Aphra Behn

Aphra Behn

Yazar
7.9/10
16 Kişi
·
35
Okunma
·
0
Beğeni
·
121
Gösterim
Adı:
Aphra Behn
Aphra Behn, İngiliz oyun yazarı, şair, çevirmen. İngiltere'nin ilk profesyonel ve yirmi yıl boyunca tek kadın oyun yazarıdır. Birçok kez sahnelenmiş olan 18 oyun yazmıştır. Vikipedi
Doğum tarihi: 10 Temmuz 1640, Canterbury, Birleşik Krallık
Ölüm tarihi ve yeri: 16 Nisan 1689, Londra, Birleşik Krallık
Oyunlar: The Rover, Abdelazer, The Emperor of the Moon, Sir Patient Fancy, The City Heiress, The Feign'd Curtizans
Kitaplar: Oroonoko, Love‑Letters Between a Noblema.
Oroonoko, the Rover and Other...
Tanrının adını verip yemin etmekle , şerefi üzerine yemin etmenin farkı:
gururlu adam dünyanın hakaret ve ayıplamaları karşısında her an acı çeker . Tüm yaşamından değerli olan şöhretiyle her gün namussuzca ölür.
Aslında niyetim gururunu hiçe sayan bir kimsenin tanrılarına olan sözünü tutacağını düşünmekle ne kadar yanıldığınızı göstermektir.
92 syf.
·Puan vermedi
İlk cümlelerinden itibaren anlatıcının ispatlar sunarak gerçek bir olay anlattığını ve anlattıklarının hiç bir şekilde kurgu olmadığı konusunda okuyucuyu inandırma çabası var. Anlatıcımız kadın ve sömürge durumunda olan Afrika'nın Surinam bölgesini gezmiş bir anlatıcı ile karşı karşıyayız. Kurguda kadın karakterimiz Imoinda Afrika prensi Oroonoko'ya aşıktır ve köle olarak sömürgecilere satılır. Oroonoko ise onu kurtarmaya çalışır. Satan ise Imoinda'ya aşık olan dedesidir. Tema olarak ise karşımıza aşk ve ırkçılık temaları çıkar.Son olarak da anlatıcıyı da tebrik etmeli çünkü ne yapıp edip okuru olayların gerçekliği açısından inandırmayı başarıyor.
92 syf.
·1 günde·Beğendi·7/10
Oroonoko soylu bir adam ve gelecek kral gözüyle bakılırken köle olarak bulur kendini.İçindeki ateş ve aşk ise bir an bile yalnız bırakmaz onu.
.
Kısa ve tam anlamıyla bir roman olarak adlandırılamasa da Oroonoko bazı açılardan çok değerli.Örneğin kölelik ve din eleştirisi,”beyaz adamın vahşiliği” konusunda korkusuz ifadeleri açılarından..Ne kadar o dönem açısından farklı olsa da ırkçı ifadeler de barındırıyor içinde.
.
John Sutherland,Edebiyatın Kısa Tarihi’nde yazardan şu şekilde bahsediyor:
.
“Eaffrey (kendi seçtiği adıyla Aphra) Johnson iç savaş sırasında büyüdü.Nüfuzlu müşterilere sahip bir berber olan babasının yanında çalıştı.Babası 1663’te İngiltere’nin Güney Amerika’daki sömürgesi Surinam’a vali olarak atandı.Aphra babasının ölümünün ardından Surinam’a ilişkin korkunç izlenimlerle birlikte İngiltere’ye döndü.
.
1670’lerin başında tiyatro oyunları yazmaya başladı.Bunu yapan ilk kadındı.
.
Aphra Behn,Westminster Katedraline defnedildi;bu onura layık görülen ilk kadın yazardı.
.
Virginia Woolf,Behn’in mezarının başında “Bütün kadınlar birleşip onun mezarına çiçekler bırakmalı..Çünkü kadınlara konuşma hakkını Aphra Behn kazandırdı.” demiştir.”
.
Sadece İngiliz edebiyatı için değil dünya edebiyatı için önemli bir eser.Zamanın zincirlerini kırmak için çabalamış,cesur bir kadının hayat verdiği..
92 syf.
·7/10
Daha önce yapılan bir iki incelemeye baktığımda, kısaca hikayeyi anlattıklarını ve bir akadaşımızın da yazarın anlattıklarının doğru olduğuna okuyucuyu ikna etme çabası içine girdiğini ve sonunda da başardığından bahsettiğini gördüm.

Bence bu kitabın en ilginç tarafı yazarın , 1600'lü yıllarda Afrikada yaşarken başında geçen bir olayı anlatması ve de bu yazarın bilinen en eski İngiliz casuslarından biri olması .

Aphra Bhen 1640 1689 yıllarında yaşayan ve yaşamını yazarlık yaparak kazanan ilk kadın yazarlardan birisidir. Hayattayken hiç ilgi görmeyen Bhern küçük bir kesim tarafından Sappho’nun halefi olarak nitelendiriliyordu.

Aslında isminin duyulmasını 20.yüzyıl yılın başında yaşayan
Sackville ve Virginia woolf’un eserlerinde ondan bahsetmesine borçludur.
Yazarın diğer ilginç bir yanı da 1666 yılında İngilizler tarafından Hollanda’ya casus olarak gönderilmesidir.

Kitabı okuduktan sonra , bir yazar arkadaşıma yazıyı çok düz bulduğumu söyledim . O da, yazıldığı devir için normal olduğundan bahsetti..

