Bütün bir toplum, çile çekip zahmetle çalışır ve sadece Kralın ve Krallık aristokrasisisinin yararına zenginlikleri yığar. Firavunun lüksü, sefahati aşırı ölçüdedir, dizginsizdir.
“Sürekli değişen iş bölümü sonucu kadının uğraşı ikinci plana düşer. Çobanın otoritesi artar, güç kazanır. Kadını boyunduruğu altına alır ve kan bağı gibi kavramların yerine mülkiyet kavramı gelir. İkili bir çelişki ilkel toplumun düzenini aile reisliği yararına dağıtır ve aşiretin içerisindeki mal değiş tokuşunun artık anaerkilliğin kaybolduğu klanın içerisinde yarattığı zenginlik farklılıkları derecesinde toplumu böler. Yeni bir mülkiyet biçimi klanın ortak mülkiyetinin yerini alma eğilimindedir; insanlar arasına eşitsizlik sokulmuştur.”