Berkay Alay, 18 yaşında, disiplin ile melankoliyi aynı potada eriten bir anlatı dünyasının kurucusudur. Çayeli Ahmet Hamdi İshakoğlu Denizcilik Lisesi’ni okul birinciliğiyle tamamlayarak, gemi makinelerinin hatasız dünyasından edebiyatın ince zanaatına uzanan sarsılmaz bir rota çizmiştir. Yazarlık serüveni; Kocaeli’nin gri sabahlarında, 750 numaralı otobüsün buğulu camlarına düşen ilk notlarla şekillenmiş; bugün ise Rize Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi’nde Mekatronik disipliniyle devam eden akademik hayatını, edebiyatın sonsuz derinliğiyle buluşturmuştur.
Eserlerinde insan ruhunun "sessiz fırtınalarını" ve dilsizleşmiş duyguları ele alan Alay; teknik dünyanın hassas dengeleri ile ruhun kuytu köşeleri arasında köprüler kurar. Siyah Eldivenli Prenses, Turuncu Saçlı Kız, Geçmişteki Sessizlik, Kaybolan Sesin Defteri ve Mazide Kalan gibi projeleriyle, sessizliğin içindeki o devasa yankıyı bir atlasa dönüştürmeye devam etmektedir. Onun kaleminde yazmak; dünyayı sadece bir gözlemci olarak değil, söylenmemiş sözlerin ve yaşanmamış ihtimallerin şahidi olarak anlamlandırma biçimidir.
"Okulda bize 'lüzumlu' olmayı öğretmişlerdi. Sistemin işlemesi için her çarkın, her vidanın yerli yerinde olması gerektiğini... Oysa şimdi, bu uçsuz bucaksız suyun ortasında, kendimi dünyanın en 'lüzumsuz' varlığı gibi hissediyorum. Cebimde mükemmel bir eğitim, zihnimde kusursuz planlar var; ama bu karanlık denizin benim planlarıma zerre kadar ihtiyacı yok. Bir insan, ancak bir başkasına 'lazım' olduğunda mı gerçekten var olur? Yoksa asıl varoluş, hiç kimseye, hiçbir sisteme ve hiçbir kurala sığamadığın o muazzam yalnızlık anında mı gizliydi?"