Aya Kito

Aya Kito

Yazar
9.0/10
27 Kişi
·
48
Okunma
·
7
Beğeni
·
2.523
Gösterim
Adı:
Aya Kito
Unvan:
Japon Yazar
Doğum:
Japonya, 19 Temmuz 1962
Ölüm:
Japonya, 23 Mayıs 1988
Spinoserebellar ataksi rahatsızlığı deneyimleri ile ilgili günlük yazan Japon kızı. 15 yaşında bu hastalığa yakalanmıştı. ''1 Litre hayır Namida'' başlıklı günlüğü, 25 Şubat 1986'da doğduğu Japonya'da ölümünden iki yıl önce yayınlandı. 10 yıldır iyileştirilemeyen hastalığı vardı ve sonrasında da ailesi için stresli olan hem duygusal hem de fiziksel acı çekti. Annesi Shioka Kito, başkalarına umut vermek için günlüğünü duyurmaya ikna etti, çünkü Aya her zaman başkalarına yardım edebilmek istedi. Günlüğü daha sonra bir filme (2004) ve daha sonra Erika Sawajiri'nin canlandırdığı bir televizyon dizisine uyarlandı.
"Düşsen de önemli değil!
Tekrar ayağa kalkabilirsin!
Düşmüşken yönünü göğe çevir, gökyüzüne bak!
Mavi gökyüzü bugün de senin için sınırsızca genişliyor.
Sana gülümsediğini görüyor musun?
Aya! O zaman sen yaşıyorsun!"
Gelecekte ben ne olacağım acaba? Ya da hayır, ben şu an ne olabileceğim acaba?
Kendi kendine çalışmak bu kadar iyiyse yer değiştirelim o zaman. Bir gün bile yeter, bedenlerimizi değiştirelim haydi! Bir şeyler yapmak isteyip de yapamayan insanların duygularını anlamak için...
Engelli insanlar da diğerleriyle aynı kalbe sahip... Kulakların duyamaması mutsuzluk değil, sadece bir elverişsizliktir.
"Şu an saat 23.00... Yarım ay şeklindeki Ay Dede, doğu tarafındaki pencereden gülümseyerek geçiyor. Işığı kapatırsam daha rahat dua edebilirim galiba."
Gözyaşı bezlerim ne olur dayanın!
Hüzünler yenilin!
Acı çekiyorsan, acını yaşa!
Ama acına yenilmeyi seçme!
Aya Kito
Sayfa 80 - Portakal kitap
Kalbimin üstüne koydum elimi.
Küt küt atıyordu durmadan.
Çalışıyordu o ve ben mutluydum bundan.
Çünkü ben yaşıyordum, vazgeçmemiştim hayattan.
Aya Kito
Sayfa 139 - Portakal kitap
İnsanların türlü türlü, kimseye diyemedikleri sıkıntıları var. Geçmişi hatırlayınca gözyaşlarım akıyor ve zor durumda kalıyorum. Gerçekler çok acımasız ve katı... Rüya bile görmüyorum artık. Geleceği hayal edince, diğer gözyaşlarım akıp gitmeye başlıyor bu sefer.
Aya Kito
Sayfa 211 - Portakal kitap
Bin Damla Gözyaşı'ndan önce Bir Litre Gözyaşı ile tanıştım. Kendisi bu günlükten yola çıkarak çekilmiş 12 bölümlük bir dizi. Hayatımda hiç bu kadar uzun, bu kadar içten ağlamamıştım sanırım.
Dizi beni öyle bir çarptı ki hala müziklerini dinledikçe gözlerim doluyor, tanıdığım herkese tavsiye ediyorum. Dizinin bir günlükten uyarlandığını öğrendiğimde araştırmış ama Türkçe çevirisini bulamamıştım. Ve sonra bir gün tesadüf eseri çıktı karşıma. Kitap için şurası şöyle burası böyle diyemem. Eleştiremem de. Çünkü bu, önce küçük bir kızın mücadelesinin, genç bir kadın oluşunun hikayesi. Bir günlük. Edebi bir değeri olsun diye değil, konuşamadığında sesi, yorulduğunda enerjisi olsun diye yazılmış. Gücü olmuş Aya'nın. İyi ya da kötü olmasının hiç bir önemi yok. İlham verici, hüzünlü ve hayat hakkında acımasız bir ders niteliğinde.
https://www.blogger.com/...1#allposts/postNum=0
.
