[T'ou-man] Ch'an-yü'nün Mo-tu adlı [bir] veliahtı vardı. Sonradan sevdiği [bir] Yen-chih'dan oğlu olmuş ve T'ou-man, Mo-tu'yu uzaklaştırıp [bu] küçük oğlunu başa geçirmek istemişti; bu sebeple Mo-tu'yu Yüeh-chih'lara rehin olarak göndermişti. Mo-tu rehin bulunduğu sırada T'ou-man, Yüeh-chih'lara ani [bir] saldırı düzenlemişti. [Bunun üzerine] Yüeh-chih'lar Mo-tu'yu öldürmek isteyince, Mo-tu onlardan cins [bir] at çalıp kaçarak [ülkesine] geri dönmüştü. T'ou-man onu çok güçlü ve cesur bularak on bin atlının komutanlığına getirmişti. Bundan sonra, Mo-tu öten oklar yaptırarak atlılarını okçu olarak eğitmiş ve [şöyle] emretmişti:
"Öten okumu attığım yere [ok] atmayanların başı kesilecektir."
[Sonra] ava çıkarak öten okunu attığı [yere] nişan almayanların derhal başını uçurtmuştu. Bundan sonra, Mo-tu cins atını oklamış, yanındakilerden bazıları [bu hedefe] ok atmaya cesaret edemeyince hemen [onların] başını vurdurmuştu. Kısa bir süre sonra, yeniden öten okunu sevdiği eşine atmış, etrafındakilerin bir kısmı korkup ok atmaya cesaret edemeyince onların da başını vurdurmuştu. Kısa bir zaman sonra, Mo-tu ava çıktığında öten okunu Ch'an-yü'nün cins atina atınca çevresindekilerin hepsi de [aynı hedefi] vurmuştu. Böylece Mo-tu yanındakilere güvenebileceğine kanaat getirmiş ve babası T'ou-man'la birlikte ava çıktığında, T'ou-man'a ok atınca çevresindekilerin hepsi de [onu] izleyip T'ou-man'ı hedef alarak öldürmüşlerdi. Sonra, [Mo-tu] üvey annesini, kardeşini ve kendisine itaat etmeyen ileri gelenleri öldürtmüştü. Böylelikle Mo-tu kendini Ch'an-yü ilân ederek başa geçmişti [M.Ö.209].