Asiye Hekimoğlu

Asiye Hekimoğlu

Çevirmen
8.2/10
228 Kişi
·
627
Okunma
·
1
Beğeni
·
123
Gösterim
Adı:
Asiye Hekimoğlu
Tam adı:
Asiye Hekimoğlu Gül
Unvan:
Çevirmen
Kişisel gelişim ve psikoloji alanlarinda kitap çevirilerim var. Osmanlı tarihi ve yakın tarih okuma yapmayi sevdigim alanlar arasında. Çocuklarla ilgili her çeşit projeye sıcak bakıyorum.
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
428 syf.
·Beğendi·10/10 puan
Davranışsal iktisat alanında okunacak ilk kitaplardan. İnsanların rasyonel davranışlarının arkasında yatan psikolojik ve iktisadi nedenler çok akıcı bir dille anlatılıyor. Deneylerin sonuçları hem eğlendiriyor hem de dürtülerimizin bireysel tercihleri nasıl etkilediğini öğreniyoruz.
428 syf.
·10/10 puan
Daha çok iş yaşamıyla alakalı olan mükemmel bir psikolojik davranış öğreti kitabı. Zevkle okutturuyor kendisini. İnsan yaşamından örnekler sunarak çok şey ögretiyor. Bir nevi nasihat kitabi.
428 syf.
·20 günde·Beğendi·8/10 puan
‘’Akıldışı ama Öngörülebilir’’ çok sevgili bi’ araştırma kitabı. Akademik, kuramsal bi’ içeriğe sahip olan bu kitap ne yönden sevgili buna değineceğim.

Kitabın konusu, son on- on beş senede duyulurluğu yavaş yavaş artan davranışsal iktisat hakkında. Bunu açıklamak için karşılaştırma yapmam gerekirse; klasik iktisat, insanların her zaman minimum maliyet/zarar ve maksimum fayda/kar ile hareket ettiğini savunan iktisat öğretisidir. Klasik iktisat bu akılcı kuramını ise ‘’homo economicus’’ yani rasyonel insan olarak adlandırmıştır. Fakat zaman içinde, tarihsel açıdan da ispatlanacağı gibi bu anlayışa göre çok büyük hatalar, fireler oluşmuştur. Bu hatalar aslında her işinde rasyonel ‘’sanılan’’ insanın hiç de rasyonel davranmadığını gösterir niteliktedir. Bu durumda ise ‘’Sorunlara nasıl yaklaşılmalı?’’ sorusuna cevap olarak ‘’davranışsal iktisat’’ söylenebilir.

Davranışsal iktisat, klasik iktisatın tersine kişilerin düşüncelerinde ve davranışlarında her zaman rasyonel, akılcı davranmadıklarını, aksine insanların yapıları gereği rasyonel olmamak için pek çok sebebi olduğunu göz önünde bulundurup, kişilerin fikirlerini ve yaptıklarını buna göre anlamlandıran iktisat alanlarından biridir. Dan Ariely, kitabında davranışsal iktisatla ilgili olarak ısrarla şuna değiniyor: Evet, insanlar rasyonel, faydacı varlıklardır fakat bu her zaman akılcı olduklarını göstermez. İnsan yaşamında pek çok sorun meydana gelir ve ve bu hatalar, akılcı olmayan davranışlar kendiliğinden meydana gelmezler, rastgele değildirler. İnsanlar hataları ‘’öylesine’’ yapmazlar, aksine tüm bu hataların belirli nedenleri vardır. O halde neden bu hataların sebeplerini, insan zihnindeki işleyişlerini anlayıp onları ‘’öngörülebilir’’ hale getirmiyoruz?

Yani evet, hatalarımız var ama kendi içinde sistemli, tutarlı olan bu hatalar rastgele olmadığına göre bunlara sebep olan şeyler bulunabilir, yani onları öngörebiliriz. Yazar bu minvalde farklı üniversitelerde pek çok öğrenciyle ve kendi meslektaşları ile çeşitli deneyler yapmış. Kitabın anlatılış biçimi gayet açıktı; yazar öncelikli olarak fikrinden, kuramından bahsetmiş, daha sonra kitlesi genelde öğrencileri oluşturan deneyleri uygulamış, açıklamış ve net bi’ biçimde sonuca ulaşmış. Bu sırayı izleyerek anlatılan on üç bölüm vardı fakat deneyler çok daha fazlaydı. Bazı konular çok daha ayrıntılı araştırma gerektirir nitelikte olsa da yazar ek farklı çalışmalar ve deneylerle fikirlerini destekleyerek güçlendirmiş. Son olarak 2008 konut krizinin davranışsal açıdan incelenmesi üzerine bir bölüm daha vardı. Bilançolarla, mali tablolarla ve rakamsal kayıplarla anılan bu büyük krizin sebebinin davranışsal açıdan, yani insanlar; bankacılar, tüketiciler ve şirket çalışanları tarafından ele alınmasının faydalı olduğunu ve krizi daha iyi anlamak noktasında bakılması gereken bir açı olduğunu düşünüyorum.

