Antoine Leiris

Antoine Leiris

Yazar
8.4/10
66 Kişi
·
136
Okunma
·
1
Beğeni
·
359
Gösterim
Kaçmaya ihtiyacım vardı. Gidebileceğim en uzak noktaya kadar gitmek istiyor, geri dönmek istemiyordum. Tüm bunların bir sonu var mı diye yolun sonuna kadar gitmek istiyordum.
Antoine Leiris
Sayfa 12 - Epsilon Yayıncılık
Ama hayatımızın en güzel anları fotoğraf albümünün içine koyduklarımız değil. Sadece birbirimizi sevmeye ayırdığımız zamanları hatırlıyorum. Yaşlı bir çift görüp onlara benzemeyi istediğimiz anları. Kahkahasını...
Hiç beklenmedik zamanlarda ortaya çıkan anlar var. İşte bunlar öyle anlardı ki, yazmam gerekiyordu.
Antoine Leiris
Sayfa 114 - Kafka Yayınevi
Cuma akşamı olağanüstü bir varlığın hayatını çaldınız, hayatımın aşkını, oğlumun annesini aldınız ama nefretimi alamayacaksınız, sizden nefret etmeyeceğim.
126 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10
Hayatımda hüngür hüngür ağladığım tek kitaptır Nefretimi Alamayacaksınız. Bir oturuşta bitirdim ama ağlamaktan okuyamıyordum ki ben her kitaba ağlamam.


Konusuna gelirsem karısı rock konserinde terörist saldırısıyla ölen ve 17 aylık çocuğuyla yalnız kalan adamın ölüm haberini almasından mezarı ziyaret etmesine kadar olan kısa bölümün hikayesini okuyoruz. Kitap çok kısa o yüzden fazla konusundan bahsetmeyeceğim okudukça daha iyi anlarsınız.


Bu arada bu gerçek bir hikaye ve adam karısının ölümünden sonra Facebook'a bir yazı yüklüyor. Kitapta bu yazı da var ama yazıyı okurken resmen kitabı ıslatmamaya çalışıyordum o kadar ağladım yani. Çocuğun hisleri, adamın karısının yokluğunu sürekli hatırlaması bunlar çok güzel hissettirilmişti. Bu kitabı mutlaka okumalısınız diyorum ben.
126 syf.
·1 günde
Kitabın hem yazarı hem de ana karakteri olan Antoine Leiris’nin, Fransa’da, bir cuma akşamı konser alanına düzenlenen terör saldırısında eşi Hélène’i kaybetmesiyle başlıyor Nefretimi Alamayacaksınız. Acısını ise sosyal medya üzerinden paylaştığı ve herkese güç veren mektubunda, “Cuma akşamı olağanüstü bir varlığın hayatını çaldınız, hayatımın aşkını, oğlumun annesini aldınız ama nefretimi alamayacaksınız, sizden nefret etmeyeceğim,” diyerek belki de olabilecek en etkili şekilde dile getiriyor ve devam ediyor.
Kitapta kısa bir süreyi okuyoruz 10 gün kadar. Kitap oldukça akıcı ve sade bir anlatıma sahip. Yazar, yaşadıklarını ve duygularını anlatmak için süslü cümlelere ihtiyaç duymadan, olduğu gibi anlatırken çeviride de bunu hissetmek fazlasıyla etkileyici.
Gerçekten insanların bunu yaşamış olması ve aklıma düşen "ya benim başıma gelseydi?" sorusu içimi parçalıyor. Eğer bu olay benim başıma gelseydi ben hayatıma böyle devam edebilir miydim? Şu an baba oğulun ne yaptığını, Antoine'nin oğluna, nefretsiz bir hayat sunup sunamadığını çok merak ediyorum.
126 syf.
Ama hayatımızın en güzel anları fotoğraf albümün içine koyduklarımız değil...
Gösterilecek, anlatılacak bir şeyi olmayan "önemsiz sanılan anlar" asıl en değerli anlardır.(bu kitaptan alıntı)

13 Kasım 2015 'de bir adamın eşi, gittiği bir rock konserinde , onlarca masum insanla birlikte teröristler tarafından acımasızca öldürüldü.
Arkasında ise çok acı bir hikaye bıraktı bu kadıncağız:( O hikayede hiçbir şeyden haberi olmayan masum bir bebek ve yasını bile yaşamaya fırsat bulamayan sevgi ve acı dolu bir eş.

Ve bu eş , yaşadığı tüm acılarını ve hayata tutunma dolu hislerini bu kitaba dökmüş günlük gibi:(
Çoğu yerinde gözlerim doldu, özellikle o bebekle yaşadığı hüzünlü anlar...
Hele bir bölüm vardı ki,
Annesinin gömülmesinden günler sonra bebek ve baba mezarlığa gider.
Baba , bebeğin annesinin resmini mezarın üzerine koyar.
Bebek,18 aylık, resmi göstererek "hadi annemi eve götürelim" anlamında bazı hareket ve anlamlı bakışta bulunur, bildiği sesleri söyler, içinde "anne" geçen...
İşte kelimelerin bittiği andır o an...
Haberlerde sadece sayı ve isim olarak geçen "terör kurbanı insanlar" ardında işte böyle bir ömür sürecek acılar bırakırlar ...
126 syf.
·Beğendi·10/10
BA-YIL-DIM. Okuduğum onca kitap arasında en sevdiğim kitap oldu. Bu kitabı herkes okumalı çünkü içinde çok güzel mesajlar barındırıyor. Ve yazar aslında kendi yaşadıklarını kaleme aldığı için kitap biraz daha narin ve değerli. Umarım herkes bu kitabı okur ve böyle bir kitabın yoksunluğunu çekmez.
126 syf.
·Beğendi·8/10
Merhaba ,