" Yaşlı birinin yaşamını sürdürüyorum âdeta. Gençlik yok, yaşam hevesi yok, amaç yok...Olan tek şey, eriyip giden vücudum... "Neden bu vaziyette yaşamak zorundaydım ki?" diye düşündüm. Öte yandan aksine yaşamak da istiyordum. Hayatımdaki eğlenceli şeyleri sayarsam; yemek yemek, kitap okumak ve yazı yazmaktan başka birşey yok. Diğer on dokuz yaşındaki insanlar ne tür şeyler yaparak eğleniyor acaba.?"
.
14 yaşında spino-serebeller ataksi hastalığına yakalanan Aya Kito.. Günden güne eriyen vücuduna rağmen kocaman kalbiyle yaşamın bir ucundan tutmaya çalışan hayat dolu bir genç kız.. Ne yazıkki bu savaştan galip çıkamıyor.. Kitabı okurken öyle yoğun hisler içine girdimki.. O defalarca düştüğünde sızladı kalbim.. Her düştüğünde bir daha bir daha kalkma çabası, hastalığıyla savaş hali kendine hayran bıraktırdı.. Günlüğüne yazdığı satırlar yaş olup aktı gözlerimden.. Kendimi sorguladım "Ben olsam böyle savaşabilirmiydim.? Öleceğimi bile bile belkide, her şeye rağmen yaşama sevincimi diri tutabilirmiydim..? "
2016 yılında okuduğum son kitap, Bin Damla Gözyaşı oldu.
Defterli ve deftersiz halde satılıyor kitap. Ben ne yaptığımı bilmeden defterli aldım. Siparişim geldikten sonra kitapları kurcalarken paketin üzerindeki etiket dikkatimi çekti. Neymiş bu diye bakınca gördüm ki aslında ben defterli halini alarak Leyla'dan Sonra ekibine destek olmuşum. Nedir bu ekip diye merak edenleriniz için, binden fazla tıp öğrencisinin kronik hastalığı olan çocuklarla kaliteli vakit geçirmek ve dileklerinin gerçekleşmesine aracı olmak amaçlı yürüttükleri bir manevi destek projesi.
Böyle bir projeye destek olup, bizimde destek olmamızı sağladıkları için Portakal Kitap ekibine de ne kadar teşekkür etsem az.
Gelelim kitabımıza.
Aya Kito 14 yaşında amansız bir hastalığa yakalanmış. Yapabildiği süre boyunca günlük tutmuş. Aya artık yazamaz hale gelince de annesi bu günlüklerin derlenip kitap olarak basılması için elinden geleni yapmış, basılmış da. Tabii bu olay günümüzden yaklaşık 30 sene öncesine tekabül ediyor.
Günlükler gerçek, yaşanan olaylar gerçek, genç bir kızın günden güne eriyerek biten hayatı gerçek... Ne var biliyor musunuz? Ben, ergen yaşta bir çocuğun böyle olgunluk gösterebileceğini düşünemezdim. O nasıl bir karakterdir!
Benim yaşı çok küçük olmamak kaydıyla tüm okurlara tavsiyemdir bu kitap. Okuyun, okutun!
Bu kitap nefsime şükretmem gereken nimetleri hatırlattı. Yürümek, konuşabilmek, kimseye ihtiyaç duymadan işlerini halledebilmek ve en basiti zamanla şu yazıyı yazabilmek bile Aya için imkansızlaşıyorken bizim bunların Rabbimizin lûtfu olduğunun farkına varmadan nimet olduklarını unutup mucizeleri normalleştirmemiz... Acınacak halde olan bizleriz.
Beyindeki hücrelerin en ufak bir aksamasında bedende oluşan bunca hasar bu bedeni bizim kontrol etmediğimizi ve bize ait olmayışını isbat eder nitelikte. Şükürler olsun Rabbime.
Sıkıntıların olduğunu düşünüyorsan oku kardeşim ve şükret ben öyle yaptım.
Çok güzel ve kocaman açmış çiçeklerin olduğu bir halının üzerinde, sevdiğim müziği dinleyerek uykuya dalsam ne güzel olurdu..."

