Andre Alexis

Andre Alexis

Yazar
7.2/10
33 Kişi
·
68
Okunma
·
0
Beğeni
·
318
Gösterim
Adı:
Andre Alexis
Unvan:
Kanadalı Yazar
Doğum:
Port-of-Spain, Trinidad ve Tobago, 15 Ocak 1957
"Senin duygu diye adlandırdığın şey
benim için farklı bir düzen ve tabiattadır. Buhar veya duman
gibi elle tutulur bir şeydir."
216 syf.
Andre Alexis, kitabında köpeklere insan zekası verip mutlu olup olamayacaklarını (daha doğrusu mutlu ölüp ölemeyeceklerini) görmek isteyen Yunan tanrılarının iddiasını anlatmış. Bence oldukça özgün bir fikir, sizce de öyle değil mi?

Köpekler insan zekasına, duyarlılığına ve bilincine sahip olsalardı neler olurdu? Üstelik sadece seçilmiş 15 köpek bu özelliklere sahip olsaydı...Elbette kısa sürede mühendislik harikaları yarattırmıyor yazar köpeklere. Ancak, dili kullanmaları, yaşama bakışları insana kısa sürede yaklaşıyor. En güzeli de insanlarla olan iletişimleri oluyor...

Çok fazla bahsetmek istemiyorum kitaptan. Okuyarak tadını çıkarmanızı istiyorum. Okudukça zihninizde bazı sorular ortaya çıkacaktır. Örneğin mutlu yaşamak mı mutlu ölmek mi? Ya da insanlara köpek zekası verilseydi ne olurdu? Farklı bir kitap okumak istiyorsanız, bu kitaba bir göz atın derim.
216 syf.
İnsan aklı bir veba mı yoksa lütuf mu ?
Mutlu bir ölüm şans mıdır ?

Tanrıların ölümlüleri ölümlülerinde tanrıları anlayamadığı bir evrende tanrıların (Apollo ve Hermes) aralarında tutuştukları bir iddia ile başlıyor hikaye.

İnsan aklı bahşedilmiş "yaşlı" ve "genç" 15 köpeğin hikayesi(!). Yaşlı ve genci özellikle belirttim çünkü her ne kadar aynı şartlarda başlasalar bile yaşamı algılama biçimleri ve verdikleri tepkiler hepsinde farklı gelişiyor. Bunun sebebi küçük bir ayrıntıda gizli aslında. Tanrılar akıl bahşettikleri bu canlıların anılarına müdahale etmiyorlar.

İnsanlığın gelişim sürecinin bir yansıması var kitapta. Şuan yaşamakta olduğum ve benden önce yaşanmış olan yıllara dair - gerek köpeklerin başına gelenler gerek köpeklerin gözlemledikleri düşündüğümde - nokta atışı tespitler var yaşama dair. Batıdan ve doğudan mitolojik ögeler çok yerinde işlenmiş hikayeye. Şiirler var, üstelik tamda akıllı bir köpeğin yazabileceği türden şiirler.

Hikayenin kurgusuna dair ne anlatsam tat-kaçıran olur. Onun için genel hatlarıyla anlatabileceklerim bunlar. Aldığı ödülü hak eden birden fazla kez okunmaya değer bir kurmaca.

İyi okumalar.
216 syf.
·2 günde·Beğendi·Puan vermedi
Toronto'da barda başlayan sohbet,Hermes'in "Acaba hayvanlarda insan aklı olsa nasıl olurdu?" sorusuyla bir iddiaya dönüşüyor ve Apollo'nun olduklarından daha mutsuz olacakları konusunda ısrarcı olması durumu daha da ateşleyip bizi hikayenin asıl kahramanlarına yönlendiriyor.
Agatha, Athena, Atticus, Bella ,Benjy,Bobbie , Dougie, Frick ,Frack,Lydia ,Mecnun,Max ,Prens, Ronaldinho, Rosie..
Hayatlarına konuk olduğumuz on beş farklı karaktere sahip köpek.

Birbirleriyle olan iletişimlerinden tutun da, insan dilini öğrenmeleri ve onlarla olan iletişimlerine, yaşama arzularına kadar birçok konuya değiniyor André Alexis ve bunu yaparken kullandığı dil o kadar sade ama büyüleyici ki..
İçlerinde şair ruhlu bir köpeğimiz var mesela,onun ara ara okuduğu şiirler bambaşka bir boyuta taşıyor bu dili.

