"Bir zamanlar barışa dair umut vardı, ama artık buralarda barış olmayacak. Yakınlarda bu söz konusu değil. Sükûnete dair umut da vardı ama sükûnet de artık buralarda olmayacak. Bu nesilde olmayacak. Temellerini attığımız bu yurdun kurtuluş prensipleri bazı yönleriyle sallantıda ve tekrar eden depremler de bu prensipleri sarsıyor. Dolayısıyla, bu topraklar üzerinde yaşamakta olduğumuz şey, sürüp giden bir maceradan ibaret. Bu ulusun vermek durumunda olduğu şey, güvenlik, rahat bir yaşam ve iç huzuru değil. Bu ulusun verdiği, uçurumun kenarında yaşanan yoğun bir yaşam. Tehlike altında adrenalin yüklü bir yaşam, şehvetle dolu bir yaşam, aşırılıkların yaşamı. Eğer Vezüv benzeri bir yanardağ bu gece patlarsa ve bizim Pompei'imiz benzer bir kaderle sona ererse, yaş kesilecek olan şey, hayat dolu insanlar olacak. Ölümden gelen be etrafı ölümle çevrelenmiş olmasına rağmen hayatı harikulade bir şeymiş gibi benimseyen insanlar. Hayat dansında son ana kadar dans ederek yaşayacak olan insanlar."