Kişisel olarak faydalı bulduğum bu kitabın temel hedefinin farkındalık yaratmak olduğunu düşünüyorum. Elbette sadece iktisatla ilgilenenler için değil, bilime ilgi duyan herkes için. İlgilendiğimiz farklı alanların baş oyuncusu insanken, farklı bilim dallarını araştırma, ilerletme, sınıflandırmada yer alan bizlerin, ilgililerin nasıl olup da onları kalıplara soktuğumuz fikri gerçekten duvara tosluyor. Çünkü ilgilendiğimiz, merak duyduğumuz bu alanlar aslında doğrudan insanı ele alıyor. İnsan çok boyutluluğu, katmanlılığı, pek çok açısıyla her şeye el sallayan bi’ varlık. Eminlikle yaklaşabildiğim tek nokta onun parçalardan oluştuğu.. ve psikolojinin insan bütünlüğündeki yerinin kesinlikle çok önemli olduğu. Yaşamdaki bazı noktalara insani temel gerçeklerimizi yani doğamızı, derine inersek de psikolojimizi ele alıp bakarsak bazı şeyleri daha açık, net ve aydınlık bi’ noktadan görme şansına erişebiliriz.

Günümüzün neoliberal, akılcı dünyasında salt verilerle, grafiklerle hareket etmenin aslında her zaman doğru cevap olmadığını bilimsel bi’ dille anlatmış Dan Ariely. Aslında günümüzün fazla duyarlı, reklam, marka, sosyal medya, tv, sanat, toplumsal roller, düşünce akımları vb. tüm birbiriyle bağlantılı olan bu örümcek ağı ortamında iktisatın kalıplardan çıkıp , daha gerçekçi, davranışsal ve hayatın içinden bakması gerektiği anlatılıyor kitapta. Yazar, bunu anlatırken iktisattan dönüşmesini değil, özüne dönmesini istiyor. Çünkü modern iktisatın kurucusu olarak kabul edilen Adam Smith 1776’da ‘’Milletlerin Zenginliğinin Doğası ve Nedenleri Üzerine Bir İnceleme’’ isimli eserini yazmadan önce 1759’da ‘’Ahlaki Duygular Kuramı’’nı yazmıştı. A. Smith’in bu kitabında değindiği konu ise, duyguların hislerin ve ahlakın insan davranışlarına farklı cepheleri olduğu, iktisatçıların bunu görmezden gelmesinin veya inkar etmesinin doğru olmadığını, tersine bunları araştırılmaya değer konular olarak ele almanın gerekliliğini belirtmiştir.

