Asuman Yüzgüleç

Asuman Yüzgüleç

Çevirmen
9.0/10
13 Kişi
·
Okunma
·
0
Beğeni
·
8
Gösterim
Adı:
Asuman Yüzgüleç
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
589 syf.
·70 günde·Beğendi·10/10
#germinal Bitireli birkaç gün olmasına rağmen her gün elimin gittiği, hemen şimdi bir kez daha okumak istediğim ve ömrüm boyunca birkaç kez daha okuyacağımdan emin olduğum, kelimeleri yetersiz kılan çarpıcılıkta bir eser.

Öncüsü olduğu natüralizm akımına gelen eleştirilere, "Bizler toplumsal yaraların sebeplerini araştırıyoruz. Bundan dolayı çoğu zaman kokuşmuşlukları ele almak, insanın sefaletinin, çılgınlıklarının bulunduğu yerin dibine kadar inmek zorundayız." sözleriyle cevap veren Zola, hiç tartışmasız Germinal'de bunu öyle muntazam yapıyor ki okur olarak kendinizi, Montsou'da, o soğuk evlerde yaşayan, sofradan hep aç kalkan bir madenci olarak buluyorsunuz; asker kurşunu ile ölen çocuklar, güneş hasretiyle kıvranan atlar boğazınızı düğümlüyor, bakkaldan borçla yiyecek alan ve o borçlarını bedenleriyle, kızlarıyla ödeyen kadınların öfkeleriyle siz de vahşileşiyorsunuz.

Direnişin, sefaletin, çaresizliğin, yeniliş ve "filizlenmenin" "gerçekliği" ile uzun süre etkisinden çıkamayacağınız, belki de okuduktan sonra kitaplığınızın en'leri arasına girecek olan bu muhteşem, natüralist klasiği okuma listelerinize eklemeye ne dersiniz?

#alıntı "Böylesi bir acının içinde olmak için, birilerimiz toprağa gömülmek birilerimizin de orada olmayı istememiz için ne yaptık? Bizi çalışan atlar gibi bağladıkları gerçek ve dünya nimetlerini paylaşmada bize hep sopanın düşmesi, bize hep iyi şeyleri tatmayı umut etmeden, zenginlere servet devşirmenin düşmesi hiç de doğru değildi. Umut uçup gittiğinde yaşama sevinci de gider. Evet, bu daha fazla böyle gitmezdi, biraz soluklanmak gerekirdi... Her şeye karşın bu bilinseydi keşke! Adaleti isterken daha kötü olmak reva mı?"
232 syf.
·6 günde
Therese raquin ilk çıktığında ahlaksız bir roman olma gerekçesiyle suçlanmış bazı çevrelerce ayıplanmış. Sonraları bir çok kez tiyatro sahnesinde oynanmış bir roman. Bazı romanlar okurken keyifli bir okuma sunmaz ve sizi rahatsız eder ya öyle gerçek ve öyle rahatsız edici duygular yaşatan bir roman. Fakat bu iki aşık(!) insanın akıbeti o kadar çok merak uyandırıcı ki elimden bırakamadım olanca rahatsız edici duyguya rağmen. Tavsiye ederim çokça.
Natüralist bir yazar olan Zola'nın bu kitabında gerçekçi bir şekilde yazılmış trajik bir aile dramı görüyoruz. Hikayenin geçtiği ortam bile o kadar gerçek ve o kadar iç bunaltici ki hayalinizde sürekli karanlık , nemli bir ortam canlanıyor. Hatta o rutubetin kokusu okurken burnunuza gelip sizi rahatsız ediyor.
Yazar doğa üstü öğeler kullanmadan korku unsurunu okuyucuya sunmuş . Camille'nin hayaleti maddece orada değil ancak iki aşığın(!) zihninde gayet görülebilir, dokunulabilir bir şekilde beliriyor. Laurent'in yara izi sanki Camille'nin evi.
Zola diğer bir natüralist olan Flaubert kadar uzun uzun betimlemeler kullanmamış ve kitap Madame bovarye nazaran daha kolay bir okuma imkanı sunuyor bu açıdan. Ve yine iki romanın ana kadın karakterlerinin (Therese ve Madam Bovary) birbirlerini andırdıklarını görüyoruz gerek bazı iç sıkıntıları gerek arzuları ve gerekse sonları açısından.
Ve Didem Madak dizeleri ile bitiriyorum incelememi.
"Neden her aşk
Bir kadının cenazesini kaldırır mutlaka..."
Therese Raquin