Andreas Winkelmann

Andreas Winkelmann

Yazar
8.0/10
9 Kişi
·
17
Okunma
·
3
Beğeni
·
420
Gösterim
Sabır ne yazık ki öğrenilebilir bir şey değildi, gelir ve giderdi. Bir gün onunla arkadaş olur, ertesi gün onu tanımazdı bile.
"Hollywood filmlerinde izlediğimiz her şeyi mükemmel bir şekilde planlayan suçlular gerçekte yoktu. Her biri içgüdülerini takip ediyordu ve içgüdüsellik hata yapmak için güzel bir zemin hazırlıyordu. Açgözlülükleri aynı zamanda çöküşlerinin de temelini oluşturuyordu."
"Lanet olası beş yıl boyunca sevgilisi olmamıştı. Bu meslek onu yalnızlaştırıyordu.Çevresindeki insanlara karşı duyduğu güvensizlik artıyor ve bu da onu gittikçe zor biri haline getiriyordu. Hangi adam , erkeklerin her şeyi yapabileceğine inanan bir kadınla birlikte olmak isterdi ki? Her türlü vahşete karşı soğukkanlılıkla yaklaşabilen bir kadınla olmak isteyen biri var mıydı? Romantizmin temeli bu değildi."
"Ve bu sessizliği ölümün nefesi olarak tanımlıyordu.Bayan Hagedorn, ölüm nefes alıyor ve dünyada var olan her şeyi, evrendeki bir kara delik gibi kocaman bir hiçe dönüştürüyor demişti."
"Olamaz! Nasıl bakıştı o öyle! Bakışları bisturisinin ucu kadar keskindi! Gözlerinin içinden zorlanmadan geçerek beyninin içini görebiliyordu.Hayatta kalmaya karşı duyduğu korkunç isteği, evrimin gücünü, kurbana karşı hissedilmeyen acıma duygusunu, burada olma sebebinin sadece öldürmek olduğunu, öldürmek, yemek ve onu kendi benzersiz tarzıyla ele geçirmek istediğini biliyordu."
"O tehlikenin ta kendisiydi.Karanlığın gözüydü, bir avcıydı. Avlamak motivasyonunun bir parçasıydı, o yüzden burada oturmuştu. Muhtemelen mastürbasyon bile yapmıştı. Suçluların hepsi sadece tatmin duygusunun peşindeydi."
Anne babanın evlatlarına karşı tutumlarının nelere yol açtığını bi kez daha okudum. Kendini değersiz görerek büyüyen çocukların hepsi ilerde psikolojik sorunları olmasa da, psikolojik sorunları olan kişilerin geçmişlerin de illa ki anne baba sorunu oluyor... Roman genel anlam da iyiydi. Akıcıydı. İlk kaçırılan kızın akıbetini merak ettim. Kaçıtıldıktan sonra neler yaşadı.. Sonu bence biraz hava da kaldı.
İnsan psikolojisinin en karanlık kuytularına inip karakterlerin ruh hallerinin başarılı bir şekilde işlendiği, bazen duygulanıp bazen de ürkerek okuduğum harika bir kitaptı... Tavsiye ederim, okuyun bence. .
Çok güzel bir psikolojik gerilim. Detaylar çok güzel anlatılmış konular arası kopukluk yok. Sonu ile hiç beklenmedik. Bu tarz kitap severlerin mutlaka okuması gereken bir hikaye.
muhteşem bir gerilim kitabı...benzer özelliklerde kaçırılan kör kızlar ve psikopat bir katil yaptıklarını okurken inanamayacaksınız...aksiyon hiç bitmiyor 3 saatte bitirdim elinden bırakamıyorsun ve sonu müthişti...
Bu kitabı tüylerim diken diken okudum. İnstastory'imde bahsettiğim gibi; yazar, fobim olan yılanı, öyle bir tasvir etmişti ki... bu sebeple bazı kısımları atladım ama konuda kopukluk hissedecek şekilde değil.
Kitap öyle bir başlıyor ve gerilmene sebep oluyor ki, çok fazla işkence tarzı bir şey beklemeye başlıyorsun ama bu, gerçekleşmedi. Ama genel olarak psikopat karakterin, başka yaptığı şeyler ne derece psikolojik sorunlu biri olduğunu ortaya koyuyordu ve onu ürkünç yapan, bizi geren şeyler de onlardı.

Yazar, özgün bir kurgu sunmuş bizlere ama sanki daha mı hissedilir yazsaydı diye düşünmedim değil. Ben sadece fobimin geçtiği yerlerde tepki gösterdim, bunun dışında mantık çerçevesi ile yaklaştığım bir kitaptı.

Kitap akıcıydı; olaylar nasıl gelişecek, çocuğa ne yapacak, nasıl yakalanacak, nasıl izini bulacaklar falan gibi soru işaretleriyle hızlıca okudum ama suçlunun kim olabileceği konusunda ayrı bir merak içerisine girmedim, daha çok olaylara odaklandım.

Bir konuda tahminde bulundum ve sonunda onun doğru çıkmış olmasına çok mutlu oldum. Genel olarak seriyi bakarsak ve kitaptaki çocuklarla empati kurarsak; gerçekten kimsenin yaşamasını istemeyeceğimiz ve yaşayan kişilerin psikolojisinin ne derece berbat olabileceğini görebiliriz.

Kitabın konusu; Helena Vakfı Engelli Yurdunda gece Sarah adında doğuştan kör olan, 8 yaşındaki bir kız çocuğu kaçırılır. Polislerin araştırması ile aynı benzerlikte olan, Sina adında başka bir çocuğunda 10 yıl önce kaçırıldığı ortaya çıkar ve bu, akla suçlunun aynı kişi olabileceğini getirir.

Suçlunun psikopatça davranışları, polisin iz sürme ile kaçırılan Sarah'ı bulma uğraşı, bir abinin kardeşinin katilini bulma çabası ve kaçma, kovalamaca derken kendinizi olayların içinde, psikolojik bir serüvende bulacaksınız.
Seni görüyor , seni avlıyor
ve bir daha asla bırakmıyor
kaçırılan bir kız ,yaslı bir ağabey ve soğukkanlı bir piskopat
Çok fazla heyecan,gerilim beklentisine girilmeden okunduğu müddetçe beğenilebileceğini düşünüyorum.

Yazarın biyografisi

Adı:
Andreas Winkelmann
Unvan:
Yazar

Yazar istatistikleri

  • 3 okur beğendi.
  • 17 okur okudu.
  • 4 okur okuyacak.