Böyleydi son cümleleri Aya Kito'nun.On dört yaşında amansız bir hastalığa yakalanmıştı Aya. Beyincik ve omurilikteki hücrelerin dejenere olması sonucu artık onu zor günler bekliyordu. Ama o hâlâ kendini iyi hissederken durmadan yazdı. Yaşadıklarını, yüzleştiği hastalıkla mücadelesini ve en önemlisi de hiç bitmeyen yaşama sevincini…

Ta ki bir süre sonra omuriliği işlevini yerine getiremeyip kasları gittikçe güçsüzleşene, vücut beynin komutlarını dinlemez hâle gelip giderek yürümekte zorlanana, Aya kelimeleri tam olarak çıkaramayıp elleri istem dışı hareket edene ve öyle ki o çok sevdiği günlüğüne artık tek bir kelime bile yazamayıp yatağa bağımlı olana kadar…

Sonrası mı?
Aya'nın kalan kısa ömrünün bu hazin hikâyesini annesi Shioka Kito ve doktoru Hiroko Yamamoto anlatımlarıyla taçlandırdı ve bu metin kitaplaştırılarak Japonya'da yayımlandı. İlerleyen yıllarda da "One Liter of Tears" ismiyle diziye uyarlanıp oldukça ses getiren Bin Damla Gözyaşı, yurt dışında milyonlarca okurun yüreğine dokundu.

Yirmi beş yaşında hayata veda eden Aya Kito'nun günlüklerinde sizleri biraz umut, biraz hüzün, bolca ders ve akıtılacak bin damla gözyaşı bekliyor…

Okurlarımız sadece 17,5 TL'ye kitabı alıp Aya'nın hikâyesine ortak olabilecekleri gibi, 22,5 TL olarak kurguladığımız günlük+kitap alternatifini de tercih edebilecek.
Söz konusu defterden elde edilecek gelir Leyla'dan Sonra ekibine aktarılacaktır.

"Düşsen de önemli değil!
Tekrar ayağa kalkabilirsin!
Düşmüşken yönünü göğe çevir, gökyüzüne bak!
Mavi gökyüzü bugün de senin için sınırsızca genişliyor.
Sana gülümsediğini görüyor musun?
Aya! O zaman sen yaşıyorsun!"
http://www.leyladansonra.com/hakkimizda/biz-kimiz.html

http://www.leyladansonra.com/leyla-kimdir.html

https://www.instagram.com/leyladansonra/

Bu projenin hayata geçmesinde LEYLA'DAN SONRA gönüllülerinin de çabası söz konusu... Yani kalpleri iyilik dolu tıp öğrencilerimizin... Merhamet, sevgi, inanç, fedakarlık gibi çok önemli bir dizi erdeme gönül verenler âdeta birbirilerine kenetlenip, " Biz LEYLA'DAN SONRA ailesiyiz," diyor. İstanbul Tıp Fakültesi'nde başlayan, sonra ülkemizin birçok tıp fakültesinde kucaklanan LEYLA'DAN SONRA gönüllülük çalışmalarını yürüten sevgili öğrencilerimiz, eğitimlerinin âdeta nefes aldırmayan ağır temposuna karşın, bulabildikleri tüm zamanları, kararlılıkla, bıkmadan usanmadan, öğrencisi oldukları fakülterinin kliniklerinde yatan ve kanser tanısı konmuş çocuk hastalar ve onların aileleriyle dayanışmaya ayırıyor. Yakın zamanda solacak minicik hayatların hasta yatağı başında durabilmenin cesaretiniyse birbirlerinin iyilik dolu kalplerinden alıyorlar.


