Andre Alexis

Andre Alexis

Yazar
7.0/10
22 Kişi
·
35
Okunma
·
0
Beğeni
·
281
Gösterim
Adı:
Andre Alexis
Unvan:
Kanadalı Yazar
Doğum:
Port-of-Spain, Trinidad ve Tobago, 15 Ocak 1957
"İnsanlar bazen ağızlarından çıkan sesin ifade ettiği şeyi ifade etmiyorlar. Dikkatli olmalısın."
Andre Alexis
Sayfa 100 - Nora Kitap Yayınları
"Senin duygu diye adlandırdığın şey
benim için farklı bir düzen ve tabiattadır. Buhar veya duman
gibi elle tutulur bir şeydir."
Andre Alexis, kitabında köpeklere insan zekası verip mutlu olup olamayacaklarını (daha doğrusu mutlu ölüp ölemeyeceklerini) görmek isteyen Yunan tanrılarının iddiasını anlatmış. Bence oldukça özgün bir fikir, sizce de öyle değil mi?

Köpekler insan zekasına, duyarlılığına ve bilincine sahip olsalardı neler olurdu? Üstelik sadece seçilmiş 15 köpek bu özelliklere sahip olsaydı...Elbette kısa sürede mühendislik harikaları yarattırmıyor yazar köpeklere. Ancak, dili kullanmaları, yaşama bakışları insana kısa sürede yaklaşıyor. En güzeli de insanlarla olan iletişimleri oluyor...

Çok fazla bahsetmek istemiyorum kitaptan. Okuyarak tadını çıkarmanızı istiyorum. Okudukça zihninizde bazı sorular ortaya çıkacaktır. Örneğin mutlu yaşamak mı mutlu ölmek mi? Ya da insanlara köpek zekası verilseydi ne olurdu? Farklı bir kitap okumak istiyorsanız, bu kitaba bir göz atın derim.
Karşıyaka'da bir kitapevinde öylece dolaşırken bir görevli tavsiye etti bu kitabı. Konusunu bir oku, beğenirsen alırsın dedi. Değişik bir yazar, değişik bir hikaye görünce hemen aldım tabi. İyi ki de almışım.

Zeus'un oğulları Hermes ve Apollo köpeklere insan aklı bahşedip mutlu ölüp ölmeyecekleri üzerine iddiaya giriyor ve bir veteriner kliniğindeki 15 köpeğe insan aklı veriyorlar. Birinin bile mutlu ölemeyeceğini iddia eden Apollo ile insan aklı ile de mutlu ölebileceklerini savunan Hermes'in bu iddiaları üzerinden aklın insanın yolunu aydınlatıp aydınlatmadığının tartışmasını okuyoruz. Bu kitap ile insan aklının sınırları, mutlu yaşam mı mutlu ölüm mü gibi sorgulamaları yaparken buluyoruz kendimizi. Köpekler insan aklının inceliklerini öğrendikçe varoluşsal sıkıntılar içinde buluyorlar kendilerini. Liderlik, sağduyu, şiddet, öfke, sevgi, cinsellik gibi kavramların köpekler dünyasına insan aklı ile farklı bir şekilde girişi çok incelikli, çok felsefi bir şekilde işlenmiş. Tanrıların hikayeye eşlik edişi ve tanrı kavramları de ayrıca hoşuma gitti.

Konu son derece ilginç, anlatım da gerçekten çok güzeldi. Bir kaç yazım yanlışını da saymazsak iyi de bir baskıydı. Aslında yazmak istediğim çok şey var ama okuyacaklara ipucu olur, tadı kaçar düşüncesi ile alıntı yapmaya bile korktum açıkçası.

Hayata dair, insan aklına ve insanın diğer canlılardan üstün olup olmadığına, mutlu yaşam mı mutlu ölüm mü sorularına yönelik sorgulamalar yapan bu kitabı herkesin severek okuyacağını düşünüyorum.

Keyifli okumalar
Eserlere çözümü zor bulmacalar, oyunlar, iç içe geçmiş hikayeler yerleştirme sanatı Oulipo türünde yazılmış, derinliği ile düşünmeye sevk eden, içinde gizli anlamlar barındıran şiirleriyle şaşırtan ve yaratıcı konusuyla kazandığı kurmaca ödülünü sonuna kadar hakeden bir kitaptı. 2 tanrı Hermes ve Apollonun girdiği bir iddia sonucu köpeklere insan zekası verilmesi ve haliyle aralarında dil, yönetim, yaşam ile ilgili bir çok çatışmanın çıkması yönüyle biraz ''Hayvan Çiftliği''ni anımsattı.
Karşıyaka'da girdiğim bir kitabevinde çalışanlardan birinin önerisiyle aldığım bir kitaptı. Kitabın konusunu okuduğumda "evet, okunacak kitap bu" demiştim. İyi ki de alıp okumuşum. Kurgusu ve yazımıyla akıcı bir şekilde kendini okutuyor.

Gelgelelim konusuna, kitabın içeriğinde Tanrı Hermes ve Apollo'nun iddiaya girmesiyle başlıyor. Hayvanlara insanlar gibi düşünme yetisi verildiğinde mutlu bir ölümle mi yoksa mutsuz bir ölümle mi bu dünyayı terk edeceklerdir? Olaylar buradan sonra başlıyor, seçilmiş olan hayvanlar köpeklerdir. Okudukça köpekler ile insanlar arasında kıyas yapmaya başlamamak elde değil. Bazı yerlerde, ah ben de galiba köpekmişim ya da köpekler bizmiş dedim. Oldukça güzel bir şekilde işlenmiş olan bu romanı severek okudum. Daha fazla yazmak isterdim fakat spoiler vermek istemediğimden kısa kesiyorum.
Size iyi okumalar
İçiyorlarsa da, sarhoşlukları alkolden değildir. Tanrıların hep yaptığı gibi, insanlığın tabiatına dair, amaçsız bir sohbete koyulurlar. İnsanların, mesela bitten ya da filden kötü veya iyi olmadıklarıyla başlayan muhabbetleri şu soruyla noktalanır: Hayvanlarda insan aklı olsaydı nasıl olurdu? Böylece Apollo ve Hermes, insan aklına sahip olsalar, hayvanların insanlardan daha mutsuz olup olmayacaklarına dair bahse tutuşurlar. Kaybeden diğerine dünya zamanıyla bir sene kölelik edecektir. Bardan çıkıp yürüdükleri caddede bir veteriner kliniğine denk gelirler ve tanrısal deneylerini bu klinikteki köpekler üzerinde uygulamaya karar verirler. O gece Toronto sokaklarında insan bilinci bahşedilmiş on beş köpek dolaşmaya başlar. Bu on beş köpeğin varoluşsal krizi André Alexis’in kaleminde, dilin, sevginin ve insan şefkatinin güzelliğine dair bir övgüye dönüşüyor. Tanrılar Zar Attığında, insan aklının bir ödül mü ceza mı olduğunu sorgulayan çağdaş bir Yunan mitolojisi.

Yazarın biyografisi

Adı:
Andre Alexis
Unvan:
Kanadalı Yazar
Doğum:
Port-of-Spain, Trinidad ve Tobago, 15 Ocak 1957

Yazar istatistikleri

  • 35 okur okudu.
  • 1 okur okuyor.
  • 34 okur okuyacak.
  • 1 okur yarım bıraktı.