Alexandra Oliva

Alexandra Oliva

6.1/10
58 Kişi
·
117
Okunma
·
2
Beğeni
·
623
Gösterim
Adı:
Alexandra Oliva
Unvan:
Amerikalı Yazar
Önce kanına girecekler. Hayali zorluklar yaratıp, olmadık ödüller vaat edecekler. Sırf güvenini kazanmak için.

G Ü V E N M E
Bir insanın ses tonu ne kadar buyurgan olursa olsun, bir soruyu kaç kere sorarsa sorsun senden cevap beklemiyor olabileceğini o gün öğrendim.
Alexandra Oliva
Sayfa 92 - martı
Çocuk sahibi olmak da bir kumar sonuçta. Yeter ki genleri güzel olsun,sağlam olsun. Ya olmazsa? Kim bilir?
Acil durum planları vardı ama böyle bir şey için değildi hiçbiri. Çocukların desen çizmek için kullandığı spiral cetveller gibi: Desenini çizmeye bir güzel başlarsın ama elin bir kayar, ortaya uçuk kaçık şekiller çıkar. Şimdi bir beceriksizlik ve panik havası hakim.
Alexandra Oliva
Sayfa 10 - Martı
"...sonuna kadar gitmişim, gitmemişim, kimsenin umrunda değil.
...
Oynamayı kabul ettiğim oyun bu işte."
Alexandra Oliva
Sayfa 256 - Martı
Kitabı uzun zamandır merak ediyordum. Gerek kapağı gerekse kapak arkası konusuyla ilgimi çekmişti.
Kitabın konusu survivor izliyoruz gibi. Doğal yasama bırakılan bir grup insanın çeşitli yarışmalarla birincilik kazanılmasını anlatıyor. Kitap daha çok o yarışmaya katılan bir yarışmacının ağzından aktarılıyor. Masum bir olarak başlayan bir yarışma daha sonra bir takım olaylarla devam ediyor. Güzel bir kitap tavsiye ederim oldukça sürükleyici bir kitap olmuş. İyi okumalar.
Yazarın ilk kitabı olduğu için ona göre değerlendirilmeli bence. Çoğu ilk kitaplardan fena değil ama yinede öyle okunması için tavsiye edebileceğim bir kitap değil.
Uyku probleminiz varsa mutlaka okuyun :) elime almamla birlikte uyku bastı. Normalde haftada 1 kitap bitiririm ama 3 aydır bu kitap bitmedi. D&R dan 9,90 kampanyasından almıştım. Para verilecek ve okunacak bir kitap değil.
Kitap sürükleyici aslında ama ben pek sevemedim benim tarzım olan bir kitap değil belkide. Survivor benzeri bir yarışma var bu yarışma üzerinde giderken olaylar ve kurgu bir anda bir salgına dönüyor değişik bir konu derken bir anda standartlaşıyor.
Kitap resmen elimde süründü doğrusu, konusu ilgimi çekmişti aslında çabuk okurum diye düşünüyordum lakin öyle olmadı. Bi ara kitabı yarım bırakmayı bile düşündüm uzun bi süre okumadım hatta ama yarım bırakmakta istemediğim için tekrar başına geçtim. Kitap sırayla ilerleyen geçmiş ve günümüz şeklinde bölümlerden oluşuyor. Geçmişte yarışmada olanlardan falan anlatılırken, günümüz diye adlandırabilceğim bölümdeyse yarışmacıların tek başına devam etmesi gerek bölümlerle başlıyor ve sadece konu yarışma ile ilgili degil dünyada patlak veren bir felakte var. Kitabı uzun süre bıraktığım için olayları birlestirmekte biraz zorlandım diyebilirim. Aklımda da bazı sorular kalmadı değil hani. Kitabı sevemediğim için üzüldüm açıkçası.
