Bekir Manav

Bekir Manav

Yazar
8.6/10
38 Kişi
·
89
Okunma
·
11
Beğeni
·
1.025
Gösterim
Adı:
Bekir Manav
Unvan:
Türk Yazar
Doğum:
Eğirdir, Isparta,Türkiye, 28 Aralık 1980
28.12.1980 yılı Eğirdir doğumlu olan Bekir Manav, öğrenim hayatını Isparta’da sürdürmüştür. Yatılı öğrenim gördüğü Isparta İmam Hatip Lisesini 1998 de Lise 2.sınıfta değiştirerek Sosyal Bilgiler Lisesinden mezun olmuştur. 1998 yılında kültür programları yaptığı yerel radyodan sonra 4 yıl bölgesel bir radyoda radyo programcılığı yaptı. Lise yıllarında yazdığı roman denemeleri bölümler halinde bazı vakıf ve dernek yayınlarında ve dönemin edebiyat dergilerinde yayınlandı. Güçlü teşbih ve betimlemeleriyle romanlarında post modern bir dil kullanan yazar, kitaptan ve okumaktan hiçbir zaman ayrılmadı. Askerlik görevinden sonra kurduğu şirket ile ticaret hayatına başladı. Tesadüf eseri bir şiirinin Gagauzca çevirisiyle tanıdığı Ukrayna Milli Şairi Taras Şevçenko’yu tanımak ve araştırmak adına 2009 yılında Ukrayna Harkov Karazin ve Skovoroda Milli Pedagoji Üniversitesinde çalışmalar yaptı. 2007 yılında TRFlora genel başkanlığını yapan yazar 2013 yılında yaşadığı İsveç’ten Türkiye’ye dönüş yaptı. Evli ve iki çocuk babası olan yazar orta derecede Rusça ve iyi derecede isveççe bilmektedir.
...Osman'ın varlığı Ertuğrul Bey'de çok farklı bir his uyandırmıştı. gündüz ve savcı da yaşamadığı farklı bir histi bu...
234 syf.
·Beğendi·8/10
Kitabı ilk gördüğümde bunu okumalıyım dedim. Kitap aman aman bir tarih kitabı değil. Tarihin romanlaştırılmış hali. Ben kitabı okurken , gerçek bir hükümdarı değilde hem işinin patronunu, evin erkeğini , çocuğunun babası Ertuğrul Gazi'yi okudum. Bir yöneticinin sadece , bey olmadığını anlamama yardımcı oldu diyebilirim.

Bekir Manav kitabının son sözlerini bana göre çok güzel bitirmiş. Osmanlı'nın temellerini atanın Ertuğrul Gazi olduğunu bizlere kanıtlıyor aslında... Diğer bi yönü kitapta şehit olanlara okurken ağlamamak mümkün değil. Galiba ağlamamın sebebi o günle bu günü karşılaştırmam. Değişen pek bir şey yok aslında. Askerlerin ardında, şehitlerimizin ardında yine gözü yaşlı insanlar var... Kitapta beni etkiliyen yine bir konuda, gözünü kırpmadan birbirlerine canını emanet eden askerler oldu. Sırt sırta , omuz omuza , Allahuekber nidalarıyla. Bu günlerde bile kendilerini birbirlerine , birbirlerini Rab'lerine emanet etmeleri muazzam bir şey. Sanırım onların bu güvenlerine her zaman imreneceğim...

Benim tanıdıklarım ve çevrem genel olarak tarih kitabı okumayı sevmiyorlar. Bu kadar şanlı bir tarihimiz varken insanların okumayı dahi reddetmesi çok üzücü. Ama ben tarih okumayı sevmiyorum, derseniz bu romanı okuyarak tarihe biraz daha yakın olabilirsiniz. Okunmaya değer bir kitap. İyi okumalar...
243 syf.
·Beğendi·9/10
Kayı Beyi Ertuğrul ile birlikte aldım. Okurken genel olarak içimden babası kılıklı diyip gülümsedim. Bu kitap ilkine nisbeten daha merak verici ve heyecan dolu...

Okurken içten içe keşke o günlere gidebilip hepsini görseydim diyorum. Çünkü hepsi elleri öpülesi insanlar. Kitabın sonlarına doğru çok büyük bir heyecana kapıldım. Siyasetin ne olduğunu belkide bana özetledi gibi bir şey. Siyasi zeka budur dedim.

Bu kitapta yine tarih okumayı sevmiyorum diyenlerin okuması gereken bir kitap. Kendilerini tarihe biraz daha yakın hissedebilirler. Okurken bazen çok büyük hüsran bazen çok büyük gurur duydum. Hüsranım bazı şeylerin elde edilebilmesi için verilen fedakarlıklar ve kayıplar... Ama gururum hüznümü yenerek üste çıkıyor. Zamanında böyle insanların hükmü altıda yaşamak çok onur verici.