Bu kitap yakın zamanda gerçekleşen bir terör saldırısının sonuçlarına değinen bir kitap olduğu için ilgimi çekmişti.
Fakat gerek anlatımı gerekse olayların tamamen gerçek oluşunun okuyucuya aktarımı oldukça naifti. Ben kitabı oldukça beğendim. Kolay okunan bir kitap. Bir o kadar da acıklı .
126 syf.
·1 günde·10/10
Kasım 2015'de Pariste yapılan bir terör saldırısında yazarın karısı rock konserindeyken hayatını kaybeder.Geride kalan 17 aylık oğluyla birlikte ilgilenen baba ve karısının arkadaşlarının yardımları ile oğluyla birlikte hayata devam etmeye çalışır.Ve yazar hayatının anlamı ve çocuğunun annesini kaybetmenin acısıyla , 'herşeyi aldınız ama nefretimi alamayacaksınız!'diyerek bu kitabı yazar.Ben çok etkilendim açıkcası.Kimse okumamış o yüzden detaylı yazmak istedim...Tavsiye ediyorum herkese ..
126 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
Böylesine kötü günlerden geçerken tanıştım "Nefretimi Alamayacaksınız"la... Paris patlaması sonrasında eşinin kaybı ardından Facebook'ta yayınladığı içten mektuptan biliyordum Antoine Leiris'i... Böylesine olgunca hissedebilmesine gıpta ettiğim adamın eşinin kaybı ve sonraki günlerde içinden geçenleri satırlara döktüğü kitabın ta kendisi "Nefretimi Alamayacaksınız". Öyle içten, öyle vurucu, öyle gerçek ki... Nasıl başarmış bilmiyorum ama ne teröre, ne patlamanın ardındaki ihmallere; ne de kaderine kızmış bu adam; yalnızca her şeyden çok sevdiği eşinin evdeki varlığını hala varmışçasına hissederek, ufacık bebeklerini kendi başına büyütmeye odaklanmış... Evet bu bir kin ve nefret kitabı değil; büyük bir kayba rağmen mücadele eden ve yüreğindeki sevgiyi oğlu için sımsıcak tutmaya çalışan bir adamın öyküsü...
126 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10
Kitap ''hayattayken kıymetini bilin'' sözünü adeta gözümüze sokuyor. Aynı zamanda kitabı kendi ağzından anlatan başrol eşiyle anılarını o kadar dokunaklı anlatmış ki okurken kitapta geri kalan her şeyi unutup onları izliyorsunuz. Aslında bir yandan da sırtınızı dayadığınız hayat arkadaşınızın gidişi nasıl bir acı verir, neler hissettirir ve onu kaybettikten sonra insanların ona karşı davranış ve yaklaşımlarını da okuyoruz. Kendini ve etrafındakileri teselli edişiyle beni kendine hayran bıraktı...
126 syf.
·7/10
Kitap zaten bir gerçek hayat hikayesi. Eşinin bir konserde acımasızca katledildikten sonra küçücük çocuğuyla kala kalan yazar neler yaşadığını anlatıyor. Taki mezarının başına gidene kadar devam ediyor kitap. Hemen bitirilebilecek bir kitap ,ince zaten. Açıkçası ben okurken çok ağlıyacağımı düşünüyordüm çok sulugöz biri olarak. Ama bence duyguyu tam olarak verememişti. Sadece kitabın son sayfasında ağladım o kadar. Yinede beğendiğim bir kitaptı.
126 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10
Antoine Leiris geride bırakılanlardan biri oğlu Melvil ile.Bir gecede yalnız bırakılıp,hayatının geri kalanında eksik yaşamaya mahkum bırakılanlardan yalnızca ikisi.Melvil annesi ile sadece 17 ay birlikte kalabilmiş mesela.Leiris,Paris saldırılarından sonra bir mektup yazıyor.Bu patlamaları gerçekleştiren kişiye değil,herkese.Hala oyunda olduğunu,oğlu ile yola devam edeceğini ama bir farkındalıkla:Özgür olarak.
.
Alıntı yapmak isterdim ancak tüm kitabı buraya sığdıramayacağımı biliyorum.Antoine Leiris bir kahraman,bir aziz,bir aktivist değil.O,ay’ını kaybeden biri.Kafasındaki kelimeleri bizimle değil sayfalara döküyor biz de bir şekilde okuyoruz.

Yazarın biyografisi

Adı:
Antoine Leiris
Unvan:
Yazar
Doğum:
1981

Yazar istatistikleri

  • 1 okur beğendi.
  • 136 okur okudu.
  • 51 okur okuyacak.