Yazar bu kitabında , yazdıklarına bizzat şahit olduğunu olmadıklarını ise doğrudan bu öykünün baş aktöründen duydukları olduklarını söylüyor.
Ve kız kardeşinin gördüğü sahneyi de şöyle anlatıyor;
Derken cellat gelmiş . önce organlarını kesip ateşe atmış, sonra kör bir bıçakla kulaklarını , burnunu kesmiş ve yakmış. Hala içiyormuş tütünü hiçbir şey olmamış gibi . Ardından kollarından birini kesmişler ,hala dayanıyormuş , tütününü tutabiliyormuş . Fakat diğer kolunun da kesilmesiyle başı eğilmiş , tütünü düşmüş , tek bir sitem etmeksizin son nefesini vermiş.

1600’lü yıllarda köleliğin normal karşılandığını düşünecek olursak ,oldukça ilginç bir roman , hayal etmesi zor sahneler var ancak yine de ilginç bulduğumu söylemeliyim.
Afrikalı bir kabilede yüz yaşının üzerindeki büyük babanın torununun evleneceği kıza aşık olması gibi...

Aşağıda en eski kadın yazarlar var . Ancak benim aradığım 1500- 1600 lerde kadın yazar ismiydi ,maalesef bulamadım. Sizin bildiğiniz varsa lütfen yazın.

Enheduanna

Sappho of Lesbos

Korinna

Moera

Theophila

Hypatia

Aelia Eudocia
92 syf.
·9/10
Kitap Yorumu//Oroonoko-Aphra Behn
.
Bu kitap, İngiliz edebiyatının ‘ekmeğini yazarak kazanan’ ilk kadın yazarı Aphra Behn’e ait. 1600’lü yıllarda kadınların çalışması, hele de yazar olması çok büyük bir ayıpken, yaşamını bu yolla kazanan Aphra Behn, Oroonoko adlı kısa romanını 1688 yılında yayımlamış. Yazar hayattayken pek rağbet görmeyen eser, günümüzde en başarılı eseri olarak değerlendiriliyor. Behn, Afrikalıların acımasız Avrupalı sömürgecilerin elinden çektiklerine ilk değinen, öyküsünü anlatırken kullandığı ifadelerden ve canlı betimlemelerinden de anlaşılacağı gibi köleliğe ilk karşı çıkan İngiliz yazar olma özelliğini de taşıyor.
.
Afrikalı bir kralın torunu olan yiğit ve erdemli Oroonoko, kendisi gibi kara ırktan gelen Imoinda ile evlenir. Ne var ki, yüz yaşını aşmış olmasına karşın Imoinda’ya göz koyan dedesi, gençlerin birleşmelerini engeller, kızı köle olarak sömürgecilere satar. Derken, Oroonoko da köle tüccarlarının eline düşer. Tutsak yaşamaya katlanamayan Oroonoko’nun önderliğinde, köleler efendilerine karşı başkaldırırlar. Sonrası mı? Sonrası cesur ve yiğit Oroonoko, Avrupalılardan aldığı isimle Sezar'ın özgürlük savaşına dönüşür.
.
Bu güzel romanı çeviri ile bize kazandıran @yitikulke 'ye sonsuz teşekkürler. ️
92 syf.
·9/10
Afrikalı bir kralın torunu olan yiğit ve erdemli Oroonoko, kendisi gibi kara ırktan gelen Imoinda ile sevişmektedir. Ne var ki, yüz yaşını aşmış olmasına karşın Imoinda’ya göz koyan dedesi, gençlerin birleşmelerini engeller, kızı köle olarak sömürgecilere satar. Derken, Oroonoko da köle tüccarlarının eline düşer. Tutsak yaşamaya katlanamayan Oroonoko’nun önderliğinde, köleler efendilerine karşı başkaldırırlar.

Afrikalıların acımasız Avrupalı sömürgecilerin elinden çektiklerine ilk değinen, öyküsünü anlatırken kullandığı ifadelerden ve canlı betimlemelerinden de anlaşılacağı gibi köleliğe ilk karşı çıkan İngiliz yazar olma özelliğini de taşıyor.
92 syf.
·18 günde·Beğendi·10/10
İlk başta masal gibi başlayıp sonra insanı gerçeklerle yüz yüze bırakan bir kitap. İlk yazarlıktan ekmeğini kazanan kadın yazar olan Aphra Behn tarafından yazılması da kitabı ayrı bir güzel yapar.

Yazarın biyografisi

Adı:
Aphra Behn
Aphra Behn, İngiliz oyun yazarı, şair, çevirmen. İngiltere'nin ilk profesyonel ve yirmi yıl boyunca tek kadın oyun yazarıdır. Birçok kez sahnelenmiş olan 18 oyun yazmıştır. Vikipedi
Doğum tarihi: 10 Temmuz 1640, Canterbury, Birleşik Krallık
Ölüm tarihi ve yeri: 16 Nisan 1689, Londra, Birleşik Krallık
Oyunlar: The Rover, Abdelazer, The Emperor of the Moon, Sir Patient Fancy, The City Heiress, The Feign'd Curtizans
Kitaplar: Oroonoko, Love‑Letters Between a Noblema.
Oroonoko, the Rover and Other...

Yazar istatistikleri

  • 35 okur okudu.
  • 28 okur okuyacak.
  • 1 okur yarım bıraktı.