Alison Fell

Alison Fell

Yazar
7.1/10
12 Kişi
·
28
Okunma
·
2
Beğeni
·
408
Gösterim
Adı:
Alison Fell
Unvan:
İskoçyalı yazar ve şair
Doğum:
Dumfries, İskoçya, 1944
İskoçyalı şair, romancı ve öykücü, 1944'te Dumfries, İskoçya'da doğdu. 1967'de Edinburgh College of Art'ı bitirdi. 1970'ten 1979'a kadar tiyatroyla ve gazetecilikle ilgilendi, Britanya'nın ilk feminist dergisi Spare Rib'in roman/öykü editörlüğünü yaptı. 1980-81'de Londra Üniversitesi Eğitim Enstitüsü'nden üst lisans sertifikası aldı ve çeşitli kurumlar için çok sayıda azarlık atölyesi yürüttü.

Fell, 1984'te yayımlanan Kisses for Mayakovsky adlı ilk şiir kitabıyla Britanya Ulusal Şiir Derneği'nin Alice Hunt Bartlett ödülüne değer görüldü. The Crystal Owl adlı ikinci şiir kitabı 1988'de yayımlandı. 1991'de yayımlanan Mer de Glace adlı romanıyla dağ edebiyatı dalında Boardman Tasker ödülünü aldı. Diğer romanları, The Grey Dancer (1981), Every Move You Make (1984), The Bad Box (1987) VE mistress of Liliput (1999/Ayrıntı Yayınları'nın programına alınmıştır)'tur.

Alison Fell'in romanları, ayrıntı zenginliğini, ironiyi ve şiirselliği ustaca harmanlayan yaratıcı üslubuyla övgü toplamıştır. Yazar Londra'da yaşamaktadır.
"Gözlemlemiş olduğumuz kadarıyla evlilikte azıcık yoldaşlık, çok daha az mutluluk ve hiçbir çıkış yolu olmayan bolca düş kırıklığı vardır."
Basit bir durumu muazzam bir eziyete dönüştürdükten sonra, en karmaşık sanatkârlığınız neye yarar? Küçük barajlarınızı yıksanız, çayırları köpüklü sulara batıracak, sağlam meşeleri yıkıp geçecek, çitlerin çevrelediği saman destelerini dağıtıp gidecek olsa bile, doğal duygularınızı bıraksanız, gürül gürül aksalar, daha iyi olmaz mı? Çünkü onları hapsettiğiniz ve güzellik gibi mükemmelleştirmeye çalıştığınız sürece, ancak bir kafesin sunduğu güvenliği soluyacaksınız, ama zamana yayılmış ve önemsiz yaralarınız daha da iltihaplanacak.
Kahramanlığın doğasına baktığımızda, içgüdülere özgürlük verenin aslında aklın yokluğu olduğunu görürüz. Ve eğer örnek olacak kahramanlıklar bu şekilde gerçekleşebiliyorsa, sıradan olanlar için de bu geçerlidir. Ani bir heyecanla ortaya çıkan bu coşkuya, saçımızın, cildimizin ya da gözümüzün rengi gibi doğuştan bir özelliğimize yakıştırdığımız kadar soyluluk yakıştırabiliriz ancak. Öte yandan, ahlâkçı bir açıdan bakarak böylesi bir atılganlığa sahip olmayanları da yermeyelim, çünkü seçme şansının olmadığı yerde, onursuzluk da olmaz.
"Nefret öldürücüdür, ve hedefini ıskalayan bir nefret ne ardında cesetler bırakabilir ne de insanı mahkemeye sürükleyebilir."
Alison Fell
Sayfa 40 - Ayrıntı Yayınları
"Kışın beni görmeye geldiğinde
Yıldırmasın seni sakın
Kapıdaki buzdan perde,
En keskin kılıcını getir yeter."
Alison Fell
Sayfa 19 - Ayrıntı Yayınları
Bir kadın aşk uğruna, dile dökülmemiş yoksunluklara katlanabilir, kötü muameleye, yoksulluğa ve her ölçüde uygunsuzluğa göğüs gerebilir, ama adanmışlığı sona erdirecek tek koşul tutkusunun düşkanıklığına uğratılmasıdır. Çünkü böyle bir durumda, kendi gözünde, yapmış olduğu en soylu fedakârlıklar solup gider ve önemi yitirir.
285 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Başucu Oğlanı kitabından sonra almıştım, benzer yönleri de var lâkin onun kadar başarılı değil.

Çok güzel cümleler var, ders niteliğinde alıntılar vs, ama zor okudum hele de ilk yarıdan sonra. Anlatım yetersiz, anlatıcı... nasıl desem saçma..

Fantastik olsun bir kitap, olağanüstü özellikler de barındırsın tabii ama bütünlük olmayınca, kopuklukla ve heyecansız ilerleyince bir anlamı kalmıyor.

Yine de kötü diyemiyorum, içim elvermiyor. Çok güzel konulara değiniyor, bir şeyleri mantıklı bir şekilde yeniden düşündürüyor. Zaten o sebeple yarım bırakamadım.