Prof. Dr. Fatma Arın Namal
İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi

(Sayfa, 6)


Sayfanın linkine Hasta çocukların yüzünü biraz güldürmek, onlara biraz umut olmak, için gönüllü tıp öğrencilerinden oluşmuş bir ekip Leyla'dan Sonra ekibi. Onlara yardım etmek isterseniz eğer; yukarıya bıraktığım linklerden onlara ulaşabilirsiniz. İmkanı olanlar... Lütfen, yardım edin.

...
Aya,
Aya, hayatımda tanıdığım en umut dolu kız. Çabalamayı hiç bırakmamış. Her şeye rağmen yazmış.Yaşamak için yazıyormuş Aya, öyle söylemiş. Ve yaşamayı çok seviyomuş. Bir kere annesi yaşına geldiğinde, bu hastalıkla ne yapacağını düşünmüştü. Ama annesinin yaşına gelemedi Aya. Aya'nın ömrü sadece yirmi beş yıl, on aydı.

"Fakat ben yaşamak istiyorum..." (Sayfa, 113)

Ama bazen umutsuzluğa bürünüyordu. Hoş ben olsam çok salmıştım.

"Yalnızdım. Hayata dair her şey bomboş geliyordu artık ve ölsem bile umurumda değildi."  (Sayfa, 165)

Ailesinin ve arkadaşlarının yanındayken sürekli güler, mutlu olduğunu gösterirdi onlara. Onların üzülmemesi, onların omuzlarına daha fazla yük olmamak için. Bu kadar ince düşünceli bir kız çocuğuydu Aya.


Turuncu rengini sıcak olduğu için çok seviyor Aya. Kendisi de çok sıcak biri. Yattığı hastanelerdeki insanlar hep bunu söylüyor. Mesela yaşlılar Aya'yı kendi torunu gibi seviyorlardı. Televizyon izlemek için Aya'yı yanına çağırırlardı. Stajyer hemşire, beraber dondurmak için yemek için Aya'nın ziyaretine giderdi. Kocaman bir aile olmuşlardı Aya'ya. Aya öyle hissediyordu. (Sayfa 156'da bunlardan bahsediyor Aya.)

Aynı zamanda yardımsever biri Aya Kito. Öldükten sonra organlarını bağışlamak istediğini yazıyor. İnsanların ona yardım etmesini elbette istiyordu. Minnettardı onlara. Sürekli dile getiriyordu bunu. İnsanları yorduğunu düşünüp düşünüp ağlıyordu. Gözyaşlarını silmek çok isterdim. Ve sarılmak. Ve öpmek.

Kendisine özeleştiri yapıyordu devamlı. Fakat çok gaddarca davranıyordu kendisine. 


Aya örnek aldığım biri. Onu ömür boyu örnek alacağım kendime.  Onun o kocaman yüreğini hissettim kitabın her sayfasında.

Bu kitap Aya'nın günlüklerinden oluşuyor. 14 yaşından 21 yaşına göre tam 46 tane defter kullanıyor Aya. Annesi, Shioka Kito 1986 yılında, diğer hasta insanlara bir nebze umut olmak için Aya'nın günlüklerini bastırıyor.

Aya ise 23 Mayıs 1988 yılında, gece saat 00:55'te bu dünyadan gitti.

Aya koşmayı çok istiyordu. Bunu hep dile getirmiş günlüklerinde. Koşamadı. Aya için koşun bugün. Aya için gülün. Aya için https://youtu.be/2a0ZIcZPmYw bu şarkıyı dinleyin. Aya bu şarkıyla yemek yediği zaman, yemek ona çok lezzetli gelirmiş. Öyle söylüyor. (Sayfa, 23) Aya ders çalışmayı da çok severmiş.

