Ali Yürük

Ali Yürük

9.0/10
2 Kişi
·
9
Okunma
·
0
Beğeni
·
400
Gösterim
Adı:
Ali Yürük
Unvan:
Türk Yazar
Doğum:
Emirdağ, Afyon, Türkiye, 1940
1940 Emirdağ doğumlu olan Ali Yürük, ilk ve ortaokulu Emirdağ’da okumuş. Liseyi okumak için Eskişehir’e giden Yürük daha sonra İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Coğrafya Bölümü’nü bitirmiş. Fakültede okurken maddi imkansızlıklardan dolayı çalışmak zorunda kalan Yürük o dönem Şehir Tiyatroları’nda çalışmaya başlamış. Çalışarak okuduğu için okulunu uzatan ve 1972 yılında mezun olan yazar bu dönem içinde askerliğini de yaptı. Şehir Tiyatroları’nda çalışırken yazarlığa merak saran Yürük, tiyatroya eserlerini izledikçe “Bende yazarım bunu” diye düşünmüş ve 1963 senesinde “Çatallı Köy” adlı piyesini yazmış. Yazdığı piyesinin çeşitli engellemeler nedeniyle 1966 yılına kadar oynatılmadığını dile getiren Yürük; “1966’da Ankara Devlet Tiyatrosu’nda sahne alınca büyük bir hadise yaptı. O zamanlar Türkiye’de televizyon yoktu. Sonra İstanbul Şehir Tiyatroları’nda oynatılmaya başlatıldı. Eser o dönem çok ses getirdi” diye konuştu.
“ÇATALLI KÖY” YILIN HADİSESİ OLDU
“Çatallı Köy” adlı eseri yazmasının sebebini o zamanlar Türkiye’deki bütün tiyatro eserlerinde “Adam olamayız biz” gibi temaların işleniyor olmasından kaynaklandığını söyleyen Yürük, eserlerin kopya olmasından dolayı buna itiraz ederek özgün eser yazmaya başladığını dile getirdi. Eserini yazdığında İstanbul Devlet Tiyatrosu’nda figüranlık yaptığı için sahnelenmeyince Ankara’ya gelen yazar burada eserini sahneleme fırsatını yakalıyor ve eseri yılın hadisesi oluyor.
TAMAMI GERÇEK KONULAR
Eserin tamamının gerçek olaylardan alındığını söyleyen Yürük, eserde kan davalı olan iki ailenin çocuklarının birbirine olan aşklarını konu almış. Başrol karakter isimlerinin anne ve babasının ismi olduğunu söyleyen Yürük, eserin büyük bir ilgi topladığını ve filme alındığını daha sonra ise eserin Türkoloji Profesörü Anna Masala tarafından da İtalyanca’ya çevrildiğini dile getirdi.
“TÜRKMEN DÜĞÜNÜ, DÜNYADA BİR MİLLETİN DÜĞÜN ADETLERİNİ ANLATAN İLK TİYATRO ESERİDİR”
