Benjamin C. Fortna

Benjamin C. Fortna

Yazar
8.8/10
8 Kişi
·
18
Okunma
·
0
Beğeni
·
76
Gösterim
Adı:
Benjamin C. Fortna
ENJAMIN C. FORTA doktorasını Chicago Üniversitesi'nde yaptı. St Louis’deki Washington Üniversitesi’nde İslâm Tarihi dersleri verdi. Halen Londra Üniversitesi Doğu ve Afrika Çalışmaları'nda (SOAS) Modern Ortadoğu Tarihi dersleri veriyor.

Professor Fortna Modern Ortadoğu tarihçisidir ve özellikle geç Osmanlı İmparatorluğu ve erken Cumhuriyet'e odaklanmıştır. Yayınları, C.Amin ve E Frierson (Oxford University Press, 2005) ile birlikte yazılmış olan Geçmiş Osmanlı İmparatorluğunda İmparatorluk Sınıfı: İslam, Eğitim ve Devletin (Oxford Üniversitesi Yayınevi, 2002) Modern Orta Doğu: Tarih Kaynak Kitabı ) ve Geç Osmanlı İmparatorluğu ve Erken Dönem Türkiye Cumhuriyeti'nde Okuma Öğrenimi (Palgrave Macmillan, 2010). Günümüzdeki araştırmaları, 1911-1920 yılları arasında çeşitli savaşlarda faal olan bir Osmanlı özel operasyon subayı hayat hikayesi boyunca Osmanlı İmparatorluğu'nun son yıllarını keşfediyor.

Ortadoğu'da SOAS / Routledge Çalışmaları Profesörü Ulrike Freitag (Berlin) ve çeşitli yayın kurullarında (Turkish Historical Review and Middle Eastern Studies) birlikte seri editör olarak görev yapıyor.
Eşref -bir nebze yanlış da olsa- ''ilk Türk Cumhuriyeti'' olarak adlandırılan kendi bayrağı ve para birimine sahip kısa ömürlü Batı Trakya Bağımsız Hükumetinin tesis edilmesinde etkin bir rol oynamıştır.
"Eğer hükûmetimiz Ermenileri katliam etmek emrini vermiş olsaydı, İstanbul'dan itibaren bütün Anadolu'da bir tek Ermeni bile kalmazdı."
Süleyman Askerî bir keresinde Arap kabile üyelerinden mallarını çalmaya hazır çingeneler olarak bahsetmişti.
''Biz milli istiklal için Meriçi Karasuyu aştık
Bütün müstevlileri ezerek yenerek hedefe ulaştık
Balkanlarda şanlı bir cumhuriyet çığırını açtık
İlk defa hürriyet meş'alesini biz yaktık.''
Pervin : Eşref bence M.Kemal Paşa'nın yanına vardığında askeri kuvvetler başında müsellâh iş alma.
Eşref : Neden?
Pervin : Zira kardeşin Enver'le beraber hariçteler. Sende dahilde silahlı kuvvetler başında bulunursan haklı olarak M.Kemal'i kuşkulandırabilirsin.
Eşref : Bunu sana kim fısıldadı ?
Pervin : Namusumla seni temin ederim. Ben kendim bunu böyle görüyorum. Ağır bir vazife üstleniyorsun ve mutlaka silahsız gitmelisin.

Eşref : Böyle günde böyle bir düşünce mevzu bahis olamaz.
Ben ne Enverin karacısı, ne de M. Kemal'in meddahıyım. Ben milletin evladıyım.

Hürmetkâr olurum fakat kimseye akidem dışı bağlanamam. Müsterih ol.
Süleyman askerî 'nin günlüğünden...
8/9şubat 1912
"Şiddetli rüzgâr fırtınasından sonra bu kadar muharrib bir yağmura artık bu gece de tahammül edemezdik. Bütün örtülerimiz ıslanmış, yalnız üzerimizdeki çamaşırımız kuru kalmıştı. Ne altımıza serecek ne üstümüze örtecek bir şey vardı. Bu hal ile bir gece daha açıkta yatmak bais-i felâket olacak. Fehmi'nin hâli endişe bahttır. Ne nerede bulunduğumuzu biliyoruz ne ne zaman nereye varacağımızı."
İtalya Libyayı almaya kararlıydı. Avrupalı devletlerin buna müsaade etmeye oldukça istekli oldukları da son derece açıktı.
Sadrazam Mahmud Şevket Paşanın temsil ettiği üst düzey Osmanlı yönetimi Edirnenin ve Batı Trakyanın kaybedilmesine razıydı.
Ben ne Dağıstan rüyaları gören bir Çerkes, ne Arap ne de Rumdum; ben Türkçe konuşan Müslüman bir Osmanlıydım!
Eşref Sencer Kuşçubaşı
"Ben ne Dağıstan rüyaları gören bir Çerkez, ne Arap ne de Rumdum; ben Türkçe konuşan Müslüman bir Osmanlıydım!" Kuşçubaşı Eşref

