19. yüzyılda Osmanlı'da ve Kafkaslar'da gizli şebekeler kuran Nakşiler, burada edindikleri örgütlenme tecrübelerini Cumhuriyet dönemine yansıtırlar. Tekke merkezli tarikat anlayışının değişmesinde bir dönüşüm modeli olan Arvasî, yaşadığı dönemde aydın, tüccar, esnaf ve öğrenci gibi toplumun birçok kesiminden insanı etkiler, manevi yaşantılarına yön verir. Arvasî'nin yürüttüğü yeni tip tarikat anlayışının (vaaz, sohbet ve rabıta) sonuçları arasında, 1930'ların seküler ve Kemalist entelektüelliğine meyyal Kısakürek'in İslâmi saflara katılması vardır. Kısakürek ile Nakşilik, legal alanda kendisine entelektüel bir ses bulmuştur. Arvasî ismi, günümüz insanı tarafından daha çok Kısakürek ve Hüseyin Hilmi Işık gibi isimlerle birlikte anıldığı için bu müritlerin şeyhlerini nasıl gördüklerine bakabiliriz.