Şimdi kitabın temel konusunu oluşturan yarışmayı Survivor'a benzetebiliriz. Ama bunda sürekli üzerinde talimatlar yazan bir kağıdı takip edip ödülüne ulaşıyorsun. Kimse oylamayla elenmiyor,yarışmadan çıkmanın tek yolu "Ad tenebras dedi" demek.Tıpkı Survivorda ki gibi tekli ve grup halinde görevler oluyor ve çoğu kez tuzakla yakaladığın hayvanı kesip yemek zorundasın.Öncelikle kitap ikiye bölünmüş diyebilirim. Tam anlamıyla ikiye bölünmemiş ama bir bölüm Zoo lakaplı yarışmacının ağzından şuan yaşananları anlatırken bir bölüm taa yarışmanın başladığı ilk güne gidiyor. Bunun karışıklığı yetmiyormuş gibi karakterlerin adını değil lakaplarını öğrenebiliyorsunuz. Zoo'nun (Sam) bölümlerinde bazen gerçek adlarını öğreniyoruz ama çoğunlukla kimin kim olduğu belli değil,bir şekilde tam oturmuyor. Arada yarışma hakkında internette insanların yaptığı yorumlarda bölüm olarak yer alıyor ama bence çok gereksizdi. Yazar Zoo karakterine oldukça fazla odaklanmıştı. Açıkcası o ve onun "çocuk,bebek" sorunu üzerine. Sürekli aynı sorunla kendi içinde mücadele etmesini okumakta gereksizdi.Ben hep kurgunun yarışma üzerinden devam edeceğini düşünmüştüm ama birden yazar ters köşe yapıp işin içine başka bir şey soktu.Olay şu ki; yarışmanın olduğu sıra dünyaya "salgın" adı verdikleri bir hastalık yayılıyor. Yarışmacılar tek başına yapacakları göreve henüz başlamışken yapım ve kamera ekibinden,yarışmacıların bazılarıda dahil herkes teker teker ölmeye başlıyor ve Zoo her şeyden habersiz yarışa devam ediyor ta ki neler olduğunu öğrenene kadar. Yani yazarın amacı yarışmayla ilgili bir kurguysa neden yarım bırakıp içine salgın olayını kattı. İkiside yarım yarım ve saçma oldu bence.Arkasında yazan yazılarla hiçbir alakası yok bence kurgunun. Beğendiğim tarafa gelirsek dediğim gibi bir şekilde bende merak uyandırdı ilk yarısı. Her an bir şey olabilir heyecanıyla çevirdim sayfaları. Sadece sonunda bir yerlerde ufak bir süpriz oldu.Salgın konusu her ne kadar özgün olmasada bu tarz yarışma konulu okuduğum ilk kitaptı ve hoşumada gitmişti konu olarak açıkcası. Başladığımda baya beğenirim sanıyordum ama tam tersi oldu. Bunu da yazarın ilk romanı olmasına verdim.
Bazı hikayelerin Son'u olmasın istersiniz ya benim de öyleydi.Yazarın ilk romanı olmasına rağmen anlatımı, akışı gayet güzeldi.Bu romanda yazarı bulduğum anlarda oldu.Sanki hayatını olağanüstülükle anlatmış.
Kitabın konusuna geçersek, daha etkileyiciydi.İçinde ki kurgu Survivor 'a benziyor.Yarışmaya katılan yarışmacıların başından geçenleri, oyunlarını, yapımcısı, kurgucusu,sunucusu, kameramanları ve drone ile her şeyden bahsediliyor.Bir yarışmacının bakış açısıyla hikayemiz şekilleniyor.Bu romanın sevdiğim yanlarından biri de yarışmacıların isimlerini bilmiyorum.Sadece lakaplarını biliyoruz.Hatta bu yarışmacıların lakapları da şunlar;zoo , avcı, havacı,siyahi doktor,garson kız,mühendis ,marangoz bebek,şeytan çıkaran , kovboy,amigo oğlan,biyolojisi ve bankacı hadi ne duruyorsunuz okuyun bence.Ad tenebras dedi.*
*karanlığa teslim olma.
Açıkçası ben survivor yarışmasını hiç izlemesem de kitabı beğendim ...Zaten kitap sevenler ve sevmeyenler olarak 2 okuyucu kısmına ayrılıyor...Ben bu kitabın konusunu,tasarımını,kurgusunu,karakterlerini beğendim ve yazarın ilk kitabı olmasına rağmen bence oldukça güzel kurgulanmış...Kitabın konusuna gelecek olursak survivor tarzı bir yarışma ve bu yarışmadaki birbirinden oldukça farklı 12 karakter var...Yarışma bir karakterin anlatımıyla ve yaşadıklarıyla anlatılıyor...Bence önyargılı olmadan okunabilecek kitaplardan...Çünkü dediğim gibi bazı popüler kitaplar 2 zıt kutuptaki okuyucu tarafından incelenip yorumlanıyor...Bu durum da bir okuyucu olarak etkilenmemek tabiki de mümkün değil ama yine de unutulmaması gereken bir gerçek var...Herhangi bir kitabın ayrı sayfasını okuyan aynı ya da apayrı duygulara sahip olan insanların tek ortak noktası kitap okumaktır...Siz kitabı ya beğenirsiniz ya da beğenmezsiniz bu okuma alışkanlıığınızı pek etkilemez bence...Yorum biraz dert yanma gibi oldu ama kusura bakmayın lütfen...Size keyifli okumalar dilerim...
Kitabın içeriği kişisel sınırların zorlandığı Survivor yarışması ile ilğili. Yarışma içerisinde tüm içeriği organizasyona bağlı kurğu olduğunu düşünen bayan yarışmacı asıl dünyada olup biren salgın ve ölümcül hastalığı çok geç ögrenmiş olacak.
Çok keyif almadım ama okumayın da demem
Kitap ne mükemmel ne de kötüydü. Orta sevimlilikte diyebiliriz. Kitabın ana konusu survivor tarzı bir yarışmaya katılan Zoo'nun Mae'ye dönüştüğü bir olay döngüsü var. Kitap iki yoldan anlatıyor. Bir tanesi Zoo nun gözünden olanlar, diğeri ise tüm yarışmacıların olduğu grup görevlerinin olduğu zamanlar. Açıkçası ne zaman grup anlatımına geçsem kitaba devam etmek için zorladım. Kitabın anlatımı başta Tanrısal bakış açısı o yüzden sonlara doğru değişmesinden çok mutlu oldum.
Eğer kitabı almışsanız ve yarım bırakmayı planlıyorsanız 17. bölüme kadar devam edin. 18 den sonra olaylar o kadar hızlı ilerliyor ki günlerce elimde gezen kitabı bitirmek için uykumu feda ettim.
Ne demek istediğimi emin olun anlayacaksınız. Eğer düşündüren, fikir üretmeyi sağlayan bir kitap seviyorsanız 18 den sonrası tam olarak öyle işte.

Ve en önemlisi hiçbir kitabın sonuna bu kadar şaşırmamıştım. Her zaman yazar bir ipuçu bırakır onu tutar ilerler kitabın sonuna kadar gelmeden olayları çözersiniz. Sadece bu kadar iyi gizlenmiş, hiç ipuçu verilmemiş olması bile kitaba yüksek vermem için bir neden. Böyle dedim ama direk kitabın sonunu açıp okumayın o zaman tadı tuzu kalmaz (kızgın emoji simgesi varmış gibi kabul edin :D )

kısaca benim puanım 8/10.
2 yıldız yerine 4 yıldız kırasım vardı başları çok sıkıcı olduğu için ama sonu böyle kurgulanmış bir kitaba kıyamadım. Keyifli okumalar dilerim.

Yazarın biyografisi

Adı:
Alexandra Oliva
Unvan:
Amerikalı Yazar

Yazar istatistikleri

  • 2 okur beğendi.
  • 117 okur okudu.
  • 8 okur okuyor.
  • 65 okur okuyacak.
  • 10 okur yarım bıraktı.