Kitabı anlatmaya yeten bir alıntı olduğunu düşünüyorum.
Yazarın, Eşref'in sandukasından çıkan belgeleri, ailesinden aldığı bilgileri ve bilumum araştırarak elde ettiği malumatları kronolojik olarak derleyip bir hikaye şeklinde bize aktarması kitabı çok daha rahat okunur kılıyor. Sadece Eşref'i değil dönem hakkında bilgileri de beraberinde aktaran Yazar belli ki bu konuda bir başyapıt yaratmış. Belli belirsiz bir şekilde efsaneleşmiş, Türk tarihinin son dönemine damga vurmuş bir karakterin kitabını yazarken cümlelerini çok dikkatli seçtiği bariz bir şekilde görülüyor. Ne Eşref'i yermek ne de onu yüceleştirmek için yazması hattâ kendi değimiyle sadece onu anlamak için kaleme alması muazzam bir olay.

Batı Trakya'nın ayakta durmasında büyük rol oynamış, Trablusgarp için çarpışmış, Orta Doğu'da cirit atmış, istihbarat sağlamış, altın tedarik etmiş ve Milli Mücadeleye destek vermiş bir kişinin nasıl olur da Yunan tarafına irtihal etmesiyle bu başarılarını hiçe saydığı akla mantığa sığmıyor.

