Ayşe Öner

Ayşe Öner

Yazar
8.4/10
5 Kişi
·
16
Okunma
·
2
Beğeni
·
252
Gösterim
Adı:
Ayşe Öner
Unvan:
Hemşire
Doğum:
1953
1975-1976 dö­ne­min­de An­ka­ra Ha­cet­te­pe Üni­ver­si­te­si Hem­şi­re­lik Bö­lü­mü'nden me­zun ol­duk­tan son­ra iki yıl üni­ver­si­te has­ta­ne­si­nin Nö­ro­şu­rir­ji bö­lü­mün­de ça­lış­tım. 1978-1985 ara­sın­da İs­tan­bul Al­man Has­ta­ne­si, Ka­dın-Do­ğum de­part­ma­nın­da be­bek oda­sı so­rum­lu­su ola­rak gö­re­vi­mi sür­dür­düm. Do­ğum ve be­bek hem­şi­re­si ola­rak ça­lış­tı­ğım yıl­lar­da ka­dın­la­rın ge­be­lik ve do­ğum ko­nu­sun­da bil­gi­siz­lik­ten kay­nak­la­nan kor­ku, en­di­şe ve ön­ yar­gı­lar yü­zün­den bu dö­ne­mi çok ger­gin ge­çir­dik­le­ri­ni, zor ve acı­lı do­ğum de­ne­yim­le­ri ya­şa­dık­la­rı­nı göz­lem­le­dim. Oy­sa ka­dı­nın, be­de­ni ve ru­huy­la ya­şa­dı­ğı bu de­ği­şim ve ge­li­şim sü­re­ci, ge­rek­li bil­gi­ler ışı­ğın­da son de­re­ce ke­yif­li ha­le ge­le­bi­lir­di. Bu­nun için de ön­ce­lik­le an­ne-ba­ba aday­la­rı­nı eğit­me­ye ih­ti­yaç var­dı. Özel­lik­le, "ge­be­lik sü­re­ci en sağ­lık­lı bi­çim­de na­sıl ge­çi­ri­le­bi­lir? Ra­hat bir do­ğum için ne­ler ya­pa­bi­lir? Do­ğum son­ra­sı be­bek ba­kı­mı so­run­la­rıy­la na­sıl ba­şa çı­kı­lır?" gi­bi ye­te­rin­ce bil­me­dik­le­ri ko­nu­lar­da kurs al­ma­la­rı ge­rek­ti­ği­ne inan­dım. Bu inanç be­ni ko­nu et­ra­fın­da araş­tır­ma­lar yap­ma­ya yö­nelt­ti. Ül­ke­miz­de de an­ne-ba­ba aday­la­rı­nın bu çok ya­rar­lı do­ğum ön­ce­si eği­tim kurs­la­rı­na ka­tıl­ma­sı­nı sağ­la­mak ama­cıy­la 1989 yı­lın­da İs­tan­bul In­ter­na­tio­nal Hos­pi­tal'da, Ka­dın-Do­ğum bö­lü­mü­nün de des­te­ğiy­le bir An­te-Na­tal sı­nıf oluş­tur­dum. Bu ilk de­ne­yim ba­na an­ne-ba­ba aday­la­rı­nın ne ka­dar is­tek­li ve bil­gi­len­me­ye ha­zır ol­du­ğu­nu da gös­ter­di. Bir ta­raf­tan uzun yıl­lar sür­dürdüğüm do­ğum ve be­bek hem­şi­re­li­ğin­de ka­zan­dı­ğım bi­ri­ki­mi ak­ta­rır­ken bir ta­raf­tan da he­ye­can­lı ve öğ­ren­me­ye is­tek­li an­ne-ba­ba aday­la­rı­nı göz­lem­le­ye­rek bu ko­nu­da da­ha ne­ler ya­pı­la­bi­le­ce­ği üze­ri­ne bil­gi­le­ri­mi ge­liş­tir­dim. 1995 yı­lın­dan iti­ba­ren de ça­lış­ma­la­rı­mı Tür­ki­ye'de bu ama­ca hiz­met ve­ren ilk ku­ru­luş olan HEM'de (Ha­mi­le Eği­tim Mer­ke­zi) sür­dür­düm. Bu ara­da, ko­nu et­ra­fın­da­ki ha­zır­lık ça­lış­ma­la­rı­nı uzun yıl­lar­dır sür­dü­ren İs­tan­bul Üni­ver­si­te­si Tıp