Alparslan Kar

Alparslan Kar

Yazar
9.2/10
6 Kişi
·
8
Okunma
·
1
Beğeni
·
481
Gösterim
Adı:
Alparslan Kar
Unvan:
Türk Yazar
"Bin zahm vurulsa da ser-i mihnet penâhıma
Ölmem vücûd-ı zulmü de zahmâver etmezsem"

(Dertli başımın kafatasında bin yara açılsa da
Ölmem zulmün de vücudunu yaralamaz isem)
"Daimî bir ıstırap altında kalmaktır hayat
Mevt eyler bir huzûr-ı mutlakıimâ bana"

(Sürekli bir ıstırap çekmektir hayat
Ölüm bana kesin bir dirlik gösterir gibidir.)
Fikirleri tam tersine giden ve fikir buhranı yaşayan iki Türk aydını ( Ziya Gökalp ve Yusuf Akçura) aslında " ölmüş Türk medeniyetinin fosillerini diriltmeye" çalışıyordu.
Alparslan Kar
Sayfa 59 - Morena Kitabevi
128 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10
Eser: Doğuda Bir Türk Ziya Gökalp
Yazar: Alparslan Kar
Yayınevi: Morena Yayınevi
Sayfa: 128

Gönüldaşımız, kardeşimiz Alparslan Kar tarafından yazılan Doğuda Bir Türk Ziya Gökalp isimli eserini okuduk. Eser bir solukta okunacak bir eserdir. Eser yazarın kısa biyografisi ile başlamaktadır. Esere Prof.Dr.Nurullah Çetin ile Dr.Mustafa Levent Yener birer savaşı yazmışlardır. Eser üç bölümden oluşmuştur. Birinci bölümde Ziya Gökalp'in yaşam öyküsü, ikinci bölümde her yönüyle Ziya Gökalp ve üçüncü bölümde Ziya Gökalp'i yaşatmanın önemi üzerinde durulmuştur. Ayrıca eserin sonuna bir Ziya Gökalp Kronolojisi, Eserleri ve Son Olarak başlığı altında yazarın duygu ve düşüncelerine yer verilmiştir.

Birinci bölümde Alp, Turan ve dedesi arasında başlayan kitap sevgisi üzerinden Ziya Gökalp'in Türkçülüğün Esasları kitabıyla başlayan hayat hikayesi roman tadında yazılmış. Bize göre biraz eserin bu kısmı biyografik araştırma eser benzeri olmuştur. Çünkü yazar bu konuda çok güzel bir kaynak araması yaparak Ziya Gökalp'in çok yakın çevresi tarafından anlatılan ve yazılan eserler üzerinden yaşam öyküsü aktarılmıştır. Çok ilginç bir yaşam öyküsü okuduk. Çünkü ilk kez okuduğumuz bilgilere yer verilmiştir. Diyarbekir'den başlayan yaşam öyküsünün İstanbul boyutu üzerinde de durulmuştur. Bizi özellikle eğitimi ile ilgili bölüm etkilemiştir. Hocalarına göre tembel arkadaşlarına göre çok okuyan çalışkan biridir.

Ayrıca neden Türkçülük üzerinde çok çalışmıştır. Milliyetçilik düşüncesinin neden en son Türk Milleti tarafından kabul edilmiştir? Sırplar, Rumlar, Ermeniler, Bulgarlar, Arnavutlar ve Araplar arasında yayılan milliyetçilik düşüncesi son olarak imparatorluk içinde Türkler arasında yayılmıştı. İslamcıların bu düşünceyi eleştirmesini bile anlamak mümkün değildi. Çünkü İslamcıların örgütlendiği sivil toplum kuruluşu yanında müslüman unsurların milliyetçi kuruluşları yer alırken islamcılar Türkçüleri eleştiriyordu. Bir de hem islami bilimler eğitimi alan Ziya Gökalp hem de modern eğitim almaktaydı. Modern eğitim veren hocaları batı tarzı verdikleri için Türklükle alakalı bir eğitim vermemekteydiler. Ziya Gökalp dini ve modern eğitim arasında kalmıştı.