Umutla.
Etkilenmemek mümkün değil.. Ah aya ah.. Her satırda halimize şükür ettiğimiz bir kitap .aya nın en büyük destekçisi ailesi oluyor. Hastalığına rağmen yaşama sevinci yazma sevincini kaybetmeyen bir zambak. Yaşanmış bir hikaye olması daha çok etkiliyor insanı. Aldığımız verdiğimiz nefese bin şükür.
Açıkçası bu şu son zamanlarda  okuduğum ve  en çok etkilendiğim kitaplardan birisiydi.konu bakımdan ve içerik bakımından olsu  her  açıdan etkilendiğim bir kitaptı. Günlük hayatta yaşadığım ve çok kafama taktığım olayları bile  aslında  boşu boşu yere  taktığımı çok net  bir şekilde  anladığım bir kitaptı.derinden ve içten bir şekilde etkilediğim ilk kitaptı.Her  kişinin mutlaka okuması gereken bir kitaptı. Konusuna gelirsek  hikaye Aya adlı 14  yaşında  bir kızın gözünden anlatıla geliyor. Aya hayatıni 14  yaşına kadar  sorunsuz bir şekilde  geçiriyor fakat  belli bir süre  sonra  vücudunda  istem dışı davranışların ve  tepkilerin meydana geldiğini fark ediyor. Ve  kısa zaman içerinde  durumu ilerliyor. Yeterince  iyi  yürüyemeye başlıyor ve  fiziksel aktiviteleri yapamiyor konumuna geliyor. Ve omuriligi islevini yavas  yavas kaybediyor. Bütün bunlar  olurken de Aya yaşadiğı olayları ve duygularını günlüğüne yazmaya başlar.ve bunu hastalığı iyice  ilerleyene kadar  ve  en sonunda  omuriligi tamamen islevini kaybedene kadar  yazar.ve bir süre  sonra  hiçbir şekilde  hareket  edemez  konuma gelir. Daha  sonra  ise  Aya'nın yaşadıkları annesi ve  doktoru yamamoto  anlatır. Kitap kısacası aya'nın yaşadıklarını konu alıyor. Sonlara doğru özellikle annesinin yazdığı kısımda dayanamayıp ağladığımı ve duyulandığımı bilirim.Tamamen farkli bir kitap olarak okumanizı kesinlikle tavsiye ederim.
Kitap Aya' nın günlüğünden oluşuyor. Japon yapımı dizi "Bir Litre Gözyaşı" sayesinde Aya ile önceden tanışmıştım. Kitabı okurken her defasında dizi sahneleri de gözümün önüne geldi. Kitap çok anlamlıydı. Bir hastalığın seyrini hastalığı yaşayan kişinin ağzından canlı canlı dinlemek çok başka.. Dünyaya farklı pencerelerden bakmayı ve şükrü öğreten güzel kitaplardan.
Herkesin okumasi gereken harika bir kitap ilk defa bir kitap beni bu kadar etkiledi ayanın yaşam mücadelesi bence herkese örnek olmalı dizisinide hemen izledim

Yazarın biyografisi

Adı:
Aya Kito
Unvan:
Japon Yazar
Doğum:
Japonya, 19 Temmuz 1962
Ölüm:
Japonya, 23 Mayıs 1988
Spinoserebellar ataksi rahatsızlığı deneyimleri ile ilgili günlük yazan Japon kızı. 15 yaşında bu hastalığa yakalanmıştı. ''1 Litre hayır Namida'' başlıklı günlüğü, 25 Şubat 1986'da doğduğu Japonya'da ölümünden iki yıl önce yayınlandı. 10 yıldır iyileştirilemeyen hastalığı vardı ve sonrasında da ailesi için stresli olan hem duygusal hem de fiziksel acı çekti. Annesi Shioka Kito, başkalarına umut vermek için günlüğünü duyurmaya ikna etti, çünkü Aya her zaman başkalarına yardım edebilmek istedi. Günlüğü daha sonra bir filme (2004) ve daha sonra Erika Sawajiri'nin canlandırdığı bir televizyon dizisine uyarlandı.

Yazar istatistikleri

  • 7 okur beğendi.
  • 48 okur okudu.
  • 4 okur okuyor.
  • 74 okur okuyacak.
  • 1 okur yarım bıraktı.