Julia 'nın odasındaki siyah beyaz fotoğraflara baktım.
"Sevdin mi?" Milyarder kapıda duruyordu. Kırk beş dakika erken gelmişti.
" Evet, ben... aah.. evet, sevdim." Beklenmedik bir arzu midemden kopup yanaklarıma kadar yükseldiği için kızardım. Milyarder bunu farketmrmiş gibiydi 'hadi hareketlenin' dercesine " Eva nerede?" diye bağırdı.
"Bir dakika önce buradaydı."
"Bu yeterli değil. Onu şimdi istiyorum. Steno konusunda kendine ne kadar güveniyorsun?"
"İyiyim" dedim, göz temasından kaçınarak. Gözler yalan söyleyemez.
"İyi, göreceğiz. Hadi bakalım."
Arkasından ofise girdim. Defterim açıktı ve sınava hazırdım. Eğer başarılı olursam işi alabilirdim. Oteller, uçaklar, değişik yerler ve hepsinin oluş hızı beni hipnotize etmişti. Fakat Milyarder'in görünürdeki yaşamının ardında adamın etkisi görünebiliyordu. Onun olduğu her yerde önemli bir şeyler olduğunu hissediyordum.