Geri Bildirim
Aya Kito

Aya Kito

9.1/10
20 Kişi
·
35
Okunma
·
3
Beğeni
·
707
Gösterim
Adı:
Aya Kito
Unvan:
Japon Yazar
Doğum:
Japonya, 19 Temmuz 1962
Ölüm:
Japonya, 23 Mayıs 1988
Spinoserebellar ataksi rahatsızlığı deneyimleri ile ilgili günlük yazan Japon kızı. 15 yaşında bu hastalığa yakalanmıştı. ''1 Litre hayır Namida'' başlıklı günlüğü, 25 Şubat 1986'da doğduğu Japonya'da ölümünden iki yıl önce yayınlandı. 10 yıldır iyileştirilemeyen hastalığı vardı ve sonrasında da ailesi için stresli olan hem duygusal hem de fiziksel acı çekti. Annesi Shioka Kito, başkalarına umut vermek için günlüğünü duyurmaya ikna etti, çünkü Aya her zaman başkalarına yardım edebilmek istedi. Günlüğü daha sonra bir filme (2004) ve daha sonra Erika Sawajiri'nin canlandırdığı bir televizyon dizisine uyarlandı.
"Düşsen de önemli değil!
Tekrar ayağa kalkabilirsin!
Düşmüşken yönünü göğe çevir, gökyüzüne bak!
Mavi gökyüzü bugün de senin için sınırsızca genişliyor.
Sana gülümsediğini görüyor musun?
Aya! O zaman sen yaşıyorsun!"
"Ben normal değilim anne, bundan sonra da normal olmayacağım.