Hayvan Çiftliği ile benzeştiği noktalar olsa da, oldukça özgün bir fikirden yola çıkarak hazırlanmış, başarılı olmuş, en iyi kurgu ödülüne sahip bir kitap.

Severek okudum, en azından şans verilmesi gerekenler kategorisine eklemelisiniz siz de :) Aklınız size verilen bir ödül mü?Okuduktan sonra cevabınızı yazarsınız bana belki. :)
216 syf.
·7/10
Mitolojik karakterlerle kurulmuş oldukça özgün bir kurguya hoşgeldiniz. Hayvanlarda insan aklı olsa nasıl olurdu? İnsanlar kadar mutsuz olurlar mıydı? Hikaye Apollo ve Hermes'in bu konuda bir seneliğine birbirlerine köle olmasına bahse girmeleriyle başlar. Veteriner kliniğindeki 15 köpeğe insan aklı verirler, ömrünün sonunda bir hayvan bile mutluysa Hermes kazanacaktır. Köpeklerin gözünden bir ömür geçirmek tam da bu olsa gerek. Hiyerarşi, bencillik, bağlanma, sevgi, sadakat, riya, örgütlenme insana özgü ne varsa hepsini gözden geçirmenizi sağlayan bir roman. Benden olumlu puan aldı.
*Spoiler*
Kitapta çok sevdiğim bir kısım Yunan Kader Tanrıçaları Mireler'den bahsediyor. Clotho(döndüren) Lachesis(bölüştüren) ve Artropos(kaçınılmaz olan) üç kız kardeştir. Her ölümlünün yaşam ipliğini doğumdan ölüme kadar bu kız kardeşler kontrol eder.
"Üç kız kardeşin işi genelde kolaydır.İlki hayat ipini çevirir, ikinci kardeş her varlığın ipinin uzunluğuna karar verir. Üçüncü ipi keserek canlının bu dünyadaki zamanını sona erdirir. Yaşam iplerinin karışması sık gerçekleşen bir olaydır. En çok da karı kocalarda rastlanır. Bu nedenle beraber veya ard arda ölürler."
216 syf.
·3 günde
Karşıyaka'da bir kitapevinde öylece dolaşırken bir görevli tavsiye etti bu kitabı. Konusunu bir oku, beğenirsen alırsın dedi. Değişik bir yazar, değişik bir hikaye görünce hemen aldım tabi. İyi ki de almışım.

Zeus'un oğulları Hermes ve Apollo köpeklere insan aklı bahşedip mutlu ölüp ölmeyecekleri üzerine iddiaya giriyor ve bir veteriner kliniğindeki 15 köpeğe insan aklı veriyorlar. Birinin bile mutlu ölemeyeceğini iddia eden Apollo ile insan aklı ile de mutlu ölebileceklerini savunan Hermes'in bu iddiaları üzerinden aklın insanın yolunu aydınlatıp aydınlatmadığının tartışmasını okuyoruz. Bu kitap ile insan aklının sınırları, mutlu yaşam mı mutlu ölüm mü gibi sorgulamaları yaparken buluyoruz kendimizi. Köpekler insan aklının inceliklerini öğrendikçe varoluşsal sıkıntılar içinde buluyorlar kendilerini. Liderlik, sağduyu, şiddet, öfke, sevgi, cinsellik gibi kavramların köpekler dünyasına insan aklı ile farklı bir şekilde girişi çok incelikli, çok felsefi bir şekilde işlenmiş. Tanrıların hikayeye eşlik edişi ve tanrı kavramları de ayrıca hoşuma gitti.

Konu son derece ilginç, anlatım da gerçekten çok güzeldi. Bir kaç yazım yanlışını da saymazsak iyi de bir baskıydı. Aslında yazmak istediğim çok şey var ama okuyacaklara ipucu olur, tadı kaçar düşüncesi ile alıntı yapmaya bile korktum açıkçası.

Hayata dair, insan aklına ve insanın diğer canlılardan üstün olup olmadığına, mutlu yaşam mı mutlu ölüm mü sorularına yönelik sorgulamalar yapan bu kitabı herkesin severek okuyacağını düşünüyorum.