Fa­kül­te­si, Ana-Ço­cuk Sağ­lı­ğı ve Ai­le Plan­la­ma­sı Vak­fı'nın dü­zen­le­di­ği üc­ret­siz kurs­lar­da ne­fes ve eg­zer­siz ders­le­ri ver­dim. Yi­ne Va­kıf adı­na Ha­mi­le­lik­te Ne­fes ve Fi­zik­sel Eg­zer­siz­ler ko­nu­lu eği­ti­ci bir vi­de­o-ka­set ha­zır­la­dım. Bu ay­nı za­man­da Tür­ki­ye'de ko­nuy­la il­gi­li ya­pıl­mış ilk ça­lış­ma­dır. Öte yan­dan, ha­len 1997 yı­lın­da ken­di adı­ma kur­du­ğum Ay­şe Öner Ha­mi­le Reh­ber­lik kurs­la­rı ile bil­gi ve de­ne­yim­le­ri­mi siz­ler­le pay­laş­ma­ya da de­vam et­mek­te­yim. Ar­tık bu iş be­nim için bir mes­lek de­ğil bir ya­şa­ma bi­çi­mi ha­li­ni al­dı. Kur­su­ma ka­tı­lan an­ne-ba­ba aday­la­rı­nın sa­ye­sin­de bir­çok be­be­ğim ol­du. An­ne ve ba­ba­lar da be­bek­le­ri­ni ilk kol­la­rı­na al­dık­la­rın­da ken­di­le­ri­ni da­ha zen­gin his­set­ti­ler ve an­cak ya­şa­nın­ca an­la­şı­la­bi­le­cek çok özel duy­gu­lar­la dol­du­lar. On­lar be­bek­le­ri­ni bü­yü­tür­ken, ben de her gün ara­mı­za ka­tı­lan ye­ni aday­lar­la bir­lik­te ya­şa­ma da­ir bir sü­rü şey keş­fet­tim. Dün­ya­ya ge­len her ye­ni be­be­ğin se­vin­ci­ni pay­laş­tık­ça ve be­be­ği­ni bil­gi­sin­den al­dı­ğı gü­ven­le ku­cak­la­yan an­ne-ba­ba­la­rı gördükçe "iyi ki bu işi ya­pı­yo­rum" di­yo­rum.
Plasenta da anne ve bebeğin kanı bulunuyor ancak bu kanlar birbirine karışmıyor. Annenin kanı liflerin dışındaki aralıkta, bebeğin kanı ise liflerin içinde sürekli alışveriş yapıyor. Bunu anlamak önemli, çünkü birçok anne kendi kanının doğrudan bebeğinin kanına geçtiğini sanıyor... Eğer böyle olsaydı bebeğin ve annenin kan grubu aynı olurdu.
Ebelik mesleği kadim zamanlardan gelir. Biliyor musun 16. yüzyılda doktorlar doğum yaptıramaz, hatta doğumlarda bile bulunamazlarmış.
Howard Haggard, Doktorlar, Şeytanlar ve İlaçlar adlı kitabında Hamburglu bir doktor olan Dr. Wertt'ten bahsediyor.
1552 yılında Dr. Wert bir doğumda bulunmak için kadın kılığına girmiş. Yaptığı şeyin cezası canlı canlı yakılmak olmuş.
Güvenli bağlanmanız çok önemli. Bebeğinin doğduğu andan itibaren başlayan bir bağımlılığı var, bu bağımlılık ilerdeki bağımsızlık için gerekli... Sana güven duyduğu için daha kokay ayrılır ve özgür ruhlu olur.
Bebek anne karnındayken beslenmesi ve ihtiyacı olan oksijeni alabilmesi iki organ aracılığıyla mümkün olur: Plasenta ve göbek kordonu... Plasenta bebeğe gerekli olan oksijeni anne kanından alır, göbek kordonu da bebeğe taşır.