Tüm bu deneysel ve eleştirel öğreti sürecini yazar sıklıkla kendi anılarını da ekleyerek, çok keyifli ve muzip, sıkmayan, sevgili bi’ tarzla ele almış, bu durum da kitabın aslında bilgi yoğun ağırlığını kısmen yok eden, daha çekilebilir hale getiren bi’ etki yaratmış. Sürekli altını çizerek, not alarak ve bir bazı özetlemeler çıkararak gittiğim için bu kitabı uzun bi’ zamana yaydım. Akıldışı ama Öngörülebilir’i klasik iktisatı bilip, günümüze uyarlarken sürekli bi’ eksik, gedik duygusuyla sarsılan, bir şeylerin yerinin dolmadığını düşünen herkese öneririm. Çünkü olaya bir de ‘’davranışsal’’ yönden bakmak kesinlikle fayda sağlıyor; bazı sorunları bu şekilde aklınızdan silerek, sorunlara ‘’nasıl’’ yaklaşılması gerektiğine dair temel bi’ bilgi edinebilirsiniz.
405 syf.
·2 günde·Beğendi·7/10 puan
Kitabı “Psikolojiye Giriş” dersi olarak düşünebilirsiniz. Psikolojinin temel kavramları okuru sıkmadan, ayrıntıya boğmadan gayet açık ve basit şekilde aktarılmış. Tavsiye ederim, keyifli okumalar...
428 syf.
·Beğendi·8/10 puan
Bir çok bilimsel teoriden yola çıkarak tercih sürecimizi ele alıyor. Sürü psikolojisinin sebebi nedir yada bir şeyi neden severiz yada sevmeyiz gibi bir çok soruya cevap veriyor. Sevdim çünkü kendi fizyolojim ve psikolojim hakkındaki bilincim ve farkındalığımı artırdı. İyi okumalar. Var olun
293 syf.
·Beğendi·8/10 puan
Satış rekorları kıran bir kitap. Bu benim kitap seçmemde önemli bir etken değil. Nitelikli olmasına önem veriyorum. Bu kitap da nitelikli bir kitap kesinlikle. Akıldışı konusunda yapılan bilimsel sosyal deneylerinin anlatılarak davranışlarımız açıklanmaya çalışılmış. Çok keyifli bir kitap. İyi okumalar. Var olun
341 syf.
·20 günde·Puan vermedi
Daha önce "Hızlı ve Yavaş Düşünme" kitabı için yazdığım aşağıdaki inceleme, Dan Ariely'nin bu kitabı için de geçerlidir. Davranışsal iktisadın ufuk açıcı olduğu bir gerçek.

-

Bazı kitaplar vardır, okuduktan sonra kendinizi daha zeki olmasa bile, daha rasyonel hissedersiniz. "Hızlı ve Yavaş Düşünme", onlardan biri.

Aslında insan türü olarak nasıl irrasyonel olduğumuzu anlatan bir kitabı okuduktan sonra daha rasyonel kararlar verebileceğini hissetmek, bir çelişki gibi görünebilir.

Bazılarının kapağındaki "Nobel Ödülü" yazısını görmeyip, zavallılar için üretilen "Kişisel Gelişim" türündeki kitaplarla karıştırabildiği "Hızlı ve Yavaş Düşünme", hayatın olasılıklarla açıklanabilen birtakım gizemlerini çözmek ve düşünme biçimimizi ehlileştirmek için yollar gösteriyor.

Bunu yaparken tatlı bir dil kullanıyor olsa da, zihnimize art arda utandırıcı tokatlar atmaktan geri durmuyor.

Kitabın okunması, benimsenmesi ve içerdiği örneklerin akılda tutulması; bireysel kurtuluşumuza olduğu kadar, mantıksızlığından yakındığımız toplumumuzun kurtuluşuna da katkı sunacaktır. Buna inanıyorum!

Birilerine kitap hediye edeceğiniz zaman, önceliği "Hızlı ve Yavaş Düşünme"ye vermenizi dilerim...
428 syf.
·Beğendi·10/10 puan
Ekonomi bilimi, insanların kararlarını tamamen rasyonel olarak aldığı varsayımı üzerine kurulmuştur. Arz talep dengeleri, fiyat belirlenmesi, paranın değeri vs her şeyin akılcı olduğu temeline dayanır. Tamamen aynı iki ürün varsa ucuzunu alırız ya da ihtiyacımız olmayanı almayız gibi. Ancak Dan Ariely (Psikoloji ve Davranışsal EKonomi Profesörü) bu kitabında verdiğimiz pek çok kararın mantık dışı olduğunu, duygusal ya da psikolojik eğilimlerimizle karar aldığımızı ve bunun kolaylıkla yönlendirilebilir olduğunu, ekonominin de bu irrasyonellikten bağımsız düşünülemeyeceğini anlatıyor.
Her bölümünde farklı bir konunun ele alındığı kitap inanılmaz eğlenceli ve samimi bir dille anlatılmış, yaptığı deneyler ve analizlerle zenginleştirdiği bu kitapta hem çok şey öğrenmek mümkün hem de çok gülmek...

Yazarın biyografisi

Adı:
Asiye Hekimoğlu
Tam adı:
Asiye Hekimoğlu Gül
Unvan:
Çevirmen
Kişisel gelişim ve psikoloji alanlarinda kitap çevirilerim var. Osmanlı tarihi ve yakın tarih okuma yapmayi sevdigim alanlar arasında. Çocuklarla ilgili her çeşit projeye sıcak bakıyorum.

Yazar istatistikleri

  • 1 okur beğendi.
  • 627 okur okudu.
  • 39 okur okuyor.
  • 767 okur okuyacak.
  • 21 okur yarım bıraktı.