Ta küçüklüğümden beri kafama yerleşmiş bir peygamber sözü vardır. ‘Ey insan, nerede bir kötülük görürsen onu elinle önlemeye çalışacaksın, elinle önleyemezsen dilinle, dilinle de önleyemezsen kalbinle takbih edeceksin!’ Bu mukaddes söz, benim alnıma bir mukedderat çizgisi gibi hak edilmişti. Söylediklerim, yazdıklarım hakikatın ta kendisidirler. Onlar müdafaa istemeyen, çıplak yalınkılıç hakikatlardır. Benim burada yapacağım iş bu hakikatlere tercüman olmaktan ibarettir. Ben bir vasıtayım. Hak ve hakikat olan O’dur. Şimdiye kadar vicdanımı kötüye kullanmadım. Bundan böyle de kullanmayacağım. Size hadiseleri bir fotoğraf makinesi sadakatiyle perde perde, sahne sahne göstereceğim. Seyredeceğiniz manzaralar iç açıcı manzaralar değildir. Bazen tiksindirici, bazan azap verici, hüzün verici ve ekseriya düşündürücü olacaktır. Bu sahne, perde perde değişen manzaralar içinde değişmeyen bir şey var: hakikat.