Başak Ertür

Başak Ertür

Çevirmen
7.7/10
26 Kişi
·
82
Okunma
·
0
Beğeni
·
22
Gösterim
Adı:
Başak Ertür
Lisansını İngiltere'de Durham Üniversitesi’nde, yüksek lisansını ABD'de New School'da tamamladı. Sivil bir girişim olan Irak Dünya Mahkemesi'nin New York ve İstanbul oturumlarının düzenlenmesine katkıda bulundu. Alisa Lebow, Zeynep Dadak ve Enis Köstepen'le birlikte Tarihe Şerh: Irak Dünya Mahkemesi adlı belgesel filmin yapımını üstlendi. Bir süre Metis'te editör ve çevirmen olarak çalıştı. Şu anda Londra Üniversitesi Birkbeck Koleji’nde eleştirel hukuk araştırmaları alanında doktora yapıyor.
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
248 syf.
·Puan vermedi
Judith Butler; feminist felsefe, queer kuramı, siyaset felsefesi ve etik dallarına katkı sağlamış Amerikalı postyapısalcı filozof. Kaliforniya Üniversitesi, Berkeley'de Retorik ve Karşılaştırmalı Edebiyat bölümlerinde profesör olmanın yanı sıra European Graduate School'da Hannah Arendt Felsefe Profesörü'dür.
 Etkilendiği kişiler ise Michel Foucault başta olmak üzere, Simone de Beauvoir, Sigmund Freud, Jacques Lacan'dır.

Kitapta yazar "beden"i şöyle değerlendirmektedir; Beden statik bir fenomen değildir. Bir yönelmişlik hali, yöneltimiş bir güç ve bir arzu halidir. Beden tüm yaşamsal mücadelelerin çabaların yaşanılıp deneyimlendiği bağlamdır. Beauvoir 'kadın doğulmaz kadın olunur' derken, bu 'oluş' hali cisimsizleşmiş bir özgürlük durumundan kültürel bedensellik/cisimlilik haline bir geçiş olarak düşünülmemelidir der Butler. Bir kimse en başından beri bir kişinin bedenidir ve ancak bundan sonra birinin toplumsal cinsiyeti olabilir.Yaşantılanan ve deneyimlenen cinsiyetimiz de başından beri toplumsal cinsiyetlidir.
Yani bilinç her zaman bedenli bir bilinçtir ve bu beden de en başından beri cinsiyetli bir bedendir. Ama başından beri cinsiyetli bir beden oluşumuz içsel veya 'doğal' addedilen bir özle dünyaya geldiğimiz anlamına gelmez. Bu 'öz'e sahip olduğumuz beklentisi dilsel ve tarihsel olarak kurulmuştur. Erkek ya da dişi olarak sınıflandırılırız ve toplum bu kategorilere göre bedenli varlığımızdan dolayı bizden bir takım beklentiler içerisine girer. Hangi kategoriye ait olduğumuza biz karar vermiyoruz belki ama toplumsal cinsiyet performansımızı bu beklentilere bağlı olarak oluşturmakta bedenli bilincimizin bir tercihi olacaktır. Fakat Butler'a göre sorgulanması gereken bu ikili 'cins' kategorisinin kendisi olmalıdır.

Cinsiyet kategorilerinin üç farklı söylemsel bağlamda soykütüksel eleştirisini yapan Butler, bedensel kategorileri doğallıktan çıkarma ve yeniden imlemeye yönelik bir strateji olarak bir dizi parodik pratik betimliyor ve öneriyor; bu pratikleri, beden cinsiyet, toplumsal cinsiyet ve cinsellik kategorilerini kesintiye uğratan ve bunların altüst edici bir biçimde yeniden imlenip ikili çerçevenin ötesinde çoğalmalarına vesile olan toplumsal cinsiyet edimlerine dair performatif bir kurama dayandırıyor.

Butler diyor ki, çalışmasının bütününde, cinseliğin tek anlamlılığını, toplumsal cinsiyetin iç tutarlılığını ve hem cinsiyet hem toplumsal cinsiyet için geçerli olan ikili çerçeve, eril ve heteroseksist baskının çakışan iktidar rejimlerini, pekiştirip doğallaştıran düzenleyici kurgular olarak ele almıştır; bedeni ise imlenmeyi bekleyen hazır bir yüzey olarak değil, siyasi olarak imlenip sürdürülen bir dizi bireysel ve toplumsal sınır olarak değerlendirmektedir.