Keyifli okumalar
216 syf.
·9 günde·Puan vermedi
Karşıyaka'da girdiğim bir kitabevinde çalışanlardan birinin önerisiyle aldığım bir kitaptı. Kitabın konusunu okuduğumda "evet, okunacak kitap bu" demiştim. İyi ki de alıp okumuşum. Kurgusu ve yazımıyla akıcı bir şekilde kendini okutuyor.

Gelgelelim konusuna, kitabın içeriğinde Tanrı Hermes ve Apollo'nun iddiaya girmesiyle başlıyor. Hayvanlara insanlar gibi düşünme yetisi verildiğinde mutlu bir ölümle mi yoksa mutsuz bir ölümle mi bu dünyayı terk edeceklerdir? Olaylar buradan sonra başlıyor, seçilmiş olan hayvanlar köpeklerdir. Okudukça köpekler ile insanlar arasında kıyas yapmaya başlamamak elde değil. Bazı yerlerde, ah ben de galiba köpekmişim ya da köpekler bizmiş dedim. Oldukça güzel bir şekilde işlenmiş olan bu romanı severek okudum. Daha fazla yazmak isterdim fakat spoiler vermek istemediğimden kısa kesiyorum.
Size iyi okumalar
216 syf.
·12 günde·Beğendi·8/10
Eserlere çözümü zor bulmacalar, oyunlar, iç içe geçmiş hikayeler yerleştirme sanatı Oulipo türünde yazılmış, derinliği ile düşünmeye sevk eden, içinde gizli anlamlar barındıran şiirleriyle şaşırtan ve yaratıcı konusuyla kazandığı kurmaca ödülünü sonuna kadar hakeden bir kitaptı. 2 tanrı Hermes ve Apollonun girdiği bir iddia sonucu köpeklere insan zekası verilmesi ve haliyle aralarında dil, yönetim, yaşam ile ilgili bir çok çatışmanın çıkması yönüyle biraz ''Hayvan Çiftliği''ni anımsattı.
216 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10
İçiyorlarsa da, sarhoşlukları alkolden değildir. Tanrıların hep yaptığı gibi, insanlığın tabiatına dair, amaçsız bir sohbete koyulurlar. İnsanların, mesela bitten ya da filden kötü veya iyi olmadıklarıyla başlayan muhabbetleri şu soruyla noktalanır: Hayvanlarda insan aklı olsaydı nasıl olurdu? Böylece Apollo ve Hermes, insan aklına sahip olsalar, hayvanların insanlardan daha mutsuz olup olmayacaklarına dair bahse tutuşurlar. Kaybeden diğerine dünya zamanıyla bir sene kölelik edecektir. Bardan çıkıp yürüdükleri caddede bir veteriner kliniğine denk gelirler ve tanrısal deneylerini bu klinikteki köpekler üzerinde uygulamaya karar verirler. O gece Toronto sokaklarında insan bilinci bahşedilmiş on beş köpek dolaşmaya başlar. Bu on beş köpeğin varoluşsal krizi André Alexis’in kaleminde, dilin, sevginin ve insan şefkatinin güzelliğine dair bir övgüye dönüşüyor. Tanrılar Zar Attığında, insan aklının bir ödül mü ceza mı olduğunu sorgulayan çağdaş bir Yunan mitolojisi.
216 syf.
·Puan vermedi
Hermes ve apollon geyik yaparken akıllarına hayvanlarda insan bilinci olsaydı dünya neye benzerdi sorusu gelir, insanlar kadar mutsuz olup olmayacakları konusunda iddiaya girerler, denemek için de 15 köpeğe insan bilinci verilir. Zavallı köpecikler ne olduğunu anlayana kadar bunalım üstüne bunalım. Sonucun ne olduğunu söylemeyeyim ancak sevgi, bağlılık, ölüm, şefkat vs mevzularına farklı bir bakış. İlginç kitap, okunur #tanrılarıngeyiği #akıllıköpekler #dilinikaybedenşair #andrealexis

Yazarın biyografisi

Adı:
Andre Alexis
Unvan:
Kanadalı Yazar
Doğum:
Port-of-Spain, Trinidad ve Tobago, 15 Ocak 1957

Yazar istatistikleri

  • 68 okur okudu.
  • 2 okur okuyor.
  • 63 okur okuyacak.