Yazardan Başucu Oğlanı kitabını okuyun derim. O daha güzel.

İyi akşamlar
231 syf.
·8 günde·Beğendi·10/10 puan
Neye uğradığımı şaşırdığım, enteresan bir kitapla geldim.. 11. yüzyılda, Japonyanın bir sarayında, Heyan Kültürüne ait, kimin yazdığı belli olmayan, yalnızca bulunduğu kadarı bu şekilde derlenmiş olan, gerçeküstü pornografi içerikli, üstün edebi değerlerle ele alınmış, şiirlerle harmanlanmış, zarafet yüklü, zeka dolu hayli afallatan, ilginç bir şekilde kendine hayran bırakan bir kitap.. Dönemin saray kadınlarının; kendi değerlerini, var oluşlarını, kendi önemlerini mevcut düzene edebi olarak karşı koyarak, baş kaldırarak güçlü bir ifade yetisiyle ele alan, derin feminizm içeren bu eser;
#AyrıntıYayınları ndan çıkmış. Konusuna bile bakmadan, beklentiye girmeden aldığım bu kitap; farklı, dolu dolu, sizi gerçekten de rutininizden uzaklaştırıp; aşk dolu, haz dolu, nüktedanlık dolu bambaşka bir dünyaya götürecek.. #AlisonFell iz bırakacak bir kitap derlemiş.. Belki bir çok kişinin bilmediği, bilse de unutulmaya yüz tutmuş bu güzel eserleri, kendi becerisiyle harmanlamış.. #ElifÖzsayar a da ayrıca teşekkür etmek gerek.. Çeviri dikkatten kaçmayacak kadar başarılı, isabetli ve çok özenli.. #BaşucuOğlanı . Tavsiyemdir, iyi okumalar olsun Başucu Oğlanı Alison Fell
285 syf.
·31 günde·7/10 puan
Fikir olarak çok heyecan verici olsa da anlatımın yavan kaldığı bir kitap ne yazık ki. Büyük bir hevesle başlamama rağmen bir türlü akmadı, uzun bir süre elimde süründü. Yine de farklı bir bakış açısı sunması bakımından okunabilir. Bu kitaptan önce Gulliver'in Gezileri okunursa daha verimli bir okuma olacaktır.
285 syf.
·6/10 puan
Aldığı övgüleri pek hak etmediğini düşündüm. Kitabın içine girmekte zorlandığım anlar çok oldu. Yer yer feminist esintiler de durumu kurtarmaya yetmedi
231 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Çevirisi muazzam derecede iyi. Japon saray kadınlarının ve saray atmosferinin tadını kendi dilimde bu kadar lezzetli oluduğum için çevirmen Elif hanıma sonsuz saygılarımla.

Böyle bir kitabın çakmasını sevilen türk bir yazardan okumuştum. Nasıl sıkıldığımı hala unutmam mümkün değil. Bu kitabı okumak ve damıtmak, okurken kendimi kadınların kurduğu fantazilerde hissetmek ve özellikle gece yarısı okumak son zamanlarda okumaktan aldığım zevkin zirvesi oldu. İtiraf etmem gerekirse cinsel organımın da kitapla ve okumamla eş zamanlı verdiği tepkiler çok naifti. Erotizm, fantazi, kurgu, japon inceliği(diye bişi var gerçekten) ve şiirler bu kadar tadında olabilir.

Yazarın biyografisi

Adı:
Alison Fell
Unvan:
İskoçyalı yazar ve şair
Doğum:
Dumfries, İskoçya, 1944
İskoçyalı şair, romancı ve öykücü, 1944'te Dumfries, İskoçya'da doğdu. 1967'de Edinburgh College of Art'ı bitirdi. 1970'ten 1979'a kadar tiyatroyla ve gazetecilikle ilgilendi, Britanya'nın ilk feminist dergisi Spare Rib'in roman/öykü editörlüğünü yaptı. 1980-81'de Londra Üniversitesi Eğitim Enstitüsü'nden üst lisans sertifikası aldı ve çeşitli kurumlar için çok sayıda azarlık atölyesi yürüttü.

Fell, 1984'te yayımlanan Kisses for Mayakovsky adlı ilk şiir kitabıyla Britanya Ulusal Şiir Derneği'nin Alice Hunt Bartlett ödülüne değer görüldü. The Crystal Owl adlı ikinci şiir kitabı 1988'de yayımlandı. 1991'de yayımlanan Mer de Glace adlı romanıyla dağ edebiyatı dalında Boardman Tasker ödülünü aldı. Diğer romanları, The Grey Dancer (1981), Every Move You Make (1984), The Bad Box (1987) VE mistress of Liliput (1999/Ayrıntı Yayınları'nın programına alınmıştır)'tur.

Alison Fell'in romanları, ayrıntı zenginliğini, ironiyi ve şiirselliği ustaca harmanlayan yaratıcı üslubuyla övgü toplamıştır. Yazar Londra'da yaşamaktadır.

Yazar istatistikleri

  • 2 okur beğendi.
  • 28 okur okudu.
  • 12 okur okuyacak.