Kitap üniversitelerde yüksek lisans ve doktora derslerinde okutulan bir kitap biçimsel olarak incelediğimizde ise dili ağır bunda çevirinin de etkisi yadsınamaz ve ihtiva ettiği alanla ilgili terimler çok fazla ve akademik dille yazılmış bir kitaptır okumaya başlamadan önce cinsiyetle ilgili yeterli okumanın yapılması, alanla ilgili terimlerin öğrenilmesi gerekmektedir. Bu alanla ilgili çalışma yapanların oldukça faydalanacağı bir kitap fakat akademik çalışma şeklinde olduğu icin roman okur gibi okunmuyor.Keyifli okumalar.
248 syf.
·9 günde·Beğendi·10/10
Bu kitap kadın araştırmaları yüksek lisansında incelemesi yapılan ve okutulan önemli bir kitaptır.Türkiye de pek okunmayan okyunalarında acımasızca eleştirlidiği.
Cinsiyet bize dğouştan mı verildi toplum mu öğretti?bu soruya cevap arar.
"Kadın ya da erkek bedenine doğmamızla birlikte cinsel kimliğimizin maddesel sınırları belirlenir. Ancak Butler'ın soykütüksel çözümlemesi ile bakacak olursak esasen bedenin kendisi normlar tarafından sınırlandırılmış biçimde kavranmaktadır. Beden bir sonuçtur, neden değil.Bu durumda beden, belirleyen, sınır çizen değil söylemsel inşa süreçlerince gerçekleştirilendir. Bedenlerin sınır ve yüzeyleri iktidarın çeşitli biçimlenimlerinin bir ürünüdür. "Gerçek" ve "olgusal" olan ve toplumsal cinsiyetin bir kültürel yazıt gibi üzerine işlediği maddesel veya bedensel zemin olarak kabul edilen "cinsiyet", edimlerle tekerrür eder ve bu yolla kendini idrak edilemez kılar." ALINTI
Ağır felsefi bir kitap olarak değerlendirilebilecek Cinsiyet Belası 21. yüzyılın en etkili feminist kitabı sayılır. Feminizmin öz eleştirisidir aslen, QUEER kuramın temellerinin atıldığı alanının en en en önemli eserlerinden biridir. Günümüz politikasına etkisi yadsınamaz. Çünkü hiç sorulmamış, sorgulanmamış bir meseleye parmak sokar: Cinsiyet aslen nedir? İki bacağının arasındaki mi, iki kulağının arasındaki mi? Kromozomlarınla mı alakalı, nası giyindiğinle mi? Gerçek mi? Yoksa taklit sonucu oluşagelmiş, 'performatif' bir şey mi? Bunlar öncesinde kimsenin sormadığı sorulardı ve bu yüzden kitap ilk çıktığında sansasyonel olarak adlandırıldı, devrimseldi. Yeni bir paradigmanın öncüsü oldu. Feminizmin öz eleştirisiydi çünkü feminizmin "kadın" kavramı çok muallaktı ve bu açığa kavuşturulmadan ezilenler olarak kadını savunmak imkansız ve kusurlu olurdu. Ekleyebileceğim tek şey, soyut ve karmakarışık dilinin eseri okumayı sürdürmeyi aşırı güçleştirmesi.
160 syf.
"?" sorusundan yola çıkarak, dünyada kimi yaşamların yaşam sayılmadığını, kimi insanların insan sayılmadığını hatta kimi ölülerin yasının dahi tutulamadığını tartışılıyor bu kitapta...
Dilini fazlaca ağır buldum. Bilimsel içerikli bir kitap. Bu alanda arastırma yapan birisi icin kaynak teskil edebilir ve kullanılan terimleri daha kolay anlayabilir diye düşünüyorum. Kendimi oldukça zorlasam da anlamadığım bilimsel bir kitapla devam etmem mümkün değildi. Yarım bıraktığım ilk ve son kitap olur umarım.
248 syf.
·Puan vermedi
Toplumsal cinsiyetin, domistifikasyonu üzerine, Feminist politika önemli birikimlere sahip olmasına rağmen, kendi arasında bölünmüş ve ayrı uçlara ayrılmıştır. Butler cinsiyet belası eserinde, cinsiyeti yapı söküme tabi tutarak, yeni bir tartışmanın, fitili ateşler. Butlere göre,Kadın ve Erkek dikotomosine dayanan, cinsiyet ikiliği toplumsal ve kültürel bir inşa, sosyal bir yapı olarak notmatifleşmiştir. İkili şekilde atanmış cinsiyet, aslında tarihsel ve toplumsal performatif süreçlerin eseridir. Cinsiyet ile ilgili yerleşik epistemolojilerin dışında, bir teori ile patriarkiye, neşter vurmaya çalışan Buutler, Focaultatan ilham aldığı quuer teorisi ile üçüncü dalga feminizm arasında, oldukça ilgi görmüştür.Cinsiyetin biyolojinin katı sınırlarına, hapis edilemeyeceğini öne süren butlerin, perfromatif cinsiyet teorisinin, cinsiyet ile ilgili yerleşik epistomoojilerce, kabul görmesi olası değil. Cinsiyetin evrimsel ve biyolojik majör süreçlerin eseri olduğu, Ortodoks bilimde kabul görür. Butlere en önemli itiraz, yine radikal feminist çevrelerden gelir. Butleri patriarkinin pasif müteffiği olmakla suçlayan radikal feminizm, performatif cinsiyetin, kadınlık ile ilgili ataerkil efsanelerin ve mitlerin yeniden canlanmasına, yol açtığını, bu yöndeki retoriğe hizmet ettiğini idda eder.

Yazarın biyografisi

Adı:
Başak Ertür
Lisansını İngiltere'de Durham Üniversitesi’nde, yüksek lisansını ABD'de New School'da tamamladı. Sivil bir girişim olan Irak Dünya Mahkemesi'nin New York ve İstanbul oturumlarının düzenlenmesine katkıda bulundu. Alisa Lebow, Zeynep Dadak ve Enis Köstepen'le birlikte Tarihe Şerh: Irak Dünya Mahkemesi adlı belgesel filmin yapımını üstlendi. Bir süre Metis'te editör ve çevirmen olarak çalıştı. Şu anda Londra Üniversitesi Birkbeck Koleji’nde eleştirel hukuk araştırmaları alanında doktora yapıyor.

Yazar istatistikleri

  • 82 okur okudu.
  • 16 okur okuyor.
  • 320 okur okuyacak.
  • 11 okur yarım bıraktı.