Kesinlikle bir şans vermelisiniz. Okumaya değen bir eser. İyi okumalar...
234 syf.
·3 günde
Kitabı almadan önce osmanlıdan önceki oba zamanını okumayı pek tercih etmezdim. Belki de dili ağır olduğu için.

Ta ki yazarı ile karşılaşana dek ben kitaptan daha çok yazarını sevdim ve imzasını da alarak kitabı aldım. Kitabı okumaya başlayınca önyargımdan kurtuldum. Yazar o tarihi sade bir dille anlattığı için daha akıcı idi. Ben kitabı beğendim ve tavsiye ediyorum. Tarih okumayı sevmiyorsanız bile kitap bir roman gibi akıcı ve sade. Herkese tavsiye ederim.
234 syf.
·5 günde·10/10
İlk imzalı kitabım Bekir Manav'dan " Kayı beyi Ertuğrul" . O kadar akıcı ki iki kitabı bir arada bitirirken asla beni yormadı. Her yaşa hitap eden muazzam bir tarih romanı. Okuyanlara veya okuyacaklara tavsiyem kesinlikle "Kayı beyi Osman" kitabını zaman kaybetmeden akabinde hemen okuyun. Pişman olmayacaksınız.
234 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
Çok severek okudum,okurken gurur duydum.O döneme ait olaylar kurguyla birlikte iyi anlatılmış okuyucuyu gerçekten içine çekiyor.Bu kitabın öncesi Kayı Beyi Süleyman Şah devamı ise Kayı Beyi Osman varmış.Tesadüfen karşılaştığım bu kitabın diğer serilerini de okuyacağım.
243 syf.
·2 günde·10/10
"Kayı beyi Ertuğrul" ile birlikte aldım. Resmen dün başlayıp bugün bitirdim mevzusu oldu. O kadar akıcı ve açık bir dille yazılmış ki her yaş grubuna hitap ediyor. Herkesin kütüphanesinde olması gerektiğini düşünüyorum.
288 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10
3 Mayıs Türkçülük Günü'dür. Ama ben tümüyle içsel bir güdüyle rafımdan bu betiği aldım ve gözlerime arz ettim. Bitirmeden de bırakamadım. Sanırım kan çekti. Çünkü başka birini okumak isterken "hayır, bunu okuyacağım" dedim ve okudum. Bir betik düşünün hem gururlandıran hem kızdıran hem odunuzu (ateşinizi) güçlendiren. İşte Arz öyleydi.
.
Tümüyle gerçeklere dayalı iki kurgudan oluşuyor. İlki, Göktürk kahramanı olan, 40 kişiyle Çin Sarayı'na ayaklanma yaparak adını geçmişten geleceğe yazdıran bir Türk yiğidi: Kürşad. Okurken kanınızı odluyor (ateşliyor). Hainliğin ne yazık ki içten gelmesiyle (Çinli prenseslerle evlenmekten kayanaklı) dağılan Türk yurdunu yeniden bir çatı altında toplamak uğruna giriştiği savaşı okuyoruz. Oldukça akıcı ve coşkulu biçimde. Oldum olası Türklük ile ilgili beni en çok çeken dönemlerden biridir. Kendimi tutamayıp kurgunun içinde bir görev edinip Çin'e kafa tutarken buldum kendimi.
.
İkinci bölümde ise geçmişten günümüze ve süregiden, Türklerin ortadan kaldırılmasıyla ilgili gerçeklere dayalı bir kurgu okuyoruz. Burada da çaşutların (casus) nasıl kimlik değiştirerek ülke içine yerleştirildiğini, savaşarak değil ekini (kültürü) bozarak içten yıkmaya, bozmaya, dağıtmaya çalıştıklarını örnekleriyle okuyoruz ve deliriyoruz. Çünkü inanılmaz bir girişim söz konusu bu konuda. Gerçekten damarlarımda akan kan kaynıyor. En son görselleriyle birlikte çaşutları okuyup, kurulmuş Türk Yurtları'nı bayraklarıyla kısaca anımsıyoruz.
.
Kendisinden imzalı, Kayseri Fuarı'ndan aldığım Arz'ı kesinlikle öneriyorum. Türkçülük, ırkçılık değildir; özünü bilmek, soyunu korumak, diğer ırklara saygılı olmaktır. Bugün bunu ırkçılık olarak algılayanlar Türkçülüğü anlamamış demektir. Yazarımızın kalemi kurumasın inşallah. Bende daha çok betiği var :)
.
Bazı ufak yazım yanlışı var. Diğer basımlarda olmamasını dileğiyle. Okuması kolay, biçemi akıcı, bellekte kalıcı, okuru içine almayı başarıyor.
172 syf.
·1 günde·Puan vermedi
Yazarın daha önce iki eserini okumuştum(Kayı Beyi Ertuğrul, Kayı Beyi Osman Gazi) ve ben de çoğu kişi gibi bir devam kitabı bekliyordum amma ve lakin tamamen başlangıç geldi. Buda duruma daha da çok sevindim. Yazarın dili sade ve akıcı. Kitabı 12 yaşındaki bir orta okul öğrencisi de gayet kolay anlayabilir. Özellikle romanlaştırmış ki okuyanı sıkmasın, anlayabilsin. Hal böyle olunca kitap da 1günde bitti.
*
Yiğit Süleyman Şah kimdir, Türkler'in soyu nereye dayanmaktadır, Ertuğrul Bey nasıl Kayılar'dan ayrılmıştır gibi sorulara yanıt bulabileceğiniz bir kitap.
95 syf.
·1 günde·Beğendi·9/10
Rüyada olduğunu bilmeyen Ahmet, bulut ile yolculuk ederek geçmişe doğru yol alır. Başlangıcımı Ertuğrul Bey ile yapan Ahmet, Mustafa Kemal Atatürk’e kadar gelir. Osman Bey, Orhan Bey, Yıldırım Bayezıd, Çelebi Mehmet, Fatih Sultan Mehmet, Kanuni Sultan Süleyman, Abdülhamid, Vahdettin gibi padişahlarla konuşarak yaptıkları ıslahatları, fetihleri öğrenir. Yıldırım Bayezıd’ın Timur’a esir düştüğü Ankara Savaşı’ndan İstanbul’un fethine kadar çoğu şeyi öğrenmiştir Ahmet. Özellikle ortaokul çağındaki çocuklar için öğretici bir kitap olmuş.
159 syf.
·3/10
Üslûp olarak çok basit bir kitap olmasına rağmen kitaptan çıkabileceğimiz mesajlar güzel. Sadece babaya olan sevgi ve sadakat mesajı söz konusu değil. Aynı zamanda iyiliğin ve vicdanın da işlendiği bir kitap olmuş. Kitap okumaya başlayanlar için dil acısından basit ve akıcı. Çok fazla kitap okuyanlar için ise dil gerçekten basit kalacaktır. Ayrıca yayınevinden mi neden kaynaklı bilmiyorum ama benim gibi dilbigisi kurallarına dikkat eden okurların da fark edeceğini düşündüğüm birçok yazım yanlışı var.. Özellikle bağlaç olan - de ve -da.. Bir oturuşta kitap bitirmek istiyorum diyorsanız bu kitabı okuyabilirsiniz