İçim çok acıyordu ve neredeyse ağlayacaktım."
Mutluluk denen şey kim bilir nerede... Mutluluk denen şey acaba ne? Şu anda mutlu musun?
"Fakat her insan, hayatında bir veya iki can sıkıcı hadiseyle karşı karşıyadır. Bunların hepsine dayanıp yaşamak zorundayız. Kendini sakın mutsuz hissetme. Senden daha mutsuz insanların olduğunu düşünürsen, yeniden sabretmek için bir sebebin olur; bunu hiçbir zaman unutma!"
Aya Kito
Sayfa 38 - Portakal Kitap, Aya'nın annesi.
Gelecekte ben ne olacağım acaba? Ya da hayır, ben şu an ne olabileceğim acaba?
Kendi kendine çalışmak bu kadar iyiyse yer değiştirelim o zaman. Bir gün bile yeter, bedenlerimizi değiştirelim haydi! Bir şeyler yapmak isteyip de yapamayan insanların duygularını anlamak için...
Bin Damla Gözyaşı'ndan önce Bir Litre Gözyaşı ile tanıştım. Kendisi bu günlükten yola çıkarak çekilmiş 12 bölümlük bir dizi. Hayatımda hiç bu kadar uzun, bu kadar içten ağlamamıştım sanırım.
Dizi beni öyle bir çarptı ki hala müziklerini dinledikçe gözlerim doluyor, tanıdığım herkese tavsiye ediyorum. Dizinin bir günlükten uyarlandığını öğrendiğimde araştırmış ama Türkçe çevirisini bulamamıştım. Ve sonra bir gün tesadüf eseri çıktı karşıma. Kitap için şurası şöyle burası böyle diyemem. Eleştiremem de. Çünkü bu, önce küçük bir kızın mücadelesinin, genç bir kadın oluşunun hikayesi. Bir günlük. Edebi bir değeri olsun diye değil, konuşamadığında sesi, yorulduğunda enerjisi olsun diye yazılmış. Gücü olmuş Aya'nın. İyi ya da kötü olmasının hiç bir önemi yok. İlham verici, hüzünlü ve hayat hakkında acımasız bir ders niteliğinde.
https://www.blogger.com/...1#allposts/postNum=0
.
" Yaşlı birinin yaşamını sürdürüyorum âdeta. Gençlik yok, yaşam hevesi yok, amaç yok...Olan tek şey, eriyip giden vücudum... "Neden bu vaziyette yaşamak zorundaydım ki?" diye düşündüm. Öte yandan aksine yaşamak da istiyordum. Hayatımdaki eğlenceli şeyleri sayarsam; yemek yemek, kitap okumak ve yazı yazmaktan başka birşey yok. Diğer on dokuz yaşındaki insanlar ne tür şeyler yaparak eğleniyor acaba.?"
.
14 yaşında spino-serebeller ataksi hastalığına yakalanan Aya Kito.. Günden güne eriyen vücuduna rağmen kocaman kalbiyle yaşamın bir ucundan tutmaya çalışan hayat dolu bir genç kız.. Ne yazıkki bu savaştan galip çıkamıyor.. Kitabı okurken öyle yoğun hisler içine girdimki.. O defalarca düştüğünde sızladı kalbim.. Her düştüğünde bir daha bir daha kalkma çabası, hastalığıyla savaş hali kendine hayran bıraktırdı.. Günlüğüne yazdığı satırlar yaş olup aktı gözlerimden.. Kendimi sorguladım "Ben olsam böyle savaşabilirmiydim.? Öleceğimi bile bile belkide, her şeye rağmen yaşama sevincimi diri tutabilirmiydim..? "
2016 yılında okuduğum son kitap, Bin Damla Gözyaşı oldu.
Defterli ve deftersiz halde satılıyor kitap. Ben ne yaptığımı bilmeden defterli aldım. Siparişim geldikten sonra kitapları kurcalarken paketin üzerindeki etiket dikkatimi çekti. Neymiş bu diye bakınca gördüm ki aslında ben defterli halini alarak Leyla'dan Sonra ekibine destek olmuşum. Nedir bu ekip diye merak edenleriniz için, binden fazla tıp öğrencisinin kronik hastalığı olan çocuklarla kaliteli vakit geçirmek ve dileklerinin gerçekleşmesine aracı olmak amaçlı yürüttükleri bir manevi destek projesi.
Böyle bir projeye destek olup, bizimde destek olmamızı sağladıkları için Portakal Kitap ekibine de ne kadar teşekkür etsem az.
Gelelim kitabımıza.
Aya Kito 14 yaşında amansız bir hastalığa yakalanmış. Yapabildiği süre boyunca günlük tutmuş. Aya artık yazamaz hale gelince de annesi bu günlüklerin derlenip kitap olarak basılması için elinden geleni yapmış, basılmış da. Tabii bu olay günümüzden yaklaşık 30 sene öncesine tekabül ediyor.
Günlükler gerçek, yaşanan olaylar gerçek, genç bir kızın günden güne eriyerek biten hayatı gerçek... Ne var biliyor musunuz? Ben, ergen yaşta bir çocuğun böyle olgunluk gösterebileceğini düşünemezdim. O nasıl bir karakterdir!
Benim yaşı çok küçük olmamak kaydıyla tüm okurlara tavsiyemdir bu kitap. Okuyun, okutun!
Bu kitap nefsime şükretmem gereken nimetleri hatırlattı. Yürümek, konuşabilmek, kimseye ihtiyaç duymadan işlerini halledebilmek ve en basiti zamanla şu yazıyı yazabilmek bile Aya için imkansızlaşıyorken bizim bunların Rabbimizin lûtfu olduğunun farkına varmadan nimet olduklarını unutup mucizeleri normalleştirmemiz... Acınacak halde olan bizleriz.
Beyindeki hücrelerin en ufak bir aksamasında bedende oluşan bunca hasar bu bedeni bizim kontrol etmediğimizi ve bize ait olmayışını isbat eder nitelikte. Şükürler olsun Rabbime.
Sıkıntıların olduğunu düşünüyorsan oku kardeşim ve şükret ben öyle yaptım.
Çok güzel ve kocaman açmış çiçeklerin olduğu bir halının üzerinde, sevdiğim müziği dinleyerek uykuya dalsam ne güzel olurdu..."

Böyleydi son cümleleri Aya Kito'nun.On dört yaşında amansız bir hastalığa yakalanmıştı Aya. Beyincik ve omurilikteki hücrelerin dejenere olması sonucu artık onu zor günler bekliyordu. Ama o hâlâ kendini iyi hissederken durmadan yazdı. Yaşadıklarını, yüzleştiği hastalıkla mücadelesini ve en önemlisi de hiç bitmeyen yaşama sevincini…

Ta ki bir süre sonra omuriliği işlevini yerine getiremeyip kasları gittikçe güçsüzleşene, vücut beynin komutlarını dinlemez hâle gelip giderek yürümekte zorlanana, Aya kelimeleri tam olarak çıkaramayıp elleri istem dışı hareket edene ve öyle ki o çok sevdiği günlüğüne artık tek bir kelime bile yazamayıp yatağa bağımlı olana kadar…

Sonrası mı?
Aya'nın kalan kısa ömrünün bu hazin hikâyesini annesi Shioka Kito ve doktoru Hiroko Yamamoto anlatımlarıyla taçlandırdı ve bu metin kitaplaştırılarak Japonya'da yayımlandı. İlerleyen yıllarda da "One Liter of Tears" ismiyle diziye uyarlanıp oldukça ses getiren Bin Damla Gözyaşı, yurt dışında milyonlarca okurun yüreğine dokundu.

