Alaattin Uca

Ali Bey Hüseyinzade - Turan yazarı
Yazar
7.5/10
0 Kişi
10
Okunma
1
Beğeni
661
Görüntülenme

Hakkında

Okurlar

1 okur beğendi.
10 okur okudu.
13 okur okuyacak.

Okur demografisi

Kadın% 0.0
Erkek% 0.0
0-12 Yaş
13-17 Yaş
18-24 Yaş
25-34 Yaş
35-44 Yaş
45-54 Yaş
55-64 Yaş
65+ Yaş
Reklam

Alıntılar

Tümünü Gör
Muhittin Birgen ise bu tabiri şöyle kullanıyor: "Bahaeddin Şakir, ateş püsküren bir mantıkla, hâlâ İttihat ve Terakki'nin henüz tarihi vazifesinin bitmemiş olduğunu ispata çalışıyor, tam bir jakobin!" Sacit Kutlu da onun jakoben olduğunu şöyle dile getiriyor: "Jakoben ruhlu Bahaeddin Şakir, kafasındaki ideal ve akideye doğru kesin adımlarla yürüyen birisiydi. Savunduğu davanın galibiyeti için hiçbir uzlaşmaya girmiyor, fikir ve kanaatlarından fedakârlık yapmıyordu... Dr.Bahaeddin Şakir, bütün otoriter ve halkın kabiliyetinden kuşku duyan fikirlerine rağmen, halk çocuğu olmanın rahatlığıyla karşı tavır alıyordu." "Cumhuriyetin kurulmasıyla Atatürk İttihat ve Terakki'ninkinden farklı bir milliyetçi pratik yarattı. Buradaki farklılık, kendi ideolojisiyle Gökalp'in ideolojisi arasında koyduğu farklılıktan çok daha fazladır. Farklılığın en temel etkeni de İttihat ve Terakki'nin denetimsiz keyfiliğine karşılık Mustafa Kemal'in kurum yaratma çabası ve meşruiyetçi çizgisidir. Şimdi yüzyıl sonunda gerçekleşen paradoks, yüceltilen ve bir öğreti olarak takviye edilen Atatürkçü ideolojinin, aynı zamanda ve buna rağmen, fiili düzeyde ittihat ve Terakki çizgisine daha fazla yaklaştırılmasıdır. Bunda, çağdaş sorunların bastırmasının da etkisiyle, Türk milliyetçiliğini topyekün, Enver'iyle, Bahaeddin Şakir'iyle her şeyiyle birden kucaklama ihtiyacının da payı olmuştur. Bu çerçevede bugünün Türkiyesi, 2000'lerin dünyasından çok 1912-18 arası Türkiye'ye daha fazla yaklaşmıştır."
Sayfa 707·Kitabı okudu
Alıntı
"...Padişah milletin hadimi ve me'murudur. Bu adam 'Millet ne demek, Millet benim esirimdir, kölemdir' diyerek memleketimizin en güzel yerlerini düşmanlara verdi. İslamı, İslamın aleyhine sevk ederek birbirine kestirdi. Anadolu'nun genç evlatlarını Yemen çöllerinde öldürttü. Vergi namıyla bütün milleti soydu. Aldığı paraları milletin selametine sarf etmeyerek onlarla zevk ve eğlence etti. Kendi hayatını milletin hayat-ı umumiyesinden efdal görerek ufak bir heves için birçok kıymetli vücutları zehirletti. Sebepsiz bahanelerle milletimizin en güzide, en münevver adamlarını işkencelere mahkûm etti. Ahkâm-ı mukaddese-i diniyemizden olan adaleti, hürriyeti ağzına alan erbab-ı namusu kahr ve tezlil etti. Nerede boş bir mahal buldu ise 'çiftlikat-ı hümayun' namıyla gasp etti. Tarik bedelat-ı nakdiyesi aldığı halde yol yaptırmadı. Teçhizat-ı askeriye tekâlifini millet eda ettiği halde ordumuzu aç, çıplak, silahsız bir halde bıraktı. Şevketli ordumuzu Bulgarlara bile tahkir ettirdi. Medrese, mektep gibi umur-u maarife hadim olan müessesat için aldığı paralarla hırsızlık yaptırdı. Mevcut mekteplerimizi yıktırdı, bütün milleti cahil bırakmaya teşebbüs etti... Böyle haydut tabiatlı, katil, zalim, hain bir adama nasıl padişah denilebilir?... ...Bilirsiniz ki millete ufak bir hıyanette olan bundan önceki padişahlardan beş altısı darağacına çekilmiş, cezaları bu suretle verilmiş idi. Fakat o vakit şeriat hâkim, şeriat padişah idi. Bilmeliyiz ki daha birkaç sene Abdülhamit'in icra-yı hükümet etmesine millet daha ses çıkarmayacak olursa mahvolmak derecesine geleceğiz. Rumeli, Cezire-i Arabî, Irak'ı bütün adaları gaib edeceğiz. İslamiyet, din, şeriat-ı kanun isteyiniz. Ey Aziz Vatandaşımız, bizim cemiyetimiz Abdülhamit'i indirmek, yerine adil, namuslu bir padişah geçirmek, dini, vatanı,
Sayfa 167·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam
Reklam