"...Padişah milletin hadimi ve me'murudur. Bu adam 'Millet ne demek, Millet benim esirimdir, kölemdir' diyerek memleketimizin en güzel yerlerini düşmanlara verdi. İslamı, İslamın aleyhine sevk ederek birbirine kestirdi. Anadolu'nun genç evlatlarını Yemen çöllerinde öldürttü. Vergi namıyla bütün milleti soydu. Aldığı paraları milletin selametine sarf etmeyerek onlarla zevk ve eğlence etti. Kendi hayatını milletin hayat-ı umumiyesinden efdal görerek ufak bir heves için birçok kıymetli vücutları zehirletti. Sebepsiz bahanelerle milletimizin en güzide, en münevver adamlarını işkencelere mahkûm etti. Ahkâm-ı mukaddese-i diniyemizden olan adaleti, hürriyeti ağzına alan erbab-ı namusu kahr ve tezlil etti. Nerede boş bir mahal buldu ise 'çiftlikat-ı hümayun' namıyla gasp etti. Tarik bedelat-ı nakdiyesi aldığı halde yol yaptırmadı. Teçhizat-ı askeriye tekâlifini millet eda ettiği halde ordumuzu aç, çıplak, silahsız bir halde bıraktı. Şevketli ordumuzu Bulgarlara bile tahkir ettirdi. Medrese, mektep gibi umur-u maarife hadim olan müessesat için aldığı paralarla hırsızlık yaptırdı. Mevcut mekteplerimizi yıktırdı, bütün milleti cahil bırakmaya teşebbüs etti... Böyle haydut tabiatlı, katil, zalim, hain bir adama nasıl padişah denilebilir?...
...Bilirsiniz ki millete ufak bir hıyanette olan bundan önceki padişahlardan beş altısı darağacına çekilmiş, cezaları bu suretle verilmiş idi. Fakat o vakit şeriat hâkim, şeriat padişah idi. Bilmeliyiz ki daha birkaç sene Abdülhamit'in icra-yı hükümet etmesine millet daha ses çıkarmayacak olursa mahvolmak derecesine geleceğiz. Rumeli, Cezire-i Arabî, Irak'ı bütün adaları gaib edeceğiz. İslamiyet, din, şeriat-ı kanun isteyiniz. Ey Aziz Vatandaşımız, bizim cemiyetimiz Abdülhamit'i indirmek, yerine adil, namuslu bir padişah geçirmek, dini, vatanı,