Yirmi beş yaşında hayata veda eden Aya Kito'nun günlüklerinde sizleri biraz umut, biraz hüzün, bolca ders ve akıtılacak bin damla gözyaşı bekliyor…

Okurlarımız sadece 17,5 TL'ye kitabı alıp Aya'nın hikâyesine ortak olabilecekleri gibi, 22,5 TL olarak kurguladığımız günlük+kitap alternatifini de tercih edebilecek.
Söz konusu defterden elde edilecek gelir Leyla'dan Sonra ekibine aktarılacaktır.

"Düşsen de önemli değil!
Tekrar ayağa kalkabilirsin!
Düşmüşken yönünü göğe çevir, gökyüzüne bak!
Mavi gökyüzü bugün de senin için sınırsızca genişliyor.
Sana gülümsediğini görüyor musun?
Aya! O zaman sen yaşıyorsun!"
Açıkçası bu şu son zamanlarda  okuduğum ve  en çok etkilendiğim kitaplardan birisiydi.konu bakımdan ve içerik bakımından olsu  her  açıdan etkilendiğim bir kitaptı. Günlük hayatta yaşadığım ve çok kafama taktığım olayları bile  aslında  boşu boşu yere  taktığımı çok net  bir şekilde  anladığım bir kitaptı.derinden ve içten bir şekilde etkilediğim ilk kitaptı.Her  kişinin mutlaka okuması gereken bir kitaptı. Konusuna gelirsek  hikaye Aya adlı 14  yaşında  bir kızın gözünden anlatıla geliyor. Aya hayatıni 14  yaşına kadar  sorunsuz bir şekilde  geçiriyor fakat  belli bir süre  sonra  vücudunda  istem dışı davranışların ve  tepkilerin meydana geldiğini fark ediyor. Ve  kısa zaman içerinde  durumu ilerliyor. Yeterince  iyi  yürüyemeye başlıyor ve  fiziksel aktiviteleri yapamiyor konumuna geliyor. Ve omuriligi islevini yavas  yavas kaybediyor. Bütün bunlar  olurken de Aya yaşadiğı olayları ve duygularını günlüğüne yazmaya başlar.ve bunu hastalığı iyice  ilerleyene kadar  ve  en sonunda  omuriligi tamamen islevini kaybedene kadar  yazar.ve bir süre  sonra  hiçbir şekilde  hareket  edemez  konuma gelir. Daha  sonra  ise  Aya'nın yaşadıkları annesi ve  doktoru yamamoto  anlatır. Kitap kısacası aya'nın yaşadıklarını konu alıyor. Sonlara doğru özellikle annesinin yazdığı kısımda dayanamayıp ağladığımı ve duyulandığımı bilirim.Tamamen farkli bir kitap olarak okumanizı kesinlikle tavsiye ederim.
Etkilenmemek mümkün değil.. Ah aya ah.. Her satırda halimize şükür ettiğimiz bir kitap .aya nın en büyük destekçisi ailesi oluyor. Hastalığına rağmen yaşama sevinci yazma sevincini kaybetmeyen bir zambak. Yaşanmış bir hikaye olması daha çok etkiliyor insanı. Aldığımız verdiğimiz nefese bin şükür.

Yazarın biyografisi

Adı:
Aya Kito
Unvan:
Japon Yazar
Doğum:
Japonya, 19 Temmuz 1962
Ölüm:
Japonya, 23 Mayıs 1988
Spinoserebellar ataksi rahatsızlığı deneyimleri ile ilgili günlük yazan Japon kızı. 15 yaşında bu hastalığa yakalanmıştı. ''1 Litre hayır Namida'' başlıklı günlüğü, 25 Şubat 1986'da doğduğu Japonya'da ölümünden iki yıl önce yayınlandı. 10 yıldır iyileştirilemeyen hastalığı vardı ve sonrasında da ailesi için stresli olan hem duygusal hem de fiziksel acı çekti. Annesi Shioka Kito, başkalarına umut vermek için günlüğünü duyurmaya ikna etti, çünkü Aya her zaman başkalarına yardım edebilmek istedi. Günlüğü daha sonra bir filme (2004) ve daha sonra Erika Sawajiri'nin canlandırdığı bir televizyon dizisine uyarlandı.

Yazar istatistikleri

  • 3 okur beğendi.
  • 35 okur okudu.
  • 3 okur okuyor.
  • 43 okur okuyacak.