Bala Erfidan

Bala Erfidan

Çizer
10.0/10
9 Kişi
·
11
Okunma
·
0
Beğeni
·
1
Gösterim
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
144 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10
Bazı kitaplar vardır beklerken heyecanlanır, okurken heyecanlanır ve bitirince şimdi ben bu kitabı hangi güzel cümlelerle anlatırım da kitabın hakkını verebilirim diye düşünürsünüz.
İşte Salyangoz Avcıları böyle bir kitap.
Sevgili Feyza Kartopu nun benim kitap okumamda tesiri çoktur. Çünkü uzun zamandır takip ettiklerimden. Tavsiye ettiği kitapları hep çok severek okudum. Bugün bir çok kitabı okuyabildiysem onun sayesindedir.
Şimdi onun kalbinden geçen kelimelerin elimde kitap şeklinde olması kulağıma gelen tatlı bir melodi gibi..
Ve kitaba gelecek olursak nasıl tatlı bir kitap, sevimli bir çocuk gibi. Sanki o sevimli çocuk elimden tuttu da beni diyar diyar gezdirdi. İstanbul’dan Buhara’ya oradan Bağdat’a çok keyifli bir yolculuk. Düşünebiliyor musunuz bir çocuk sürekli gözlerinizin içine bakıyor ve sizi hayal dünyanızda hem öğretici hem eğlendiren ve düşündüren bir yolculuğa çıkarıyor.

“Bir çiçek tarlasında uyumak nedir bilir misiniz? Ya da sırtını gıdıklayan saman demetlerine aldırmadan bir samanlıkta sabahlamak? Peki ya sırtınızı limon ağaçlarına dayayarak hayaller kurmak ve henüz gidemediğiniz şehirler hakkında düşlere dalmak nedir, bilir misiniz? Ben bilirim. Hem de pekiyi bilirim.”(syf:129)

Evet tam olarak bu, kitabı okurken bir ağacın gölgesinde hayallere dalıp fesleğenden tutun da hercai menekşeler, reyhanlar, yabani otlar miss gibi domates kokusu ve ismini ilk defa duyduğum ağaçlardan ve çiçeklerlerden bir esinti duydum. Hele okurken ağzıma tadı gelen kuzu kulağını hiç unutmam. Çıksa da yesek️ Bir ağacın dalına oturup alıç yiyen çocuklarla birlikte oturdum ve yitip giden çocukluğuma baktım. O çocukluğumdaki heyecanı yeniden hatırladım, ılık rüzgarlar esti içimde.

“İyi ki girebildikleri bir gölleri, üstünden atlayabilecekleri kayaları, üzerine kuşlar gibi tünedikleri alıç ağaçları, yemyeşil bostanları ve içlerine uzanıp uykuya daldıkları dev eğrelti otları vardı.” (syf:104)

Şu cümlelerin hatrı öyle çok ki bende..
ve bunu yaşayabilen çocuklar öyle çok şanslı ki.
Çünkü “Artık hiçbir şey eskisi gibi büyülü ve güzel değil, “ dedi Mine.
Evet, evet! diye bağırdılar hep bir ağızdan.
“Her şey güzeldi eskiden. Güler yüzlü ve dostçaydı her şey!” (Syf:131)
Evet eskiden daha şanslıydık ve güzeldi her şey. Şu an maddi imkanların içinde bu güzelliklerden mahrum olarak büyüyor çocuklarımız. Kalbini merhametini vicdanını, çocukluğunu besleyebileceğimiz alanlar öyle azaldı ki.
Ama buna rağmen Son olarak kitapta Mine’nin dediği gibi “marifet şimdi ne yaptığımızda, yapabildiğimizde..”
Sevgili Feyzacım Canımm Feyzacım diyor ki bize; hâlâ güzel bir çocukluk hediye edebiliriz çocuklarımıza ve kendimize..
Çok uzun tuttum biliyorum ama ne desem az kalacak.
Kitabı okurken ve sonunda yüzümde beliren gülümsemenin tadı paha biçilemez benim için.
Sevgili Feyza hep yaz çünkü kalemine güzel kalbine çocuklarımızın ve bizlerin ihtiyacı var.
Salyangoz Avcıları Feyza Kartopu

Yazarın biyografisi

Yazar istatistikleri

  • 11 okur okudu.
  • 1 okur okuyor.
  • 6 okur okuyacak.