Ali Yaman

Ali Yaman

Yazar
8.4/10
16 Kişi
·
33
Okunma
·
1
Beğeni
·
454
Gösterim
Adı:
Ali Yaman
Tam adı:
Doç. Dr. Ali Yaman
Unvan:
Türk Akademisyen, Yazar
Doğum:
Ankara,Türkiye, 1968
1968'de Ankara'da doğdu. İstanbul'da başladığı İlkokulu ve Ortaokulu Erzincan'da, lise öğrenimini ise İstanbul'da bitirdi. 1993'te Uludağ Üniversitesi İ.İ.B.F.'den mezun oldu. 1994'te İstanbul Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Siyasi Tarih Yüksek Lisans (M.A.) Bölümü'ne girdi. 1996'da bu bölümden konusunda ilk olan "Alevilik'te Dedelik Kurumu ve İşlevleri" adlı teziyle mezun oldu. 1996 yılında İstanbul Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Uluslararası İlişkiler Doktora (Ph.D.) programına girdi. 2001 yılında bu bölümü başarı ile tamamlayarak "Dedelik Kurumu Ekseninde Değişim Sürecinde Alevilik" adlı tezi ile bilim doktoru oldu. Türkiye, Almanya, ABD, Kazakistan ve Kırgızistan'da çeşitli gazete ve dergilerde makaleleri ve kitapları yayınlandı. 1996'da aylık Cem Dergisi'nin yazı işleri müdürlüğü görevinde bulundu. Çeşitli Alevi dernek ve vakıflarda üye ve yönetici olarak görev aldı. İstanbul, Şahkulu Sultan Dergahı'nda araştırmalar yürüttü ve bir kitaplığın temellerini attı. Çeşitli uluslararası konferans, sempozyum ve panellere katıldı. Alanında ilk olan Alevilik-Bektaşilik Bibliyografyası Almanya'da Alevi-Bektaşi Kültür Enstitüsü'nce yayınlandı. Araştırmacı Müslüm Güler ve Yrd. Doç. Dr. Aykan Erdemir ile birlikte İnternet'te kendi uzmanlık alanında bugüne kadar hazırlanmış en kapsamlı internet sayfalarını hazırladı. Ankara Gazi Üniversitesi İletişim Fakültesi'nce gerçekleştirilen "Kazakistan'dan Macaristan'a Erenlerin İzinden" adlı 13 bölümlük belgeselde Anadolu bölümü yazarlığı ve danışmanlığı görevinde bulundu. İstanbul'da yayın yapan Radyo Barış'ta (107 FM) 1999-2001 yılları arasında uluslararası ilişkiler, dış politika ve Türk kültürü konularında radyo programlarının yapımcı ve sunuculuğunu üstlendi. 2003 yılında Hollanda Alevi Birlikleri Federasyonu için Dr. Wibo van Rossum ile birlikte Alevilik CD'sinin metnini hazırladı. 2002 yılında Ahmet Yesevi Uluslararası Türk Kazak Üniversitesinde Yrd. Doç. Dr. olarak göreve başladı. Uluslararası İlişkiler Bölümü'nde ders vermenin yanısıra, üniversitenin Araştırma Merkezi'ne bağlı Türkoloji Enstitüsünde uzman olarak görev yaptı. 2003 yılından başlamak üzere üniversitedeki derslerinin yanısıra Türkistan'da bulunan Yesevilik Araştırmaları Merkezi'nde uzman olarak çalışmaya başladı. Bu çerçevede Kazakistan, Kırgızistan ve Özbekistan'ın çeşitli bölgelerinde alan araştırmalarında bulundu. Ayrıca Türkistan'da yayınlanan Yesevi Jolı Dergisi ve Ankara'da yayınlanan Kırkbudak Dergileri'nin de Yayın Kurulu üyesidir. Kazakça, Kırgızca, Özbekçe gibi Orta Asya Türk şivelerinin yanısıra, İngilizce ve az düzeyde Rusça bilmektedir.
Şiilik ve Sünnilik, Safevilerle Osmanlılar arasında siyasete alet edilmiş, İslam'ı bölen bu ayrılık sürüp gitmiştir. Bu ayrılığın Osmanlılar ve Safevilerin nüfuz mücadelelerine giriştiği Anadolu halkı üzerinde de bugün bile etkilerini görebileceğimiz olumsuz sonuçları olduğu muhakkaktır.
Önce Anadolu'ya ve ardından Balkanlar'a uzanan İslam anlayışının iki farklı şekilde oluştugunu belirtmek gerekir. Merkezde yaşayan kitleler daha biçimci bir İslami anlayışı (sünnilik) benimserken, çevreyi oluşturan göçebe/ yarı göçebe kitleler daha esnek ve geleneği ön planda tutan bir islam anlayışını (Alevilik) benimsediler. 1240 da gerçekleştirilen Babai Ayaklanması da büyük ölçüde bu ön- Aleviler de denilebilecek, bicimci  islam'a ilgisiz halk kitleleri ile Ortadoks İslam'ı yani sünniliği resmi din olarak kabul etmiş merkezi idare arasında yaşanmıştır...
Türkiye ve Avrupa'daki Alevilik çalışmaları, gittikce artan bir oran da "etnik kimlik"