İkinci bölümde her yönüyle Ziya Gökalp anlatılmıştır. Ziya Gökalp'in edebi anlayışı üzerinde durulmuştur. Yazdığı şiir kitapları anlatılmıştır. Bunun yanında sosyoloji alanında yaptığı çalışmalar üzerinde duran yazar onun bu bilim dalının ülkemizde temelini atması ve geliştirmesi ile ilgili çalışmaları örneklerle anlatılmaktadır. Türkçülüğün Esasları, Türkleşmek İslamlaşmak Muasırlaşmak adlı eserleri içerikleri üzerinden anlatımlar yapılmıştır. Ahmet Ağaoğlu ve Yusuf Akçura ile tanışması ve onlardan farklı olan Türkçülük anlayışı üzerinde durulmuştur. Kadın ve çocuk sevgisi ise ailesi üzerinden anlatılmıştır. Son günlerinin yalnızlığı ise bu kadar çalışan ve Türklükle ilgili bilgi veren bir düşünür için pek te iyi olmamıştır. Sanki ününü kaybetmiş gibidir.

Üçüncü bölümde ise hastalandığı dönemde Mustafa Kemal Atatürk'ün ilgi ve alakasına mazhar olmuştur. Ölümünden önce bitirdiği eseri ve bitiremediği eseri üzerinde durmuştur. Kendisi ile ilgilenen Atatürk onunla ilgili sürekli bilgi almıştır. Emanetine sahip çıkmıştır. Ölümü ile büyük bir bilim adamının kaybı anlatılmıştır. Eserin sonunda da Alp ve Turan artık büyümüş Ziya Gökalp için program yapacakşardır. Ama müzesi yakılmış ve zarar verilmiştir. Bu kadar yazdığımız yeterlidir.

Yazalım da okumadan kitapta anlatılanları yazdığım kadarıyla öğrenmeniz zordur. Onun için eser alınıp okunmalıdır.
128 syf.
·Beğendi·10/10
Turan – Ziya Gökalp

Nabızlarımda vuran duygular ki tarihin
Birer derin sesidir, ben sahifelerde değil
Güzide, şanlı, necip ırkımın uzak ve yakın
Bütün zaferlerini kalbimin tanininde
Nabızlarımda okur, anlar, eylerim tebcil.

Sahifelerde değil, çünkü Atilla, Cengiz
Zaferle ırkımın tetviç eden bu nasiyeler,
O tozlu çerçevelerde, o iftira amiz
Muhit içinde görünmekte kirli, şermende;
Fakat şerefle numayan Sezar ve İskender!

Nabızlarımda evet, çünkü ilm için müphem
Kalan Oğuz Han’ı kalbim tanır tamamiyle
Damarlarımda yaşar şan-ü ihtişamiyle
Oğuz Han, işte budur gönlümü eden mülhem:

Vatan ne Türkiyedir Türklere, ne Türkistan
Vatan, büyük ve müebbet bir ülkedir: Turan
128 syf.
·3 günde·Beğendi·9/10
Alparsla Kar ın kitabı bizde çok da fazla gelişmemiş bir alan olan biyografik roman türünün güzel bir örneği.
Özellikle Ziya Gökalp gibi ilim insanlarımızı tanımak ve tanıtmak için faydalabilecek bir eser. Kitapta yazım yanlışları olsa da bunlar baskıdan kaynaklı olsa gerek ve olay örgüsünü kesecek derecede değil.
128 syf.
·Beğendi·8/10
Alpaslan Kar yazarımız okuyucuyu çok fazla sıkmadan sürükleyici bir kitap yazmış.Ziya Gökalp Beyi her yönü ile akıcı bir dil ile yazmış.Okuyucuyu sanki Ziya Bey’in evinin içinde gibi hissettirmiş kitabında.

Ziya Bey’i en iyi anlatan şu cümledir bence;”Fakat bu durgun ve sakin duran adamın sık sık iç dünyasından bir yanardağ gibi zaman zaman fikir lavları fışkırırdı”.

#Kitapşuuru
Kitap Şuuru

Yazarın biyografisi

Adı:
Alparslan Kar
Unvan:
Türk Yazar

Yazar istatistikleri

  • 1 okur beğendi.
  • 8 okur okudu.
  • 1 okur okuyor.
  • 2 okur okuyacak.