Sabaha karşı veya gecenin bir saatinde uyanmış ve uykunu almış gibi hissederek yeniden uykuya dalamıyorsan, bilmelisin ki doğa seni doğumdan sonra bebeğinle birlikte uyanık kalacağın zamana hazırlıyor.
Mesela anne tifo olursa plasenta tifonun panzehirini bebeğe geçirir ve doğumdan sonraki 6 aya kadar da bebek tifodan korunur.
Özellikle ilk 3 aylık dönemde gıda zehirlenmesi yaşamak, düşüğe yol açabilir. Tükettiğin gıdaların son kullanma tarihine mutlaka bakmalısın.
Protein ağırlıklı beslenmelisin. Sebze , meyve , et , süt , yumurta ,balık tarzı gıdalara ağırlık vermelisin.
Çok tatlı, yağlı ve kilo aldırıcı yoğun karbonhidrat, yağ içeren gıdaları sık tüketmemeye özen göstermelisin.
Özellikle yeni anne ve anne adaylarına faydalı olacağı düşüncesindeyim. Bilgilerin görsel olarak desteklenmesi de okuyucunun pratikteki becerisine katkı sağlayabilir. Kitabın içeriğinde hamilelik,doğum ve doğum sonrası bebek bakımı ile ilgili gereksiz bilgi olmaması ve merak edilen konuları başlıklar halinde derleyip sunması okuyucu için kolaylık sağlamış. Kitabın baskı, sayfa ve renk kalitesi oldukça iyi. Kısacası başarılı buldum.
anne adayların okuması gereken bir kitap. eğer kendinize güveniniz yoksa ilerde nasıl bakarım diye bebeginize, inanın yardımcı olacaktır. her şeyi en ufak detayıyla anlatıyor

Yazarın biyografisi

Adı:
Ayşe Öner
Unvan:
Hemşire
Doğum:
1953
1975-1976 dö­ne­min­de An­ka­ra Ha­cet­te­pe Üni­ver­si­te­si Hem­şi­re­lik Bö­lü­mü'nden me­zun ol­duk­tan son­ra iki yıl üni­ver­si­te has­ta­ne­si­nin Nö­ro­şu­rir­ji bö­lü­mün­de ça­lış­tım. 1978-1985 ara­sın­da İs­tan­bul Al­man Has­ta­ne­si, Ka­dın-Do­ğum de­part­ma­nın­da be­bek oda­sı so­rum­lu­su ola­rak gö­re­vi­mi sür­dür­düm. Do­ğum ve be­bek hem­şi­re­si ola­rak ça­lış­tı­ğım yıl­lar­da ka­dın­la­rın ge­be­lik ve do­ğum ko­nu­sun­da bil­gi­siz­lik­ten kay­nak­la­nan kor­ku, en­di­şe ve ön­ yar­gı­lar yü­zün­den bu dö­ne­mi çok ger­gin ge­çir­dik­le­ri­ni, zor ve acı­lı do­ğum de­ne­yim­le­ri ya­şa­dık­la­rı­nı göz­lem­le­dim. Oy­sa ka­dı­nın, be­de­ni ve ru­huy­la ya­şa­dı­ğı bu de­ği­şim ve ge­li­şim sü­re­ci, ge­rek­li bil­gi­ler ışı­ğın­da son de­re­ce ke­yif­li ha­le ge­le­bi­lir­di. Bu­nun için de ön­ce­lik­le an­ne-ba­ba aday­la­rı­nı eğit­me­ye ih­ti­yaç var­dı. Özel­lik­le, "ge­be­lik sü­re­ci en sağ­lık­lı bi­çim­de na­sıl ge­çi­ri­le­bi­lir? Ra­hat bir do­ğum için ne­ler ya­pa­bi­lir? Do­ğum son­ra­sı be­bek ba­kı­mı so­run­la­rıy­la na­sıl ba­şa çı­kı­lır?" gi­bi ye­te­rin­ce