Yazarın biyografisi

Adı:
Bekir Manav
Unvan:
Türk Yazar
Doğum:
Eğirdir, Isparta,Türkiye, 28 Aralık 1980
28.12.1980 yılı Eğirdir doğumlu olan Bekir Manav, öğrenim hayatını Isparta’da sürdürmüştür. Yatılı öğrenim gördüğü Isparta İmam Hatip Lisesini 1998 de Lise 2.sınıfta değiştirerek Sosyal Bilgiler Lisesinden mezun olmuştur. 1998 yılında kültür programları yaptığı yerel radyodan sonra 4 yıl bölgesel bir radyoda radyo programcılığı yaptı. Lise yıllarında yazdığı roman denemeleri bölümler halinde bazı vakıf ve dernek yayınlarında ve dönemin edebiyat dergilerinde yayınlandı. Güçlü teşbih ve betimlemeleriyle romanlarında post modern bir dil kullanan yazar, kitaptan ve okumaktan hiçbir zaman ayrılmadı. Askerlik görevinden sonra kurduğu şirket ile ticaret hayatına başladı. Tesadüf eseri bir şiirinin Gagauzca çevirisiyle tanıdığı Ukrayna Milli Şairi Taras Şevçenko’yu tanımak ve araştırmak adına 2009 yılında Ukrayna Harkov Karazin ve Skovoroda Milli Pedagoji Üniversitesinde çalışmalar yaptı. 2007 yılında TRFlora genel başkanlığını yapan yazar 2013 yılında yaşadığı İsveç’ten Türkiye’ye dönüş yaptı. Evli ve iki çocuk babası olan yazar orta derecede Rusça ve iyi derecede isveççe bilmektedir.

Yazar istatistikleri

  • 11 okur beğendi.
  • 89 okur okudu.
  • 5 okur okuyor.
  • 47 okur okuyacak.
  • 2 okur yarım bıraktı.