Vuruyor, öldürüyorsun. Islak perçemi alnını yalayan bir çocuk gibi bakıyorsun dünyaya. Etrafındaki her şeyi kendine yontuyorsun. Senin istediğin gibi, sana dair, seninle ilgili. Sen alabildiğine özgürken yanında nefes alana hak tanımıyorsun. Elinden gelse nefesini sayacak kadar sahipleniyorsun.
Dağıldığın yerde dağıtıyorsun.
En çok beni, en bariz beni, en acımasızca beni hırpalıyorsun. Gördüğünle gördüğüm aynı değil, anlamıyorsun! Ben kürekle yol alırken su alan sandalımda, sen aldırmıyorsun. Sadece kendine âşıksın, fark etmiyorsun.