üzerinden inançsal olguları anlamdırmaya çalışan Batı -merkezci bir yaklaşımı benimsemektedir. Bu çalışmalar Aleviliği bir "etnik" grupla sınırlandırmaktalar, etnik boyutunu ön plana çıkarmaktadır.  Hacı Bektaşi Veli'nin "Dili, dini, ırkı ne olursa olsun iyiler iyidir" sözünü ve "72 millete bir nazarla bak" düsturunu benimseyen Alevi inanç sisteminin, bugün "etnik kimlik" gibi kökleri ırkcı anlayışlara  giden bir kavramla açıklanıyor olması, doğru bir yaklaşım olmasa gerektir.
Tarihsel süreç içerisinde daha çok göçebe/ yarı göçebe olarak yaşayan, Tahtacılar, Sıraçlar ve Çepniler gibi yerel adlarla anılan boylar , 16 ve 17. yüzyıllardan başlamak üzere "kızılbaş" olarak anılmaktaydılar. Ancak Osmanlı Devleti ve Sünni halk arasında "Kızılbaş" sözcüğünün, aşağılamaya yönelik anlamlar yüklenerek kullanılması, bütün bu grupların kendilerini "Hz. Ali'ye mensup" anlamında "Alevi" diye adlandırılmalarıyla sonuçlanmış ve özellikle 19. yüzyıldan sonra yaygınlık kazanmıştır.
Özellikle İstanbul'da etkin Babagan kolu mensuplarının Yeni Osmanlılar ve Jön Türkler hareketi ile birlikte bürokrasi ve devlet kademelerinde de yer alabildiği söylenebilir. Tanınmış siyasetçi ve yazarlar arasında da taraftar ve/veya sempatizan bulabilen Babagan Bektaşiliği'nin Osmanlı son döneminde Mason örgütlenmelerle ilişkili olduğu bilinmektedir. Hem ittihat ve Terakki hemde Mason teşkilatına üye olan ve devletin üst kademelerine kadar yükselen Bektaşiler bulunmaktadır..Kaynaklara göre Namık Kemal, Talat Paşa, Şeyhülislam Musa Kazim Efendi, Sadrazam Yusuf Kamil Paşa'nın eşi Zeynep Hanım gibi tanınmış şahsiyetlerin Babagan Bektaşiliği'ne mensup oldukları ifade edilmektedir.
Bu alemi yaratan bir
Odur külli şeye kadir
Alevi, Sünnilik nedir
Menfaattir varvarası
Veysel sapma sağa sola
Sen Allah'tan birlik dile
İkilikten gelir bela
Dava insanlık davası..
Alevilikte biçimsel anlamda ibadet bir araç, olgun insan olmanın ise esas amaç olduğu kabul edildiğinden cemlere katılmak, oruç tutmak yetmez. Eline, diline, beline bağlı olmayan, en kutsal varlık olan insanı sevmeyen, olgunlaşmamış insanların ibadetleride boşunadır. Özünü, gönlünü arındırmadan Hakk'a varılamaz. İnsan-ı kamil olabilen kişi, Hak ile Hak olmuş, Hakk'a varabilmiş kişidir. Alevilikte Kabe, Tanrı'nın şerefli varlığı olan insanın gönlüdür. En büyük Hac ise gönül ziyaretidir, gönül kazanmaktadır, razılıktır. Böylece Alevi inancında Tanrı'nın hoşnutluğunun da insanın hoşnutluğuna bağlı olduğu görülmektedir. Alevilik insan merkezli bir inanç anlayışı olup, " 72 milleti bir gözle görmek" ve "Yaratılanı hoş görmek" yaklaşımını vurgulamaktadır.
Yeniçeri Ocağı'na daha kuruluşundan itibaren hakim olan disiplin ve itaat bu kurumu döneminin en mükemmel ordusu haline getirmiştir. Yeniçeri Ocağı'nın kuruluşunda  Rum Abdalların büyük etkisi olduğundan Hacı Bektaşi Veli ocağın piri olarak kabul edilmişti. Bektaşi Babaları sürekli yeniçeri birliklerine eşlik ederlerdi. Her yeniçeri birliklere katılmadan önce Hacı Bektaş yoluna uyacağına dair yemin ederdi..
Kadının sosyal konumu bakımından da farklı bir bakış açısının olduğu söylenebilir. Kaç-göç yoktur. Gerek Bektaşi gerekse Kızılbaşlarda tek eşlilik esastır. Kadının dinsel veya sosyal ayinlerde önemli roller üstlendiği görülmektedir..
273 syf.
·Puan vermedi
Yine bu inanç kültürü hakkında yazılmış gayet objektif işi siyasal boyuta kaldırmayan amacı bilgi vermek olan bir eser. İçeriğinde uygulamalar değer verilen büyükler tarihte süre gelen olaylar önemli şahsiyetler 12 imamlar ve ehl i beyt soyundan bahsediliyor. Musahiplik taliplik dedelik ve cem gibi konular ayrıntısı ile verilmiş. Her Alevi gencinin ve bu inanç kültürünü merak eden kişilerin okuması gereken bir eserdir.