bil­me­dik­le­ri ko­nu­lar­da kurs al­ma­la­rı ge­rek­ti­ği­ne inan­dım. Bu inanç be­ni ko­nu et­ra­fın­da araş­tır­ma­lar yap­ma­ya yö­nelt­ti. Ül­ke­miz­de de an­ne-ba­ba aday­la­rı­nın bu çok ya­rar­lı do­ğum ön­ce­si eği­tim kurs­la­rı­na ka­tıl­ma­sı­nı sağ­la­mak ama­cıy­la 1989 yı­lın­da İs­tan­bul In­ter­na­tio­nal Hos­pi­tal'da, Ka­dın-Do­ğum bö­lü­mü­nün de des­te­ğiy­le bir An­te-Na­tal sı­nıf oluş­tur­dum. Bu ilk de­ne­yim ba­na an­ne-ba­ba aday­la­rı­nın ne ka­dar is­tek­li ve bil­gi­len­me­ye ha­zır ol­du­ğu­nu da gös­ter­di. Bir ta­raf­tan uzun yıl­lar sür­dürdüğüm do­ğum ve be­bek hem­şi­re­li­ğin­de ka­zan­dı­ğım bi­ri­ki­mi ak­ta­rır­ken bir ta­raf­tan da he­ye­can­lı ve öğ­ren­me­ye is­tek­li an­ne-ba­ba aday­la­rı­nı göz­lem­le­ye­rek bu ko­nu­da da­ha ne­ler ya­pı­la­bi­le­ce­ği üze­ri­ne bil­gi­le­ri­mi ge­liş­tir­dim. 1995 yı­lın­dan iti­ba­ren de ça­lış­ma­la­rı­mı Tür­ki­ye'de bu ama­ca hiz­met ve­ren ilk ku­ru­luş olan HEM'de (Ha­mi­le Eği­tim Mer­ke­zi) sür­dür­düm. Bu ara­da, ko­nu et­ra­fın­da­ki ha­zır­lık ça­lış­ma­la­rı­nı uzun yıl­lar­dır sür­dü­ren İs­tan­bul Üni­ver­si­te­si Tıp Fa­kül­te­si, Ana-Ço­cuk Sağ­lı­ğı ve Ai­le Plan­la­ma­sı Vak­fı'nın dü­zen­le­di­ği üc­ret­siz kurs­lar­da ne­fes ve eg­zer­siz ders­le­ri ver­dim. Yi­ne Va­kıf adı­na Ha­mi­le­lik­te Ne­fes ve Fi­zik­sel Eg­zer­siz­ler ko­nu­lu eği­ti­ci bir vi­de­o-ka­set ha­zır­la­dım. Bu ay­nı za­man­da Tür­ki­ye'de ko­nuy­la il­gi­li ya­pıl­mış ilk ça­lış­ma­dır. Öte yan­dan, ha­len 1997 yı­lın­da ken­di adı­ma kur­du­ğum Ay­şe Öner Ha­mi­le Reh­ber­lik kurs­la­rı ile bil­gi ve de­ne­yim­le­ri­mi siz­ler­le pay­laş­ma­ya da de­vam et­mek­te­yim. Ar­tık bu iş be­nim için bir mes­lek de­ğil bir ya­şa­ma bi­çi­mi ha­li­ni al­dı. Kur­su­ma ka­tı­lan an­ne-ba­ba aday­la­rı­nın sa­ye­sin­de bir­çok be­be­ğim ol­du. An­ne ve ba­ba­lar da be­bek­le­ri­ni ilk kol­la­rı­na al­dık­la­rın­da ken­di­le­ri­ni da­ha zen­gin his­set­ti­ler ve an­cak ya­şa­nın­ca an­la­şı­la­bi­le­cek çok özel duy­gu­lar­la dol­du­lar. On­lar be­bek­le­ri­ni bü­yü­tür­ken, ben de her gün ara­mı­za ka­tı­lan ye­ni aday­lar­la bir­lik­te ya­şa­ma da­ir bir sü­rü şey keş­fet­tim. Dün­ya­ya ge­len her ye­ni be­be­ğin se­vin­ci­ni pay­laş­tık­ça ve be­be­ği­ni bil­gi­sin­den al­dı­ğı gü­ven­le ku­cak­la­yan an­ne-ba­ba­la­rı gördükçe "iyi ki bu işi ya­pı­yo­rum" di­yo­rum.

Yazar istatistikleri

  • 2 okur beğendi.
  • 16 okur okudu.
  • 3 okur okuyor.
  • 17 okur okuyacak.