Gökalp Göksu

Gökalp Göksu
@gokalpgoksu
Muğla/Fethiye, 8 Ocak
156 okur puanı
Haziran 2024 tarihinde katıldı
Nursi'nin müteşabih anti-Kemalizmi
Kemalist modernleşmenin seküler toplum anlayışına karşı proaktif tepkinin temsilcisi olan Nursi'nin düşünce ve eylemlerinde ifadesini bulan Nurculuk, örtük anti-Kemalizm üretmiştir. Açıktan
Sayfa 157·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam
Nursi'nin rejimi doğrudan karşısına almayan pasifist tutumu eleştirilse de inkılaplara direnç gösteren toplumun muhafazakâr reflekslerine tercüman olur. Cemaatin gizli eğitim ortamlarında müntesiplerine sunduğu "dar ve samimi" yaşam alanları, onun mitoz bölünmeyle yayılmasını sağlar. Kimi araştırmacıların Türkiye'deki İslâmcı çevrelerin "en tutucu grubu" olarak kabul ettiği Nurculuk, DP tarafından başlarda selefi gibi temkinle karşılanır. Nursi, Menderes'e yazdığı mektupta komünizm, masonluk ve CHP'ye karşı verdiği mücadeleyi anlatır ve birtakım dinî telkinlerde bulunur. Mektuba Menderes cevap vermez, bu, başlarda DP'nin de Nurculuğa -zamanla kaybolacak- ihtiyatını gösterir. Nursi dinî irşat eksenli mukaddesatçı toplumsallığı merkeze aldığından, takipçilerinin de DP ve diğer sağ partilerle pragmatist ilişkiler geliştirmelerini sağlar.
Sayfa 156·Kitabı okudu
Alıntı
Süleymancılar da Tunahan'ı "mürşid-i kâmil" kabul ederler. Müritlerince “üstaz” olarak hitap edilen Tunahan'ın taşradan gelen öğrencilerin geçirdiği dönüşümü anlatmak için “Bizim
Sayfa 140·Kitabı okudu
Alıntı
Nakşilerin genel olarak inkılaplara bakışını açık biçimde tarikat liderlerinin, genellikle mahrem alanlarda üretilen ve dolaşımda tutulan söylemlerinde buluruz. Bu konuda Arvasî önemli bir örnektir.
Sayfa 131·Kitabı okudu
Alıntı
Arvasî'nin inkılaplara bakışı
İnkılaplara muhalefetini buğz etmekle gösteren ve “buğz etmeyi ibadet" sayan Arvasî, dost meclislerinde ve sohbetlerinde inkılapları sert biçimde eleştirmiştir. Onun Kemalizm ve inkılaplar konusundaki eleştirilerinin başında dinî alandaki düzenlemeler gelir. Türkçe ibadetin karşısındadır, bir sohbetinde "Hutbelerin Arapça olması lazımdır! İki hutbe arasındaki Türkçe va’z, hutbeyi ifsâd eder, bozar. Hutbe fâsid olunca, cum'a nemâzı da noksan olur. Hutbe'nin, Kur'ân-ı Kerim'in ma'nasını anlamak lâzım değildir. İbâdet, emre uymaktır; anlamak lâzım değildir!" der. Başka bir sohbetinde, Latin alfabesinin kabulünü “kâfirlik” ve kullananları da “kâfir” olarak nitelendirir. Cumhuriyet aydınlarından Şemsettin Günaltay'ı şöyle değerlendirir: "İslâmiyyetin en büyük düşmanı, İngilizlerdir. Fakat İngilizlerden daha korkunç derecede İslâm düşmanı olan Şemseddin Günaltay yanında İngilizlerin bütün kuvvetleriyle İslâmiyyete yaptıkları zarar, ikinci derecede kalmaktadır." Arvasî, "İslâmiyyet bu memleketden giderse ne Hind'de kalır ne Sind'de! Bir yere esans dökülse, kendisi kalmasa da kokusu bir müddet daha devam eder. Zindîklar, İslâm'ı öyle kaldırdılar ki, kokusunu dahi bırakmadılar. Bir İslâm Devleti bulunsa, dünyanın siyasi muvazenesine dahli olurdu. Bir âlim bulunsa, bu sâhte kalemşörler kaçacak delik arardı," sözleriyle inkılaplara mesai harcayanları "zındîk" olarak nitelendirir.
Sayfa 130·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam