Ali Hariri, Kürt edebiyatının kurucu isimlerinden biri olarak kabul edilen, İslamiyet sonrası dönemde Kürtçenin Kurmanci lehçesiyle eser veren ilk büyük şairdir. Klasik Kürt edebiyatı tarihinde benzersiz bir yere sahip olan Hariri, Kürt kültürünün yazılı geleneğe geçişinin sembolik figürüdür ve divan edebiyatı döneminin Kürt edebiyatındaki öncüsü olarak kabul edilir.
Ali Hariri’nin babası erken yaşta vefat etmiş, bu nedenle amcasının himayesinde büyümüştür. Ailesi, bölgenin prestijli ailelerinden biriydi ve genç Hariri’nin eğitimine önem verilmiştir.
Hariri, küçük yaşta ilim öğrenmek amacıyla Şam’a gitmiştir. Bu dönemin eğitim merkezi olan Şam’da, İslami ilimlerle beraber Arapça ve Fars dili edebiyatını öğrenmiştir. Şam’daki eğitiminin ardından Bağdat ve Musul gibi dönemin önemli ilim merkezlerinde öğrenimini sürdürmüştür. Bu şehirler, o dönemde İslam dünyasının en prestijli eğitim merkezleriydi. Şeyh Ebü Ali Mağribi’nin sohbetlerinde bulunarak tasavvufi kemale ermiştir. Bu dönem, Hariri’nin şiirsel ve spiritüel kişiliğinin şekillenmesinde kritik bir rol oynamıştır.
Başlıca Eserleri:
Dîvan: Kürtçenin Kurmanci lehçesiyle yazdığı İslami ve aşk şiirlerinden oluşan divandır.
Maqamet: Arapça makam geleneğinin Kürt edebiyatındaki erken örneklerindendir.
Tehsîn İbrahîm Doskî, “Şerha Bermahiya Dîwana Eliyê Herîrî” başlıklı çalışmasında on şiirini eski el yazmalarından derlemiş ve ayrıntılı şerhlerle birlikte yayınlamıştır.