Ama herkesin eşit olduğu bu diyarda ise insanlar bildiğin mutsuzluktan kırılıyor çünkü herkes aynı düzeyde mutlu olunca hayatı da aynı derecede sıkıcı ve anlamsız buluyorlar. Burada kulaklarda çınlayıp duran tek feryat da şu: “Ah keşke ben de ‘bir birey’ olabilseydim, ‘bir şey’ yapabilseydim, ‘bir şeyleri’ başarabilseydim!”
İnsanlardaki bu bıkkınlık, ister işte ister eğlencede olsun - ki gördüğüm kadarıyla eğlenceye, işten çok daha isteksizlerdi - o kadar yaygındı ki insanların çehreleri merak uyandıran, tuhaf bir değişime uğramıştı.