1973 yılında ise Türkmen Düğünü’nü yazan Yürük eser için şu ifadeleri kullandı; “Türkmen Düğünü, dünyada bir milletin düğün adetlerini anlatan ilk tiyatro eseridir. Amerikan düğünü, Hint düğünü, Çin düğünü, Rus düğünü, İsrail düğünü, Japon düğünü diye bir piyes yazılmamıştır. Tiyatro eserleri çok az olduğu için dünyada Türkmen Düğünü Devlet Tiyatroları’nda her oynandığında seyirci hasılat rekoru kırdı. 1975’te Bursa Devlet Tiyatrosu’nda sahne aldı. Bursa Devlet Tiyatrosu kurulduğundan beri bu zamana kadar oynanan ve en çok tutulan piyes toplam da 10 bin seyirci seyretmiş. Türkmen Düğünü’nü ise 50 bin kişi seyretmiş. 1976’da Ankara Devlet Tiyatrosunda sahne aldı ve yine seyirci hasılat rekoru kırdı. 1987’de Adana Devlet Tiyatrosu’nda sahnelendi yine rekor. 1996-97 tiyatro sezonunda Ankara Devlet Tiyatrosu’nda tekrar sahnelendi ve bir tiyatro mevsiminde yani Ekim-Haziran arasındaki 145 temsil yaparak Devlet Tiyatrosu tarihinde bir tiyatro sezonunda en çok sahne alan piyes ünvanını kazandı” dedi.
ÖZGÜN ESER YAZIYOR
Kendisinin özgün eser yazdığını ve bu yüzden çoğu zaman zor durumda kaldığını söyleyen Yürük; “Günümüzde birçok dizi Amerikan dizilerinin adaptesidir. Yani adapte yapmadığın zaman hayat hakkı bulamıyorsun. Bütün kapılar kapanıyor özgün eserlerde. Bizi batılılaştırmaya karar vermişler. Batılıların ne kadar eseri oynar ve adapte edersek o kadar batılılaşırız sanıyorlar. Halbuki böyle değil bu iş. Bu taklitçilikle bir yere varılmaz. Milleti sömürge vatandaşı olmaya hazırlıyorlar o bakımdan Türkmen Düğünü her an sahne alsa tekrarlansa rekor kırar” diye konuştu.
“PARA HIRSIM YOK DÜNYANIN EN ZENGİN İNSANIYIM”
Yürük; “Para hırsım yok. Dünyanın en zengin insanıyım. Çok fazla kazanmasam” da diyor. 1975 yılında TRT’de Yayın Denetleme Kurulu Üyeliği yapan Yürük 2005’e kadar toplam 30 yıl çalıştığını dile getirerek emekli olduktan sonra Emirdağ’a geri dönmek istemediği için Ankara’da yaşamaya devam ediyor.
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
İstanbul Şehir Tiyatrolarının (Darülbedayi) ilk zamanlarında yaşanan olayların çarpıcı bir dille anlatıldığı kitap. Özellikle tiyatro oyuncuları tarafından putlaştırılmış Muhsin Ertuğrul'a yönelik eleştiriler ve iddialar gerçekten çok şaşırtıcı... İlgiyle okudum!

