5 okur beğendi.
  • 72 okur okudu.
  • 1 okur okuyor.
  • 39 okur okuyacak.
  • 2 okur yarım bıraktı.