Son olarak, Selçuk Uygur'a bu güzide eseri Türkçeye kattığı için teşekkür ederiz.
Öncelikle bu kitabı Türkçeye çeviren Selçuk Uygur’a teşekkür etmek isterim. Bir çeviri bu kadar başarılı olur. Kitabın yazarı tarafsız bir şekilde bu araştırmayı ele almış. Özenli ve titiz bir çalışmanın neticesi olarak eser karşımıza çıkıyor. Yazar Eşref Sencer Kuşçubaşının ailesine ulaşıp böyle bir araştırma yapma niyetinde olduğunu ve aileninde kendisine destek olduğunu belirtmiş. Kuşçubaşı Eşref’in kişisel sandukasından çıkan belgeler hatıratlar ve fotoğraflar neticesinde oluşmuş olan bu eser o döneme bir ışık tutuyor. Dipnotlar ise ayrı bir bilgi kaynağı. Yazarın bu kitabı yazarken yararlandığı tezler makaleler ve kitaplarıda belirtmesinden ötürü her bir ayrıntıyıda inceleyerek kitabı bitirdim. Kendilerine böyle bir eser kazandırdığı için minnettarım. Eşref Sencer’in hayatını ve dönemin zorluğu göz önüne alındığında bu eserin meraklısı için iyi bir kaynak olacağını belirtebilirim. Enver Paşayla diyalogları, Trablusgarpta Atatürk, Enver Paşa ve Eşref’in imzalarının bulunduğu belge, yine Eşref’in hayatı boyunca imzalarının bulunduğu belge gibi belgeleri görmek mümkün bu kitapta. Eşref Kuşçubaşının hayatının her anını bu kitapta yaşabilirsiniz. Keyifli okumalar.
Trablusgarp fedaisi , Batı Trakya savaşçısı efsanevi Teşkilatı Mahsusa Subayı Eşref. Osmanlı'nın son dönemine damgasını vurmuş bir karakterdir. Kendisi .
Kuşçubaşı Eşrefin kendi sandukasından ve el yazması notları ve hatırlarından hareketle oluşturulmuş müthiş bir biyografi. Roman tadında. Mutlaka okuyun
Milli Mücadele Döneminde kim zaman bir kahraman kimi zaman bir hain olarak gözüken Teşkilatı Mahsusa'nın Efsane Subayı Eşref Sencer Kuşçubaşının; vefat etmeden önce arkasında bıraktığı sandıktan çıkan belgelere dayalı olarak yazılan bu eser; kahramanımızın hayat hikayesini anlatmaktadır.
O dönemin savaşlarını göz önüne alacak olursak; birden fazla savaşta (Trablusgarp-Balkan- 1.Dünya Savaşı-Kurtuluş Savaşı) ve birden fazla cephede (Batı cephesi- Hicaz/Yemen cephesi ..) savaşarak, hayatı akıp geçmiştir.
yeri geldiğinde başka Paşaların emirlerinde çalışsa da kendisi Enver Paşa'ya hakiki bir duyguyla bağlı kalmıştır.
Tabiki birde işin Teşkilatı-Mahsusa boyutu var. Bu teşkilatta özellikle yakın arkadaşı ve teşkilatın kurucusu adledilen Süleyman Askeri Bey - İkinci kurucusu da Eşref Sencer Kuşçubaşı olarak kayıtlarda geçer- ile sıkı bir dostluk kurmuş ve beraber birden fazla bölgede görev almışlardır.
Tarihimizin bu önemli karakteriyle birlikte bu kitapta o dönemdeki diğer olaylara da değinilmiştir.
Kuşçubaşı Eşref gibi bir vatan sevdalısının hayatını okumak gerçekten güzeldi her ne kadar çelişkili ve belirsiz noktalar olsa da onun gibi bir adamın Teşkilat-ı Mahsusa üyesinin tüm sırlarının ortaya dökülmesi beklenemezdi zaten...
Yazarı da tebrik etmek lazım titiz bi çalışma olmuş. Tüm dostlara tavsiye ederim.
Savaşlar, sürgünler ve tutsaklıklarla geçen bir ömür. Teşkilat-ı Mahsusa subayının yaşamını kaleme olan bu kitap, Osmanlı Devletinin son 30 yılına ışık tutuyor. Trakyada başlayan milli mücadelesine Trablusgarb, Kanal Cephesi, Kafkaslar ve 1.Dünya Savaşının sonuna kadar devam etmiş. Vatanı için hayatını hiçe sayan birinin “Hain” olarak tarihe iz bırakması çok yazık. Bu eseri okuduğunuz da bakış açınızın az da olsa değişeceğine inanıyorum.

Yazarın biyografisi

Adı:
Benjamin C. Fortna
ENJAMIN C. FORTA doktorasını Chicago Üniversitesi'nde yaptı. St Louis’deki Washington Üniversitesi’nde İslâm Tarihi dersleri verdi. Halen Londra Üniversitesi Doğu ve Afrika Çalışmaları'nda (SOAS) Modern Ortadoğu Tarihi dersleri veriyor.

Professor Fortna Modern Ortadoğu tarihçisidir ve özellikle geç Osmanlı İmparatorluğu ve erken Cumhuriyet'e odaklanmıştır. Yayınları, C.Amin ve E Frierson (Oxford University Press, 2005) ile birlikte yazılmış olan Geçmiş Osmanlı İmparatorluğunda İmparatorluk Sınıfı: İslam, Eğitim ve Devletin (Oxford Üniversitesi Yayınevi, 2002) Modern Orta Doğu: Tarih Kaynak Kitabı ) ve Geç Osmanlı İmparatorluğu ve Erken Dönem Türkiye Cumhuriyeti'nde Okuma Öğrenimi (Palgrave Macmillan, 2010). Günümüzdeki araştırmaları, 1911-1920 yılları arasında çeşitli savaşlarda faal olan bir Osmanlı özel operasyon subayı hayat hikayesi boyunca Osmanlı İmparatorluğu'nun son yıllarını keşfediyor.

Ortadoğu'da SOAS / Routledge Çalışmaları Profesörü Ulrike Freitag (Berlin) ve çeşitli yayın kurullarında (Turkish Historical Review and Middle Eastern Studies) birlikte seri editör olarak görev yapıyor.

Yazar istatistikleri

  • 18 okur okudu.
  • 3 okur okuyor.
  • 34 okur okuyacak.