Yazarın biyografisi

Adı:
Ali Yaman
Tam adı:
Doç. Dr. Ali Yaman
Unvan:
Türk Akademisyen, Yazar
Doğum:
Ankara,Türkiye, 1968
1968'de Ankara'da doğdu. İstanbul'da başladığı İlkokulu ve Ortaokulu Erzincan'da, lise öğrenimini ise İstanbul'da bitirdi. 1993'te Uludağ Üniversitesi İ.İ.B.F.'den mezun oldu. 1994'te İstanbul Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Siyasi Tarih Yüksek Lisans (M.A.) Bölümü'ne girdi. 1996'da bu bölümden konusunda ilk olan "Alevilik'te Dedelik Kurumu ve İşlevleri" adlı teziyle mezun oldu. 1996 yılında İstanbul Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Uluslararası İlişkiler Doktora (Ph.D.) programına girdi. 2001 yılında bu bölümü başarı ile tamamlayarak "Dedelik Kurumu Ekseninde Değişim Sürecinde Alevilik" adlı tezi ile bilim doktoru oldu. Türkiye, Almanya, ABD, Kazakistan ve Kırgızistan'da çeşitli gazete ve dergilerde makaleleri ve kitapları yayınlandı. 1996'da aylık Cem Dergisi'nin yazı işleri müdürlüğü görevinde bulundu. Çeşitli Alevi dernek ve vakıflarda üye ve yönetici olarak görev aldı. İstanbul, Şahkulu Sultan Dergahı'nda araştırmalar yürüttü ve bir kitaplığın temellerini attı. Çeşitli uluslararası konferans, sempozyum ve panellere katıldı. Alanında ilk olan Alevilik-Bektaşilik Bibliyografyası Almanya'da Alevi-Bektaşi Kültür Enstitüsü'nce yayınlandı. Araştırmacı Müslüm Güler ve Yrd. Doç. Dr. Aykan Erdemir ile birlikte İnternet'te kendi uzmanlık alanında bugüne kadar hazırlanmış en kapsamlı internet sayfalarını hazırladı. Ankara Gazi Üniversitesi İletişim Fakültesi'nce gerçekleştirilen "Kazakistan'dan Macaristan'a Erenlerin İzinden" adlı 13 bölümlük belgeselde Anadolu bölümü yazarlığı ve danışmanlığı görevinde bulundu. İstanbul'da yayın yapan Radyo Barış'ta (107 FM) 1999-2001 yılları arasında uluslararası ilişkiler, dış politika ve Türk kültürü konularında radyo programlarının yapımcı ve sunuculuğunu üstlendi. 2003 yılında Hollanda Alevi Birlikleri Federasyonu için Dr. Wibo van Rossum ile birlikte Alevilik CD'sinin metnini hazırladı. 2002 yılında Ahmet Yesevi Uluslararası Türk Kazak Üniversitesinde Yrd. Doç. Dr. olarak göreve başladı. Uluslararası İlişkiler Bölümü'nde ders vermenin yanısıra, üniversitenin Araştırma Merkezi'ne bağlı Türkoloji Enstitüsünde uzman olarak görev yaptı. 2003 yılından başlamak üzere üniversitedeki derslerinin yanısıra Türkistan'da bulunan Yesevilik Araştırmaları Merkezi'nde uzman olarak çalışmaya başladı. Bu çerçevede Kazakistan, Kırgızistan ve Özbekistan'ın çeşitli bölgelerinde alan araştırmalarında bulundu. Ayrıca Türkistan'da yayınlanan Yesevi Jolı Dergisi ve Ankara'da yayınlanan Kırkbudak Dergileri'nin de Yayın Kurulu üyesidir. Kazakça, Kırgızca, Özbekçe gibi Orta Asya Türk şivelerinin yanısıra, İngilizce ve az düzeyde Rusça bilmektedir.

Yazar istatistikleri

  • 1 okur beğendi.
  • 33 okur okudu.
  • 1 okur okuyor.
  • 20 okur okuyacak.
  • 2 okur yarım bıraktı.