Yazarın biyografisi

Adı:
Ali Yürük
Unvan:
Türk Yazar
Doğum:
Emirdağ, Afyon, Türkiye, 1940
1940 Emirdağ doğumlu olan Ali Yürük, ilk ve ortaokulu Emirdağ’da okumuş. Liseyi okumak için Eskişehir’e giden Yürük daha sonra İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Coğrafya Bölümü’nü bitirmiş. Fakültede okurken maddi imkansızlıklardan dolayı çalışmak zorunda kalan Yürük o dönem Şehir Tiyatroları’nda çalışmaya başlamış. Çalışarak okuduğu için okulunu uzatan ve 1972 yılında mezun olan yazar bu dönem içinde askerliğini de yaptı. Şehir Tiyatroları’nda çalışırken yazarlığa merak saran Yürük, tiyatroya eserlerini izledikçe “Bende yazarım bunu” diye düşünmüş ve 1963 senesinde “Çatallı Köy” adlı piyesini yazmış. Yazdığı piyesinin çeşitli engellemeler nedeniyle 1966 yılına kadar oynatılmadığını dile getiren Yürük; “1966’da Ankara Devlet Tiyatrosu’nda sahne alınca büyük bir hadise yaptı. O zamanlar Türkiye’de televizyon yoktu. Sonra İstanbul Şehir Tiyatroları’nda oynatılmaya başlatıldı. Eser o dönem çok ses getirdi” diye konuştu.
“ÇATALLI KÖY” YILIN HADİSESİ OLDU
“Çatallı Köy” adlı eseri yazmasının sebebini o zamanlar Türkiye’deki bütün tiyatro eserlerinde “Adam olamayız biz” gibi temaların işleniyor olmasından kaynaklandığını söyleyen Yürük, eserlerin kopya olmasından dolayı buna itiraz ederek özgün eser yazmaya başladığını dile getirdi. Eserini yazdığında İstanbul Devlet Tiyatrosu’nda figüranlık yaptığı için sahnelenmeyince Ankara’ya gelen yazar burada eserini sahneleme fırsatını yakalıyor ve eseri yılın hadisesi oluyor.
TAMAMI GERÇEK KONULAR
Eserin tamamının gerçek olaylardan alındığını söyleyen Yürük, eserde kan davalı olan iki ailenin çocuklarının birbirine olan aşklarını konu almış. Başrol karakter isimlerinin anne ve babasının ismi olduğunu söyleyen Yürük, eserin büyük bir ilgi topladığını ve filme alındığını daha sonra ise eserin Türkoloji Profesörü Anna Masala tarafından da İtalyanca’ya çevrildiğini dile getirdi.
“TÜRKMEN DÜĞÜNÜ, DÜNYADA BİR MİLLETİN DÜĞÜN ADETLERİNİ ANLATAN İLK TİYATRO ESERİDİR”
1973 yılında ise Türkmen Düğünü’nü yazan Yürük eser için şu ifadeleri kullandı; “Türkmen Düğünü, dünyada bir milletin düğün adetlerini anlatan ilk tiyatro eseridir. Amerikan düğünü, Hint düğünü, Çin düğünü, Rus düğünü, İsrail düğünü, Japon düğünü diye bir piyes yazılmamıştır. Tiyatro eserleri çok az olduğu için dünyada Türkmen Düğünü Devlet Tiyatroları’nda her oynandığında seyirci hasılat rekoru kırdı. 1975’te Bursa Devlet Tiyatrosu’nda sahne aldı. Bursa Devlet Tiyatrosu kurulduğundan beri bu zamana kadar oynanan ve en çok tutulan piyes toplam da 10 bin seyirci seyretmiş. Türkmen Düğünü’nü ise 50 bin kişi seyretmiş. 1976’da Ankara Devlet Tiyatrosunda sahne aldı ve yine seyirci hasılat rekoru kırdı. 1987’de Adana Devlet Tiyatrosu’nda sahnelendi yine rekor. 1996-97 tiyatro sezonunda Ankara Devlet Tiyatrosu’nda tekrar sahnelendi ve bir tiyatro mevsiminde yani Ekim-Haziran arasındaki 145 temsil yaparak Devlet Tiyatrosu tarihinde bir tiyatro sezonunda en çok sahne alan piyes ünvanını kazandı” dedi.
ÖZGÜN ESER YAZIYOR
Kendisinin özgün eser yazdığını ve bu yüzden çoğu zaman zor durumda kaldığını söyleyen Yürük; “Günümüzde birçok dizi Amerikan dizilerinin adaptesidir. Yani adapte yapmadığın zaman hayat hakkı bulamıyorsun. Bütün kapılar kapanıyor özgün eserlerde. Bizi batılılaştırmaya karar vermişler. Batılıların ne kadar eseri oynar ve adapte edersek o kadar batılılaşırız sanıyorlar. Halbuki böyle değil bu iş. Bu taklitçilikle bir yere varılmaz. Milleti sömürge vatandaşı olmaya hazırlıyorlar o bakımdan Türkmen Düğünü her an sahne alsa tekrarlansa rekor kırar” diye konuştu.
“PARA HIRSIM YOK DÜNYANIN EN ZENGİN İNSANIYIM”
Yürük; “Para hırsım yok. Dünyanın en zengin insanıyım. Çok fazla kazanmasam” da diyor. 1975 yılında TRT’de Yayın Denetleme Kurulu Üyeliği yapan Yürük 2005’e kadar toplam 30 yıl çalıştığını dile getirerek emekli olduktan sonra Emirdağ’a geri dönmek istemediği için Ankara’da yaşamaya devam ediyor.

Yazar istatistikleri

  • 9 okur okudu.
  • 16 okur okuyacak.